Nejat Eslen
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. ‘Aslolan iç cephedir’

‘Aslolan iç cephedir’

featured

Nejat Eslen yazdı…

Değerli okurlar,

Gazi Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı stratejisi öncelikle iç cepheyi güçlendirmeyi, bu amaçla isyancılarla, bozguncularla, hainlerle mücadele etmeyi, bunu başardıktan sonra da Atayurdu’nu işgalci yabancı güçlerden temizlemeyi esas almıştı.

Gazi Mustafa Kemal işte bu nedenle “aslolan iç cephedir” demişti.

Günümüzde de iç cepheyle ilgili ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğumuz bir gerçektir.

Günümüzde de aslolan iç cephedir.

Günümüzde de öncelikle iç cephenin güçlü tutulması gerekmektedir.

İç cepheyle ilgili sorunların tespitini ve çözüm önerilerinin geliştirmesini amaçlayan iki yazımda konu ile ilgili düşüncelerinizi ve önerilerinizi paylaşmanızı istemiştim.

Gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim.

Önerilerin tamamını dikkatle okudum ve onlardan yararlanarak iç cephe ile ilgili sorunları aşağıdaki maddeler halinde sıralamaya çalıştım. Bu liste önerilere açıktır, geliştirilebilir.

İÇ CEPHENİN SORUNLARI:

-Batı’nın dayattığı ve bizi Batı’ya bağımlı kılan, gerçek büyümeyi mümkün kılmayan ekonomik kalkınma modeli, ekonomik ve finansal yapıdaki yozlaşmalar sorunu. Türkiye’nin bünyesine en uygun kalkınma modelinin tercih edilmesi, ekonomik kaynakların korunması, verimli kullanılması, üretim önceliklerinin belirlenmesi, üretim ekonomisine geçiş sorunları. Gelir dağılımındaki adaletsizlik. İşsizlik, yoksulluk, bağımsız kararlar verilmesini önleyen dış borçların elimine edilmesi, yolsuzlukların önlenmesi sorunları.

-Siyasette yozlaşma sorunu. Muhalefet partilerindeki zafiyet. Dış güçlerin iç siyasetteki etkisi, siyaset dışı aktörlerin iç siyasette giderek artan rolü. Parlamenter sistem ve güçlü meclis ihtiyacı. Giderek artan siyasi kutuplaşmalar sorunu.

-Eğitim sistemindeki yozlaşma, diplomalı umutsuzlar üreten eğitim sistemi, cemaat ve tarikatlerin eğitim sistemi üzerindeki etkisi, insana yatırımda yetersizlikler. Genç beyinlerin yabancı ülkelere göç sorunu. çağdaş eğitim sistemine ihtiyaç, eğitim sisteminde reform ihtiyacı.

-Hukuk sistemindeki yozlaşma sorunu. Hukukun üstünlüğünün sağlanması, anayasanın ve yasaların geçerli kılınması, hukuk önünde her bireyin eşitliğinin, adaletin sağlanması, siyasetin hukuka müdahelesinin önlenmesi sorunu. Hukukta reform ihtiyacı.

-Milli bilinçten, Atatürk milliyetçiliğinden, cumhuriyet değerlerinden sapmalar, millet kavramı yerine ümmet kavramının ikamet edilmesi sorunu. 

-Dış güçlerin Ortadoğu’yu şekillendirme gayretlerinin Türkiye’nin içinide ve yakın çevresinde ürettiği güvenlik sorunları. Bitmeyen, bitirilemeyen terör sorunu.

-Suriyeli göçmenler sorunu.

-Medyanın kontrolü ve medyadaki yozlaşmalar sorunu.

-İklim değişikliğinin (küresel ısınma) ve yeni pandemilerin iç güvenliği olumsuz etkileme potansiyeli sorunu.

-İç cepheyi güçlendirmek amacı ile dayanışma, organize olma sorunu.

Amacım, bundan sonraki safhada, gönüllü uzman okurların yazacağı, sorunu, durumu ve önerileri kapsayan makalelerle ‘’İç Cepheyi Güçlendirme Tedbirleri’’ kitabını oluşturmak, geleceğe doğru bir adım atmaktır.

Bu amaçla aşağıdaki, geliştirdiğim stratejik düşünce yönteminin kullanılmasının uygun olacağını düşünmekteyim.

 /></p>
<p>Bu girişimi Veryansın Tv’ye anlatmak, desteğini sağlamak çabası içindeyim.</p>
<p>Bu girişim, ayrıca okurla Veyansın arasında iletişimi geliştireceği için de önemlidir.</p>
<p>Bu çalışmanın asıl amacı, iç cephenin önemini vurgulamak, iç cephenin çökmesi durumunda yaşanabilecek felaketi hatırlatmaktır.</p>
<p>Saygılarımla.</p>
</div></div>	<div class=

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17 Yorum

  1. 7 Mayıs 2021, 07:44

    Konsep kısmından önce herşeye niçin iç cepheyi güçlendirmeliyiz sorusunu sorarak başlamayı öneriyorum. Niçin iç cepheyi güçlendirmeliyiz, çünkü: kendi ayakları uzerinde durabilen bağımsız bir ulkede yaşamak istediğimiz için, kendi yöneticileri ve başka ulkeler tarafindan sömürülmeyen, adaletli bir gelir dağılımina sahip olarak yaşayan bir halk olabilmek için, sorunlarimizi birbirimizi ötekileştirmeden herkesin görüşünü alarak konuşarak birlikte çözebilmek için, benim aslında bir başka sen olduğumu unutmamak için …

  2. Sayın Nejat Eslen,
    İç çepheyi güçlendirmek için şu elinizdeki VeryansınTV medya ortamı aracılığıyla yapılabilir.
    1. İç cepheyi güçlendirme için bir ekip oluşturulmalı.
    2.Ekip “iç cepheyi güçlendirme” adına kamuoyuna açıklama ve bilgilendirme yapma yetki ve sorumluluğu olmalı.
    3. İç çephe ancak doğru ve hızlı bilgiyle kamuoyu oluşturabilme.
    4. Güçlü bir çekim merkezi iç cepheyi şekillendirebilir. Bunun için asgarı tanım ve kabullere ihtiyaç vardır.
    5.iç çepheyi güçlendirme ekibi öncelikli hedefi, somut olaylar ve gelişmeleri doğru analiz edip kamuoyunu bilgilendirmeli. Bu bilgilendirmede amaç iktidara veya muhalefete laf yetiştirmek olmamalı.
    Gerçekleri kamuoyu ile ödünsüz ve bağımsız paylaşmalı. Laik Türkiye Cumhuriyetine destek verecek tüm örğüt ve partilerin tabanları veya taraftarları dikkate alınarak tavır alınmalı.
    6. İç cepheyi güçlendirmek için kamuoyu bilgilendirme ekibi başarılı olursa, iç cepheyi örgğtleyip güç merkezi yapmak kolay olacaktır.

  3. 4 Mayıs 2021, 11:48

    Tümüyle katılıyorum. Sorun ortada kafa karışıklığı herkese sirayet etmiş durumda aslında kurtuluş savaşından dahi fikri anlamda zayıf bir durumdayız. Böyle bir durumda esasen yılların birikimi olan yanlışlarla üzerimize çekilmiş örtünün herhangi tek bir adrese fatura edilmesi hiçbir fayda sağlayamaz üstelik adil ve mantıklı da olamaz. İç cepheyi güçlü tutmanın en etkili yolu ben bu memlekette barış ve güven içinde bütün milletimle birlikte yaşamak istiyorum diyen herkesle birleşmekten geçiyor. Yeni bir doğru yanlış tasnifi yapmak için yeteri kadar zamanımız kalmadığını düşünüyorum.

  4. 4 Mayıs 2021, 09:57

    ‘-Ben öncelikle iç cephe yerine ulusal birlik denmesini öneririm.
    -Sonra, ülkemizdeki sorunun bir rejim sorunu olduğunu koyarak, hazırlanan taslak bir anayasa temelinde, tam bağımsızlığı hedefleyen bir programla, ulusal birliğin sağlanması doğrultusunda hareket etmek.
    -Kısaca halkın hukukunu savunacak bir ulusal birlik programı ve hareketi.
    -Anayasa taslağının içeriği 1960 Anayasası nı temel almalı.

  5. Türkiye iç çephe ancak ,Atatürk’ün osamanlının son zamanlarından , Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına kadar vermiş olduğu gerek tarikatlar,gerek dış güçlerle işbirliği içinde olan vatan hainleriyle kendisinin ileri görüş zekasıyla bunları bastırmış gereğini yapmış, şimdi ise kimin gerçek vatan perver kimin vatan haini olduğu kestirmek ve buna müdahale edecek güç ancak milletin ta kendisi olduğunu belirtmek isterim . Tarih de bunu göstermiştir.İleri zeka ve Halk dayanışması gerisi tefarruat.İlk önce adalet ,eğitim

  6. 3 Mayıs 2021, 22:07

    bu devlet yapısıyla bir yere gidilmez. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet sistemi Ata’nın ölümünden sonra dış güdümlü darbelerle kontrol edilmeye başladığında zaten herşey bitmiştir. sömürge haline gelmiş bir ülkede nasıl iç cephe tesis edilecek? iktidarlar, yöneticiler, bürokratlar ülkeyi vatan değil, çiftlikleri olarak gördüler görüyorlar. tıpkı önceki yıkılan Türk devletlerinin yönetiçileri gibi.

  7. 3 Mayıs 2021, 19:00

    Haluk Bey, değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Benim şema ile önerdiğim iç cepheyle ilgili her tür soruna, yani eğitim, hukuk, ekonomi, iç güvenlik… gibi uygulanması mümkün olan bir yöntemdir. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nda uyguladığı ve Nutuk’ta anlattığı yöntem ise Kurtuluş Savaşı stratejisinin tümüyle ilgili bir yöntemdir. Benim amacım iç cepheyi olumsuz etkileyen her sorun için okura bir makale yazdırmak ve her sorun için bu yöntemi kullanmaktır. Yani yazılması düşünülen makalede önce durum tespiti yapılmalı, sorunlar ortaya koyulmalı, bu sorunların çözümü bir hedefe dönüştürülmeli, bu hedef için güç tanımlanması yapılmalı ve hedefe ulaşmak için nasıl bir yöntem uygulanacağı belirlenmelidir. Atatürk iç cephenin önemini sizin de ifade ettiğiniz gibi Büyük Taarruz’dan önce vurgulamıştır. Ancak bu Atatürk’ün Kuruluş Savaşı stratejisinde önceliği iç cepheye verdiği gerçeğini değiştirmez. Bu çabalar sonunda inşallah ortaya çıkacak kitaba katkılarınızı beklerim. Saygılar.

    Nejat Eslen

  8. 3 Mayıs 2021, 15:52

    Sayın Nejat Eslen
    Bizimle paylaştığınız şema üzerine görüşlerimi iletmek isterim. Şema; GÜÇ-HEDEF ilişkisi ve bunlara ilişkin bazı sorulardan oluşuyor. Bu şemada nedensel gerçeklik, neden-sonuç ilişkisini görülmüyor, dolayısıyla da gerçekliklerin-objektif değerlendirmelerin (neden-sonuç bağlamının) dışına düşüleceğinden kaygılandım.
    Yaklaşımım kısaca söyle:
    1. Nutuk “1919 yılı Mayıs’ının 19’uncu günü Samsuna çıktım. Genel durum ve görünüş şöyleydi” diye başlar. M. Kemal burada ülkenin içinde bulunduğu iç ve dış durumu özetler. Ardından da ana hedefi gölgeleyebilecek hiçbir konuya girmeden “kurtuluş yollarını” ve kendi kararını dile getirir. Hedefi tanımlar. Böylelikle de neden Samsun’a geldiğinin nedenlerini ve yapılması gerekeni açık ve net bir şekilde dille getirir. Bunları tabiî ki siz de biliyorsunuz. Ben sadece M. Kemal’in Nutuk’ta yazdıkları üzerinden YÖNTEM’ine dikkatinizi çekmek için konuya böyle girdim.
    2. Bizden sonra bağımsızlık savaşı veren ve bağımsızlığına kazanan tüm ülkelerde, siyasi önderlerin bu YÖNTEM ile hareket ettiklerini hatırlatmak isterim. Önce ülkelerin iç ve dış sorunları üzerinden bir esas-ana sorunu dile getiren bir “durum tespiti” yaptıklarını ve buna uygun bir kurtuluş yolu tarif ederek gücü de bu zeminde oluşturduklarını görürüz.
    3. M. Kemal’in dile getirdiği “temel olan iç cephedir” anlayışı, 1919 yılına ait bir değerlendirme değildir. İç isyanları bastırdıktan, Yunan ordusunu da Sakarya’da yendikten sonra yani “stratejik savunmadan-stratejik saldıra geçme” döneminde, Mart 1922’de söylemiştir. Yani “temel olan iç cephedir” derken “strateji saldırı” hazırlıklarını yürütmektedir.
    4. AKP – emperyalist devletler işbirliğinin ülkemizin bekasını tehdit boyuna ulaştığı, AKP –MHP iktidarını alaşağı etmenin de nesnel koşulların giderek olgunlaştığı bu dönemde, bir nevi “karşı-saldırı”ya hazırlık için “iç cepheyi” organize etme, güçlendirme düşüncenize tabiî ki katılıyorum.
    Saygılarımla

  9. Ic cepheyi nasil guclendiririz sorusunun cevabi icin once Nutku okumak ve sindirmek gerekir.

  10. 3 Mayıs 2021, 12:56

    Yorumum eksik çıkabilir.Baştan uyarayım. Başka bir habere yaptığım paragraftan sadece cümlemin ilk iki kelimesi çıkmış. VeryansınTV’ye bu konuda güvenim tam. İsteseler hiç yayımlamazlar bu hak kendilerinde var. Ama nasıl olduysa ekranda tam gönderdiğim halde galiba ellerine iki kelime ulaşmış. Onuda yayınlamışlar. Keşke böyle yarım cümle olan yorumları hiç yayımlamasalar. Yorum dediğin bir şeyler anlatabilmeli. Evet bazen bir kelime de cümledir ama bir şey anlatmak şartı ile. Bu da yeni bir karşılaştığımız durum ya neyse. Gelelim Sayın yazarın bugünkü yazısındaki iç cephenin demokratik yollardan nasıl güçlenmesi gerektiği sorusuna. Kısa cevap vereceğim. Vatanseverler bir parti çatısında buluştuğu zaman oy oranı az olsa da ciddi bir muhalefet oluşturur ama yakın zamanda böyle bir parti oluşumu beklemiyorum. Yeni kurulacak partilerde de bu güveni bulamıyorum. O yüzden tek çıkış önümüzdeki seçimi BOYKOT etmekte buluyorum.Halk olarak Ana muhalefet milletvekillerini meclise taşımak gereksiz. Biz halk olarak zaten Onların dile getirmediği haksızlıkları hiçbir dokunulmazlığa sığınmadan yerine getiriyoruz. Birde Onların iktidarın ekmeğine yağ çalacak türden açıklamalar yapmasına artık tahammül edemiyorum. Zaten meclisin uluslararası anlaşmalarda yetkisi de kalmamış. Böyle bir muhalefeti Türk Milleti olarak sırtımızda da artık taşımayalım.

  11. Ic cephenin en büyük sorunu türk toplumundaki bireysel ahlaksizliktir. Bireysel ahlaksizlik bir süre sonra kollektif ahlaksizlik haline geliyor. Hic bir degeri, kökü, ortak paydasi olmayan yiginlar haline gelmis ic cephe. Milli suur yok, bilimsel suur yok. Hersey yüzeysel, hic bir derinlik yok. Milliyetciligimiz yapmacik, dindarligimiz yapmacik, egitim-ögretim yapmacik, aile iliskileri yapmacik…Sagciligimiz ve solculugumuz yapmacik. Hala yüz yil önceki problemlerle meskulüz. Zombi tipler ülkenin yönetimine talip oluyor. Insan evladinin ayak altindaki bir tas kadar bile degerinin olmadigi bir ülkede ic cephe nasil olabilirse bizdeki ic cephenin durumu öyle iste.

  12. Sayın editörüm
    Her yazınızı dikkatle okuyor, gerekli dersi alıyorum…
    Tarihten ders alınmadığı için tarih tekerrür ediyorsa,
    Sizin “aslonan iç cephedir” feryatlarınızı duymuyorlar…
    İç cephenin oluşmasında :
    Sevgi diliyle birbirlik, beraberlik ve kardeşlik vurgulanmalı…
    Saygı ve sevgiler

  13. 3 Mayıs 2021, 11:42

    Calismanizin amaci Millet icin gerekeni yapmak, yol gostericiliginiz icin saygilar, varolunuz sayin komutan.

  14. bana göre en temel sorun eğitim. eğitimi çözen diğerlerini otomatik olarak çözer gibi geliyor.

  15. 3 Mayıs 2021, 10:43

    Eğer Türkiye iç cephesi çökse Türkiye ne hale düşer bilmek istersiniz,? Güney Azerbaycan haline bakın.

  16. 3 Mayıs 2021, 09:59

    Yazılarınızı dikkatlice takip ediyorum mükemmelsin.. Biz siyasi ve etnik kimliğimiz sebebiyle dışarıdan müdahelelere çok açık bir ülkeyiz işimiz zor fakat imkansız değil. Son yıllarda muhalefete kızmaktan iktidarın hatalarını görmezden gelmeye başladım malesef muhalefet beka meselemiz haline gelmiştir

  17. Maddeleri hukuk kısmının sonuna kadar okudum. Hukuk kısmı bence çok önemli. Yani bence sorunların çözümü oradan başlayacak. Siz güçlü ve kararlı bir hukuk sistemi oturtabilirseniz. Kişiler ve kurumsal kişiliklerde haklarını arayarak sorunu kendiliğinden çözecektir. Ha bizim halk anlamaz hak aramaktan diyorsanız bağırmayada hakkı yoktur.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!