Çanakkale Savaşları’nın evrensel boyutu

Çanakkale Savaşları’nın evrensel boyutu

EVRENSEL BOYUT

Çanakkale Savaşı’nın tarihsel önemi, 18.yüzyıldan beri Osmanlı İmparatorluğu üzerinde baskı kurmuş olan Batılı devletlerin, üstelik en güçlüleri İngiltere ve Fransa’nın durdurulup yenilmesidir. Karlofça Anlaşması’ndan (1699) beri Osmanlı İmparatorluğu’nu yenilgiye uğratan Batılı devletlerin, üstelik en güçlüleri İngiltere ve Fransa’nın durdurulup yenilmesidir.

Bu savaşın dönemini etkileyen sonucu ise, İngiliz İmparatorluğu’nun yenilmezlik efsanesine son vererek sömürge ve yarı sömürge halklarına  örnek olmasıdır.  Onları etkileyerek evrensel bir boyut kazanmasıdır. Bu eylemi örnek alan ‘mazlum ülkeler’, Türk başarısının kendilerine kazandırdığı özgüvenle, emperyalizme karşı ayaklanarak bağımsızlıkları için savaşım başlattılar. Çanakkale ve ardından gelen Kurtuluş Savaşı, sömürgecilik dönemini sona erdiren süreci başlattı, 20.yüzyılın dünya politikasına biçim verdi.

Çanakkale Savaşı’nın bir başka sonucu, Boğaz’daki denetimin el değiştirmesini önleyerek, İngiltere ve Fransa’nın müttefikleri Rusya’ya yardım etmesini olanaksız kılmasıydı. Türk yengisi, Rusya’yı önemli oranda savaş dışı bıraktı ve düzen sorunuyla karşılaşmasına yol açtı; Çarlığın çöküşüne ivme kazandırdı. Rus Devrimi’ne zemin hazırladı.

İngiltere Dışişleri Bakanı Sir Edward Grey (1862-1953) Çanakkale Savaşı için, şu değerlendirmeyi yapmıştır; “Tarihteki hiçbir olay, Çanakkale Savaşları’nda olduğu kadar, yapılan plan ve öngörüleri boşa çıkartmamış, alınan kararları karıştırmamış ve belirlenen stratejik kuralları bozamamıştır”.1

İngiliz gözüyle yapılan bu saptamayı şöyle tamamlamak gerekiyor. Tarihteki hiçbir olay, Çanakkale Savaşlarında olduğu kadar; evrensel boyutlu bir savaşa yön vermemiş, dünya siyasetini belirlememiş ve ezilen ulusların geleceğini bu denli etkilememiştir. Bu iki tanım birleştirilirse Çanakkale Savaşı’nın niteliği ortaya konmuş olur.

İNGİLİZ PLANLARI

Winston Churchill, 1914 sonunda Türkiye’ye yönelik bir savaş planı hazırlamış ve İngiltere’nin Fransa’yla birlikte, önce Çanakkale, ardından İstanbul Boğazı’na askeri eylemce (harekat) düzenlenmesini önermişti. Hükümetçe onaylanan ve savaşın geleceğine yön verecek olan bu plana göre: Silah ve teknoloji üstünlüğüne dayanılarak, Türkiye’nin Boğazlardaki denetimi ‘bir darbeyle yok edilecek’2 ve önemli bir direnişle karşılaşılmadan İstanbul’a girilecekti.

Boğazların ele geçirilmesiyle Osmanlı İmparatorluğu ‘ikiye bölünecek’, Asya’da kalan büyük parçanın Almanya’yla ilişkisini kesecek bu bölünme, Türkiye’yi ‘tek başına barış istemek zorunda’ bırakacaktı. Türkiye; Irak, Filistin ve Kafkasya’da savaş dışı kalacak, ‘Yunanistan, Romanya ve Bulgaristan, İtilaf Devletleri safına’ girecekti.3 İngiliz Tarihçi Alan Moorehead’in söylemiyle; ‘genel savaş en az bir yıl kısalacak, yeniden silah ve gıda ulaştırılacak Rusya’yla birlikte zafere ulaşılacaktı’.4

Çanakkale Savaşı’nın sonucu; Churchill’in beklediği gibi kolay zafer değil, yitiklerle dolu kesin bir yenilgi oldu. İngiliz Tarihçi Robert Rhodes James, bu yenilgi hakkında, ‘tarihin dönmesi için kazanılması gerektiği söylenen Çanakkale Savaşı, kazanmak bir yana, yitiklerine inanılması güç bir yenilgiyle sonuçlandı’ diyecektir.5 Yalnızca Conkbayırı’nda ve yalnızca dört gün içinde, İngilizlerin verdiği insan yitiği 25 bindi. Sekiz ay dört gün süren Savaş’ta, İtilaf Devletleri, İngiliz verilerine göre 200 binin üzerinde asker ve subay yitirmişti.6

ÇANAKKALE SAVAŞLARI VE RUS DEVRİMİ

Savaş’ın başlamasıyla birlikte, Rusya’yı dünyaya bağlayan yollar, büyük ölçüde kapanmış, yardım alamamış Çarlık ve müttefikleri İngiltere’yle Fransa bu sorunu çözememişti. Batı’da Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Avrupa’yla Rusya’nın ilişkisini kesiyordu. Alman denizaltılarının egemen olduğu Baltık’ta ve kışın buz tutan Kuzey denizlerinde taşıma yapılamıyordu.

Güney’de, sıcak denizlere tek çıkış Boğazlar, Osmanlı İmparatorluğu tarafından kapatılmış, Karadeniz limanlarında ticaret durmuştu. Dünyayla ilişkisi kesilen Rusya’ya, ne silah ne de buğday gidiyordu. Dışalım yüzde 95, dışsatım yüzde 98 azalmıştı.7 Rusya’nın ayakta kalıp savaşı sürdürebilmesinin tek yolu, Batı ve Kuzey’den bir şey yapılamadığı için, Boğazların Avrupa-Rusya ulaşımına açık tutulmasıydı.

Rusya, donanmasının güçsüzlüğü nedeniyle yukarıdan İstanbul’u zorlayamıyor, İngiltere ve Fransa’nın aşağıdan Çanakkale’ye girmesi tek seçenek kalıyordu. Çanakkale’ye saldırılmasının bir başka nedeni de buydu. Bu neden, Çanakkale Müttefik Güçler Komutanı Ian Hamilton’un, 25 Nisan 1915 tarihli notlarına şöyle yansımıştı: “Askerlerimize Türkler’in kim olduğu yinelenerek anlatıldı. Onlar artık, buradaki savaşın sonucunun tüm savaşın sonucu olacağını, bunun için Boğazları aşıp Rus dostlarımızla el ele tutuşmamızın vazgeçilmez olduğunu biliyorlar”.8

DEVRİME YOL AÇAN TÜRK ZAFERİ

Çanakkale’deki Türk yengisi, Boğazlarda denetimin el değiştirmesini önledi ve Rusya’nın yalnızca savaş dışı kalmasına değil, bununla birlikte düzen sorunuyla karşılaşmasına yol açtı; Çarlığın çöküşüne ivme kazandırdı. Çanakkale, Genel Savaş’a yaptığı etkinin, daha büyüğünü Rusya’ya yaptı.

Tarihçi Richard Hymple bu etkiyi, “Türkiye’nin boğazları kapatması, sonu ihtilâlle sonuçlanan ortamı hazırlayan nedenler arasında yer aldı”9 diye aktarır. İngiliz General J.L.Moulton ise, şu saptamayı yapar: “Avusturyalı ve Alman müttefiklerine Türkler’in yaptığı en önemli yardım, Çanakkale ve İstanbul boğazlarını, İngiliz ve Fransız gemilerine kapatmasıydı. Bu durum herhangi bir milleti az ya da çok sarsabilirdi, ama Rusya gibi nüfusu fazla bir millet bu duruma dayanamazdı”.10

MUSTAFA KEMAL’İN DEĞERLENDİRMESİ

Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşı’nın önemini ve dünyaya yapacağı etkinin siyasi-askeri boyutunu bilmektedir. İçinde yer alarak yazgısını belirlediği bu savaşı, Doğu’ya yönelen Batı saldırganlığının yeni bir aşaması olarak değerlendirir. Çanakkale’de ülkeyi savunurken, aynı zamanda, Batı’yla işbirliği içindeki Rusya’yı çökertmekte olduğunu söyler.

Eylül 1915’de, yani Rus Devrimi’nden yaklaşık 1,5 yıl önce, Anafartalar cephesindeki çadırında hasta olarak yatarken kendisini görmeye gelen Alman Doktor Ernest Jackh’a söylediği sözler, onun bilinç düzeyini ve öngörü yeteneğini ortaya koyar. Söyleşide, Almanya ve Türkiye’nin okyanuslardaki etkisizliğini, Rusya’nın o günkü çaresizliğine benzetir ve Rusya için, “Boğazları kapatarak Ruslar’ı Karadenize tıkadım, onları müttefiklerinden ayrı düşürdüm. Bu nedenle Rusya’nın çökmesi kaçınılmazdır” der.11

DİPNOTLAR

1 “Çanakkale Savaşı”, Robert Rhodes James, “20.Yüzyıl Tarihi”, Arkın Kit., Mart 1970, Sayı 19, sf.363

2 “Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal İle Mülakat” R.Eşref, Yeni Mec., 1918; ak.U.İldemir, “Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe” T T.K.

3 “Müttefiklerin Uğradığı Felaketler” J.M. Roberta, “20.Yüzyıl Tarihi”, Arkın Kit., İst.-1970, sf.361

4 “Kurt ve Pars” Benoit Mechin, Kum Saati Yay., İst.-2001, sf.55 ve 59

5 “Kurt ve Pars” Benoit Mechin, Kum Saati Yay., İst.-2001, sf.70

6 “Çanakkale Savaşı”, R.R.James, “20.Yüzyıl Tarihi”, Arkın Kit., 1970, S.19, sf.363

7 “Tek Adam” Ş. S. Aydemir, I.Cilt, Remzi Kit., 9.Bas., İst.-1983, sf.242

8 “Savaş Yayılıyor” General J.L.Moulton, “20.Yüzyıl Tarihi”, Arkın Kit., 11 Mart 1970, Sayı 18, sf.354

9 “Ey Vatan”, Osman Pamukoğlu, İnkilap Yay., İstanbul-2004, sf.26

10 “Goben’in Kaçışı ve Türkiye Savaşta” Richard Humble, “20. Yüzyıl Tarihi”, Arkın Kit., Mart 1970, sf.345

11 “Savaş Yayılıyor” General J.L.Moulton,  a.g.d. sf.354