Türkiye’nin gözü Hint Okyanusu’nda

Dr. Barış Adıbelli yazdı...

featured

Pakistan’da eski Başbakan İmran Han üzerinden siyasi gerginlik devam ederken, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’yi ziyaret etti. Ziyaretinin ana gündem maddesini Pakistan’ın 2018’de Türkiye’den satın almış olduğu dört MİLGEM Korvetten üçüncüsünün törenle Pakistan Deniz Kuvvetlerine teslim edilme töreniydi. Dördüncü ve son korvet de önümüzdeki yıl Pakistan’a teslim edilecek.

Son dönemde Türkiye- Pakistan askeri ilişkileri oldukça dikkat çekici bir şekilde artmıştır. 2021’de imzalanan İslamabat Deklarasyonunda Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan her alanda işbirliği yapma kararı almış deklarasyon adeta tek millet üç devlet söyleminin manifestosu olmuştur. Pakistan’ın Karabağ savaşında Azerbaycan ve Türkiye’nin yanında durması ve destek vermesi de bu durumu göstermektedir. Türkiye, Pakistan deniz kuvvetlerinin yeteneğini geliştirirken aslında ikinci yüzyıldaki yeni stratejisinin ilk adımlarını atıyor. Son dönemde küresel güçlerin Hint-Pasifik bölgesinde pozisyon edinebilme adına kıyasıya mücadele ettiği bir dönemde Türk donanması, Pakistan limanları üzerinden Hint Okyanusunda yüzyıllar sonra yeniden bayrak dalgalandırmak istiyor. Bu bağlamda da stratejik ortağı ve kardeş ülke olarak gördüğü Pakistan’ın deniz kuvvelerinin Hint Okyanusunda güçlendirilmesinin aynı zamanda Türkiye’nin de Hint Okyanusunda var olması anlamına geleceği açıktır.

2018’de Pakistan ile sadece MİLGEM gemi anlaşması yapılmadı aynı zamanda 30 adet Atak helikopterinin satın alınması üzerine Türkiye ile Pakistan bir anlaşmaya varmış ancak helikopterlerde kullanılan motorun Amerikan menşeili olması nedeniyle Pentagon bu satışa onay vermemişti. Aynı dönemde aynı helikopterlerin Filipinler’e satılmasında ABD hiçbir engel göstermemişti. Helikopterler konusunda halen olumlu bir gelişme yok. Bir ara Pakistan’ın sözleşmeyi iptal edeceği basına yansımış ancak Pakistan bu iddiaları yalanlamıştır.

Helikopter meselesi açılmışken, Ağustos ayında Çin, Amerikalı Boeing’in üretmiş olduğu Apaçi helikopterlerinin birebir kopyası olan Z10-ME helikopterini sahada denemesini yaptı. Çin helikopterinin ilk müşterisi de belli oldu: Pakistan. Hâlihazırda orijinal Apaçi helikopterleri Hindistan ordusu tarafından kullanılıyor. Bu arada, Çin helikopteri Pakistan’ın daha önce almayı düşündüğü Türk Atak helikopterinin yerini almayacak. Türkiye ile imzalanan sözleşme geçerli. Ancak Pakistan helikopter envanterini geniş tutma adına Çin’den de helikopter almak için masaya oturmuş durumda. Kısacası, Pakistan iki stratejik müttefikinden de helikopter alma yolunu tercih etmiş durumda. Pakistan örneği bize gösterdi ki yerli ve milli bir motorun savunma sanayinde stratejik önemi kesinlikle tartışılamaz. Zaten Türkiye de bu yönde çalışmalarını tamamlamak üzere.

Türkiye, Pakistan ile sadece Hint Okyanusunda veya Güney Asya’da açılım geliştirme arayışı içerisinde değil aynı zamanda da olası bir nükleer alanda işbirliği zeminini de yoklamaktadır. Özellikle bu konuda Israil basını ısrarla yaptıkları haberlerde Türkiye’nin Pakistan ile olan ilişkilerini daha çok nükleer işbirliği boyutu üzerinden görerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nihai amacının Türkiye’yi nükleer güçler kulübüne sokmak olduğunu iddia etmektedirler. Bu bağlamda, nükleer bir güç olan Pakistan Türkiye için nükleer alanda önemli bir kaldıraç olacaktır. Türkiye, dört bir tarafı nükleer silaha sahip ya da sahip olmak üzere olan ülkeler ile çevriliyken nükleer silahlara sırtını dönemez. En azından savunma ve caydırma amaçlı nükleer silahlara sahip olması gerekmektedir.

Sonuç olarak Pakistan’da yaşanan siyasi kaos Türkiye’nin gündeminde değil. Zira Türkiye Pakistan’da herhangi bir siyasi taraf tutmuyor ve Pakistan’ın iç meselesi olarak görüyor. Ankara’nın Pakistan’a bakışı bir bütünlük içinde devlet ve halk temelinde. Dolaysıyla, iktidarda kim olursa olsun Türkiye ile Pakistan arasındaki kardeşlik hukuku 1947’den beri sürmeye devam ediyor.

Türkiye’nin gözü Hint Okyanusu’nda

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

2 Yorum

  1. 2 ay önce

    Bu konuya değinmeniz çok güzel. Pakistan Türkiye’den Akıncı TİHA, Bayraktar TB-2 SİHA, minyatür bomba, SİHA mühimmatı, Zargana torpido karşı tedbir sistemi de alıyor. Pakistan’ın Agosta 90B Denizaltı Modernizasyonunu da Türk STM firması gerçekleştirdi. Biz de Pakistan’dan 52 adet Süper Mushak eğitim uçağı satın aldık. İki ülke arasında Hindistan Müslümanlarının Kurtuluş Savaşı sırasındaki yardımları ile sıkılaşan ilişkiler stratejik bir boyut kazanmış durumda. Aynı zamanda İran’ı da doğudan dengeliyor. Can Azerbaycan da bu denklemin içinde yer alıyor. Bu bağlamda değerlendirilmesi gereken Malezya ile ilişkiler de çok olumlu seyrediyor. FNSS’nin ürettiği zırhlı araçlar Malezya’da kullanılıyor. Kaplan MT tankları de envantere girmek üzere. Hem Andaman Denizi vasıtası ile Hint Okyanusu’na hem Güney Çin Denizi’ne komşuluğu olan bu ülke önümüzdeki on yıllarda Türkiye için çok daha önemli hale gelecek.

  2. 2 ay önce

    Sonuç olarak Pakistan’da yaşanan siyasi kaos Türkiye’nin gündeminde değil. Zira Türkiye Pakistan’da herhangi bir siyasi taraf tutmuyor DERKEN İLK DEFA DOĞRU BİR DIŞ POLİTİKA DİYOR VE ALKIŞLIYORUM.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!