Bu sabah prezident Co Baydın beni aradı, çok mutluydu

Nejat Eslen yazdı...

Bu sabah prezident Co Baydın beni aradı, çok mutluydu

Uzun zamandan beri konuşmamıştık.

Bu sabah erkenden aradı beni Amerikan Prezidenti Co Baydın.

Görüntülü görüştük.

Yüzüne renk gelmişti.

Çok mutlu idi.

"Hayrola Jo" dedim, "Böyle erken erken, niye bu kadar mutlusun?"

"Türkiye planımız çok iyi gidiyor" Nejat dedi, "Türkiye’yi yeniden Atlantik yapısına sıkı bağlarla bağladık. Türkiye, uysal bir uydumuz oldu yine; Doğu Akdeniz’de çok sakin, Ege’de sessiz, Karadeniz’e istediğimiz gibi sokuyoruz NATO donanmasını, Rusya’yı sıkıştırıyoruz, Polonya’ya F-16'ları gönderdiniz, her şey yolunda, ne istersek yapıyor Türkiye’’ diye cevap verdi Co.

"Afganistan işi ne olacak?" diye sordum, Türk askeri mi koruyacak, yoksa SADAT mı Kabil Havaalanını?’ ‘’Yakında açıklarız’’ diye cevap verdi Co.

Co devam etti: "R.T.Erdoğan’ın son Diyarbakır gezisine de önem veriyoruz.

Sıklet merkezini Suriye’de yaptık, PKK’nın önemli bir kısmını Suriye’ye taşıdık, PKK-YPG ordusuna ağır silahlar verdik, eğitiyoruz, öncelik Suriye’de, sonra sıra size gelecek.

Sizinkiler Suriye’de PKK-YPG oluşumunu kabul etmiş gibi.

Şimdi sizde yeni bir Kürt açılımı gerekli.

Bize önemli hizmetleri olan Fetö'cülerle de artık yavaş yavaş yumuşama gerekli …’’

‘’Co’’ dedim,’’Sizin Türkiye ile ilgili makro planınız nedir?’’

Anlattı: "Birincisi Atlantik yapısına sıkı bağlarla bağlı, sadık bir Türkiye istiyoruz. Avrasya’ya, Asya’ya kesinlikle kaymak yok; Katolik nikahı gibi, boşanma, ayrılma yok…

NATO’da aktif bir Türkiye istiyoruz.

Zaten Türkiye’yi transformasyondan geçirdik, geçiriyoruz, orduyu transformasyondan geçirdik;

Cumhuriyet değerlerinize darbe indirdik, ekonominizi çökertip bize bağımlı hale getirdik.

Biz artık şantajı ve finansal sıkıntıları diş politikada önemli bir enstrüman olarak kullanıyoruz. Önce belgeliyoruz, sonra gereğini yapıyoruz.’’

Co devam etti: ‘’Nejat, aramızda kalsın, kimseye söyleme, bizim Türkiye ile ilgili makro planımızda önce senin ‘’iç cephe’’ dediğin olguyu çökertmek, sonra Türkiye’yi bölmek var, özeti bu…’’

"Türkiye’de yönetimin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sordum Co’ya.

"Aday çok, hepsini değerlendiriyoruz, önce Chatam House’a gönderip sınavdan geçiriyoruz. Ben şahsen gerçek Atlantikçi Mister H.Akar ile uzun süreli birlikte çalışmanın iyi olacağını düşünüyorum" diye cevap verdi.

"Biz nerde hata yapıyoruz Co?" diye sordum.

Cevap verdi: ‘’Nejat, siz Türkiye’de yaşayan, Türk adı taşıyan herkesi Türk sanıyorsunuz, işte burada yanılıyorsunuz, biz onların içinden seçtiklerimizle çalışıyoruz, Türkiye’nin geleceğini onlarla planlıyoruz’’ dedi.

Bu sefer nedense Co benden Tekirdağ rakısı istemedi.

Ayrılmadan önce Co bana, ‘’Yine uzaya gitmek ister misin Nejat ?’’ dedi.

O uzun boylu, uzun saçlı uzay hostesi aklıma geldi.

‘’Boş ver Co, ilgimi çekmiyor artık’’ dedim.

‘’Uzayın ötesinde ne var’’ diye sordum Co’ya.

Bilemedi.