Donanmayı 21. yüzyıla hazırlayan örnek Amiral: Oramiral Özden Örnek

Amiral Cem Gürdeniz yazdı...

featured

Tarihte bazı şahsiyetler vardır. Hem yaşarken hem de vefat ettikten sonra aynı saygı ve takdirle anılırlar. İsmini anmak bile size güç verir. 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı merhum Oramiral Özden Örnek işte böyle bir Amiraldi. Bugün aramızdan ayrılışının dördüncü yıldönümü. Onu çok özlüyoruz.

Özden Örnek, Türkiye’nin yetiştirdiği en mümtaz Amiral ve Kuvvet Komutanıydı. O, “Primus Inter Pares’” ti. Yani eşitler arasında birinciydi. Üstelik bulunduğu her yerde. Bugün, 21. yüzyılın modern Cumhuriyet Donanmasından bahsediyorsak, bu sürecin lokomotifi hiç şüphesiz Özden Örnek Amiraldir…O, bahriyenin 1960 yılından sonra saflarına kattığı Altın Çocuk idi. Donanma saflarına genç bir deniz subayı olarak katıldığım 1979’ların bahriyesinde Deniz Kurmay Yarbay Özden Örnek, her genç subayın, her idealistin, her Atatürkçü’nün, emrinde çalışmak istediği bir komutan ve liderdi. İnsanlar ne olduklarıyla değil ne yaptıkları ile hatırlanır. Bu kural, donanma camiasında da geçerlidir. Genelde katma değeriniz ve yetenekleriniz kadar hatırlanırsınız. Bu değer bazen çok yüksektir. Bazen hiçtir. Özden Örnek bahriyenin katma değer rekortmenidir.

Olağanüstü yetenekleri ve mütevaziliği ile öne çıkmış seçkin bir lider olarak, Cumhuriyet Donanmasını 21’inci yüzyıla hazırlayan kişi Özden Örnek’tir. Bugünün modern bahriyesinde neyi kazısanız; hangi yeni gemiye ya da uçağa gitseniz; hangi temel doktrin veya stratejinin temeline inseniz karşınıza o çıkar.

Milgem, ilk kez Oramiral Vural Bayazıt döneminde 93’lerde gündeme geldi. Ama projenin, millilik oranı o yıllarda düşüktü. Sonra 2001’de MİLGEM adı altında bir proje neredeyse hayata geçiyordu ancak söz konusu proje, milli bile değildi. Bu isim altında, Alman dizaynı ve malzemesiyle Türkiye’de gemi yapmak amaçlanıyordu. O nedenle de iptal edildi…Durma noktasına gelen bu projeyi, 2003’de, buz dolabından çıkarıp hayata geçiren ve Türkiye’yi, kendi gemisini dizayn ve inşa eden 14 ülke arasına sokan kişi o oldu.

Savunmada kendi kendine yetebilmek esastır. Türkiye’yi bağımsız kılacak ana faktör budur. Özden Örnek, Türk donanmasına ulusal olanaklarla, kendine yetme sürecini somutlaştıran ve güven kazandıran komutandır. Onun uzun soluklu MİLGEM projesine bakışı, tarihe mal olmuş şu sözleri ile özetlenebilir: ‘’Başaramazsınız dediler. Başardık.’’

İki yıllık kuvvet komutanlığı döneminde 50’nin üstünde gemi ve ana sistemin milli yetenek ve olanaklarla envantere katılma süreci projelerinin hepsinin atında onun imzası vardır. 17 yıllık amirallik döneminde sadece deniz gücümüzün donanım ve kuvvet yapısına yönelik girişim ve projeleri ile öne çıkmadı. Strateji, taktik, konsept, doktrin ve hepsinden önemlisi deniz kültürü alanlarında da büyük katma değerler sağladı.

Deniz Kuvvetleri Araştırma Merkez Komutanlığının (ARMERKOM) kurulması da onun ileri görüşü sayesinde hızlandı. Cumhuriyet Donanmasının dışa bağımlılığını sadece savaş gemi dizayn ve inşası ile değil milli su üstü ve sualtı silahları, atış kontrol sistemleri, savaş yönetim sistemlerinin üretilmesi ile azaltmayı bir hayalden ve süslü kelimeler dizininden somut gerçekliğe dönüştürebilmeyi Amiral Örnek başarabildi.

2005 yılıydı. Strateji Daire Başkanıydım. Uzak görüşlü Amiralimiz bir defasında özetle şunları söylemişti: ‘’Arkadaşlar güdümlü mermi ve torpidoda dışa bağımlı olarak deniz kontrolü sağlayamayız. Mutlaka millilerini yapmamız gerekir.’’  Onun direktifleri ile Atmaca’nın ve Akya’nın doğumu gerçekleşti. Onun öngörüsü ve kararlılığı olmasa bugün ne MİLGEM ne Akya ne de Atmaca vardı.

Donanma diplomasisi konusunda da emsalsiz hizmetleri oldu. 2003’te NATO, Akdeniz’de yürüttüğü Etkin Çaba Harekâtını, Karadeniz’e genişleterek sürekli operatif varlık geliştirmek istiyordu. Bu durumun Rusya’yla ilişkiler ve Montreux Sözleşmesi’nin son 67 yılda yarattığı hassas dengeyi bozacağını çok iyi bilen Amiral Örnek, bu kararın NATO’da Türkiye tarafından veto edilmesini sağladı. Ayrıca karşı hamle olarak, Karadeniz Uyumu Harekâtı adı altında Türkiye’nin liderliğinde deniz güvenlik harekatının başlatılmasını sağladı. Bunun yanı sıra 2001’den itibaren Karadeniz’de başarıyla görev yapan ve Türkiye liderliğinde kurulan BLACKSEAFOR isimli deniz işbirliği görev grubunu da Karadeniz’deki karşılıklı güven ortamı yaratmada en etkin kullanan komutan oldu.

Mükemmel bir lider ve yöneticiydi. İnsani değerleri yüksekti. Asla erişilmez bir Amiral olmadı. Felsefeden dış politikaya, edebiyattan sinemaya kadar her alanda sohbet edebildiğiniz, her an yeni şeyler öğrendiğiniz bir komutan, centilmen ve aydındı. Ağzı lüzumsuz laf yapan ve aşırı iltifatkar insanlara karşı da dikkatliydi. Onları kendinden uzak tutmaya çalışırdı.

Silivri’deki 3,5 yıllık hapis döneminde, bir kez bile şikâyet ettiğini duymadım. 3.5 yılını okuyarak ve yazarak değerlendiren, müthiş üretken bir performans sergiledi. 4 muhteşem kitap yazdı.  Onun çalınan hayatı, bana göre kumpasın ilk perdesi olan, sözde darbe günlüklerinin yarattığı psikolojik ortamın varlığından beslendi. En yakınındakiler bile neredeyse bu saçma eklemelere inandılar. O, Deniz Kuvvetleri’nin altın çağının sembol komutanıydı. O yüzden hedef alındı. Alçakça bir algı operasyonuyla toplumda küçük düşürüldü. Ayrıca Deniz Kuvvetleri’nin üzerine gidilmesinde, sözde darbe günlüklerinin payı olduğunu düşünmesi onu çok fazla üzdü. Halbuki bunların hepsi kurguydu. FETÖ ve işbirlikçilerinin alçak ve adi bir kumpasıydı.

Türkiye onun gibi müstesna bir şahsiyetle, denizcileşme ve savunma sanayini çok da ileriye taşıyabilirdi. 2 yıllık görev döneminde Deniz Kuvvetlerini birinci lige taşıyan Altın bir Amiralin emeklilik döneminde neler başarabileceğini hayal bile edemeyiz.

Amiral Örnek, MİLGEM’in hayat sürecini anlattığı ‘’MİLGEM’in Öyküsü’’ (Kırmızıkedi Yayınları) isimli başyapıtı ile tarihe ölümsüz notunu düşmüş oldu. Kitabında şöyle yazmış: ‘’ Kazanılan her mücadelenin bir faturası vardır eğer o faturayı ilk kez ödemek istemiyorsak ödediğimiz faturayı daima hatırlamamız ve yapılanların bedava olmadığını bilmemiz gerekir. Kazandığımız her türlü yeteneği devam ettirmeli ve daha iyiye doğru geliştirmeliyiz.’’

O, Silivri 4 no’lu cezaevinde yatarken 27 Eylül 2011 günü Türk deniz gücüne en büyük ödülü olan MİLGEM’in ilk gemisi TCG Heybeliada korveti devlet töreni ile İstanbul Tersanesinde Donanma Komutanlığına teslim edildi. Törende sivil ve askeri devlet protokolü tam kadro hazırdı. Yapılan konuşmalarda Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Donanma Komutanı dahil hiç kimse Özden Örnek adını anmadı. Vefasızlık ve korkaklık o an için kazanmıştı. Ama Özden Örnek adının ölümsüzleşmesini hiç kimse önleyemedi. Evlatları kadar sevdiği ve emek harcadığı MİLGEM’in ikinci gemisine (TCG Büyükada) Silivri’den çıktıktan 2 yıl sonra 2 Mayıs 2016 öğleden sonra ayak basabildi. Yaşadığı duygu fırtınasını bu yazıyı okuyan herkes tahmin edebilir. Baba ile kızı büyük bir ayrılık sonrası kucaklaşabildi. 30 Nisan 2018 tarihinde Kasımpaşa Kuzey Deniz Saha Komutanlığı karargahının bulunduğu Haliç’te deniz kıyısında yapılan cenaze töreninde tabutunun yanında bir MİLGEM maketi duruyordu. Adeta son yolculuğunda evladı ondan helallik istiyordu.

Amiral Örnek kitabında şöyle devam ediyor: ‘2004 yılında Deniz Harp Okulunda öğrenciler ile yaptığım bir sohbet toplantısında bir öğrenci bana ‘komutanım bizim kendi yaptığımız bir savaş gemimiz ne zaman olacak?’ diye bir soru sormuştu. Kendisine ‘üzerinde çalışıyoruz, bittiğini ben göremeyeceğim ama sizler kullanacaksınız’ demiştim. Mahcup olmadığımızı zannediyorum…Son olarak -biraz iddialı olarak- diyeceğim şudur: ‘Einstein’ın özel görelilik kuramı fizikte neyse, MİLGEM de Deniz Kuvvetleri için odur. TCG Heybeliada’dan sonra Deniz Kuvvetlerinde yaşam ve düşünceler değişmiştir.’’ Kitabının son cümlesi de şöyle: ‘’Daha yapmamız gereken çok işimiz var.’’

Kimsenin hiç kuşkusu olmasın. Cumhuriyet Donanması öz değerlerini kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ‘ten almaya ve ona layık Özden Örnek gibi altın çocukları yetiştirmeye devam edecektir. Zira ilerleme ve aydınlanma gücünü akıl, bilim ve erdemden alır. Atatürk’ün Amirali Özden Örnek gibi olmak; daima daha nitelikli olanı aramak ve en önemlisi iyi ve haklı tarafta olmak Donanmayı geleceğe daha güçlü taşıyacaktır.  O, sadece Cumhuriyet Donanmasının şeref sayfalarında değil, 1000 yıllık Türk denizcilik tarihinin şeref sayfalarındaki ölümsüz ismi ile hatırlanacaktır. Rotan cennet olsun büyük Amiralim. Mavi Vatan ruhunu bağrına bassın.

Donanmayı 21. yüzyıla hazırlayan örnek Amiral: Oramiral Özden Örnek

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

8 Yorum

  1. 2 ay önce

    Böyle kişiler arada bir geliyor da varlığımız devam edebiliyor.

  2. 2 ay önce

    Ruhu şad olsun.

  3. Nedim Albayrak
    2 ay önce

    intikam Türk milletinin elbet hakkıdır. İç mihraklar ve dış destekçileri nefeslerimiz ensenizde olacak.

  4. 2 ay önce

    runu şad olsun. biz bile özlüyorsak siz yanıyorsunuzdur. tekrar başınız saolsun amiralim

  5. 2 ay önce

    İsmi gibi, örnek bi kişi, sayenizde tanıyoruz ve saygıyla anıyoruz. Ruhu şad olsun.

  6. 2 ay önce

    Bir biyokimyager olarak DNA yerine Özden Örnek (ÖÖ) in kullanılmasını hep istemişimdir.

    Cevapla
  7. 2 ay önce

    Nitelikli insanlarin baska nitelikli insanlari degerlendirmesi boyle temiz yurekle oluyor.Sizler gibi insanlarin sayilarinin her faaliyet alaninda cogalmasini dilerim. Mekani cennet yasami Ornek olsun.

  8. 2 ay önce

    ‘’Daha yapmamız gereken çok işimiz var.’’ Özden Örnek Paşamızın bu sözünü hatırımızda tutmalıyız ve yüce devletimizin dahada yücelmesi için, beynimizden, tecrübemizden ve elimizden geldiğince ölene kadar destek olmalıyız.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!