Afganistan’daki son gelişmeler üzerine

E.Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş yazdı...

Afganistan’daki son gelişmeler üzerine

Ülkemizde Temmuz-Ağustos 2021 aylarında meydana gelen yangın ve sel felaketi can ve mal kaybına yol açarken yüreğimizde derin manevi yaralar bıraktı. Tüm ülke olarak gücümüzü ve dikkatimizi afetler üzerine yoğunlaştırdık.

ABD ve NATO ile bu koalisyona katılanların 20 yıldır devam eden ve unutulmaya yüz tutan Afganistan Savaşı’nda yenilmesi ve çekilme kararı sonrası çok hızlı gelişmelerin yaşanmasını Kabil Hamid Karzai Havaalanı’nın işletilmesine Türkiye olarak istekli olmamızın dışında sahadaki gelişmeleri yakından takip etmekte zorlandık.

Daha bir hafta öncesine kadar ABD’li yetkililerin Taliban’ın Kabil’e ulaşmasının 30-60 gün alacağını söylemesinden yaklaşık 3 gün sonra başkente gelmesinin Dünyanın en iyi istihbarat teşkilatına sahip olan ABD’nin yeni bir yalanı ise ortada durmaktadır. Bu gelişmelerden en fazla etkilenen Türkiye ve Azerbaycan olmuştur.

Neden Türkiye ve Azerbaycan olmuştur? Afganistan’da son olarak yürütülen Kararlı Destek Harekatı (Resolute Support Mission) kapsamında 38 ülke askeri bulunmaktaydı. Özetle; 34 ülke askeri Haziran 2021 ayı sonu ile Temmuz 2021 ayı başına kadar Afganistan’dan çekildi. Türkiye ve Türkiye ile aynı teşkilat içerisinde ortak hareket eden Azerbaycan ise Kabil Havaalanı’nın işletilmesine yönelik görüşmelerin uzaması ve ABD’nin oyalaması nedenleriyle Afganistan’da kaldı. Açık kaynaklarda yer alan bilgilere göre şimdilik sadece 4 ülke askeri Kabil’de kaldı. Türkiye (600), ABD (6000), İngiltere (975) ve Azerbaycan (120) askeri bulunmaktadır. Başka bir bakış açısıyla Haçlıların büyük bölümü kaçtı, geride ABD ve İngiltere askerleri hariç Türk ve Müslüman iki ülke görevlilerini ve askerlerini şimdilik bırakarak.

ABD ve NATO yenildi bu cümlenin altını çizelim ve devam edelim. Şu değerlendirmelere katılmıyorum. ABD yenildi ama başka planları var. Bir taşla 2 kuş vuracak. Örneğin; Çin’in Kuşak ve Yol Projesi’ni engelleyecek, Rusya’yı sıkıştıracaktır. ABD’nin bu çapsızlığı ve güç kaybı sadece bu coğrafyada değil, Dünyanın diğer coğrafyalarında da Irak’tan yakın zamanda çekileceği gibi Suriye’den de arkasında kara gücü olan PKK/KCK, PYD/YPG, ve SDG ile diğer kalıntılarını bırakarak kaçmasına neden olacaktır.

ABD ve onun baskısıyla NATO şemsiyesi altında daha önce olduğu gibi arkasına takılanlar Afganistan’daki bu son mağlubiyetten sonra umarım ders alırlar. ABD ve NATO ile Afganistan’da koalisyona dahil olup yenilenler için kılıf uydurup sözüm ona “onurlu mağlubiyet” havası yaratmaya çalışmanın anlamı olmadığı yakında anlaşılacaktır.

Türkiye, harekatın başlamasından 2001-2002’den itibaren askeri ve sivil varlığı ile Afganistan’dadır. Yani hiç yokmuş gibi Afganistan’a ilk defa asker yolluyor değildir. Türkiye’nin askeri varlığı Afganistan’da zaman zaman 1500-2000 personele ulaşmıştır. Türkiye’nin Kabil/Afganistan’daki en büyük kışlası içerisinde Afganistan Türk Tabur Görev Kuvvet Komutanlığı’nın da bir zamanlar bulunduğu Doğan Kışla’sı (Camp Doğan) olmuştur. 2002 yılından itibaren kullanılan kışla, Şubat 2015 ayında yaklaşık 3 milyon dolarlık malzeme ve teçhizatı ile birlikte Afgan Ordusuna teslim edilmiştir.  

Kabil/Afganistan Durum Haritası

Türkiye Afganistan’da önemli sivil faaliyetlerde de bulunmuş, Bölgesel İmar Timleri (Provincial Reconstruction Team) vasıtasıyla sağlıktan eğitime tarımdan kamu yönetimine bir çok alanda Afganistan'ın kalkınmasına fiziki ve manevi desteğin yanı sıra maddi olarak milyonlarca dolar para harcamıştır. 

Afganistan’da ana ve etnik gruplara ilişkin özet bilgi; Nüfusun %95’ni oluşturan 5 ana ve %5’ini oluşturan 11 diğer olmak üzere yaklaşık 16 etnik grup olup, 47 farklı dil konuşulmaktadır.

Afganistan Ana ve Diğer Etnik Gruplar

Afganistan’a ilişkin bu genel bilgiden sonra artık geçmişte yapılan doğru ve yanlışları bir kenara bırakıp güncel gelişmelere yani öncelikle Türk Vatandaşlarımız ile Mehmetçik’in tahliyesine ve güvenli bir şekilde Türkiye’ye dönmelerine odaklanalım.

Türkiye Türk Hava Yolları’nın yanı sıra Türk Hava Kuvvetleri’nin ulaştırma uçaklarını kullanarak Afganistan’dan hava yolu tahliyesini yapabilir, yapacaktır. Bütün bunlara rağmen gerektiğinde karayolu tahliyesi ve kurtarma harekatı ihtiyacı ortaya çıkabilir, bu durumda Afganistan’a komşu ülkelerle mutlaka diplomatik girişimlerin yapıldığını/yapılacağını ve Taliban’ın emniyetli çıkış için vermiş olduğu garantilere güvenmeyi umuyorum.

Afgan güvenlik güçlerinin Taliban karşısında hiç direniş göstermeden yenilmesine ve çekilmesine ilişkin bir çok neden var ama sadece birine dikkat çekmek istiyorum. Afgan ordusu hiçbir zaman “Milli Ordu” olamadı. Bir yere gidip işgal ettiniz. Sonrasında orada sadece para, eğitim, silah verdim demekle ordu kuramıyorsunuz. Daha önce de benzer durumlar oldu. Örneğin ABD'nin eğittiği Irak ordusu, IŞİD'in önünden her şeyini bırakıp kaçtı.

Sonuç olarak; Milli Ordu, Milletin ordusu bir ülkenin Milli Güç unsurlarının en önemli ve hayati parçasıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin genetik kodları ile ABD ve AB istedi diye daha fazla oynanmasının Balyoz Kumpası mağduru olarak uygun olmadığını söyledim, bir kez daha hatırlatıyorum.