Biden sözde soykırımı ister tanısın ister tanımasın, asıl mesele bu değildir

Nejat Eslen yazdı...

Biden sözde soykırımı ister tanısın ister tanımasın, asıl mesele bu değildir

Kovid-19'un yıkıcı etkisi silindir gibi üzerimizden geçerken, giderek ağırlaşan ekonomik-finansal kriz, Türkiye’nin yumuşak karnını oluşturmakta ve bağımsız dış politika kararlarının alınmasını giderek zora sokmaktadır.

Çok cepheli dış politika hamlelerinde bekleyiş ve geri çekilme başlatıldı. Antalya Körfezi'ne çekilen Oruç Reis’in altı aylık bakıma alındığı ilan edildi bile.

Ortadoğu’da İsrail merkezli, Batı'da ABD-AB merkezli koalisyonlar bizi stratejik yalnızlık sınavından geçirmektedir.

ABD, AB ve İsrail’i arkasına alan Batı’nın şımarık çocuğu Yunanistan, Amerika’ya açtığı üsler ile Türkiye’nin stratejik yalnızlığını fırsata dönüştürürken, boyuna posuna bakmadan kabadayılık yapabilmektedir.

Donbas’ta başlayıp Karadeniz’e yayılan ve NATO-Rusya krizine dönüşme potansiyeli taşıyan gerginliğin şimdilik yumuşaması Türkiye için bir şanstır.

Ancak, Rusya’yı Karadeniz’de de çevreleme amacı güden ve bu nedenle de Montrö Sözleşmesi’ni bir engel olarak gören Amerika’nın, Rusya’nın büyük tepkisine neden olsa bile, bu jeopolitik ihtirasından vazgeçmesini beklememek gerekir.

Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Suriye’de inisiyatif kullanmak giderek zora girmektedir.

Türk halkı televizyonlardaki dizilerle, suni gündemli tartışma programları ve futbol maçları ile uyutulmaktadır.

İşte bu şartlarda, bugün, yarım yamalak resmi törenlerle Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 101'inci yıl dönümünü kutladık.

Ancak, asıl gündem yarın ile ilgili. ABD Başkan’ı Joe Biden, vazgeçme ihtimali olsa bile, büyük bir olasılıkla sözde Ermeni soykırımını tanıdığını açıklayacaktır.

Eğer bu açıklama gerçekleşirse, Biden beklenen telefon yerine Türkiye’yi yönetenlere sert bir mesaj göndermiş olacak, zaten sorunlu olan Türk-Amerikan ilişkileri ciddi bir yara daha alacaktır.

Zaten, Türkiye ile ABD arasında S-400 sorunu, Suriye’de Amerika’nın terör örgütü PKK-YPG’ye verdiği açık destek, Halkbank davası sorunu ikili ilişkilerdeki ciddi kırılmaları oluşturmaktadır.

ABD Kongresi’nde Türkiye aleyhindeki kampanya giderek büyümektedir.

ABD’de, Türkiye’nin NATO ittifakı içinde önemli bir üye olduğunu kabul etmekle birlikte, yönetimin demokrasiden giderek uzaklaştığı, otoriterleştiği, Rusya ve Çin ile yakın ilişkiler geliştirerek Atlantik yapısından sapmalar gösterdiği iddia edilmekte ve ciddi düşünce üretim merkezleri bu konuda Biden’a politika önerileri sunmaktadır.

Biden’ın Türkiye hakkında hangi kararları verdiğini ve bu karaların Türkiye’yi nasıl etkileyeceğini bilmemiz mümkün değildir.

Ancak, bilmemiz gereken husus şudur ki Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunlar, Biden’ın sözde Ermeni soykırımını tanımasına, S-400 meselesine indirgenecek kadar basit değildir.

Amerika'nın 2. Dünya Savaşı'ndan sonra kurduğu dünya düzeni çökmektedir.

Yeni bir dünya düzeni için mücadele başlamıştır.

Soğuk Savaş dönemi biteli yıllar geçmiş, şartlar değişmiştir.

Dünyanın üç önemli güç merkezi içinde yeni dünya düzeni için ciddi bir mücadele başlamıştır.

Bu mücadele ABD’nin liderlik yaptığı Atlantik, Çin’in liderlik yaptığı Asya-Pasifik ve Rusya’nın liderlik yaptığı Avrasya güç merkezleri arasında kıyasıya gelişmektedir.

Atlantik güç merkezi tarafından tehdit edildiğini düşünen Avrasya ve Asya güç merkezleri giderek yakınlaşmakta ve bir blok oluşturmaktadır.

Afro-Avrasya coğrafyasının tam merkezinde bu üç güç merkezinin arakesitinde yer alan Türkiye’nin bu güç mücadelesinden etkilenmemesi, bu mücadelenin dışında kalması mümkün değildir.

O halde Türkiye’nin asıl meselesi Biden’ın sözde Ermeni soykırımını tanıması veya S-400 meselesi kadar basite indirgenecek bir mesele değildir.

O halde asıl mesele, Türkiye’nin bu güç mücadelesinden nasıl etkileneceğini kavrama ve ne yapması, ne yapmaması gerektiğini anlama meselesidir.

SON SÖZ:

Bu süreçte iç cephenin çok güçlü tutulması gerekmektedir.

Ankara’daki yetkili olsaydım, bu süreçte, öncelikle, iç cepheyi nasıl güçlendiririz, araştırın, uygulayın talimatını verirdim.