Operasyon Merkez Bankası

Şevket Apuhan yazdı...

Operasyon Merkez Bankası

I

Biz Türk’ün, her yerde gururla Türk olduğumuzu haykırır, çocuklarımızı da böyle yetiştiririz. Siyasal İslam soslu milliyetçilik Andımız meselesinde duvara tosladı. Milletsiz, milliyetçilik olmaz. Hoşunuza gitsin ya da gitmesin gün gelecek bu vatanın evlatları her sabah varlıklarını Türk varlığına armağan ederek güne başlayacaklar.

II

Defalarca yazdık defalarca söyledik. Türk Ekonomisi, Batılı iktisat öğretileriyle değerlendirilirse yanlış yapılır. Bütün şartların normal bir olduğu bir sistemde faiz yükseltmek dövizi aşağı çeker. Her şey normalken faiz-enflasyon dengesinin sonuçları ile Türkiye’de karşımıza çıkan sonuçlar aynı olmayacaktır.

Faizi istediğiniz kadar yükseltin ülkemizde dövizin yükselmesini engelleyemezsiniz. Bir yerden yine patlak verecektir. Üstelik Türkiye’de sermaye kıtlığı o kadar yüksek ki bakkal dükkanı açandan fabrika kurana kadar herkesin tek dostu krediler.

III

Bütün jeopolitik risklere ve dünyanın içinde bulunduğu duruma bir de Erdoğan’ın yönetim tarzı eklenince ortaya çıkan sonuç şudur: Türkiye’de hiçbir faiz dövizi aşağı çekemez.

Dolayısıyla faiz yükselterek birilerini memnun etmek nafile bir çabadır. Faiz yükseldiğinde piyasanın önünü açmıyor aksine sermaye yetersizliği yaşayan ekonominin boğazına yapışmış oluyorsunuz.

IV

Dün gece Asya piyasaları açıldı ve TL’nin değer kaybı hepimizi ürküttü. 20 ay içinde 4. Merkez Bankası Başkanı’nı atayanlar bunun böyle olacağını bilmiyorlar mıydı? Merkez Bankası’nın bağımsızlığından, dalgalı kura kadar neoliberal öğretiye cepheden karşı bir vatandaş olarak belirtmeliyim ki böyle bir yönetim anlayışı olmaz.

Siz bu kadar bariz hatalar yapıp, kendi atadığınız bir Merkez Bankası Başkanı’nı bile yönetmeyi beceremezseniz sizin bir operasyona ya da düşmana ihtiyacınız yoktur. Çünkü kendiniz başlı başına bir operasyon, kendi kendinize büyük bir düşman olmuş olursunuz.

Bu güvensizlik bu keşmekeş bu belirsizlik bir operasyona gerek bırakmıyor.

Bu arada Türkiye’ye yönelik Batı kamuoyunu etkilemeye yönelik her gazete haberi, her söylev, her faaliyet zaten bir ekonomik operasyondur. Ekonomik operasyonlar topyekün bir şekilde yapılır. Böyle dövizi bir miktar arttırarak ekonomik operasyon olmaz. 

Ekonomik operasyonun ne olduğunu merhum Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde görmüştük. Topyekün bir saldırı vardı ve zaten Türkiye yeterince güçsüzdü. O ekonomik operasyonun sonucunda AK Parti iktidarı göreve geldi.

O dönemlerde Erdoğan şehir şehir geziyor, Ecevit’in istifa etmesi gerektiğini, suçun “Batıya atılmaması gerektiğini” söylüyordu. Şimdi ne değişti?

Kaldı ki bir operasyon varsa ve bu operasyon sizi allak bullak ediyorsa, yani bir finansal operasyona dayanacak iktisadi sistemi kuramadıysanız hata kimdedir?

V

Artık Erdoğan’ın bir daha kazanıp kazanamayacağını değil yerine kimin geleceğini konuşacağız. Bu iktidara güvenip bakkal dükkanı bile açılamayacağı aşikar. Vatanseverlerin üzerine düşen en önemli görev HDP’siz bir alternatif oluşturmak ve milli bir muhalefeti Türkiye’de iktidara getirmek olmalıdır. Bu görevi yerine getiremezsek bu ekonomik tablonun içinden HDP’nin dışarıdan desteklediği bir yapı iktidar çıkabilir.