TV’lerimizin ‘Gülen’ Prof’ları

TV’lerimizin ‘Gülen’ Prof’ları

Sizce bilerek mi yapıyorlar?

Benim cevabım: Sanırım evet.

“Neyi?” dediğinizi duyar gibiyim. Yanıtını vereceğim.

***

Koronavirüs illeti bize savaşları, kavgaları unutturdu.

Şimdilik iki derdimiz var:

Birincisi bu beladan kurtulmak, ikincisi bu beladan kurtulduktan sonra ekonomi ve güvenliğimizi sağ salim bulmak.

Derdimiz Türkiye.

Ancak anlıyorum ki, bazılarına göre dert bunlar değil.

“Ben bu illeti fırsat bilip nasıl amacıma ulaşırım” diyen hainlerle dolu etrafımız.

Önce koronavirüsün gelmesiyle başladı her şey.

“Bu beladan nasıl kurtulacağız” sorusuna karşımıza Süpermenler çıkardılar.

FETÖ’cü sosyal medya hesaplarıyla devam etti…

Ardından HDP’li malum milletvekili ve diğerleri…

Sonra…

Diğer partilerdeki milletvekilleri…

Sonra demesinler mi, “KHK’lı doktorları göreve geri getirin” diye.

“Kendimizi koronadan nasıl koruruz” diye apışıp kalmışken, bir anda “KHK’lıları kurtaralım”, “İçerideki ‘siyasi’ mahkumlara af çıkartalım”, “Tüm KHK ile atılan sağlıkçıları görevlere çağıralım” derdinin içerisine düştük.

Tüm hayatı devletin içine sızıp, casusluk ve ihanet yapan örgüt elemanlarını kurtaracakmışız, hatta onlar bizim kurtarıcı kahramanlarımızmış!

***

Hatta bir ara hep birlikte bir film izledik.

Mustafa Ulaşlı diye birini “aşı bulacak” diye kurtarıcı olarak attılar önümüze.

Herkes de inandı. Allah’ım, bir ilgi bir ilgi…

Neyse ki başta Veryansın Tv ve birkaç yayın organında yazıldı çizildi de “kurtarıcımıza” iş düşmedi hatta hakkında bir soruşturma daha açıldı.

Damadını kurtarmış Bülent Arınç hala “merhamet” dilendiğine, Emrullah Uslu hala umudunu taşıdığına göre, ben anlıyorum ki iş ciddi.

FETÖ operasyonları durdu.

Durunca da meydanı boş buldular ve at koşturmaya başladılar.

Hepimiz yeniden bir filmin içine çekilmeye başlandık bile.

***

Son dönemde herkes televizyonlara göz dikmiş, bilim adamlarını seyrediyor.

Tabii bilgili adamın çok fazla çıkmasına o kadar aç kalmış ki toplumumuz. Onların değerini ve kalitesini görünce izlemeden edemiyor insan.

Ama arada hala Nagehan Alçılar ve türevlerinin çıktığı birçok program da olmuyor değil.

***

Sözde yeni meşhur bir doktor varmış!

Mehmet Çilingiroğlu…

Kalifornia Üniversitesi Tıp Fakültesi yazıyor titrinde ama Arkansas’taymış.

Of o ne konuşma!

“ABD harika…”

“Batı çok güzel.”

“Türkiye müthiş…”

“”Çin’in Allah belasını versin…” falan.

Bu çok “Türkiye’ci” profesörün meğersem Türk bilim adamlarını ısrarla Amerika’ya yönlendirmek gibi bir görevi de varmış.

Baktı ki, Türkiye’de popüler olmak güzel şey, hemen “Koç Üniversitesi beni kovdu” diye yaygara kopardı, koskoca doktorun dediği de doğru çıkmadı.

Ama ona rağmen, ertesi gün yine en büyük televizyonlarımızda top koşturduğunu gördük.

Şaşırmadık.

***

Şimdi gelelim, konumuza.

Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu…

Kendisi özel bir hastanede çalışıyor.

Koronavirüs ile ilgili bilgiler veriyor.

Virüsten nasıl korunmamız gerektiğini anlatıyor.

Kendisi Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı.

Eski Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı…

Peki neden özelde çalışıyor sizce?

Para yüzünden mi?

Hayır.

Cevap basit…

KHK ile atılmış.

Sadece bu kadar mı?

Değil tabii ki…

FETÖ operasyonu yapılmış üniversiteye.

Gözaltına alınmış.

Rektör seçimlerinde FETÖ’cü adaylar için gizli çalışmalar yürütmüş.

Okulda herkesin örgüt elemanı olarak bildiği bu isim her okulda olduğu gibi rektör yardımcılığına kadar yükselmiş.

Artık ondan sonra o koltuktayken neler yapmış bakmadım, bakamadım.

28 Kasım 2017 tarihinde Samsun’da 19 sanığın yargılandığı ve aralarında Leblebicioğlu’nun da yer aldığı FETÖ’nün Akademisyen Yapılanmasına yönelik yapılan dava sonuçlanmış.

“FETÖ’nün yöneticisi olmak, silahlı terör örgütüne üye olmak, terör örgütüne finans sağlamak ve örgütün gizli haberleşme programı ByLock’u kullanmak” suçlarından karar verilmiş!

Osman Hakan Leblebicioğlu da bu suçlardan dolayı 3 yıl 1 ay 15 gün ceza almış.

“Yahu Erdem, o kadar doktor var, neden şimdi bu doktorun seceresini çıkartıyorsun bize” diyenler olabilir.

Hemen cevap verelim.

Hakan Leblebicioğlu, FETÖ’den hükümlü olmasına rağmen bir gün Star televizyonunda konuşuyor, bir gün Haber Global’de…

Dün de HaberTürk’teydi.

Kanallarımız uzman bulamadı!

FETÖ hükümlüsünün söyledikleriyle Türk milletine reçete veriyor.

Bu televizyonlar hiç mi araştırmıyorlar kimi çıkardıklarını?

Yoksa sizce bilerek mi yapıyorlar?

Derdim şahıslarla uğraşmak değil.

Dün Ulaşlı, bugün Leblebicioğlu…

Yarın bir başkası…

Önümüze yavaş yavaş ısıtılıp ısıtılıp getirilenler, bize yavaş yavaş alıştırılanlar…

Bize ne anlatmak istiyorsunuz?

Reis’ten merhamet isteyenler…

Ve ihanet edenlere merhamet edenler…

Ve içerideki hainler için de af dileyenler…

Sizi Allah affetsin, çünkü bu millet affetmeyecek!