Erdem Atay yazdı…
RTÜK devreye girdi, yangınlar söndü! Orman yangınlarını söndürmek için o kadar uçağa, helikoptere falan gerek yokmuş, RTÜK ‘kapatırım haaa’ deyince hooop, yangınlar da sönüverdi!
Gerçekleri sizlerden saklamamız için ellerinden geleni yapıyorlar. Tabii ki provokasyonları önlemek için de bu önlemler alınabilir. Fakat birçok kişi biliyor ki, bu tehditler provokasyonları önlemekten çok, AKP’nin zayıflamasını yavaşlatmak amacını taşıyor.
Bir önceki yazımda, Türk Hava Kurumu’nun AKP’liler tarafından nasıl çiftliğe dönüştürüldüğünü yazmıştım. Çok eksik bıraktım, ‘yeter’ dedim. Ama sonra çok ilginç bir videoya rastladım.
‘Bunu yazmam gerekiyor’ dedim.
Video, Mehmet Fatih Pakır’a ait.
Videoya geleceğiz ama önce kimdir Pakır, onu anlatalım.
Alfa adında mühendislik ve inşaat şirketi kurmuş, Kırşehir’de.
Bir de bir otomobil kiralama dükkanı varmış.
Tüm bunlardan sonra AKP’li olmuş ve hayatı değişmiş.
2018’deki genel seçimlerde AKP’nin Ankara Milletvekili aday adayı yapılmış.
‘Bu kutsal yolda yürümekten asla vazgeçmeyeceğini’ söyleyenlerden.
***
Mehmet Fatih Pakır, yangınlar çıkınca bir açıklama yapmış. ‘Türk Hava Kurumu’nun derhal fabrika ayarlarına geri dönmesi gerektiğini’ söylemiş ve eklemiş, ‘Kayyum heyetinin yönetimdeki hataları hükümete yıkılmak isteniyor’.
Hükümetin suçu olur mu, olmaz tabii.
Dedim ki, bu şahsiyet kim oluyor da THK hakkında yorum yapıyor!
Meğersem haddimizi aşmışız, zat-ı muhterem hakkında bir şey bilmiyormuşuz! Kendisi kayyum yönetimi öncesi THK’ya Genel Başkan Yardımcısı oluvermiş!
Her ne olmuşsa artık, kahramanımız Pakır, THK’ya girince aynı şirketi büyük bir holding yapıvermiş, bu holdingin içine bir de Sivil Havacılık birimini koyuvermiş! Sonra da Turgut Özal Üniversitesi’nin Sivil Havacılık Yüksek İstişare Kurulu Üyesi oluvermiş!
AKP bu, ol deyince, oluveriyor!
Pakır, göreve geldiğinde henüz 28 yaşındaymış. Şimdi 31yaşında. Yurtdışı projeler yapmış, THK’ya da böyle katkı sağlamak istemiş.
Bir bakıyoruz projelerine… Neredeyse hepsi Avrupa Birliği projeleri…
Neyse, ‘rent a car’ dükkanı sahibi, istatistik mezunu ama mühendislik şirketi de bulunan, AB’ye proje yapan ve havacılıkla hiç ilgisi olmayan Pakır, THK’ya Genel Başkan Yardımcısı oluyor ve sonrasında gelsin holdingler, gelsin sivil havacılıklar…
***
Biliyorsunuz, AKP’lilerin 10 parmağında 10 marifet vardır! Bu kadar yükselmek ve çok iş yapmak Türkiye’de ancak bir AKP’liye mahsustur.
İşte Pakır da onlardan biri…
***
Videoya dönelim…
Video 18 Mayıs 2018 tarihinde Pakır tarafından kendi YouTube kanalına yüklenmiş. Başlık, ‘Mehmet Fatih Pakır Kudüs’e destek için mitinge katıldı’.
Video AKP simgesi ampülle başlıyor.
Hatırlarsınız, o dönemlerde İsrail’in yine zulm yaptığı dönemlerdi. AKP de Filistinlilere destek için büyük bir Kudüs mitingi yapmıştı.
Ona katıldığı görüntüleri koymuş Pakır.
Milletvekili seçimleri için reklam olarak hazırlamış videoyu ve onun için gitmiş mitinge.
Ne var bunda diyeceksiniz! Evet, bunda bir şey yok.
Bu mitinge başka bir şehirden nasıl katılmış Pakır biliyor musunuz?
Bir uçakla…
Uçak, çok değerli Genel Başkan Yardımcımız için kalkmış, şehirler aşmış, Kudüs mitingine kendisini bırakmış. Sonra da muhtemeldir ki geri evine kadar götürmüş. Videoda uçakla gittiği görüntüleri de koymuş.
Güneş gözlükleri ve kendine güveniyle uçağın içinde bir görüntüler var ki sormayın, gurur verici!
Hele mitingde haksızlığa uğrayan mazlum Filistin bayrağını dalgalandırışı!
Amma takıldı yahu demeyin. İçime oturdu, canım yandı…
28 yaşındaki biri Kudüs için mitinge gidecek diye, Türk Hava Kurumu uçak kaldırmış. Yani beyimiz, özel olarak THK’nın uçağıyla mitinge götürülüp getiriliyor…
Uçakta da bir çağrısı var: Cumhurbaşkanımızın daveti üzerine saat 4’te Yenikapı’da yapılacak olan mitinge tüm halkımızı davet ediyoruz, diyor.
Milletin uçağıyla gittiği mitingle seçim için reklam yapıyor.
Ben bunları izlerken de utanıyorum, kahroluyorum.
Yanan canlarımız, ormanlarımız, geleceğimiz için uçak kaldırmayan THK, 28 yaşındaki AKP’li birinin Kudüs mitingine katılması için uçak havalandırmış!
O uçak babalarımızın, dedelerimizin Allah için kestikleri kurbanların derileriyle alındı.
28 yaşında bir velet uçup, mitinge getirilip, götürülsün diye değil!
Yangınlarımızı söndürsün diye verildi o deriler…
Ama gördük ki, kurbanlarımızın kanı gökte değil yerde…
Bu şahsa bu milletin uçağını kullanmasına izin veren dönemin THK Genel Başkanı Bertan Nogaylaroğlu’na ne demeli? Balyoz kumpasına uğramış Nogaylaroğlu’nun buna sessiz kalması kabul edilebilir mi?
Kim benim ve ailemin derilerinin üzerinden bu milletin hakkını yediyse, hakkım haramdır.
Dileğim odur ki, o kurbanlar kul hakkı yiyenlerin sırtına sırat köprüsünde yük olsun.
Yine utanmadık, utanmayacağız, yazıklar olsun!
Neyin niye oldugunu bilmem mumkun degil, ancak kimse Tanri’dan da daha merhametli degil, ben ve sen de dahil. Reenkarnasyon olabilir, icinde ruh olmayabilir, veya baska birsey de olabilir (Isa’nin goge yukselmesi gibi). Ama bunun uzerinden Allah yoktur demek ise hic dogru degil. Her gun gunes doguyor ve batiyor, saat gibi, hatta saat de ona gore ayarlaniyor. Bu bile tek basina kanitidir. Keramatini sorgulamak ayri ki bence haklisin, her insan olan bunu sorgular, sorulmasi gerekir bu sorularin. Ama Allah yoktur demek, ve bundan cikarim yapmak dogru degil. Sinav dunyasi, burada boyle yazdim diye Allah beteri ile sinamasin beni.
Ilahi ceza gelen, ibretlik olan cok insan gordum ben. Biraz dikkatli bakarsan sen de gorebilirsin belki. Populer magazinde mesela, Feto felegi sasdi, en tepeden yere cakildi. Hocaefendilikten ..nelige indirgendi. Saddam, kafasi koptu. Kaddafi linc edildi. Mubarek, zindana atildi sonra toz oldu. Baba bush, felc gecirdi, diskisini atamaz halde kuturum gitti. Bu adamlarin hicbirisi yataginda olmedi. Yani demem o ki, Allah hesabini gorur, yarina birakir ama yanina birakmaz kimsenin, ben de dahil. Bizi siniyor sadece. Mesela biz bu kadar bozukluk icinde oldugu kabak gibi ortada olan insanlara oy veriyor muyuz. Bu bozuk duzenin karsisindamiyiz, icindemiyiz. Kokain kacakciligi yapiyor muyuz. Sinav dunyasi. Yapan burada da ceker, o gun geldiginde hukmu de verilir.
Erdem bey,
Son 50 yıldır da THK fabrika ayarlarında değildi. Bir tek uçak bile geliştirip üretmediler. Ankara Etimesgut ta kurulu hava tünelleri gibi uçak üretilmesinde ve test edilmesinde kullanılacak laboratuvarları geliştirmek bir tarafa hurda haline getirdiler.
Kurban derileri ile hatırlı insanların çocukları paraşüt ile atlama ya da planör kullanma gibi zenginlerin hobisi olabilecek uğraşlara milli kaynaklar çarçur edilmiş. Bu nedenle de kurban derileri tekeline sahip olması iyice tepki çekmiştir.
Hala mı tanrılardan dileniyoruz!? Soruyorum size; acı içinde nefesini vermiş bi minik bebekten daha mı içten ve günahsız dualarınız? Ona cevap vermeyen Tanrı size neden cevap versin!.. Bırakın artık bu bin yıllık palavraları; Tanrı yok!
Cumhuriyet’ten önceki 16 Türk devleti neden yıkıldıysa bu son devletimiz yine aynı nedenle yok olacak. yönetenlerin ülke topraklarını kendi tarlaları gibi görmelerinden, har vurup harman savurmalarından.
Erdem bey artık yormayın kendinizi, sağlığiniza, ailenize özen gösterin..lakin etkinlik de verimlilik de yok..İyi kaldı mı, insanlık kaldı mı ki bu memlekette cesurunu isteyeceğiz…x kuşağı denen lanet kuşağın toprağa girmesi ve yeni nesillerin bu ülkeyi küllerinden doğurması gerekiyor..çaresizlik malesef çok acı..su ülkede 1000 yıl oncesindeki devletlerde yaşanan saray soytariliklari ve yokluklar yaşanmakta..vicdanlı insanlara acı acı ağlamaktan başka çare bırakmadılar..sanki Rabbim dahi yardım etmiyor Türk Milletine artık…
Haram yemek bunlarin geninde var. Yemeden duramazlar, yemeden once de mutlaka besmele cekerler. Bir de elini almis oraya koymus, ama fazla yukari almis lastik. Ne anlama geldigini dahi bilmeden. Emevi artiklari.
Allah büyüktür, hesap verdikleri günleri de Rabbim bize gösterir İnşallah! Söndürülemeyen ormanlarımızda yaşayan tüm canlıların hakkı var kurumlarımızı bu hale getirenlerin üzerinde.
Olmaz Erdem bey, boşuna haram edip vicdanınızı rahatlatmaya çalışmayın ; olmaz, olmuyor, olmayacak…
Bu dünyada eğer iyiler de kötüler kadar cesur olmadıkça Tanrı da cezalarını vermez bu kadar.
Sen cezasını verdi mi Tanrı vermiş oluyor yani. Ben bu zamana kadar bir tane İlahi ceza geldiğini görmedim kimseye.