Hüseyin Vodinalı yazdı…,
Prigozin ne ilk ne de son…
Paralı askerler en çok para verene çalışır.
Paralarını alamazlarsa kazan kaldırır.
Bizdeki izdüşümü Kurtuluş Savaşı’ndaki Çerkez Ethem’dir.
Osmanlı İstihbaratçısı amcası Banaz’daki çiftliğe göndermiş, orada saklanan küp küp altınlarla paralı ordu kurmuştur.
İpten kazıktan kurtulmuş mahkum ve asker eskileriyle önceleri iyi bir direniş göstermiş.
Ancak Mustafa Kemal Paşa düzenli orduya geçmeyi emredince isyana kalkışıp, “Kemal’i Meclis kapısına asacağım” demiş ve sıkıyı görünce Yunan’a teslim olmuştur.
Hainlik tam da budur.
Prigozin örneği özel savaş şirketi sistemi aslında ABD’den önce Fransa’da başlamıştır.
Napolyon savaşlarında azalan nüfus yüzünden 1830’da başlayan Cezayir işgali için 1831’de Kral Louis Phillipe’in emriyle kurulmuştu.
Fransa’nın Afrika’yı emperyalist kontrolü için kurduğu askeri lejyonlar, eski mahkumları, yabancı uyruklu maceracı servet avcılarını ve desperadoları bir araya getirmiş ve bunlar Afrika’da korkunç zulüm ve katliamlar yapmıştır.
Paralarını alamayınca isyan da çıkarmışlar, hatta 1960’larda NATO’dan çıkan Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle’e CIA emriyle suikast girişiminde bile bulunmuşlar.
Fransız lejyonu sistemini tarihteki Roma lejyonlarından almıştı. Romalılar da askerlere ücret ve ganimetten pay verirdi. Ama kendi halkı için savaşan Hun Türkleri’nin önünde saman gibi dağıldılar.
Osmanlı’nın askeri sistemi de esasen paralı askerlere dayanırdı.
Yeniçeriler sefere çıktıklarında ek ücret ve ganimetten pay alırdı.
Kürt Alayları da buna benzerdi. Hatta Osmanlı özerklik verdiği yerel yöneticilerinden en büyük kazığı yemişti. Kavalalı Mehmet Ali Paşa Mısır’ı kaptığı gibi bir de Osmanlı’yı işgale kalkışmıştı.
Modern zamanlarda ise ABD’nin Irak işgaliyle ortaya çıkan War Inc. yani savaş şirketleri Wagner’in öncülü oldu.
En meşhurları Blackwater idi.
Eski askerler ve istihbaratçılardan oluşuyordu. Irak’ta korkunç katliamlara imza attılar. 9 ülkede etkindiler, CIA için özel darbe operasyonları filan da yapıyorlardı.
Patronları Eric Prince’ın daha sonra Çin ile de çalıştığı ortaya çıkınca gözden düştüler.
Parayı veren düdüğü çalıyordu.
Bu özel savaş şirketleri de tıpkı çok uluslu şirketler gibi vatan millet tanımıyordu. En çok parayı verene çalışıyordu.
Wagner PMC ise SSCB döneminde Sankt Peterburg’da sosisli sandviç satan Yevgeni Prigozin, Putin ile tanışıklığı sayesinde başarı basamaklarını önce Kremlin’de şef, sonra lokantalar zinciri sahibi ve son olarak da Wagner’in başkanı olarak hızla tırmandı.
Pis suratlı Prigozin, eski asker ve mahkumlarla çalıştı.
Asıl görev yerleri Afrika idi.
Ama avukatları İngiltere’deydi!
Pek çok Afrika ülkesinde Rusya’nın işlerini gördüler.
Altın, elmas ve petrol işlerinden de nemalandılar.
En ünlü işleri Mali’de hükümeti korumak ve Libya’da Hafter güçlerine destek vermekti.
2014’te Kırım ilhakında da boy gösterdiler.
Ukrayna ise onların zirvesi ve muhtemelen sonu oldu.
Prigozin’in Bahmut savaşı esnasında Ukrayna ve batılı gizli servisleriyle bağlantı kurduğu ve Rus ordusu konumlarını düşmana verdiği bildiriliyor.
Burada kendisine hedef olarak Rusya Federasyonu Ordusu’nun üst kademesindeki Gerasimov ve Şoygu’yu seçti.
Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov ile Savunma Bakanı Sergei Şoygu’yu yolsuzluk, beceriksizlik ve ihanetle suçladı.
Putin’in sessizliği sanki kendisini onaylıyormuş gibi tercüme edildi.
Ancak Putin’in en büyük ikinci hatası Wagner’i cephe savaşında kullanmaktı.
Birinci hatası ise Ukrayna savaşını “Özel Askeri Harekat” olarak sınırlı düzeyde tutma kararı oldu.
Şoygu ve Gerasimov’un Wagner üyelerini düzenli orduya geçirme kararı ile ipler koptu.
Prigozin’in emriyle Wagner birimleri Rostov na Don isimli Rus şehrini resmen ele geçirdi.
Zamanlama ise manidardı.
Tam da Rus ordusunun Ukrayna karşı saldırısını ezdiği ve büyük başarı gösterdiği bir zamanda bu arkadan bıçaklama olayı meydana geldi.
ABD ve batı dünyası çok mutlu oldu.
Daha önce “Soykırımcı savaş suçlusu” olarak tanıtılan Wagner batı basınında aniden “Yolsuzluklara isyan eden gruplar” oluverdi.
Rusya’dan kaçan oligarklar Wagner’e destek verdi.
Rusya’da ise Komünist Zyuganov’dan, Çeçen Kadirov’a, Ortodoks Dugin’den Çarist Medvedev’e tüm devlet ve kamuoyu Putin’in arkasında toplandı.
Şimdi ortada 15 Temmuz FETÖ/NATO kalkışmasına benzer bir durum var.
Muhtemelen kazananı Putin olacak.
Halkın gözünde savaş kahramanı olan Prigozin vatan haini bir haydut olarak tasfiye edilecek.
Putin’in istediği sıkıyönetim ve devlette hassas Fetö pardon Wagnerci/Batıcı temizliği yapılacak.
Ordu güçlendirilecek ve seferberlik ilan edilecek.
Savaş, artık özel askeri operasyon olmaktan çıkarılıp topyekün savaşa evrilecek.
Ukrayna liderliği tasfiye edilecek. Ukrayna’nın Karadeniz’e çıkışı kapatılacak.
Polonya eliyle Belarus’ta yapılmak istenen darbe ezilecek.
Benzer şekilde Moldova’daki batı yanlısı yönetim devrilecek.
Son olarak Prigozin’in arkasında en aktif unsur olan İngiliz MI6’e ağır bir darbe vurulacak.
ABD ve NATO’ya karşı nükleer kart masaya konacak. Aslında kondu bile.
Putin, hipersonik nükleer yıkım ailesinden Kinjal, Zirkon, Sarmat ve Poseidon kare asını bu kalkışmadan 4-5 gün önce açmıştı.
Lejyoner hastalığı dediğim şey, yani paralı askerlerle vatan savaşı yürütme işi tam bir saçmalıktır.
Türkiye’de de AKP’nin ÖSO macerası bugünlerde acı meyvelerini veriyor.
Bunların içindeki IŞİD ve El Kaideciler hem Suriye’de hem Türkiye’de aleyhte işler çeviriyorlar.
IŞİD hatta PKK ile bile işbirliği yapıyor.
Çünkü dünyadaki terör örgütlerinin büyük çoğunluğu batılı gizli servislerin, en başta da CIA ve MI6’in kontrolündedir.
Bunlar da doların yeşilini kutsal görür.
Vatan para karşılığı savunulmaz, ucunda ölüm vardır, asker ve polis maaş da alsa para için değil, ailesi ve milleti için kendisini ateşe atar. Gerekirse bu uğurda şehit veya gazi olur!
1980 sonrası ortaya çıkan neoliberalizm her şey gibi, savaşı ve askerliği de paraya tahvil etti.
Bugün tüm dünyada özel ordular fink atıyor.
Ama hiçbirine güvenilmiyor.
Sonuçta iş, en çok parayı kimin verdiğine bakıyor.
Sosisli satıcısı, tipi kayık Prigozin örneğindeki gibi.
paralı asker lidyalılara yaramadı, perslere yenildiler. blackwater ise ayrı bir tam ordu gibi. öso, öss sorusuna benzemez, o sınavı burnumuza sürttürürler, kazırlar, yakalatırlar, eleyici sorudan feleğin çemberi gibi. aptallar ülkeyi ve dünyayı yönetirken as birincil meseleler yerine sizin lejyonerlerin uçkur keyfini konuşuyoruz. düşük zekalılar dünyayı yönetiyor, çimen ot fare gibiyiz ya, çok muhtaç olduğumun adamları bizi eziyor.
Rusya’dan hiç bir şey olmaz. Bu savaş gösterdi ki Rusya kağıttan kaplandır ve bölünmesi yakındır. Wagner kendi söyledi günde binden fazla rus askeri ölüyor ama Rusya az gösteriyor diye. Hergün bin kişinin öldüğü şeyin adı zaten topyekün savaştır, operasyon değil! Rus askeri eğitimsiz, teknolojik olarak çok geri kalmış. Bir eski model nükleerleri var onu da kullanmayi kimse aklından bile geçirmez.
Görevden alınmasını istediği iki kişinin de TÜRK olması ne garip..,
Böyle bir günde ABD uşağı Kadir’e davet gönderenlerin bu tesadüfü ısgalaması ne garip…
Osman Başıbüyük yazılarını tavsiye ediyorum sana. Bi oku lütfen bu kadar bildik bildik yazma
Anzavur deseniz belki anlaşılır ama kuvay-i seyyariye’ yi vatan hainliği ile suçlamak, ya cahilliktir yada kötü niyettir. Dedem Çerkez Etemin kuvvetlerinde savaştı, kuvay-ı seyyariye Ethem Bey tarafında kardeş kanı dökülmemesi için dağıtıldıktan sonra düzenli orduya katıldı ve kurtuluş savaşında Şehit düştü. Manyas – Bandırma – Karacabey – Susurluk buradaki çerkeskerin yaşlılarını gezin bir de tarihi onlardan dinleyin.
Kendilerini ve varsa yerlerini Rusyadan Rusdan koruyamayıp Türk yurduna sığınanlar günler geçip kendilerine yapılan yardım ve büyük fedakarlığı unutunca Türke düşmanlık ediyorlar. Günümüzde görüyoruz. Bilinmelidir ki Türklere ihanet edenlerin sonu kendileri açısından hiç bir güzellikle sonuçlanmamıştır. Yorumlarda hala gerçekleri çarpıtmaya çalışanların olduğunu görüyoruz. Çerkez ethemin ne olduğunu tarih yazmış ve göstermiştir. bundan ötesi onu hala kahraman MIŞ gibi göstermeye çalışmak beyhuda çabadır. MIŞ gibi anlatmaktır.