Budapeşte’den Bratislava’ya 

Budapeşte’den Bratislava’ya 

Budapeşte tarihi, güzel ve turistik bir şehir. Ancak üç günde üç farklı yer değiştirdiğim bu kent bana, zaman geldi şimdilik bu kadar yeter, duygusunu vermişti.

Budapeşte’de Eksik Kalan Yerler…

Gezilerde her yeri görmek mümkün olmuyor. Bu derece her yere dokunma arzusu da gerekli değil bence. Önceden hazırlanmış bir liste ile yapılan geziler başka bir tarz. Ruhunuza göre akan geziler yapıyorsanız bazı noktaları es geçebiliyorsunuz. Budapeşte gezim sona ermişti ve bu ziyaretimde eksik kalan yerler oluyordu. Bunların başında Budapeşte’de çok ziyaret edilen Osmanlılardan kalma Gülbaba Türbesi’ni sayabilirim. Şu an sebebini hatırlayamadığım bir nedenle ben buraya gitmedim. Sizin aklınızda bulunsun.

Budapeşte’yi terk etmeden önce arşivimdeki fotoğraflardan bir kısmı paylaşmak istiyorum.

Budapeşte’den son görüntüler:

Daria’nın Kararsızlığı…

Son gece birlikte kaldığım iki Pakistanlı genç subaydan ayrıldıktan sonra Daria’nın hosteline yöneldim. Sözleştiğimiz üzere o da beni bekliyordu. Hostelde oturup konuşmaya başladık. Beş parasız ne yapacağını bilemiyordu. Onu o şekilde orada bırakmak istemiyordum.

Benim planım Budapeşte’den ayrılıp Bratislava’ya, Tomas’ın yanına gitmekti. Şans eseri karşılaşıp Bosna’da Visoko Piramitlerini birlikte dolaştığımız Tomas, Bratislava’da yaşıyordu. Yazıları takip edenler hatırlayacaktır. 

İlgili yazı: Saraybosna ve Bosna, Visoko Piramitleri

Budapeşte-Bratislava arası 200 km. Daria eğer parasını yitirmemiş olsaydı Prag’a gidecekti ve Bratislava, Prag yolu üzerindeydi. Daria’ya benimle Bratislava’ya gelmesini önerdim. Ondan sonrasına orada karar verebilirdi. Ancak Daria buna da karar veremiyordu.

Birlikte hostelin bulunduğu sokaktaki bir marketten kahvaltılık malzeme alıp, onun hosteline döndük. Ortak mutfakta kahvaltımızı hazırlayıp, hostelin sunduğu kahve ile kahvaltı yaptığımız esnada da konuştuk. Benim daha fazla Budapeşte’de kalmaya niyetim yoktu. Ben yola çıkacağımı, gelmek isterse gelebileceğini, Bratislava’dan da Prag’a daha kolay gidebileceğini son kez söyledim. O da bu muğlak halden sıkılmıştı ve Budapeşte’de ne yapacağını bilmez halde durmak istemiyordu. Zorlandı ama sonunda benimle yola çıkmaya karar verdi. Ancak hâlâ güvensizdi.

Budapeşte’den Bazı Yemekler…

Macar dilinde Türkçe ile benzerlikler olduğu söyleniyor. Özellikle dilbilgisi kuralları açısından benzerlikler varmış. Ben konunun uzmanı değilim. Çok da fazla Macar dili ile ilgilenme şansım olmadı. Ancak meşhur Macar yemeklerinden “Gulaş” Çorbası’nın “Kul Aşı”dan geliyor denmesi bir tesadüf mü bilemiyorum.

“Langos”, bizdeki geniş bir pişi hamuru üzeri kaymak, peynir rendesi, domates, sosis ve diğer değişik seçeneklerde sunulan bir sokak lezzeti. Üzerine sarımsaklı ve sirkeli bir sıvı sürenler de var. Siz kendi zevkinize göre bir karışım ısmarlamayı deneyebilirsiniz.

Macar meyveli keki (Hungarian Strudel) da güzel lezzetlerden biri. Elbette daha birçok yemek türü var ama aklımda kalanlar bunlar şimdilik. Bunun yanında gitmediğim birçok kafe ve restoranlar da vardı. Bunlara ilişkin bilgi veren kaynaklara yazının sonundaki notlardan ulaşabilirsiniz.

Geçen haftalardaki yazılarda gelen bazı yorumlar üzerine  dünyaca tanınan usta şairimiz Nazım Hikmet’in Macaristan ve Budapeşte’de geçirdiği zamanlara dair bir parantez açmak istiyorum.

Nazım Hikmet, Macaristan ve Budapeşte…

Dünyaca tanınan usta şairimiz Nazım Hikmet, ilki 1952’de olmak üzere birçok kez Macaristan’a gitmiş. Çok sevildiği bu topraklarda Macarlar tarafından da büyük bir sevgi ve misafirperverlikle karşılanmış. Sevildiği kadar da sevmiş Macaristan’ı. Macaristan, Budapeşte ve Tuna’yı konu alan birçok şiir yazmış. Nazım Hikmet’in 1954 yılında Budapeşte radyosunda Türkçe verdiği bir söyleşi bile bulunuyor. Nazım Hikmet’in 1952’deki Budapeşte ziyaretinin aşağıdaki videosunun, şairimizin Macaristan’da nasıl karşılandığına dair sizlere iyi bir fikir vereceğini düşünüyorum. Altyazı yok ama görüntüler, altyazıya gerek kalmaksızın şairin karşılanmasındaki durumu size aktaracaktır.

Nazım Hikmet’in Budapeşte Havalimanı’na inişi ve ziyaretinden görüntüler.

Şairimizin Macaristan’a ilişkin anılarını, duygularını, şiirlerini Selçuk Ülger beyin aşağıdaki bağlatıda verilen özgün yazısında ayrıntılı biçimde okuyabilirsiniz. Bugünlerde müzik festivali düzenlenen ve geçtiğimiz haftalardaki yazılarımızda ayrıntılı biçimde anlattığım Margit Adası, şairimizin konakladığı yermiş Budapeşte’de örneğin. Bu ve daha birçok bilgiler bulabileceğiniz yazı aşağıdaki bağlantıda;  https://gercekedebiyat.com/haber-detay/nazim-hikmetin-budapestede-biraktigi-anilari-selcuk-ulger/835

Biz şimdi tekrar benim gezi günceme dönelim...

Bratislava’ya Doğru...

Kara Şimşek’in sağ koltuğundaki Daria, Budapeşte çıkışında otoban levhalarını okuyarak bana yardım ediyordu. Rahatlamış ve sohbet etmeye, istekli biçimde konuşmaya başlamıştı. Hayat öyküsünü kısaca anlattıktan sonra Türk dizilerinden bahsetmeye başladı. Televizyon ile ilişkisini bitirmiş biri olarak bu dizilerden haberim yoktu ama benim anca ismen bilebildiğim dizileri, isimleri ve karakteriyle biliyordu. Türk dizilerinden Brezilya, Küba, Arjantin, Şili günlerimde de bahsedenler çok olmuştu gezilerimde.

Hastalanan Daria ve Kara Şimşek…

Ukrayna’daki günlük yaşam, okumakta olduğu okul, ailesi, arkadaşları ve benim gezilerimden anılarla uzayan sohbetle yol çarçabuk geçmişti. Daria ruhsal olarak rahatlamıştı ama öksürmeye, hapşırmaya başlamıştı bu kez de. Hastalanıyordu. Hatta bir miktar ateşi de çıkmıştı.

Daria’ya nazire yaparcasına Kara Şimşek de bir parça rahatsızlandı yolda. 2008 yılında LPG dönüşümü yaptırdığım Kara Şimşek hem LPG hem de benzin kullanıyordu. Bu gezide LPG bulunan istasyonlar o kadar sık olmasa da mevcuttu. LPG yol masrafını aşağıya çekiyordu doğal olarak. Ancak geziyi yaptığım 2014 Ağustos’unda değerli olan paramız benzin almama da yetecek bir bütçe olanağı veriyordu bana. LPG kullanımında öksürmeye başlayan değerli yoldaşım Kara Şimşek benzine geçince sorun olmadan ilerliyordu. 

Neticede o ya da bu şekilde Kara Şimşek bizi Bratislava’ya ulaştırmıştı. Tomas’ın verdiği adres ve yaptığı tarif üzerine evini bulmak zor olmadı. Çok eski dostlar gibi sevgiyle kucaklaştık ve Daria ile birlikte Tomas’ın evine girdik.

Tomas’ın Misafirperverliği ve Hızlı Bir Gece Turu…

Tomas güler yüzüyle bizi karşıladı. Daria epey hastalanmıştı. Ona yatağını yapıp sıcak çay ve çorba hazırladık. Soğuk algınlığı için istediği ilaçları aldık. Daria yattıktan sonra biz geceyi değerlendirmek için Slavin Tepesi’ne gittik.

Slavin Tepesi; II. Dünya Savaşı’nda Macaristan’ın kurtuluşu için çarpışan ve ölen Rus askerlerin mezarlarının bulunduğu bir tepe. Tepede bu askerler anısına dikilmiş bir abide var. Gece olduğu için sadece ışıklandırılmış abide ve karşıdan Brastislava Kalesi’ni ve kısmen şehri görmek mümkün oldu. Tepeden sonra şehre indik ve bir restoranda yemek yedik. Bize katılan gezginlerle sohbetler edip eve döndük.

Slavin Tepesi

Tomas ve bir gezgin ile bir restoranda

Tomas sağlık için diyerek kendi yatağını yere yaptı bana da aynı odadaki divanı sundu. Tüm ısrarlarıma karşın kendisinin zaten yerde yatmayı sağlıklı bulduğunu ve hep böyle uyuduğunu söyledi.

Brastislava’da ilk Gün…

Daria’nın sağlığı daha iyiydi. O istirahat etmeye devam etmek isteyince ben günü değerlendirmek için evden ayrıldım. İlk durağım Bratislava Kalesi oldu. Kaleye ulaşmak için eski sokaklarda keyifle yürüyerek, etrafı izleyerek Kaleye ulaştım.

Bratislava Kalesi’ne yürüyüş esnasında görüntüler.

Bratislava Kalesi’ni gezdim. Birçok tarihi anlatım panosu, eski silahlar, resimlerle süslü bir kale burası. Bu arada Sevr Antlaşması hakkında bir pano görmek ilginçti. Kalede Türk turistlere rastladım. Emekli öğretmen olan sıcak insanlarla sohbet edip kaleyi gezmeye devam ettim. Öğlen eve döneceğime söz verdiğim için erken kaleden ayrıldım.

Bratislava Kalesi ve çevresinden görüntüler:

Daria’nın Sorununun Çözümü…

Daria kendini çok daha iyi hissediyordu. Birlikte biraz hava almaya ve dolaşmaya çıktık. Bu esnada Daria, bana para verirsen o parayla gezer sonra eve döndüğümde gönderirim, dedi. Ne kadar istediğini sorduğumda, 500 Euro, diyordu. Bu benim gibi kısıtlı bütçe ile gezen bir gezgin için büyük bir miktardı. Annesine parayı yitirdiğini söylemek istemiyordu. Paraya benim de ihtiyacım olacağını Eylül başında, yani 3 hafta sonra mutlaka göndermesi gerektiğini yoksa benim de zorda kalacağımı söyledim. Ancak Daria açısından o an için başka bir çözüm de gözükmüyordu. Kartla çektiğim parayı Daria’ya verdim.

Daria ile eve döndük, hazırlandı ve onu Prag’a gidecek otobüs durağına getirdim. Otobüs biletini alıp bindirdikten sonra vedalaşıp, tekrar eve döndüm.

Tomas, Daria’nın pasaport numarası, kimlik bilgisi vesair bilgilerini aldın mı, diye sorduğunda, hayır, sadece e posta adresi ve telefonu var, dedim. Sustu ve o tatlı gülüşüyle haydi hayırlısı, kabilinden bir yüz ifadesiyle tebessüme devam etti. Ben de kaygılıydım ama bir şekilde güvenmiştim Daria’ya.

Gece Daria’dan Prag’a ulaştığı ve teşekkür mesajı geldi. Artık ben kendi gezime tekrar odaklanabilirdim. Tomas, Daria’nın olmadığı gece de yatağını yere yapınca gerçekten hep böyle uyuduğuna inandım. Tomas ile uzun ve tatlı bir sohbet sonrası uykuya daldım.

Ortaköy’den 1500 km uzakta...

O gece Tomas ile konuşurken haritadan eve ne kadar mesafe olduğuna baktım. Ortaköy’den yola çıkışım üzerinden aynen geri dönsem 1500 km yol almam gerekiyordu. Bir de gezdiğim yerleri dikkate alan bir hesaplama yaptığımda 3000 km’nin geride kaldığını gördüm. Bir ayı aşkın zamandır yoldaydım, çok uzun parkurlar yapmadan doya doya geziyordum.

Yerleşik Düzende Geçen Zaman Sonrası Yollara Düşmeye Doğru Bir Umut…

Bu salgın döneminde tefrika etmekte olduğumuz bu tip gezileri yapmak çok yakın bir ihtimal gibi görünmüyor. Ancak tekrar yola çıkılacak zamanlar elbette gelecek. Bu kısıtlı günlerin geçmesi sonrası sağlıkla güzel günlere ulaşıp tekrar yollara düşmeyi özlüyorum. 

Türkiye’deki kış mevsimini yaşamak yerine güney yarım kürede geçirdiğim dört yılı da özlemle anıyorum. Yavaş yavaş günlerin uzadığı bu dönemde genel durumun; aşı, bağışıklık ve zaman ile düzeleceğini umsam da başka bir sorunum var. Bu süreçte evimde zaman geçirmeyi de çok sevdiğimi anladım. İlk yola çıkış zor bir sınav olacak benim için. Gezgin miyim hala yoksa ev özlemi ağır basacak mı? Hayattaki her şey gibi onu da zamanla göreceğiz.

Sağlık ve mutlulukla geçireceğiniz bir hafta diliyorum.

Sevgi ve saygılarımla.

Notlar:

-Budapeşte’de yenilecek yerler ve yemekler ile ilgili İngilizce bir video: 

 Türkçe altyazı seçeneği mevcut.

-Modern bir Budapeşte rehber videosu:

-Nazım Hikmet’in Macaristan günleri ve anılarıyla ilgili kaynak kitaplar;

  “Nazım’ın Macar Toprağı”, Sunahan Develioğlu, İletişim yayınları.

  “Kavanozdaki Yürek”, Selçuk Ülger, Kaynak Yayınları.