Naci Beştepe
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Ukrayna-Rusya ve Türk aydınlar savaşı

Ukrayna-Rusya ve Türk aydınlar savaşı

featured

Naci Beştepe yazdı…

Rusya Ukrayna’ya taarruza başladığından bu yana Türk kamuoyunda aydınlar savaşı da alevlendi.

Büyük çoğunluk iki cephe oluşturdu.

Rusya’yı haklı bulanlar, ABD-NATO ‘yu destekleyenler.

Rusya’yı haklı bulanlara göre;

a. ABD emperyalisttir.

b. ABD, NATO’yu da kullanarak Rusya’yı kuşatmaktadır.

c. Rusya güvenliği için ve emperyalizme karşı savaştığı için haklıdır.

d. Rusya’nın saldırısını haksız bulanlar ABD emperyalizmini destekleyenlerdir. BİDEN tayfasıdır. BİDEN muhalefetidir.

ABD-NATO’yu haklı bulanlara göre;

a. Rusya da emperyalisttir.

b. Saldırganlığa asla taviz verilmemelidir.

c. Sorunlar siyasi yollardan çözümlenmelidir.

d. Ekonomik yaptırımlar, Rus zenginlerinin mallarına el konması yerindedir.

e. Rus sporcularının ve takımlarının, Rus müziğinin, Rus yazar-çizer-sanatçılarının, hatta Rus kedilerinin dışlanması yerindedir.

Özetle; siyah ve beyaz vardır, gri renk değildir.

UZLAŞMA KÜLTÜRÜNDEN YOKSUNLUK

Ben, yaşananları aydınlarımızın uzlaşma kültüründen yoksun olmasına bağlıyorum.

Son yıllarda siyasetin toplumumuzda derinleştirdiği kutuplaşma- ayrışma olgusunun da bu kültürden uzaklaşmayı kamçıladığını düşünüyorum.

Neden, “Sizin görüşlerinize katılmakla beraber ben şöyle düşünüyorum” veya “Sizin görüşlerinize saygı duyuyorum ancak ben şu bakımdan sizden farklı düşünüyorum” vb. ifadeler kullanılmaz ki.

Madem herkes ulusunu, vatanını seviyor ve onun çıkarını düşünüyor neden farklı yaklaşımlara düşmanca yaklaşılıyor.

Herkes aynı düşünmek zorunda mı?

Daha ileri gideyim, herkes olaylara tek yanlı bakmak zorunda mı?

“Rusya kışkırtılmıştır, güvenliği risk altına girmektedir ama bir ülkeyi toptan işgal etme, milyonlarca insanı perişan etme hakkı yoktur” denemez mi?

“ABD-NATO, Rusya’nın saldırılarına karşı yaptırımlarda genel olarak haklıdır ama Ukrayna’yla ikili oynayarak Rusya’yı savaşa kışkırtmıştır. Savaşın sebeplerinden biridir.

İnsanlığa mal olmuş sanat ve sanatçılara karşı yaptırımları yanlıştır” denemez mi?

Vatandaşlar birbirini yaylım ateşine tutarken devleti yöneten Cumhur İttifakı’nın tepesinde bile anlayış-siyaset birliği yoktur.

RTE, savaşın ana sebebinin üzerin üzerine giderek ”NATO genişlemelidir” derken ortağı Bahçeli ”NATO’nun büyüme arzusu sınırlandırılmalıdır” demektedir.

Oysa başta siyasilerin ulusal bekamızı göz önüne alarak herkesin kabul edeceği ve destekleyeceği bir ulusal politika oluşturmaları, bu politikayı meclise ve ulusa anlatmaları gerekmez mi?

ABD’yi destekleyenleri, muhalefeti neredeyse vatan hainliği ile suçlayanlar RTE’nin bu açıklamasını neden duymazdan gelirler?

Hem karşı fikirlere saygı duyulması hem de iki yönlü düşünülmesi doğru aydın davranışı değil midir?

Konuyla ilgili en güzel cümleyi Sayın Yavuz Alogan’ın VERYANSIN’daki yazısından alarak aktarıyorum:

“Bu savaşta kimin haklı ve masum, kimin haksız ve suçlu olduğunu tartışmak, benzetme yoluyla faşist ya da demokrat vs güçler bulmaya çalışmak ve taraf tutmak tam bir ahmaklıktır.”

SAVAŞ NEREYE KADAR GİDER?

Gelelim savaşla ilgili görüşlerime.

Rusya inkar ederken ABD istihbaratı Rus yığınaklanması ve hazırlıklarını görüp “Rusya saldıracak” demişti. Doğru çıktı.

Rusya’nın açıklamaları sadece Donbas bölgesine yönelik sınırlı bir harekat yapacağını düşündürüyordu. Ancak yığınaklanması açıklamaları ile örtüşmüyordu.

Sonuçta üç cepheden taarruza geçti.

Savaşı başlatmadan önce açıkladığı koşullarını başladıktan sonra da yineliyor.

Bu kadar geniş cepheden saldırısını; isteklerini kabul ettirmeden çekilmeyeceği, pazarlık masasında kuvvetli olmak için yaptığını düşünüyorum.

Donbas bölgesine ilaveten Karadeniz’de kıyı sınırlarını genişletmeyi ve donanmasını güvene almayı sağlayacak AZAK Denizi’ni tamamen kontrol altına alacak bir bölgeyi işgal ve ilhak edeceği anlaşılıyor.

Dinyeper Nehri’nin doğusundaki Ukrayna topraklarını ilhak edeceğini sanmıyorum. (İsteklerinin kabul edilmesi parantezi çerçevesinde)

Buna kalkışırsa ekonomik yaptırımların süresi ve şiddeti uzar. Halk desteğini de kaybeder.

Sonuç ne olursa olsun savaşın yüzü çirkindir.

Montrö’yü bize bırakan Atamıza bir kez daha minnetlerimi sunuyorum.

Montrö’yü korumamız gerektiği yolunda açıklama yapan yurtsever amirallerimizi selamlıyorum.

Yurtta barış, dünyada barış…

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Türkiye de münevver var mı acaba üniversite de hoca sormuştu bu soruyu arkadaşların verdiği cevaplardan ikisini yazayım biri murat bardakçı diğeri okan bayülgen demişti

  2. İyi olasi Turk abd (yunan) savasinda da taraf olmayiz.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!