Hüseyin Vodinalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. NATO aşkı bambaşka… Altılı değil Atlantik ittifakı

NATO aşkı bambaşka… Altılı değil Atlantik ittifakı

Hüseyin Vodinalı yazdı

Rusya Ukrayna’ya girdi, asıl savaş bizde çıktı.

NATO’cular Atatürkçüleri “Rusçu” olmakla suçlamaya başladı.

Tarafsız kalalım, bu bizim savaşımız değil diyoruz, adam Ali Kemal’in torunu tabii, “ihanetle suçluyor”.

Yahu kime ihanet.

Senin sahibin ABD’ye mi?

Nazilerin mirasını devralan NATO’ya mı?

Afedersin, koy bi taraflarına rahvan gitsin.

Nazi mirası dedim de.

Gerçekten Naziler NATO’yu belirleyici güç oldu.

Buraya bir paragraf açmadan 6’lı ittifaka gelemeyeceğim.

Nasıl mı oldular?

Anlatayım.

2. Dünya Savaşı sona erdiğinde Alman General Reinhard Gehlen, Amerikalıların eline geçti.

Gehlen kıymetli bir esirdi.

Nürnberg’e gitmedi.

Virginia Langley’e düştü yolu.

 width=

Çünkü Nazi Almanyası döneminde, Sovyetler’deki Nazi işbirlikçisi ajanların komutası ve kayıtları  ondaydı.

Gehlen CIA için Sovyet Masasını kurdu.

Bizim de tanıdığımız Ruzi Nazar gibi eski Nazi ajanlarını CIA’ye transfer etti.

Ruzi Nazar da mesela Enver Altaylı ve bugün siyasetteki pek çokları gibi devamlılıkları sağladı sonra.

Gehlen daha sonra Almanya’ya iade edilecek ve burada Almanya’nın yeni Alman Gizli İstihbarat Teşkilatı Bundesnachrichtendienst (BND) başkanlığına getirilecekti.

Buradan da anlaşıldığı gibi BND denen teşkilat aslında CIA’ye bağlıydı.

Ford’un Alman versiyonu gibi!

Gehlen istisna değildi.

Yüzlerce, hatta binlerce eski Nazi, Soğuk Savaş’ta ABD, İngiltere ve Kanada’da iş buldu.

Bunlar NATO ve CIA için yeni ve yaratıcı kitle katliam politikaları oluşturdu.

Kendisi de eski bir Nazi olan Şansölye Konrad Adenauer yönetimindeki Batı Almanya, 1954’te NATO’ya katıldı.

Gehlen’in dönemin CIA Başkanı Dulles ile iyi ilişkileri sayesinde, NATO Nazileri örgüt içinde yüksek pozisyonlara atadı.

General Hans Speidel, 1957’de AFCENT’in (Orta Avrupa Müttefik Kuvvetler) başkomutanı oldu.

Nazi Amiral Friedrich Guggenberger, Washington’daki son derece önemli NATO askeri komitesine katıldı.

Hitler’in karargahında olan ve Gehlen’in eski şefi General Adolf Heusinger ise Avrupa’daki Müttefik Güçler Yüksek Karargah (SHAPE) başkanı oldu.

 width=

Gehlen Nazi’lere iş bulmakta mahirdi.

Bunların arasında, SHAPE’deki Genelkurmay Başkan Yardımcısı (İstihbaratçı) İngiliz Tümgeneral Charles Traver’ın yardımcısı olan Albay Hennig Strumpell da vardı.

Albay Heinz Koller-Kraus, Speidel’in AFCENT’inde lojistik başkanlığına getirildi.

Gehlen’in diğer pek çok Nazi arkadaşı da CIA ve NATO’da önemli görevlere getirildi.

Nazilerin NATO’ya entegre olması ile Hitler’in “Nieue World Ordnung”u da İngilizceye çevrilerek, “New World Order” (Yeni Dünya Düzeni) olarak Berlin’den Washington ve Batı Avrupa başkentlerine taşındı.

Naziler NATO derin devleti olan Gladyo’nun fikir babaları ve uygulayıcılarıydı.

Tek amaç solcuların iktidara gelmesinin önlenmesiydi.

Almanya’da Türklere karşı neo Nazi cinayetlerinin çoğu BND’deki eski Nazi kökenli istihbaratçılar tarafından tezgahlandı.

70’lerde İtalya’da solcu Başbakan Aldo Moro’yu kaçırıp öldürdüler.

1991’de Yugoslavya’nın parçalanmasında da eski dostları Hırvat Nazileri olan Ustaşi’ler göreve çağrıldı.

Yugoslavya’da kardeş katlinde ilk tetiği çeken de bu Ustaşiler oldu.

Naziler, NATO ve ABD’nin Afganistan, Irak, Suriye ve genel olarak BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) denilen saldırı planlarında doğal olarak geri çekilip yerlerini El kaide, IŞİD gibi yine made in USA terör örgütlerine bıraktı.

Nazilerin oyun alanı, Avrupa ve özellikle de Doğu Avrupa – Rus coğrafyasıydı.

Sıra Ukrayna’ya geldiğinde arşivden Bandera çıktı.

Bandera, 2. Dünya savaşında Nazilerle işbirliği yapan faşist bir Ukrayna milliyetçisiydi.

Yugoslavya’da olduğu gibi Ukrayna’yı bölmek için de işte bu Bandera’nın cebinden çıkan Naziler kullanıldı.

 width=

Yani uzun sözün kısası NATO dediğimiz savaş örgütü DNA’sında Nazi ideolojisini taşır.

Türkiye’nin üye olması ise jeopolitik bir zorunluluktan başka bir şey değildir.

Yerimiz o kadar değerli ki.

Soğuk Savaş’ta Türkiye’yi yanına çeken bu savaşı kazanacaktı ve kazandı da.

Türkiye ileri karakol ülkesi ve ucuz asker deposu olarak görüldü.

Hiç bir zaman ciddiye alınmadı, adam yerine konmadı.

Yemediğimiz kazık, uğramadığımız zarar kalmadı.

NATO eliyle Türkiye’de bir Amerikancı burjuvazi (TÜSİAD) ve bürokrasi (asker-diplomat-ekonomist) yaratıldı.

Bunların Kabesi Washington’du.

Birazcık da Brüksel diyelim.

İşte bugün geldiğimiz noktada Amerikancı azgın azınlık, Türkiye’yi NATO’nun peşinden yeni bir felakete sürüklemeye çabalıyor.

İktidardaki AKP zamanında BOP taşeronu olmasına rağmen gelinen son noktada daha sağduyulu davranırken, şaşırtıcı biçimde muhalefet cephesi NATO fanatiği gibi davranıyor.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Kargadan başka kuş, Batı’dan başka dost tanımam”, “NATO’ya karşı olmayın, zevk almaya bakın” derken, şimdilerde Erdoğan’ın yedek kulübesinden çağırdığı en Amerikancı Tansu Çiller’in İçişleri Bakanı Meral Akşener ise daha da ileri gidip Rusya’ya savaş açmaya kalkıyor.

Altılı ittifak değil de, Kuzey Atlantik İttifakı (North Atlantic Treaty Organization) sanki.

Deva ve Gelecek Partisi desen zaten BOP görevlileri tarafından yönetiliyor.

Birisi Irak’ın işgalinde dolar üzerinden pazarlık işlerini yürütüyordu, diğeri Suriye’nin iç savaşa sürüklenmesinde Hillary faşistinin çak arkadaşlığını yaptı.

 width=

Arap Nazileri olan IŞİDçilere “öfkeli gençler” demişti.

Saadet Partisi ve Demokrat Parti en masumları gibi gözükse de onlar da geleneksel NATO partileri.

Ha bir de yedinci ve görünmez ortak var ki, o zaten Amerika’nın kara gücünün siyasi kolu.

NATO faşizan bir savaş örgütüdür.

NATO bir savunma örgütü değildir.

Amerika’nın üye ülke üzerindeki mutlak kontrolünü sağlamakla görevli bir gizli hükümet sistemidir.

Ukrayna örneği ortada.

İşgalci Rusya ne kadar suçlu olsa da, asıl olayları provoke eden Kiev’deki Neo Nazi hükümettir.

Bunlar tüm Ukrayna halkını ateşe atmıştır.

Bizim yaşadığımız Suriye macerası bile bu derece değildir.

Türkiye burada Finlandiya modelini uygulamalı ve tarafsız kalmalıdır.

Montrö’yü gözü gibi koruyup, dengeli bir siyasetle en az zarar, maksimum fayda ile bu hengameden çıkmalıdır.

En nihayetinde bu savaş bizim savaşımız değildir.

Avrupa’nın meselesidir.

Rus medyasıyla başlayıp, işi kediyi, köpeği, Çaykovski ve Dostoyevski’yi bile yasaklamaya vardıran Avrupa, bugün Nazileri aratmamaktadır.

Ukrayna’da ellerinde meşaleyle gece turuna çıkan Naziler, oradan tüm Avrupa’ya yayılmaktadır.

Güvenliğiniz için NATO’cu ve Amerikancılardan sakınınız.

Tekrar ediyorum bu savaş bizim savaşımız değil.

Bu Amerika ile Rusya’nın, Nazilerle – Rusların savaşıdır.

Bizim yerimiz, Mustafa Kemal Atatürk’ün yanı, Türk Bayrağının altıdır.

Türk Milleti en kısa sürede yerli ve milli bir alternatifi yaratmalıdır.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

8 Yorum

  1. 5 Mart 2022, 23:00

    Demek ki NATO’nun neonazilerine karşı tarafsız kalmak Atatürkçülük oluyor kusura bakmayın burada tarafsız olmak Amerika’dan yana taraf olmaktır

  2. 4 Mart 2022, 11:20

    Yüreğinize, aklınıza, bilincinize sağlık sayın Vodinalı.

  3. Bu 6 kişinin herbiri 6 Ok’un birine karşı. Davud milliyetçiliğe karşı, Temel laikliğe, Babacon Devletçiliğe…. Chp’ye sorsan Atatürk partisi, yersen! Benim hala umudum var. @Veryansın

  4. T.C vatandasi diye bir vatandaslik yok O nun dogrusu Turk vatandasi hatta daha da turkcesiyle Turk yurttasligidir. Siz hic kendini UK vatandasi olarak tanimlayan ingiliz ya da kendini DE vatandasi olarak tanimlayan alman ya da FR vatandasiyim diyen fransiz gordunuz mu.

  5. Aydınlatıcı bir yazı olmus.Sizin gibi yazarların daha gorunur olması temenni ederiz.ozellikle nato romantizminin arttığı bu gunlerde.

  6. Rusya Asya’yı esaretten çıkaracak!!!!

  7. Bu yazıyı duvara asın

  8. 3 Mart 2022, 22:12

    Durum, bu kadar net ortaya boyle konulur ,varolunuz sayin Vodinali.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!