Nejat Eslen yazdı…
Bir ülkenin güvenlik yapısını insanların yaşadığı bir eve benzetebiliriz.
Bizim güvenlik yapımızın duvarları vardı; ancak, çatısı yoktu.
Yani, yüksek irtifa hava savunma sistemimiz yoktu. Bu nedenle de ulusal güvenlik yapımız havadan gelecek tehlikelere karşı açıktı.
Bu ciddi güvenlik açığını kapatmak için Çin’den hava savunma sistemi almak istedik, ABD engelledi.
ABD’den Patriot hava savunma sistemi satın almak istedik, vermedi.
Sonunda, ulusal güvenliğimizin çatısını kapatmak için Rusya’dan S-400 leri satın aldık; ABD bizi düşman ilan etti, düşmanlara uyguladığı cezayı kesti.
S-400’ler geldi ama gelin adaylarının çeyiz sandığı gibi bir köşede durmakta.
S-400’ler geldi ama güvenlik yapımızın çatısını kapatamadı, başımıza bela oldu.
Amerika, S-400’lerden çok rahatsız.
NATO liderler zirvesinde R.T Erdoğan ile Joe Biden bir araya gelip konuşacak, küresel ve bölgesel meseleler üzerinde nasıl birlikte çalışılabileceğini araştıracaklar ya, iki ülke arasındaki gergin olan ilişkilerin yeniden geliştirilmesine çalışacaklar ya…
Bunun gerçekleşebilmesi için Türkiye’nin öncelikle S-400 meselesini halletmesi gerekiyormuş.
Türk-ABD ilişkilerini yeniden geliştirmek için öncelikle S-400 meselesini çözmek, S-400 meselesini çözmek için ise onları münasip bir yere koymak gerekiyormuş.
S-400’leri koymak için münasip yer neresidir, işte o henüz bilinmiyor.
Uzamanlar, görevliler S-400’ler için münasip bir yer bulmaya çalışıyor.
MSB Hulusi Akar Girit modelinden söz etmişti, ABD kabul etmedi.
Sonra İncirlik modeli gündeme geldi, o da münasip bir yer olarak kabul görmedi.
Ha! Bizim güvenlik yapımızın çatısı hala açık farkındaysanız.
Haberimiz var mı bilmem, ABD ve NATO Afganistan’da yirmi yıldır süren savaşı Taliban’a karşı kaybetti.
Yani, ABD ve NATO Afganistan’da yirmi yıldır süren savaşta mağlup oldu.
Neymiş? Liderler zirvesinde, Rusya’yı ve Çin’i hedef alan yeni NATO stratejisi onaylanacakmış.
Neymiş, Afganistan’da Taliban’a mağlup olan NATO, yeni stratejisi ile Rusya ve Çin’e kafa tutacakmış!
Neyse, biz konumuza dönelim.
Evet, ABD ve NATO askerleri Afganistan’dan çekiliyorlar; ancak, onların elçilik çalışanları orada kalıyorlar.
Peki, Taliban elçiliklere saldırırsa ne olacak? Elçilik çalışanları Türk askeri tarafından korunan Kabil Havaalanı’ndan kaçacak.
ABD askerleri, NATO askerleri Afganistan’dan çekilecek, orada sadece Türk askeri kalacak, gerektiğinde kaçacak elçilik personelinin kaçışını güvenli yapmaları için Kabil Havaalanının güvenliğini sağlayacak.
Ya Taliban Kabil Havaalanına saldırırsa ne olacak?
Türk askeri şehit olacak.
Bizim yetkililer ABD’ye siz çekip gidin, biz güvenliğini sağlarız Kabil Havaalanının sizin için, ancak, bunun karşılığında S-400’leri koymak için benim seçtiğim münasip yeri kabul edin diyor.
ABD ise olmaz, S-400’leri benim seçtiğim münasip yere koyacağız demekte ısrar ediyor.
S-400’leri koyacak münasip yer bulununca Türk-ABD stratejik ortaklığı yeniden hızla yükselecek.
Acaba Rusya bu münasip yer konusunda ne diyecek?
Bu konuya insan gibi yorum yapılabilir mi? Bizim ulusal güvenliğimizle ilgili hem de hayati bir konuda, sokaktaki insanın bile hissedeceği ölçüde ülkemizin onuru ayaklar altına alınıyor. Artı, dünyaya rezil oluyoruz. ABD’yle “at pazarlığıyla” başladık S-400 pazarlığıyla artık bu parantez kapansın. Bu rezaletten nemalanmak için ağızlarını şapırdatan, bit pazarına düşmüş beş para etmez, her boyadan sürünmüş parti veya resmî görünümlü ABD muhipleri de hiç heveslenmesin. Atatürk ve devrimleri ve Altı Ok’undan başka kurtuluşumuz yok. Babaannelerinin resmi veya süs olarak duvarlarına asılan değil. Artık buradan dümdüz gidebilirim!
Madem sistemleri koyacak münasip yeri – abd izin vermiyor diye- devletimiz bulamadı, madem sayın devlet yöneticilerimiz bu sistemleri kurumsal devlet yapımızı korumak için değil de, kısa süreliğine batıya şantaj yapıp kişisel çıkarlarını korumak için almış, bence en iyisi füzeleri cengiz abiye verelim, o bir şeyleri koyacak münasip yerlerimizi çok iyi biliyor, milyar dolarlarca ihaleyi koymuşken füzeleri de koysun, hem o mutlu olsun hem de sayın ahalimiz bayram etmeye, “ehonomi çohey” demeye devam etsin.
Nejat Paşam, münâsip yerlerimiz ile ilgili kararları başkalarına bırakırsak sonumuz iyi olmaz tahmin ediyorum :-)
Selam ve sevgiler
Ne diyelim hayırlısı olsun
Nejat Paşam,önce bağımsız bir devlet olmadığımız aşıkar, ikinci husus evimizin dört duvarı var ancak çatısı yok peki ülkemizin hava savunma sistemi yok ise ülkemizi bir saldırı durumunda nasıl korunacak , Yunanistan’da var, Yunanistan veya Herhangi bir devlet bize saldırı yapabilir soncu olarak bize hava savunma istemi koydurtmamakla başka planların olduğu gözükmektedir. sevgi ve saygılarımla
Sayin Eslen, Abd en sonunda Turkiye’ye saldirmak zorunda kalacagini biliyor, S 400’leri istememesinin asıl nedeni budur. Burada mesele Abd’den cok, devlet yoneticilerinin bunu gorup goremedikleri ve kendi iktidarlarini ulkenin cikarinin onunde tutma egilimleridir. Ben boyle durumlarda siyasetcilerin buyuk cogunluguna hic guvenmiyorum
s400 muhabbeti ülkedeki safları kandırıp, iktidarlarını devam ettirip, oy toplamak içindi. Abd ye, avrupaya, israile atarlanmalar da aynı şekilde milletin oyunu toplamak içindi..
Komutanim membicte Süleyman Şah türbesini bize geri versinler oraya koyalım hem Türk toprağı hem Rusyanin zaten s400 var suriyede.
olası bir savaş durumuda Rusya ilk önce bizi bombalayacak belkide ilk Sinop u ben Sinopluyum
Sokaktaki adam bile daha akıllı hareket eder
söz konusu milli sinirlarimizi korumak ise,………. her yer münasiptir