Uğur Dündar kimlere sahip çıkıyor, görün!

Nihat Genç yazdı...

featured

BİR

Marangoz babası Geppetto, Pinokyo’yu kiliseye götürür ve Pinokyo kilise duvarında çarmıha gerilmiş İsa heykelini görünce şöyle der:

‘O da benim gibi tahtadan yapılmış…!’

Yazar olmak istiyorsanız karşınıza koyulan ikonların, sfenkslerin, anıtların insan elinden çıktığını söyleyecek gücünüz, iradeniz olmalı!

Dünkü gazeteler yazdı: Eski Beşiktaş Belediye Başkanı ve ekibine yolsuzluk ve rüşvetten operasyon düzenlendi ve gözaltılar var ve eski başkan Murat Hazinedar Kastamonu’da yakalandı…’

Oysa dosyası bulunan Murat Hazinedar için daha bir ay önce Sözcü Gazetesi’nde Uğur Dündar şöyle yazmıştı: Çok temiz adam hatta (avukat) Celal Ülgen de Hazinedar’ın temiz olduğunu söylüyor!

O halde?

Uğur Dündar’ın ‘(Ağa’nın) boku üzerine ..çılmaz deyip geçelim mi?

Kısa bir tarih vereyim, Beşiktaş Belediyesi’nden çok ciddi yolsuzluk iddiaları geldi ve herkes biliyor ancak kimse korkudan yazıp çizemiyor, denildi.

Kimsecikler yazıp çizemedi, defalarca yazdım, üstüne gittim, ve sonunda aleni tehdit edildim ve CHP’li bir üst yönetici beni arayıp ‘Bizdendir, üstüne gitmeyin’ diye telefon açtı ve ama durmadım…

Yazıp çizdiklerim nihayet sessizlikle geçiştirilmez hale geldi ve CHP’yi sıkıştırarak bir soruşturma yapılmasını talep ettik ve bu bir yıl sürdü ve sonra CHP başta İlhan Cihaner ve Bülent Kuşoğlu’nu görevlendirerek Beşiktaş Belediyesi’nde neler oluyor, araştırmaya başladı.

Aylar süren sorgudan sonra bir Kırmızı Dosya hazırlandı ve rüşvet ve yolsuzluklar işte bu dosyada belgelendi, ancak, Kemal Kılıçdaroğlu bu dosyanın kamuoyuna açıklanmasına karşı çıktı ve şu an dosya mesela İlhan Cihaner’de ve Bülent Kuşoğlu’nda bilgisinde ve bilgisayarında duruyor…

İlhan Cihaner’e bir zahmet dosya içeriğini sorun size neler olduğunu anlatır!

Çok sonra İçişleri Bakanlığı Murat Hazinedar’ı görevinden aldı ve bizler de ‘bu iş bitti’ deyip dosyayı unutmuştuk!

Ve bayram değil seyran değil bundan bir ay önce Uğur Dündar’ın Murat Hazinedar’ı aklayan yazısını görünce infiale kapıldım ve Veryansın Youtube programında, ‘yahu, adamın dosyası var, İlhan Cihaner orada duruyor, insan bir gidip sorabilir’ diye karşı çıktım.

Ve olanlar oldu, Murat Hazinedar yasalarda olmayan çok ağır tazminatlar talep eden onlarca sayfalık ben sana gününü gösteririm gibisinden bir dava açtı! Olan avukatım Mihriman Ünal ve benim boş yere bir kaç iş gününe oldu!

Yahu dosya ortada, nasıl bu kadar yüzsüz olabiliyorlar, dedik!

Kimse de kalkıp Uğur Dündar’ın manipülasyon ve algısına karşı çıkıp bir laf edemiyor!

Bana sorarsanız, gerçek, Uğur Dündar, ‘güvenilir gazetecilik ticareti’ yapıyor!

Kamuoyunda dokunulmaz ismini nüfuzunu kullanıp birilerini temizliyor, yoksa, deneyimli bir gazeteci, Murat Hazinedar hakkında hazırlanan dosyadan haberdar olur ve en azından dosya içeriğini anında ulaşabileceği İlhan Cihaner’den ya da etrafından bir sorup soruştururdu!

Bu ‘tahtadan’ adamları daha ne karar gökten inmiş rahmet gibi karşılayacaksınız, heykellerini yapıp heykel boylarını göklerdeki ilahlarla yarıştıracaksınız ve onları kanaat önderi yapıp onların bir lafıyla Türk tarihinin en büyük vatan haini Mustafa Sabri’nin yetiştirmesi Ekmeleddin’e oy verip bir seçim daha kaybedeceksiniz, ki hatırlayın Uğur Dündar: ‘Ekmeleddin’e oy vermeyenler evlerine Atatürk posteri asmasın’ demişti.

Ve şimdi aynı Uğur Dündar aylardır her vesileyle Akşener’i baş üstüne koyup yıkayıp yağlıyor!

Ki, Akşener’in partisi Süleymancılar’ın partisi, işte tarikatlar tartışılıyor ve İyi Parti ve Altılı Masa tarikatların tam da kucağında!

Yasa dışı bu tarikatları eleştirecek bir tek kişi yok aralarında!

Uyuşturucu ticareti nasıl yasadışıysa bu tarikatlar da uyuşturucu gibi illegal ve kanun dışı!

Ve utanmaksızın dinle kitapla milyonlarca genç çocuğun beynini uyuşturuyorlar!

Hepsini geçtim, işte dün bir haber düştü önümüze, Tayyip Erdoğan Meclis’ten 25-30 vekilin daha desteğini alamazsa Cumhurbaşkanlığına aday bile olamıyor, ne güzel işte, aday olamıyor!

Ama değil, İyi Partililer başta Aytun Çıray, ki Uğur Dündar’ın kankisi, Tayyip’in aday olması için Meclis desteğini vereceğiz çünkü bir daha mağdur olmasına fırsat vermeyeceğiz!

Bana sorarsanız Tayyip Bey İyi Parti’yi bağlamış kafaya almış, İyi Parti’nin kendi lehinde karar almasına sebep ne gibi bir arka plan pazarlıkları var, söyleyecek gücüm yok, ama mal ortada!

Uğur Dündar’ların çok saf ve tertemiz ve ahmak seçmenleri peşlerine taktıkları siyaset de işte bu, hem tarikatçı hem Tayyipçi!

Bir de kalkıp ekran ekran maval anlatmayın!

İKİ

Gözdağı vermek ve beni susturmak için hakkımda dava üstüne dava açan bir diğer isim de Candaş Tolga Işık! Ki, bir defasında benden tazminat da aldı ve bir sebep delil olsun olmasın adını her geçirdiğimde kalkıp bana dava açıyor!

Candaş Tolga Işık, meşhur Süleyman Soylu yakını Hadi Özışık’ın Gazeteciler Sitesi’nde çok korunup kollanan bir gazeteci.

Candaş Tolga, ünlü karaparacı Sezgin Baran Korkmaz’ın Robin Hood’luk yaptığı bir düğüne katılmadığı halde düğüne gitmiş gibi bir yazı kaleme almış ve medya maskarası oluvermişti! Yazısında düğüne katılmış gibi Sezgin Baran’ı yağlıyor göklere çıkartıyor!

Bu Candaş Tolga, FETÖ’nün ünlü kanalı Kanaltürk’te yıllarca program yaptı!

Ve Ergenekon sürecinde manşetlere taşınan haber şuydu, Nazlı Ilıcak şöyle diyordu: ‘Beni FETÖ’cü polis şefleri Ali Fuat Yılmazer’le tanıştıran Candaş Tolga’dır….’

Biz de kalkıp ağır şekilde işte bu çok şaibeli ilişkinin haberi yaptık, vay sen mi yaparsın, diye hakkımızda ne davalar ne tazminatlar!

Ve dün itibariyle bir haber düştü, meğerse, Candaş Tolga’ya o dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay çakarlı/tepe lambalı araba ve iki koruma tahsis etmiş ve o gün bugün onlarca yıl bu araba ve korumalarla geziyormuş!

Muhalif birçok yazar gibi bu topraklarda en ağır ölüm tehditleri ve hakaretlere maruz kalan bir yazarım, daha bismillah, emniyetten size bir koruma verelim diyeni hiç duymadım! Verseler de kabul etmem zaten. Ama işte, onlarca korunmaya muhtaç kadın ve mağdır varken kimleri kayırıyor ve kimleri dokunulmaz yapıyor ve kimlere hava caka satacak şekil yaptırıyorlar, mal ortada!

Birkaç ay önceydi, hiç yakıştıramadım, Cumhuriyet Gazetesi’nde Barış Terkoğlu, Candaş Tolga’nın bir kitabının reklamını yapıyordu, yapma dedim, neden yapıyorsunuz, bu adamları neden meşrulaştırıp gazeteci yerine koyuyorsunuz, dedim yine kötü olan ben oldum!

Sonra Oğuzhan Uğur’un milyonlarca gencin izlediği Babala TV’sinde bir programda Uğur Dündar’la Candaş Tolga’yı büyük gazeteciler makamında ağırlanırken görüyoruz!

Mesela, Candaş Tolga’nın Kafa Radyosu var, orada Nihat Sırdar ve Sunay Akın gibi tanınmış kişiler arzı endam ediyor, kalkıp da, sahiplerinin tepe lambalı, çakarlı ve korumalı arabalarına bir şey diyebilecek güçleri var mı?

Tam tersine herkes tapındıkları mabedin suskunluğu içinde!

İsmailağa, Menzil, FETÖ, evet bir tarikat, ama bunlar da başka tür ‘tarikat’, uyuşturucu aynı suskunluk, şarap ve ibadet, aynı KAFA!

Ve işte, Hablemitoğlu iddianamesi ortada, Levent Göktaş’ın iş arkadaşları kimler, tek satır yazabilen var mı, bu savunma sanayi işleri Levent Göktaş’a neden verilmiş? Celal Ülgen ve Ahmet Zeki Üçok mesela savunma sanayine iş yapmak için bir şirket niye kurar? Ve bugün hiç bir şey olmamış gibi yine ekran ekran ağırlanıyorlar ve başta İnan Kıraç’ın Levent Göktaş’la ilişkisini bu ülkede tanımlayabilecek tek bir gazeteci olmaz mı?

Aslında olup biten şeyi ‘tanımlayabilecek’ güçleri yok!

Derin devlet denince sağı solu iktidarı muhalefeti hepsi susuyor, oysa, telefon ve irtibatlar hem AKP’ye hem CHP’nin en baş danışmanlarına kadar çıkıyor! Ve bana sorarsanız bu cinayetler serisi Muammer Aksoylar’a hatta Şemsi Denizerler’e kadar çıkıyor!

Pinokyo marangoz babasına neden ‘burnum büyüyor’ der, babası da, yalan söyleyenin yalanı suratının ta ortasında herkes tarafından görülür, ama işte medya dünyası, tanımlanamaz ‘ilişkiler’, ‘ağlar’ ‘arkadaşlıklar’ ‘çıkarlar’ dünyası, yalancılar birbirlerini kamufle edip sahiplenip birbirlerine zırh ve kalkan olmayı uzun bir süre başarabiliyor!

Ve bu çıkarlar ağının muhalif siyaseti şekilleyen tanımlanamaz derin bir örümcek ağı olduğu ortada!

Görmezden gelmeye susmaya devam edin, ki, tahtadan kartondan Tanrılarınız sizi köleleştirmeye, çocuklarınıza tecavüze, yaylalarınızı ve ormanlarınızı satmaya, ülkenin hazinelerini yağma ve talan etmeye, ağanın ve tetikçinin ve tarikatlarınızın biri gitsin diğeri gelip kaldığı yerden devam etsin!

Uğur Dündar kimlere sahip çıkıyor, görün!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

11 Yorum

  1. 2 ay önce

    #TÜRK halkının yanında olan tek kanal #veryansıntv

  2. 2 ay önce

    Nihat bey var olasin

  3. 2 ay önce

    Vay canına…….

  4. 2 ay önce

    Karamsardır Nihat abimiz, ahlaklıdır çünkü. Kötümser değildir, çünkü hâlâ yazıyor. Biz de okuyoruz. Merak etmesin.

    • 2 ay önce

      “ . . . et kokarsa tuzlanır. Tuz kokarsa . . . “
      Saygılarımızla.

  5. 2 ay önce

    Dündar’a güvenmiyoruz. Nedense hep bir … böreği edası veriyor.

  6. 2 ay önce

    Muhalefetin gerçek yüzünü şimdiden gösterdikleri için Veryansın TV ekibine çok teşekkür ederim. İktidar değişirse hiçbir şekilde travma yaşamayacağım; şimdiden zihnimi hazırladım. Bu ülkede tamamen yalnızsınız; hiçkimse sizin iyi olmanızı umursamıyor. Sizin mutsuzluklarını farkedip bak bu sistemi değiştireceğim aydınlık yarınları beraber inşaa edeceğiz diyor ama bunun için bana oy vermen lazım diyor. Veriyoruz desteklekliyoruz güce kavuşunca hepsi kendi vesayetini kuruyor. Suyun başına geçiyor birileri; sonra o desteklediğin siyasetçi birden ulaşılmaz oluyor. Bir bakıyorsun Ertuğrul Özkökler Nagehan Alçılar gene en önde ve sen gene muhalefet olmuşsun. Hiçbirine hakkımı helal etmiyorum…

  7. 2 ay önce

    Celal Ulgen, Levent Goktas meselesinde son kredisini de harcadi benim nezdimde. Goruldugu kadariyla karsimizda algiladigimiz kisi hicbir zaman olmadi. Candas denen elemana gelince. Erinmedim gittim fotograflarina baktim. Benim bir olcum var badem ve feto icin kullandigim, ki orjinali Nihat Genc’e aittir. Uzerinde pantol ceket durmaz bunlarin demisti bir halk tv programinda. Kic, omuz, ve bas oranina bakarak kimin ne halt oldugunu anlamak cok kolay aslinda. Yayci efendinin fetometresine de gerek yok. Mezru yeter. Yeter ki goz olsun, nizam olsun. Akapenin feto mucadelesi borsa kurmaktan ote gidemedi. Sinav dunyasi, ateslerine odun olsun. Yaptiklari da yapmadiklari da.

  8. 2 ay önce

    Inan Kirac ve Levent Goktas arasindaki iliski, kurtlar vadisindeki karahanli ile kilic arasindaki iliski neyse o.

  9. 2 ay önce

    Atatürk’ün arkasına saklanıp ne güzel paralar yenildi. Bence bunlar siyasal islamcılardan da tehlikeli çünkü içimizden ve dost görünüyorlar. Atatürk yerinden kalksa bunları suratına bile tükürmez. Yaz Nihat abi yaz dağlar inlesin. Karadenizin yiğit evladı!

  10. 2 ay önce

    iyi ki sizler varsınız.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!