Nejat Eslen
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Biden sözde soykırımı ister tanısın ister tanımasın, asıl mesele bu değildir

Biden sözde soykırımı ister tanısın ister tanımasın, asıl mesele bu değildir

featured

Nejat Eslen yazdı…

Kovid-19’un yıkıcı etkisi silindir gibi üzerimizden geçerken, giderek ağırlaşan ekonomik-finansal kriz, Türkiye’nin yumuşak karnını oluşturmakta ve bağımsız dış politika kararlarının alınmasını giderek zora sokmaktadır.

Çok cepheli dış politika hamlelerinde bekleyiş ve geri çekilme başlatıldı. Antalya Körfezi’ne çekilen Oruç Reis’in altı aylık bakıma alındığı ilan edildi bile.

Ortadoğu’da İsrail merkezli, Batı’da ABD-AB merkezli koalisyonlar bizi stratejik yalnızlık sınavından geçirmektedir.

ABD, AB ve İsrail’i arkasına alan Batı’nın şımarık çocuğu Yunanistan, Amerika’ya açtığı üsler ile Türkiye’nin stratejik yalnızlığını fırsata dönüştürürken, boyuna posuna bakmadan kabadayılık yapabilmektedir.

Donbas’ta başlayıp Karadeniz’e yayılan ve NATO-Rusya krizine dönüşme potansiyeli taşıyan gerginliğin şimdilik yumuşaması Türkiye için bir şanstır.

Ancak, Rusya’yı Karadeniz’de de çevreleme amacı güden ve bu nedenle de Montrö Sözleşmesi’ni bir engel olarak gören Amerika’nın, Rusya’nın büyük tepkisine neden olsa bile, bu jeopolitik ihtirasından vazgeçmesini beklememek gerekir.

Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Suriye’de inisiyatif kullanmak giderek zora girmektedir.

Türk halkı televizyonlardaki dizilerle, suni gündemli tartışma programları ve futbol maçları ile uyutulmaktadır.

İşte bu şartlarda, bugün, yarım yamalak resmi törenlerle Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 101’inci yıl dönümünü kutladık.

Ancak, asıl gündem yarın ile ilgili. ABD Başkan’ı Joe Biden, vazgeçme ihtimali olsa bile, büyük bir olasılıkla sözde Ermeni soykırımını tanıdığını açıklayacaktır.

Eğer bu açıklama gerçekleşirse, Biden beklenen telefon yerine Türkiye’yi yönetenlere sert bir mesaj göndermiş olacak, zaten sorunlu olan Türk-Amerikan ilişkileri ciddi bir yara daha alacaktır.

Zaten, Türkiye ile ABD arasında S-400 sorunu, Suriye’de Amerika’nın terör örgütü PKK-YPG’ye verdiği açık destek, Halkbank davası sorunu ikili ilişkilerdeki ciddi kırılmaları oluşturmaktadır.

ABD Kongresi’nde Türkiye aleyhindeki kampanya giderek büyümektedir.

ABD’de, Türkiye’nin NATO ittifakı içinde önemli bir üye olduğunu kabul etmekle birlikte, yönetimin demokrasiden giderek uzaklaştığı, otoriterleştiği, Rusya ve Çin ile yakın ilişkiler geliştirerek Atlantik yapısından sapmalar gösterdiği iddia edilmekte ve ciddi düşünce üretim merkezleri bu konuda Biden’a politika önerileri sunmaktadır.

Biden’ın Türkiye hakkında hangi kararları verdiğini ve bu karaların Türkiye’yi nasıl etkileyeceğini bilmemiz mümkün değildir.

Ancak, bilmemiz gereken husus şudur ki Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunlar, Biden’ın sözde Ermeni soykırımını tanımasına, S-400 meselesine indirgenecek kadar basit değildir.

Amerika’nın 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurduğu dünya düzeni çökmektedir.

Yeni bir dünya düzeni için mücadele başlamıştır.

Soğuk Savaş dönemi biteli yıllar geçmiş, şartlar değişmiştir.

Dünyanın üç önemli güç merkezi içinde yeni dünya düzeni için ciddi bir mücadele başlamıştır.

Bu mücadele ABD’nin liderlik yaptığı Atlantik, Çin’in liderlik yaptığı Asya-Pasifik ve Rusya’nın liderlik yaptığı Avrasya güç merkezleri arasında kıyasıya gelişmektedir.

Atlantik güç merkezi tarafından tehdit edildiğini düşünen Avrasya ve Asya güç merkezleri giderek yakınlaşmakta ve bir blok oluşturmaktadır.

Afro-Avrasya coğrafyasının tam merkezinde bu üç güç merkezinin arakesitinde yer alan Türkiye’nin bu güç mücadelesinden etkilenmemesi, bu mücadelenin dışında kalması mümkün değildir.

O halde Türkiye’nin asıl meselesi Biden’ın sözde Ermeni soykırımını tanıması veya S-400 meselesi kadar basite indirgenecek bir mesele değildir.

O halde asıl mesele, Türkiye’nin bu güç mücadelesinden nasıl etkileneceğini kavrama ve ne yapması, ne yapmaması gerektiğini anlama meselesidir.

SON SÖZ:

Bu süreçte iç cephenin çok güçlü tutulması gerekmektedir.

Ankara’daki yetkili olsaydım, bu süreçte, öncelikle, iç cepheyi nasıl güçlendiririz, araştırın, uygulayın talimatını verirdim.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 Yorum

  1. Çok kritik bir tuzağa çekildik.aşırı borclandirildik, stratejik kuruluşlar elden çikarildi,etrafimiz çembere alindi ve sözde müttefikimiz zamanın geldiğine hükmedip, utanmadan düğmeye bastı. .Türk ulusu uyanmalıdır ..Nato ile ilişiğimizi kesip 3.dünya ülkesi gibi işgal etmeye yelteneceklerdir.Türk milleti bu oyunu bozacaktır.

  2. sn vodınalının yazsına yaptıgım yorumu aynen buraya aktarmamda veryansın acısından bır sorun yoktur umarım;

    Bir an önce dogru karar verlip safımızı almalıyız. AB ve ABD den ihanetlerı cok gorduk. tekrar denemye gerek varmı. bılmem devlet adamları olacak olanalr dusunmelı. bir soru; kapı komşunuzla mı iyi gecınmenız daha mantıklı yoksa en az beş sokak ötede oturan la mı iyi geçınmenız faydalı olur.

  3. Degerli komutanim, asil sorunumuz zaten 60 yildir Ic cephe.

    Bir türlü birlesemiyoruz, bu kadar mi Siyasetci tapinmasi icindeyiz?

    Saygilarimla

  4. 24 Nisan 2021, 21:24

    bu yazıyı bir önceki mesajınızda okumuştum bir karışıklık olmuş sanırım komutanım

  5. Sevgili komutanim, düsman disarda degil ki, asil düsman icdrde hatta mecliste bile oturuyor. Bidon da önce hdpkk bu olayi dile getirdi. Bu assagilik kanserden kurtulmak farz oldu artik. Böyle demoktrasi insan haklari olmaz arkadas. Her isteyen her istedigini ne avrupa da ne de dünyanin baska bir yerinde söyleyemiyor.

  6. 24 Nisan 2021, 17:16

    Devlet olarak güçlü olmaz isen
    Birilerinin maskarası olursun.
    Ülkeyi bu kadar deforme edenlere yolun sonu görünüyor.

  7. Son sözünüze katılmamak elde değil, hem de canı gönülden, asıl sorgulanması gereken konu her sene 24 nisan da yumurtanın kapıya dayanması misali, geçmişten beri bunu kronik ve sistematik bir şekilde yaşadığı halde buna uygun çözüm, plan, proje ve strateji geliştirmemiş olmamız asıl bizim ayıbımız ve elin oğlu açık verilen her yerde abanmaya dadanmaya çalışır, niyeti bozuksa daha beter ve bunu sürekli olarak yaşayan gören yöneticilerimiz, generallerimiz, amirallerimiz, ve mevki makamı işgal etmiş zerzevatın bunu nesillere bırakması ayrı bir aymazlık ama daha beteri bugünlerde bunun bir daha yaşanmaması için ortada bir çalışma olmadığı gibi sunulan ve önerilen çözüm konulsa bile küçük hesaplar la muhalefet etmeye çalışacak çok cibilliyetsizin ortada dolaşması

  8. 23 Nisan 2021, 21:22

    Komutanım, arkadaşınız bıdenı ikna etseydiniz keşke. Nüktedan yazılarınızı hep gülerek okuyorduk fakat bugünkü yazınız çok ciddi ve uyarıcı olmuş,İnşallah Ülkemizi yönetenler bu uyarıları göz önüne alırlar ve iç cepheyi güçlü tutarlar…

  9. 23 Nisan 2021, 15:20

    maalesef, başkalarının hizmetinde olan kukla siyasetçilerle iç cephe sağlamlaşamaz.

  10. Tebrikler! asıl gündem olması gereken konuları gerçek bir devlet adamına yakışır bir şekilde kamuoyuyla paylaşıyorsunuz. Umarım devleti yöneten birileri dikkat ediyordur.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!