Erdem Atay yazdı…
Önce Tunus’u, Mısır’ı…
Sonra yaklaşık 2 yıl Libya’yı konuştuk.
Sıra Suriye’ye gelmişti.
2010 yılından bugüne kadar 15 yıldır Suriye’yi konuşuyoruz ve konuşmaya da devam edeceğiz.
Ancak uzun yıllar yine dünya gündemine oturacak yeni bir coğrafya var: İran.
***
Hani yıllarca “ulusalcıların paranoyası” diye küçümsenen bilgi vardı ya: Önce Irak’ı bölecekler, ardından Suriye’yi, sonra sıra İran’a gelecek, son durak ise Türkiye…
İşte bu sözler söylenirken, “ne saçmalıyorsunuz” diyenler, bugünlere geldiğimizde sanki bu sözler hiç söylenmemiş gibi yapıyor.
Biz de yıllardır İran’a işaret ediyoruz.
Evet, sırada İran var. Bu çok net görünüyor.
İran’ı bölme ve parçalama için planlar yapıldı, şimdi tek tek istihbaratlar toplanıyor.
Yine bir kılıf uyduracaklar.
Yıllar önce Irak için “Kimyasal silah üretiyor”, “Kitle imha silahları var, bunu kullanacaklar” yalanlarını söylediler. Bunu gerekçe gösterip Irak’ı böldüler.
Suriye’de ise, “Nusayri azınlık, Sünni çoğunluğu yönetiyor, baskı ve zulüm var, Esad katliam yapıyor” dediler.
Sonra da bir bahane bulup paramparça ettiler ülkeyi.
Kaddafi de zaten diktatördü ve Libya da paramparça oldu.
İran için de, “Molla rejimi tehdidi”, “kadınlara zulüm”, “Nükleer silah üretecek”, vb. konular üzerinden çalışmalar başladı.
***
Son dönemde ABD Başkanı Donald Trump’ın arsızca her yere saldırdığını ve saldıracağını söylediğini görüyoruz.
İran’a da açık açık saldıracağını ifade etti.
Şimdi herkesin sorduğu soru: Ne zaman?
Bana göre koşullar birkaç aya olgunlaşır ve operasyon başlar.
Kehaneti bırakalım biz, şimdi güvenlik kaynaklarından edindiğim bazı iddiaları size aktarayım.
Malum, ABD İran’a geçen günlerde saldırı mesajı vermişti. Sonra da bu saldırıdan vazgeçmişti.
Öğrendiğim kadarıyla İran’a ABD tarafından Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden talepler iletildi.
Ben de bunları bir iddia olarak size aktarıyorum.
İddiaya göre, ABD’nin İran’a saldırmaması için yapılmasını istediği talepler şunlar:
– İran, Çin ve Rusya ile yaptığı tüm askeri anlaşmaları feshedecek.
– İran, Çin ile yaptığı ithalat ve ihracatı sonlandıracak ya da en az seviyeye indirecek.
– İran, Şangay İşbirliği Örgütü üyeliğinden çıkmayı hedefleyecek.
– Çin’in İran’da yaptığı yatırımlar durdurulacak, gerekirse el konulacak, bu şirketlerin İran’la bağlantısı kesilecek.
– İran, Devrim Muhafızlarını tasfiye edecek.
– İran, bölgede desteklediği, para ve silah lojistiği sağladığı örgütlerle bağlantısını koparacak, bu örgütlere destek vermeyecek.
– İran, halkın üzerine kurduğu dini ve idari baskıları sonlandıracak. Açık toplum politikası uygulayacak.
– İran, ulus devlet yapısından vazgeçecek. Federasyon gibi bir yönetim anlayışı benimsenecek.
– İran’da bulunan tüm bölgeler eyalete çevrilecek. Valiler ve idari yapıda görev alacak yetkililer merkezden değil, yerelde eyaletler tarafından yapılacak. Eyalet meclislerinin kanun yapma ve vergi toplama hakkı olacak. Eyaletler aynı zaman kendi askeri ve yargı sistemini oluşturabilecek.
– İran’daki petrol ve doğalgaz çıkarma lisansları ABD şirketlerine verilecek. Çıkarılacak olan doğalgaz ve petrolden İran’a yüzde 37 pay verilecek.
– İran, nükleer programlarını tamamen sonlandıracak, bugüne kadar yapılan zenginleştirilmiş uranyum İran’ın dışına çıkarılacak.
– İran, İsrail’e savaş tazminatı ödeyecek (Hamas’ın 6-7 Ekim saldırılarının arkasında İran’ın olduğu iddiası üzerine), İbrahim Antlaşmasına dahil olacak.
***
İddialar bunlar.
Her biri ABD’nin bugüne kadar var olan taleplerine çok benziyor.
Tabii ki, doğal olarak İran bu talepleri kabul etmeyecek. Sonra da kızılca kıyamet kopacak.
Peki İran nasıl bir yer olacak?
Bu sorunun cevabını kimse bilmiyor ve bilmeyecek, göreceğiz.
Tehlike çok yakınımızda.
erdem hocam,
aslında bu coğrafyanın çıbanı olup 1. ve 2. karabağ savaşları’nda ermeni’den yana olan, kafkaslarda daima bizi engellemeye çalışan, pkk yı destekleyen iran , lütfen bölünsün. başkentini basra’ya taşımaya başladı bile. zaten bölünecek.
selamlar.
İran’ın tarihi çok eskilere dayanıyor. İran ne Suriye’ye, ne de Irak’a benzer. Benim bildiğim kadarıyla İran halkı aynı Türkler gibi vatanlarına çok bağlılar. Ve sonuna kadar mücadele eder ve asla boyun eğmezler.
İnsana sorarlar senin annen güzel mi diye? İrana tabuta gir kendi göm diyorlar. Oysa İran bölgedeki tüm ülkeleri gömecek güce sahip, AB ve ABD ‘yi anasından doğduğuna pişman edebilir. İsrail ise çayın yanında çerez olarak yer.