Beyazıt Karataş
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. F-35’lerin röntgenini çektik… İşte uçan bilgisayarlarda yaşanan kazaların incelemesi

F-35’lerin röntgenini çektik… İşte uçan bilgisayarlarda yaşanan kazaların incelemesi

featured

(E) Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt KARATAŞ ve Makina Mühendisi Fazıl ALTAY hazırladı…

1. GİRİŞ:

 M5 Ulusal Güvenlik, Savunma ve Strateji Dergisi’nin 352’nci Kasım 2020 Sayısında ilk kez “Uçan Bilgisayar F-35’in Yaşanan Kazalar Üzerinden Değerlendirilmesi” başlığı ile yayımlanan yazımızı, VeryansınTv okuyucuları için de tekrar yayımlamaya karar verdik. Nedeni? Elimizden geldiği kadar bilgilerimizi paylaşmak ve daha geniş kitlelere ulaşmayı amaçlamaktır. Arkadaşım Fazıl Altay’a; Bıkmadan usanmadan, araştırarak, çalışarak, emek sarf ederek yazımızın ana ve önemli olan omurgasını oluşturmasına katkılarından dolayı teşekkür ederim.

F-35 uçakları; ABD Hava Kuvvetleri, ABD Deniz Hava Kuvvetleri, ABD Deniz Piyadeleri Hava Gücü için geliştirdiği, bununla birlikte NATO’da bulunan ve NATO dışındaki diğer müttefik gördüğü ülkelere de satmak amacı ile ürettiği, gelecekte de üretmeyi planladığı 5’nci nesil savaş uçağıdır.

 /></p><div class=

F-35’lerde tasarım onay testlerinde tespit edilemediği değerlendirilen fakat kullanım esnasında ortaya çıkan yapısal problemler, uçağın kullanımına kısıtlamalar getirilmek sureti ile geçici olarak bypass edilmek istenmiştir. Yaşanan kazalar tasarımda ciddi eksiklikler olduğunu da düşündürmektedir. Bu makalede tamamen ABD ve Batılı kaynaklardan çoğunluğu resmi olan bilgilere dayalı teknik açıklamaları kullandık. F-35 uçaklarına ait ve her yerde bulunabilecek olan temel bilgilerin tekrarını atlayarak doğrudan konumuza odaklanacağız. Her uçak özetle; İmalat, pilot ve personel hataları ile diğer nedenlerden dolayı kaza-kırıma uğrayabilir, bundan sonrada kazalar meydana gelecektir.

23 Haziran 2014 tarihinde ilk F-35A uçak olayı/kazası meydana gelmiştir. Uçak kalkış rulesinde iken meydana gelen motor yangını nedeniyle pilot kalkıştan vazgeçmiş ve daha sonra uçağı emniyetle terketmiştir. Uçak olayı/kaza ayrıntılarını bu yazıda ele almayacağız. Bu olay/kazada sorun, motorun hareketli parçalarındaki boşluğun gereğinden az olması şeklinde açıklanmıştır. Bu boşluk çalışma şartlarında temasa neden olmuştur. Boşluk sıcaklık artışı ve/veya montaj toleransları gibi nedenler ile ortadan kalkmış ve mekanik temasa giderek motorun arızalanarak alev almasına neden olmuştur. Kaza sonrası motor üreticisi Pratt & Whitney firması bu boşluğu arttırarak sorunun çözdüğünü açıklamıştır. Yani önceki tasarımın yetersiz olduğu görülmüştür.

Burada mühendislik açısından dikkat çekilmesi gereken konu mevcut tasarıma ait motorun hem test bankosunda hem de uçuş onayı almadan önce uçağa monteli iken yerde ve havada binlerce saat test edilmesine rağmen bu hata tespit edilememiş ama üretime gidildiğinde bu hata çıkmış ve kazaya neden olmuştur. Test şartlarının normal kullanım şartlarından daha farklı olması düşük olasılıklıdır. Motor firması yeni kurulan bir firma değildir. Çok uzun yıllara dayanan deneyimi ile test şartlarını normal kullanım şartlarına göre daha zorlu olarak belirlemiştir. Uçak klasik kalkışlı F-35A modelidir ve uçak uçuş saati de düşüktür. Bu durumda test edilmiş motorlarda, kazanın yaşandığı uçağın motorunda bulunandan daha yüksek boşluk toleranslı parçaların kullanıldığı ve bu nedenle problemin görülmemiş olması daha olasıdır. Bu tür sınır şart (boundry) tolerans problemleri mühendislikte tecrübeyi/know how’ı gerektiren en temel noktalardır.

 /></p>
<p>28 Eylül 2018 tarihinde uçuş esnasında meydana gelen ikinci F-35 ama ilk F-35B kazası, üretim aşamasında kontrol altına alınabileceği, yani tanımlı olan ideal şartlara geri dönülerek mevcut sorunları çözülebileceği için bu yazının dışında tutulacaktır<a href=1. Bu tür üretim hatası sonucu olduğu tespit edilen eksikliklere çözüm bulmak, birazdan anlatacağımız diğer tip hatalara çözüm bulmaktan çok daha kolaydır. Pilotaj hatasının her ne kadar eğitim seviyesinin arttırılması ile azaltılacağı doğru ise tecrübeli bir pilot da hata yapabilir. 5’nci nesil ve “uçan bilgisayar” olarak sınıflandırılan bir uçağın; Pilotun yapacağı hataları daha kaza yaşanmadan önleyebilmesi, uçuş esnasında hata oluşturmayacak şartlara gerektiğinde aktif yöntemler ile müdahale ederek uçağı getirmesi ve bu sayede pilotun hayatını ve uçağın kendisini emniyette tutması beklenmektedir. Diğer önceki nesil savaş uçaklarında genellikle pilot hataları ağırlıklı olarak yine pilotun inisiyatifi ile giderilmesini gerekmektedir. Bazı 4’üncü ve 4++ nesil savaş uçaklarında, örnek vermek gerekirse pilotun kumandası yere çarpmaya neden olacak seviyede ise savaş uçağı bu kumandaya uymayarak uçağı emniyetli uçuş şartlarına döndürecek kumandayı verecek şekilde önceki nesil uçaklardan daha gelişmiş kendi oluşturduğu bir algoritmada çalışmaktadır. Sistemin spesifik adlandırılması “man in the loop” tur. Yani zaten akan bir algoritmada pilot kendi istediği manevraya yönelik uçağa input/kumanda sağlarken, uçak bilgisayar yazılımları nasıl emniyetle uçulması gerekiyorsa manevra komut loopunu/döngüsünü tamamlayacak şekilde programlanmıştır. İşte bu tür konuları incelerken F-35’lerin söylenildiği gibi “henüz” güvenle uçabilecek bir bilgisayar olup olmadığını değerlendireceğiz2. F-35 uçak kazalarına ilişkin inceleme son üç kaza-kırım üzerine olacaktır.

 /></p>
<p><strong>Tablo- 1: Bugüne Kadar Meydana Gelen F-35 Kazaları Özet Tablosu (31 Ekim 2020)</strong></p>
<p><strong>2. İNCELEME KONUSU OLAN F-35 UÇAK KAZALARI: </strong></p>
<p>A<strong>. </strong>Japon Hava Kuvvetleri F-35A, Gece Uçuşundaki Kaza.</p>
<p>B. ABD Hava Kuvvetleri F-35A, Gece İnişindeki Kaza.</p>
<p>C. ABD Deniz Piyadeleri F-35B, Havada Yakıt İkmal Esnasındaki Kaza.</p>
<p><strong>3. JAPON HAVA KUVVETLERİ F-35A, GECE UÇUŞUNDAKİ KAZA:</strong></p>
<p>Kaza, 09 Nisan 2019 tarihinde yerel saat ile 19:26:30 civarında gece görüş şartlarında oluşmuştur. 41 yaşındaki 60 saati F-35A uçağında olmak kaydıyla toplam 3200 saat uçuş tecrübesina sahip Pilot Binbaşı Akinori Hosomi, F-35A uçağı ile Pasifik Okyanusu’na düşmesi sonucu hayatını kaybetmiştir. Çarpmadan önce uçağın 1100km/h gibi çok yüksek bir süratle alçaldığı kaza raporuna yansımıştır<a href=3.

Kazaya uğrayan F-35A, Misawa Üssüne bağlı 3’ncü Taktik Filoya ait olup kaza üssün 135 km Doğusunda meydana gelmiştir. Uydudan alınan görüntülerden de görüleceği gibi çarpma bölgesi Pasifik Okyanusu’nun derin tabanının olduğu bölgeden daha Batıda olduğu için enkaz arama faaliyetleri nispeten daha kolay yapılmıştır. Enkaz parçalarının başta Rusya ve Çin olmak üzere başka ülkelerin eline geçmemesi için azami önem gösterilmiştir4. Özellikle gövde üzerinde Stealth özelliği oluşturan RAM kaplama ve Manyetik Boyanın detaylarının diğer ülkelerin eline geçmemesi için ABD’de de arama faaliyetlerinde yer almıştır.

 /></p>
<p><strong>Görsel-1: Japon Binbaşı Akinori Hosomi’nin Hayatını Kaybettiği Kazanın Konumu</strong></p>
<p><img decoding=5. Havacılık Tıbbı Derneği, “Spatial Disorientation/SD” pilotların yaşamlarında birçok kez karşılaştığı durumdur. Havada uçuş için gerekli görsel referanslar olmadığında meydana gelir6.

Uçağın konumunun pilotun yaşadığı his yanılgılarına ve illüzyonlara göre yönetildiği ya da yönetilmeye çalışıldığı durumlarda büyük bir tehlike söz konusu olmakta, kontrol sağlanamadığı takdirde uçuş kaza-kırımla sonuçlanabilmektedir. Görsel-3’de 3 numaralı konumda bulunan Japon Pilot Kuleye “Yes, Knock it off” cevabı ile eğitimi (Set Up) bitirdiğini sakin bir şekilde ses tonunda herhangi bir gariplik olmadan vermiş ve 15sn sonrasında satıha çarptığı için aradaki bu kısa sürede hypoxia7 nedeni ile bilinç kaybının olmayacağı belirtilmiştir. Japon Pilot’un “Uçuşta Vertigo/Spatial Disorientation/SD” olduğu kanaatine varılmıştır.

Uçan bilgisayar olarak adlandırılan F-35’de satıha çarpmanın meydana gelmeden uçağın kumandasına düzeltme müdahalesini yapması beklenirdi. Halen bu sistem mevcut F-22 ve F-16 uçaklarında sertifikasyonu yapılmış ve kullanılan bir teknolojidir8. 2014 yılından itibaren F-16 kullanan 9 pilotun yere çarpmasını önlemiştir. F-35 uçakları için de sertifikasyon 2018’de başlamış Block-4 seviyesinde devreye girmesi planlanmıştır9. F-35lerin düşüş oranına kadar ömrü boyunca Auto GCAS10 (Automatic Ground Collision Avoidance System) olarak adlandırılan sistem ile 26 F-35 ve pilotun kurtulacağının öngörüsü yapılmaktadır. Japon F-35A uçağında GCAS olsa Japon Pilotun belki hayatı kurtulabilirdi. Bu durum tasarımın henüz olgunlaşmadığını F-35’lerin bu açıdan 3’üncü nesil bir uçak olan F-16’nın gerisinde olduğunu göstermektedir. F-35 programında çok ciddi gecikmeler olduğu zaten herkesin bildiği bir gerçektir.

 /></p>
<p><strong>Görsel-4: Auto GCAS Çalışmasının Şematik Anlatımı</strong></p>
<p>Bunun yanında raporda bahsi geçmeyen birkaç nokta daha var ki o noktalara değineceğiz. 3200 saat gibi yüksek tecrübesi olan Japon Pilot acaba farkında olmadığı ama gerçekte var olan başka bir teknik sorunla karşı karşıya kalmış olabilir mi? Bunlar arasında en güçlü şüphe uçağın pilotun kaskına yansıtılan uçuş bilgilerinin hatalı olması ihtimalidir. Radar altimetresi pilota uçağın satıhtan emniyetli yükseklikte olduğu ve henüz irtifanın kritik olmadığı şekilde yanıltıcı bir bilgi vermiş olabilir. Bu durumda pilot manevrayı hatalı tamamlamış ve satıha çarpmış olabilir. Bu kazadan önce Pilot Kaskının özellikle gece durumunda gösterge arızaları yaşattığı raporlanmıştır. Su üzerinde suni ufuk çizgisinin deniz seviyesinde gösterilemediği şikayetleri de vardır. Ayrıca, yazı içerisinde ele alacağımız ABD F-35A kazasında, pilot inişte pisti karşılarken kasktaki sembojilerde pistin ortalanamadığı ve bir kalibrasyon problemi olduğu ABD Hava Kuvvetleri Uçak Kaza-Kırım Raporunda yer almıştır. Özetle, pilota yansıtılan uçuş bilgilerinin doğru olup olmadığı ile ilgili şüphe ortada kalmıştır. Japon F-35A kazasında uçuş bilgilerinin kayıt edildiği kutu (Kara Kutu/Black Box) bulunamadığı için kaska giden sinyaller ile sensörden üretilen sinyaller (uçuş hızı, radar altimetre, dalış açısı ve diğer bilgiler) arasında fark olup olmadığı doğrulanmamıştır. Burada diğer bir ihtimal radar altimetrelerinin arıza yapmış olmasıdır. Çünkü kazaya irtifa kaybı neden olmuştur. Kayıtların olduğu kutu bulunsa idi çarpmadan 15sn önceki radar altimetre sinyali ile Japon kara radarının F-35A’yı tespit ettiği irtifa karşılaştırması yapılarak bu durum kontrol edilebilirdi. Fakat F-35A’da 2 adet radar altimetresi kullanıldığı için aynı anda ikisinin birden arıza yapması düşük bir ihtimaldedir. Bu nedenle doğru irtifa bilgisinin kaska hatalı yanısıtılmış olabileceği ihtimali daha ağırlıklıdır.</p>
<p><img decoding=11. Paraşütlü atlayan F-35A Pilotunun toplam 1459 saat uçuş saati vardır. Pilot; 1272 saat F-15E uçağında uçmuş olup, bu uçuşun 375 saati gece, 410 saati ise muharebe uçuşudur. Pilot; F-35A toplam uçuş saati 137.8 saat bunun 8 saati gece, 53.4 saati ise öğretmen/eğitmen uçuşudur.

 /></p>
<p><strong>Görsel-6: Eglin Hava Üssü, Florida ABD</strong></p>
<p><strong>5.a: Uçak Kazasının 2 Temel Nedeni: </strong></p>
<p><strong>5.a.1:</strong> Uçak inişte olması gerekenden 50knot (92.6km/h) daha hızlıdır. Son yaklaşmada F-35A azami sürat 152knot (282km/h)’tır. Pilot ise 202 knot (374km/h) ile oturuş yapmıştır.</p>
<p><strong>5.a.2:</strong> Uçak inişte AOA<a href=12 13° hücum açısına sahip olması gerekirken 5.2° hücüm açısı yani düşük AOA ve yüksek süratle oturuş yapmış, önce ana iniş takımları tekerlekleri hemen sonra burun tekerleği pistte değmiştir.

 /></p>
<p><strong>Görsel-7: Eglin Hava Üssü, Kazanın Meydana Geldiği 30 İstikametindeki Pistin Görünüşü</strong></p>
<p><img decoding=13 ile Pilotun kalkış kumandasına cevaben (full gaz+tam çekilen lövye) uçağın gerçekleştirmesi beklenilen reaksiyon birbirini doğrulamamaktadır. Yüksek hız ile oluşan kinetik enerji ve düşük AOA sonrası oluşan salınım devam etmiş ve durmamıştır. Pilot pist bitimine 5sn kala doğru bir değerlendirme yaparak şansının bittiğini görüp emniyetle uçağı terk edip paraşütle atlamıştır.

Atlamadan önce Pilot uçağı kendi kontrolüne almak için (uçak salınıma devam ettiği için istediği kumandaya itaat etmiyor) yaptığı kumanda inputları/talepleri uçağın UÇUŞ KONTROL BİLGİSAYARINDA doygunluğa/saturasyona neden olmuştur. Bu inputları filtreleyecek olan Control Law Logic/ CLAW isimli algoritması da vazifesini yapamamış durumdadır. Sonunda uçak tepki vermeyip burun aşağı kalmıştır. Recovery de başarısızlıkla sonuçlanıp tek seçeneğe kalınmış ve Pilot fırlatma koltuğunu kullanarak uçağı emniyetle terk etmiştir.

Pilot yüksek sürat düşük AOA hücum açısı ile inişe hatalı başlamanın yanında başka hatalar da yapmıştır. Speed Hold özelliği ON iken inişe geçilmesidir. Yönerge maksimum 3nm kala devreden çıkarılmasını pilota tanımlamaktadır (Yorum: Uçan bilgisayar ama her şeyi pilottan bekliyor. Eğer pilot OFF yapmayı unutmuş ise Pilotun yükünü almak için kendisinin devreden çıkartması gerekirdi). Bunun yanında Speed Hold sisteminin, Approach Power Compansator (APC) ile birlikte çalışması uygunsuzdur. Speed Hold hızı sabit tutmak amaçlı uçuşa müdahaleler yaparken, otonom çalışan diğer sistem APC, son yaklaşmada uçağın takatsız kalmaması yani perdövitese girip stall olup düşmemesini sağlayan aktif bir önleme sistemidir. Uçağın bilgisayarı bunları bir algoritma dahilinde kontrol edip ilgili modlarına getirmesi beklenmiyor! Bu sistemlerin birbiri ile uygunluk kontrol muhakemesi ve görev yükü pilota bırakılmış durumdadır.

 /></p>
<p><strong>Görsel-9: F-35A Uçağının Kaza Kronolojisi</strong></p>
<p>Kaza esnasında Kaskta oluşan uygunsuzluklar pilotun dikkatini dağıtmıştır. Pilot, gece uçuş şartlarında kaskta oluşan uygunsuzluk durumunda daha önceden bir tecrübeye sahip değildir!</p>
<p>Uygunsuzluğun simülatörde sanal olarak üretildiği ve pilotların çalıştığı bir kötü durum (emercensi) senaryosu olduğu bilinmektedir. Kasktaki Virtüel HUD (vHUD)’a yansıtılan pist üzeri sembolojinin uygunsuz durumu Görsel-10’da açıklanmıştır. Pilot iniş esnasında vaktini bu semboloji uygunsuzluğunu gidermek için sarfetmiştir. Ayrıca görselde görüleceği gibi ekranda yeşil parlaklıklar (Green Glow) oluşarak özellikle de gece şartlarında durumsal farkındalığı negatif etkileyecek bir sonuç oluşmuştur. Kask için iyileştirme çalışmalarına devam edildiği ve bu hataların giderilmeye çalışıldığı bilinmektedir.</p>
<p><img decoding=14 tipte bir F-35B, yerel saat 16:00 civarı gündüz görerek uçuş şartlarında yine USMC’a ait MCAS15 Miramar Üssüne ait Çağrı Adı RAIDER-50 olan 3’ncü Marine Aircraft Wing16, 11’nci Gruba bağlı VMGR 352 Havadan Yakıt İkmal Filoya ait  KC-130J Hercules Tanker Uçağına 25k feet (7.62km) irtifada17 iken çarpmıştır. KC-103J’nin sancak (sağ) tarafındaki 2 motor hasar almış ve F-35B’nin kontrolden çıkması nedeni ile F-35B’nin pilotu emniyetli biçimde paraşütle atlamıştır. F-35B, Salton Gölünün Batısındaki Salton City ve Yerleşim yeri Ocotillo Wells arasındaki boş bir araziye düşmüştür.

KC-130J, F-35B ile çarpışmanın etkisi ile havada yakıt sızdırdığını ve acilen iniş yapması gerektiğini değerlendirerek Thermal Şehrinin Jacqueline Cochran Hava Alanı civarındaki boş bir tarlaya gövde üzerine iniş yapmış, pilot ve mürettabat 8 kişi hayatta kalmış, kaza insan kaybı olmadan atlatılmıştır18. Düşen F-35B aslen 1’nci Marine Aircraft Wing, 12’nci Gruba bağlı, MCAS Iwakuni, ABD’nin Japonya bulunan Üssünde bulanan VMFA 12119 nolu Taarruz Filosuna aittir. Görsel-12’de görüldüğü gibi KC-103J’nin zorunlu iniş yaptığı yer ile F-35B’nin enkazı arasındaki mesafe 55km’dir.

 /></p>
<p><strong>Görsel-12: Düşen F-35B ve Zorunlu İniş Yapan KC-130J’nin Harita Üzerindeki Durumu</strong></p>
<p><img decoding=

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

18 Yorum

  1. 7 Mayıs 2021, 11:03

    Türkiye’nin yapabildiği ve yapabileceği şeyler konusunda halk olarak az bilgiye sahibiz.
    Bu konuları işleyen bir belgesel programımız olmadığı için haberimiz yok neleri imal ettiğimizden.
    Yorumunuza bu gözle bakıyorum.
    Ortam ve destek sağlandığında Türkler her şeyi yapabilir.Ama herşeyi.
    Önce devletin her taştan avanta çıkarmasının önüne geçilsin yeter…
    Ülkeye hizmet edecek adamlar tarafından yönetildiğimizde herşeyi yaparız.

  2. 7 Mayıs 2021, 11:00

    Teknik bilgilere teşekkürler.
    Benim bu konuda sıradan bir meraklı olarak anladığım ve artık emin olduğum konu şu.
    Yeryüzünde savaş uçakları olabildiğince konvansiyonel olmak zorunda.Eğer başarılı bir savaş çıkartmak isteniyorsa.
    Çünkü elektronik olarak tanımlanmamış yüzlerce hareket,yeryüzü şekli ve kovalamaca yaşanabilir.
    Böyle bir anda uçağın pilotun emirlerine karşı koyması ölümcül sonuçlara sebep olacaktır.Ki bu değerlendirmelerde ortaya çıkan budur.Sadece ve sadece yüksek G kuvvetine maruz kalan pilotun geçici bayılmasında otomatik pilot devreye girmelidir o da pilot ayılıp yönetimi devir alıncaya kadar.eğer bir uçak 2500 km hızlarda pilotun her emrine uyacak şekilde cevap verebiliyorsa stealth olmasınada gerek yoktur.
    Stealth özellikleri bombardıman için daha gerekli olabilir.

  3. yapmasın zaten çok fazla defosu var tasarım hataları var maliyeti çok yüksek…

  4. Sayın eski general Türkiye F-35 gibi bir uçağı asla yapamaz! F-35 gibi 5.nesil en son teknolojiyi içeren bir uçağı yapabilmek için 4.nesil bir uçağı özgün bir şekilde yüzde yüz kendiniz tasarlamalı ve yüzde yüz yerli ve milli üretim kapasitesine sahip olmanız ve muazzam bir altyapınız olması gerekir! Uçak montaj sanayisiyle 5.nesil bir uçak yapmak ancak hayal ürünüdür. Ama Çinlilerin yaptığı gibi kopyalama yada tersine mühendislik le 5.nesil bir uçak yapabilirsiniz. Kopyalayıp yapabilmeniz için elinizde en az 10 tane F-35 uçağı gerekir.Ama Türkiye nin ABD den F-35 leri teslim almadan önce S-400 sistemini Rusyadan alması nedeniyle ABD bir tane bile F-35 savaş uçağını ne yazıkki Türkiye ye vermedi! Siz F-35 leri kötülemeye devam edin! Ülke savunmasını nasıl bir zafiyete uğrattığınızın farkında bile değilsiniz? Ama Yunanistan F-35 leri ABD den alınca aklınız nasıl olsa başınıza gelecek! Bir savunma teknolojileri analisti olarak F-35 e karşılık AKP iktidarına Rusya da SU-57 uçağını almasını öneriyoruz! Siz televizyon televizyon dolaşıp SU -57 leri de Rusya dan aldırmıyorsunuz! Yok 5.nesil uçakların bilgisayarları uzaktan kontrol ediliyormuş falan filan! Neye dayanarak söylüyorsunuz oda meçhul! Yahu siz hangi çağda yaşıyorsun? Çağ Computer Çağı Yapay Zeka ve Akıllı Teknolojiler Çağı! Teknoloji hırsızlığı Çağı! Sen diyorsun ki tekerleği yeniden icad edin yahu tekerlek icad edildi! Sen diyorsun ki radyo yu yeniden icad edin malesef radyo da icad edildi! Bu uçakların yazılımlarını değiştirdiğinizde al sana yüzde yüz MADE IN TURKEY olmuş oluyor yani türkçesi yüzde yüz YERLİ VE MİLLİ! Saygılar

  5. 11 Aralık 2020, 13:46

    Değerli komutanımız, sürekli vurguladığınız gibi program dışında burakılmakla – yes be annem karşılığında Rumların “hayır” oyu kullanmalarındaki büyük hikmet emsali- ne denli şanslı olduğumuzu bir kez daha kuvvetle vurgulamış oldunuz ve MMU’ya hızla odaklanmamıza yönelik öz güvenimizi artırdınız. Umarız karar vericiler sizin yaşamsal önemdeki bu vurgularınızı ve işaretlerinizi dikkate alıp yol kamu adına sorumlu oldukları haritalarını doğru tasarımlıyorlardır. Sizi, uyarıları ve önerilerinizi izlediklerinden kanımca hiç kuşku duymamalıyız. Öyle de oluyordur dileriz. Şundan da eminiz ki her ne kadar koca kafalı olsa da; Yankee, irdeleme yazınızda değindiğiniz önerileri çalıp uygulama hattına dahil edecektir. Bizim sizi Yankee’den daha dikkatli ve özenli dinlememiz dileğiyle. İyi ki, varsınız; emeklerinize, düşününüze sağlık.

  6. Çok yararlı bir makale, teknik konular anlaşılır bir dille yazılmış. Karar kademesinde bulunan -ve konuyu daha iyi değerlendirebilecek olanların, bu yazıyı dikkatle okuması gerektiğini düşünüyorum.

  7. 5 Aralık 2020, 19:03

    Havacı değilim demişsiniz ama çok güzel sorular sormuşsunuz. Yazdığınız her cümle insanların aklındaki sorulara işeret ediyor.

    Kimse her konunun kompetanı olamaz; mühim olan berrak, sorgulayıcı bir zihne ve vatan sevgisine sahip olmak.

  8. 5 Aralık 2020, 16:31

    F35 ten kurtuldugumuz icin Allaha ne kadar sukretsek azdir..Kendileri cikardi bizi ustelik..Saka gibi..Ne sansliymisiz…Bedava verilse dahi alinmamalidir..Arizonadan kontrol edilebilecek bir ucagi biz ne yapalim..Istediginde durdurur, istediginde calistirir, istediginde bozar, istediginde dusurur…Bizim ayaklarimiza vurulacak prangadir..Kendimizi savunalim yeter bize.

  9. Teknik bir yazı yayınlanmış. Uçak kötü denilmemiş ki. Uçakta tasarım eksiği var denmiş.
    Ha uçakları Avrasyacılar düşürdü diyorsanız o zaman…..
    Sizin yorum F tipi olur.

  10. 5 Aralık 2020, 10:59

    çok değerli bir yazı teşekkürler herkese. f35 propagandası yapan insanların söylemlerini etkisiz kılmak için f35 çok gerekliydi, çok önemliydi, türkiye bunu kaybetti algısını halk gözünde kırmak için bu tür yazılar çok önemli.

  11. 5 Aralık 2020, 10:52

    İyi ki varsınız.
    Yurtsever yurttaşlarımızla övünüyoruz.
    Emeklerinize ve yüreğinize sağlık.

  12. 5 Aralık 2020, 10:49

    Merhaba. 11 yıl önce yazılmış şöyle bir yazı okudum, bir ara değerlendirir misiniz? http://www.ausairpower.net/APA-2009-01.html

  13. Bu özverili, bilgilendirici çalışmanızdan dolayı teşekkürlerimi sunarım.

  14. Bırakın artık kıvranmayı. Uçak iyi. Kötü olsaydı s400 bahane etmezler, uçağı Türkiye ye verirlerdi. O kadar ülke sipariş veriyor. Bu adamlar paralarını çöpe atmazlar. Bu rusya ve çin sevdasının bize yok. Avrasyacılık masaldır. Küçüklere anlatın.

  15. 5 Aralık 2020, 09:43

    Havacılık terminolojisine ve mesleki detaylara vakıf olmasak dahi komutanımızın satırlarında f35 konusunda uçurumdan döndüğümüz gerçeğini görebiliyoruz. Umarım bu konuda daha fazla ısrar edilmez. Bugün dahi ulusal çıkarlarımızın çatıştığı bir ülkeye böylesi bir bağımlılık asla kabul edilemez.

    Hava kuvvetleri bir ordunun en stratejik unsurudur ve burada böylesi bir bağımlılık ordunun felç olması anlamına gelir. Vatan haini değilse hiçkimsenin böylesi bir bağımlılığa cevaz vermesi düşünülemez.

    Öte yandan MMU konusunda tarihi rakibimiz olan ingilterenin bize üstün özellikli bir uçak tasarımı konusunda yardımcı olacağını beklemek abesle iştigal etmek değil midir? İngiltere bizim stratejik ortağımız mıdır? Neden böyle bir know how transferi yapsınlar ki? Aynı şey Rusya ve Çin için de geçerlidir. Maalesef bu konuda ya kendi imkanlarımızla yol katedeceğiz ya da Çin ve Rusyanın gayet ustalıkla yaptığı teknolojik aşırma faaliyetlerine el atmamız gerekecek…Bu konularda etik ahlak vb olmadığı malumumuzdur. Rıs ve çin muadili uçakların f35 tasarımının kopyası olması tesadüf değil herhalde.

    MMU konusunda en kritik konu sanırım motor mevzusudur. Yine çok iyi bilmediğim bir konuda ahlam kesme riskine girme pahasına vurgulamak isterim ki bu konuda metalurji bilgisine sahip değiliz. Şu an için Amerikan f16 uçaklarının motorlarıyla ilerleyeceğimiz söyleniyor. Ki bu da ayrı bir bağımlılık öyküsüdür.

    Komutanımızdan istirham ediyorum. MMU ve üretim süreci konusunda bize etraflıca bir analiz sunabilir mi? Motor, gövde, aviyonik sistemler, metalürji altyapımız, silah sistemleri, mühimmat yapısı, savaş yazılım altyapısı, stealth özelliği için kullanılacak boya teknolojisi vb konularda biz bu uçağı yapabilir miyiz yapamaz mıyız? İfadelerim muhtemelen eksik veya hatalı olabilir. Zira havacı değilim, konu hakkında da etraflıca bir donanım sahibi olmadığım açık. Ancak komutanımız eminim ne demek istediğimi anlamıştır. Bir Milli savaş uçağı için tüm hatlarıyla üretimin altından kalkabilmek bizdeki sanayi altyapısıyla mümkün müdür?

    Acaba bu kadar pahalı bir yolculuğa çıkmak yerine şu an için dünyanın çok da gerisinde olmadığımız insansız drone teknolojisini muharip uçaklara alternatif olacak bir safhaya taşımak daha mı makul olur? Karabağ savaşında oldukça güçlü bir kara ordusuna sahip ermenilerin tüm tanklarının sihalar aracılığıyla yok edildiğini gördük. Bu sanırım dünya tarihinde bir ilk ve askeri planlamalarda sarsıcı etkileri olacaktır. Bir yandan küçük, hızlı ve hava savunma sistemleri tarafından tasfiyesi zor, maliyeti düşük sistemlere yönelmek diğer yandan anka, göksungur gibi görece yüksek faydalı yük taşıyabilecek platformları geliştirmeye yönelmek mantıklı değil midir? Bu platformların kaabiliyetleri itibariyle savaş uçaklarına alternatif olmadıklarının farkındayım ancak sayı üstünlüğü ile bu açık kapatılamaz mı?

    Jet motorlu sihaların günümüzde bir savaş uçağına yakın faydalı yük kaldırabildiklerini görüyoruz. Amerika, Çin ve Rusya bu tür platformlara yatırım yapıyor. Bazıları f35 lerin son insanlı savaş uçağı olduğunu söylüyor. Bu durumda bizler enerjimizi acaba daha ucuz, insan kaynaklarımızı koruma açısından avantajlı bu sistemleri savaş uçakları kadar olmasa da onlara yakın bir noktaya taşımak için mi harcamalıyız?

    Sanırım ilginç olduğu kadar yetkinlik ve tecrübe gerektiren bir konu. Bu konuda değerli komutanımız gibi mevzuya hakim kişilerin genel bir değerlendirme yapması kanuoyunu olası hedeflere hazırlamak için faydalı olacaktır.

    Saygılarımla

  16. 5 Aralık 2020, 08:55

    Fazıl Bey in twitter adresinde MSc olduğu yazılı, Yüksek mühendis yani, ünvanı düzeltseniz iyi olur.

  17. 5 Aralık 2020, 08:09

    30 yıldan fazla F16 üretimi içinde olmamıza rağmen yüzde 90-95 bağımlı olmamız, savunma sanayii stratejimizin ne derece bağımsızlık sağladığını sorgulatıyor. Bu konunun irdelenmesine ihtiyacımız var.

  18. F35i alamadik diyenlere bu yaziyi (bi cay ve simit ile) okutmak gerek. Bu ucaklarin 30senelik maliyeti ile Airbus’a rekabet yapabilen bir sirket kurulur 30senede. Allah korumus.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!