Nejat Eslen yazdı…
Gazi Mustafa Kemal Nutuk’ta ifade etmiştir;
‘’Efendiler dedim, bu üç araç veya gücün (Büyük Taarruzdan önce, bu taarruza hazırlanması gereken Milletti, Meclisi ve Orduyu kastetmektedir.) düşmana karşı oluşturduğu cepheler iki şekilde düşünülebilir. Kolay anlaşılması için şöyle diyeyim: İç ve görünürdeki cephe…Aslolan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği bir cephedir. Görünürdeki cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silahlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, yenilebilir. Fakat bu durum hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok etmez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti esir ettiren iç cephenin çöküşüdür. Bu gerçeği bizden çok daha iyi bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlardır ve çalışmaktadırlar. Gerçekten, ‘’kaleyi içinden almak’’, dışarıdan zorlamaktan çok kolaydır. Bu maksadı gerçekleştirmek için, içimize kadar sokulabilen bozguncu mikropların ve ajanların varlığını iddia etmek yerindedir.’’
Gazi Mustafa Kemal bugün yaşıyor olsaydı ve bunları bugün söylüyor olsaydı, bu sözler geçerli olur muydu?
Hem de nasıl!
Bugün de iç cephe çökerse memleket temelinden yıkılır mı?
Hem de nasıl!
Bugün de düşmanlar iç cephemizi yıkmak için çalışmakta, içimize kadar soktukları mikropları ve ajanları kullanmaktalar mı?
Hem de nasıl?
Bugün de iç cephenin çökme tehlikesi var mıdır?
Hem de nasıl!
Bugün de aslolan iç cephe midir?
Hem de nasıl!
O halde öncelikli ve asli sorunun iç cephe ile ilgili olduğu söylenebilir.
Bu ortamda ve şartlarda, yazar-okur işbirliği ile iç cephenin önemine ve iç cepheye yönelmiş tehlikelere dikkatleri çekmek için başlattığımız gayretlere, okur-Veryansın Tv işbirliği ile şu şekilde devam etmenin uygun olacağını düşünmekteyiz.
Bu kapsamda, gönüllü okurların, kendi uzmanlık alanları ile ilgili olarak yazacakları yazılarla süreci devam ettireceğiz.
Okurların kaleme alacakları yazılar format içeriği bakımından serbest olmakla birlikte mümkünse şu sorulara cevaplar aranmasının uygun olacağı düşünülmektedir;
-Seçilen uzmanlık alanı ile ilgili mevcut durum nedir?
-Mevcut durum iç cepheyi neden ve nasıl olumsuz etkilemektedir;
-Seçilen alanda iç cepheyi güçlendirmek için hangi tedbirler gerekmektedir?
Okurların kaleme alacağı yazılardan yeterli görülenler, VeryansınTv sitesinde yayınlanacak, bu yazıların zaman içinde bir araya getirilerek bir kitaba dönüştürülmesi imkânları aranacaktır.
Yazılarınızı [email protected] adresine gönderebilirsiniz.
4 Yorum
- Yorumların Sıralanışı
- Yeniden Eskiye
- Eskiden Yeniye
Aslında değerli paşam iç cephe sıfır sorunla emir ve görüşlerinize hazır,Bakın benim gördüğüm tanıdığım bütün AKP ve MHP yanlısı insanlar vatan,millet bayrak için canımızı vermeye hazırız diyorlar,hazırlarmı hazırlar. Gelelim iktidar adaylarına , Atamızın kurduğu CHP ye kimse vatanını milletini sevmiyor diyebilirmi asla,İP için denebilirmi asla, bu iki siyasi oluşumda vatansever .Şimdi bu oluşumdaki Kemalist,dinci,Kürtçü ve fetullah taraftarı insanlar varmı,var peki hangisi hain.Hainse bunlarla ne işi var.Demekki iç cephede asla sorun yok.Sorun sevgisizlikte.
iç cephe mi kalmış , birarada yaşamayı sağlayan ortak kültür değerlerinin hepsi tahrip edilmiş, insanlar bireysel çıkarları için herşeyi göze alır duruma getirilmiş, ülkenin yarınlarını düşünen, ülkesine hizmet aşkıyla yetişen bir nesil yok artık. İnsanlar ülkesine inancını kaybetmiş, herkes bir yolunu bulup milleti kandırma peşinde buna bankasından (banka ne alaka dersen, habire yok o sigorta yok bu provizyon, resmi hırsız kısacası )tut telefon dolandırıcısına kadar, biraz eli mouse tutanıda kripto para bankerligi yapıyor, olmadımı çete kurmuş oda tutmadıysa, x tarikatını kurmuş, y cematini kurmuş. Yani kısacası iç cephe, iç cebe olmuş.
Dünya 100 yıl öncesinden çok farklı bir durumda; bu fark ezilenlerin sömürüye daha fazla maruz kalması ve aynı zamanda devrim rüzgarının neredeyse tamamen kesilmesi olarak karşımıza çıkıyor, yani ezen-ezilen çelişkisinde geri kalmış ülkelerde daha geri bir durumla karşılaşıyoruz. Bu farkın aleyhimize gelişmesinin temelindeki etkenler kapitalist yaşam tarzının fiili olarak alternatif model üzerinde öne geçmesi ve küreselleşen dünyada uzlaşama ve birleşmenin yerini bencilleşme ve adam sendeciliğin almasıdır; öyle ki kimsenin yönetemediği yeni bir durum. Ama elbette eski yöntemlerin yani otoriter sistemlerin daha fazla güç kaybettiği bir dünya.
Bizim gibi ülkelerde 100 yıl öncesine göre iç cephe tahkimatı kat be kat daha fazla zorlukla karşı karşıyadır yani önemi azalmadı ama hüviyeti değişti; değişen hüviyet artık tek vücut olmanın 100 yıl önceki kriterlerle pek az benzeştiği gerçeğidir. 100 yıl önce yeni bir model yeni bir yol reel olarak mevcutken bugün maalesef bu şık geçersizdir.
Sonuç; birlik olma gereği şimdi çok daha yakıcıdır. Liberal hegemonya bireyleri ve ideolojileri atomlarına kadar bölmeyi öğrenmiş ve buradan vuruyor eskisi gibi ateş etmelerine bile gerek kalmıyor. Birliği sağlamak eskisine göre çok daha zor ama imkansız değil; yeter ki ne üzerinde birleşeceğimizi en yalın biçimde anlayıp anlatabilelim.
cepheyi zayıflatan unsurlar :
1-Hala devam eden yeni ekonomik politikalar.Zenginin zenginleşmeye yoksulun yoksullaşmaya devam etmesi,
2-Siyasi islam ideolojisi ve tarikat destekçiliği,laiklik düşmanlığı.Büyük alevi kitlesini ABD’ye ,dolayısıyla PKK’ye itiyor.Laik kitleyi tedirgin ediyor.
3-Muhalefetin dış güçler,ABD ve AB desteğiyle iktidara gelme arzusu.PKK (HDP ),FETÖ artıkları ile birlikte hareket etmesi.
Atatürkün 6 Ok politikası hayata geçirilmelidir.