İspanyol gribi ile ilgili bilmedikleriniz… Tarih tekerrür mü ediyor?

Hüseyin Vodinalı yazdı...

featured

Batılı küresel hegemonya, kapitalizmin yapısal krizinin resmen başladığı 2008’den itibaren liderliğin Asya’ya geçeceğini anladı.

Bunun için türlü oyunlar planladılar.

Yeni bir hibrid-soğuk savaş, ekonomik krizin gelişmekte olan ülkelere yıkılması, pandemi, Rusya ve Çin’in tahrik edilerek hibrid bir dünya savaşı ve tecrit, küresel gıda krizi ve kıtlık.

Bunun sonunda küresel güneyin kolunu büküp, “Great Reset”e ikna edeceklerini hesaplıyorlardı.

Yani, “Hiç bir şeyiniz olmayacak ama yine de mutlu olacaksınız!”

Yerseniz.

Neticede yemediler.

Putin geçenlerde şöyle bir espri yaptı: “Ukrayna’ya olan özel harekatımızın bir faydası da pandemiyi sona erdirmesi oldu!”

Gerçi ilginç biçimde Çin’de yeni bir dalga da başladı. Şanghay filan kapatıldı yine.

İddialar o ki, hem Ukrayna’da, hem de Çin’in etrafındaki onlarca biyolaboratuvarda, Rus ve Çinli genlerine yönelik virüs çalışmaları tüm hızıyla sürüyordu.

Azovstal’daki kuşatma bittiğinde yeraltında gerçekten o NATO laboratuarları var mı? Göreceğiz.

Gerçi daha onlarcası Rusların eline geçti ve imha edildi. Ruslar laboratuarlarla ilgili pek çok yeni korkutucu bilgiyi açıkladı. Virüs yayacak dron girişimleri, denek yapılan Ukraynalı asker ölümleri ve akıl hastaları üzerinde deneyler bunlardan bazılarıydı.

Bu arada küresel ekonomiye 14 trilyon dolara mal olan pandemi ve mrna aşıları sonrası, gizemli ölümlerde bir artış da gözleniyor.

Geniş kapsamlı yeni bir araştırmaya göre, mRNA aşıları sonrası İskandinavlarda tehlikeli kalp hasarı riski keskin bir şekilde arttı. Ayrıca, Moderna’nın 100 mikrogramlık aşısının Pfizer’in 30 mikrogramlık dozundan çok daha tehlikeli olduğu saptandı.

JAMA Cardiology adlı hakemli bir dergide yayınlanan çalışmada, 16-24 yaş arası 1 milyon erkekte iki doz Moderna aşısı sonrası, miyokardit ve perikardit artışı gözlendi. Yaklaşık 300 hastaneye yatış belirlendi. Pfizer’da ise 2 dozdan sonra 100 yatış ortaya çıktı.

Pfizer’in eski Başkan Yardımcısı ve Bilim Şefi Mike Yeadon’a göre, mrna aşıları insanların bağışıklık sistemini zayıflatıyor.

İlk doz yaklaşık yüzde 30, ikincisi yine yüzde 30 ve güçlendirici olarak adlandırılan üçüncü doz ise yüzde 20 ve daha fazla oranda bağışıklığı düşürüyor.

Yeadon’a göre bu, erkek ve kadınların bağışıklık sisteminde beşte dörtlük bir düşüşe yol açıyor.

Başka bir deyişle, aşı olduktan sonraki bir ila üç yıl içinde insanlar, agresif kanserler ve aşılara kadar takip edilmesi zor olan farklı kalp rahatsızlıkları da dahil olmak üzere çeşitli hastalıklardan ölebilir.

Columbia Üniversitesi’nden Araştırmacı Dr. Spiro Pantazatos da, mrna aşılarının risk ve yan etkilerinin 2020’de COVID sonrası ile neredeyse aynı olduğunu ve riskin her yeni dozda arttığını söylüyor, son bilimsel araştırmasında.

Hal böyleyken, pandemi sürecinde büyük eleştiri alan Dünya Sağlık Örgütü, Bill Gates’in eli kolu yetmemiş gibi yeni kanun teklifinde, daha çok sermaye güdümüne girmek için uğraşıyor.

DSÖ için daha fazla yetki çağrısında bulunan Mayıs 2021 tarihli BM raporunu da yansıtıyor:

“Mevcut haliyle, DSÖ bu tür yetkilere sahip değil […]Antlaşmaya devam etmek için, DSÖ’nün bu nedenle mali ve politik olarak güçlendirilmesi gerekiyor. Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu, Dünya Ticaret Örgütü gibi “devlet dışı aktörlerin” katılımını tavsiye ederiz”.

Bu öneriler ülkeleri küresel hükümet adına hizaya sokmayı amaçlıyor.

Bürokrat diline çevirirseniz:

“Salgınları” “zamanında” bildirirseniz, bunlarla başa çıkmak için “finansal kaynaklara” sahip olursunuz. Hastalık salgınlarını bildirmezseniz veya DSÖ’nün talimatlarına uymazsanız, uluslararası yardımı kaybedersiniz, ticari ambargolar ve yaptırımlarla karşı karşıya kalırsınız.”

İSPANYOL GRİBİNE YOL AÇAN ROCKEFELLER AŞILARI

Evet bu uzun girizgahtan sonra, şimdi gelelim başlıktaki konumuza.

Aşı meraklısı Bill Gates kısa süre önce TED 2022 platformunda aşı karşıtı hareketi ‘bir grup çılgın insan’ olarak niteledi:

“Yani birinin dönüp aşıları insanları öldürmek ya da para kazanmak için kullandığımızı ya da pandemiyi bizim başlattığımızı söylemesi biraz ironik.”

Tıp kurumları, aşıları bir hastalığı iyileştirebilecek veya insanların sağlıklı kalmasına yardımcı olabilecek tek cevap olarak kabul ediyor.

Evet öyle, ama bu son pandemide gördüğümüz gibi istisnalar da var.

Bu tür istisnalar genelde büyük salgınlarla birlikte acil geliştirilen aşılarda yaşanıyor.

Genelde dedim, çünkü 1918’de de benzer bir durum olmuştu.

Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1918 İspanyol Gribi olarak bilinen büyük bir salgın 50 ila 100 milyon insanı öldürmüştü.

Bu arada, İspanyol Gribi’nin kesinlikle İspanyol olmadığını, Amerikan olduğunu söyleyelim.

Ve ilk vakanın 19 Eylül 1918’de Kansas, Fort Riley’deki bir ordu üssünde görüldüğünü vurgulayalım. Tıpkı Covid 19’un ABD Maryland’daki Fort Detrick’ten 2019 Temmuz’unda yayılması gibi…

Bu noktada devreye Standard Oil Company’nin kurucusu ve daha sonra ilaç sanayini kontrol altına alan John D. Rockefeller giriyor.

Rockefeller’in Büyük Petrol tekeli tıpta önemli bir rol oynadı.

Çünkü 1900 yılından itibaren Rockefeller’in bilim insanları, petrolden plastik ve diğer faydalı ürünler oluşturmak için gereken “petrokimyasalları” keşfetti.

İspanyol Gribi pandemisinin ‘olağan şüphelisi’, Rockefeller Enstitüsü tarafından atlardan geliştirilen deneysel ‘bakteriyel menenjit aşısı’ vardı.

Rockefeller Tıbbi Araştırma Enstitüsü (Big Pharma’nın doğum yeridir) o zamanlar küresel salgında önemli bir rol oynamıştı çünkü grip benzeri semptomlara neden olan kendi aşılarıydı.

Deneysel bakteriyel menenjit aşıları, 21 Ocak – 4 Haziran 1918 tarihleri ​​arasında Fort Riley’de harbe hazırlanan 6 milyondan fazla Amerikan askerine vuruldu.

Bunlardan birçoğu deneysel aşının sayısız dozunu aldıktan sonra insan test denekleri oldu.

Bu askerler zorlu ve sağlıksız koşullarda savaşırken, bu bakterileri Avrupa’ya yaydılar.

Savaş sona erdikten sonra Avrupa’dan dönen askerler hastalığı Amerika’ya da yaydı.

Rockefeller Enstitüsü de ABD nüfusunu elinde kalan dozlarla aşılamak için bir kampanya yaptı.

On milyonlarca insan öldü.

Şok edici olan, askerler ve daha sonra ABD nüfusu üzerinde yapılan aşı deneylerinin düzeyiydi; Otopsiler, İspanyol gribine, bağışıklık sistemlerini yok eden aynı deneysel bakteriyel menenjit aşılarının neden olduğunu ortaya çıkardı.

20 Temmuz 1918 tarihli, ABD Ordusu Tıbbi Birlikleri’nden M.D. Üsteğmen Frederick L. Gates’in “Antimenenjit Aşılama ve Kronik Meningokok Taşıyıcılarının Kanındaki Aglütininlere İlişkin Gözlemler” başlıklı bir raporu, Amerikan askerleri üzerinde yapılan deneylerin tarihini doğrulamaktadır:

“Ekim ve Kasım 1917’de Kansas, Funston Kampı’nda menenjit salgınının ardından, kamptan gönüllü deneklere bir dizi menenjit aşısı yapıldı. Fort Riley’ye bitişik Base Hastanesi’nin Laboratuvar Bölümü Şefi Binbaşı E. H. Schorer, emrindeki her tesisi açtı ve aşılarla bağlantılı laboratuvar çalışmasında işbirliği yaptı. Kampta, Bölüm Cerrahı Yarbay J. L. Shepard’ın yönetiminde, nispeten az sayıda gönüllü üzerinde yapılan bir dizi ön aşılama, uygun dozların ve sonuçta ortaya çıkan yerel ve genel tepkilerin belirlenmesine hizmet etti. Bu serinin ardından, Bölüm Cerrahı tarafından kampın tamamına aşı teklif edildi ve alay cerrahları tarafından isteyen herkese yapıldı. İlk aşı serisi, 342. Topçu Alayı’nda Albay Nugent ve alay cerrahı Binbaşı Czar C. Johnson’ın nezaketi aracılığıyla gerçekleştirildi. Bu organizasyon, Bölüm Cerrahı tarafından verilen çağrıya yanıt olarak toplu halde gönüllü oldu ve genişletilmiş bir dizi gözlem için en umut verici bir fırsat sundu.”

Deneyler devam ederken Gates, askerlerin grip benzeri semptomlar yaşamaya başladığını bildirdi:

“Alay cerrahlarının raporlarının ve ön serilerdeki gözlemlerin bir incelemesi, baş ağrısının enjeksiyondan sonra en sık görülen semptom olduğunu ve karşılaşılan diğer semptomların çoğuna eşlik ettiğini göstermektedir. Bazen reaksiyon, bir üşüme hissi ile başlatıldı ve birkaç erkek, takip eden gece boyunca ateşlendi. Daha sonra sıklıkta mide bulantısı (bazen kusma), baş dönmesi ve eklemlerde ve kaslarda genel “ağrılar ve ağrılar” geldi; bu ağrılar, birkaç durumda özellikle boyun veya bel bölgesinde lokalize olup boyun tutulmasına veya sırt tutulmasına neden oldu.”

New Scientist’in 4 Ağustos 2008’de yayımlanan ilginç bir makalesi var: “1918 grip salgınının gerçek katilleri bakterilerdi. Tıbbi ve bilimsel uzmanlar artık en büyük ölüm nedeninin grip virüsleri değil, bakteriler olduğu konusunda hemfikir.”

Silver Spring, Maryland’deki Ordu Sağlık Gözetim Merkezi’nde tıbbi bir mikrobiyolog olan John Brundage ve ekibi, 1918 ve 1919’daki ilk el raporları, tıbbi kayıtları ve enfeksiyon örneklerini topladı.

Brundage’a göre, kötü bir grip virüsü türü tüm dünyayı sarmış olsa da, hafif grip vakalarının ardından gelen bakteriyel pnömoni, 19 ila 20 yaşlarındaki askerlerin çoğunu öldürdü.

Sözde İspanyol gribinin 100 milyon kurbanı olduğu tahmin ediliyor.

Pandemide eleştiri oklarına hedef olan Anthony Fauci de, “1918 pandemisinin ölüm oranlarında bakteriyel pnömoninin önemli bir rol oynadığı konusunda tamamen hemfikiriz” diyor.

Yani uzun lafın kısası, Rockefeller’dan Bill Gates’e, batı cephesinde değişen bir şey yok!

ABD ve Avrupa’daki VAERS (Covid aşıları yan etkileri) raporlama sistemi, 14 Aralık 2020 – 8 Nisan 2022 arasında 1.226.314 yan etki raporladı.

ABD’de 26.976 ölüm ve 219.865 ciddi yaralanma rapor edildi.

Avrupa Birliği’nin VAERS’a benzer sistemi EudraVigilance raporu 26 Mart 2022’de yayımlandı:

Avrupa’da 14 Aralık 2020 ile 26 mart 2022 arasında 42.507 ölüm ve 3.984.978 yan etki ve yaralanma kayıtlara girdi.

 

KAYNAKLAR:


https://off-guardian.org/2022/04/19/pandemic-treaty-will-hand-who-keys-to-global-government/

https://www.globalresearch.ca/since-spanish-flu-1918-big-pharma-deceived-public-about-safety-vaccines/5777859

 

İspanyol gribi ile ilgili bilmedikleriniz… Tarih tekerrür mü ediyor?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

16 Yorum

  1. 9 ay önce

    PEGASUS REZALETİ 5gvirüsnews.com
    Türkiye’de ilk kez, Maskesi olmayan ama takamaması için sağlık raporu olan bir kişiyi Pilot  Polis çağırarak uçaktan zorla indirdi!

    • 9 ay önce

      Pilotu tebrik ederim. Ucak otobus kimsenin babasinin mali degil. Ben ozellikle kullanacagim bundan sonra da.

      • 9 ay önce

        Sağlık raporu olan bir kişiyi yasaları zorlayarak uçaktan polis zoruyla indirilmesi ileride böyle bir durumla karşılaştığınızda sizinde nelerle karşılaşabileceğiniz hakkında fikir vermeli.

        • 9 ay önce

          uçağa maskeyle binip binmemek benim önceliğim değildir zira havacılık ve uçuş kuralları uluslararası kurallara tabidir.
          bir karar alınmışşsa yalnızca ülke içinde istediğiniz kadar çabalayın bir sonuç elde edemezsiniz. Bütün ülkelerin bu karara bir şey demesi gerekir.
          ikincisi Bazıları Türk adını anayasadan silmek için şuan uğraşıyorlar!
          benim önceliğim bu dur. bu çözebileceğimiz sorundur. ayaklarımız yere bassın biraz çözemeyeceğiniz gerçekçi olmayan işlerle Türk milletinin kafası bulandırılmaktan vazgeçilsin.

  2. 9 ay önce

    Günef ATEŞ 5gvirusnews.com
    11 yaşındaki kızımız/kardeşimiz okulunda tüm sistem baskısına rağmen maske takmayıp sağlık bakanlığına geri adım attırdı.

  3. 9 ay önce

    Emperyalizm-kapitalizm amerikan hükümetinin istihbaratında çalışanlarının % 40’ına dahi mrna’lı aşıları yaptıramadı. (Anadolu ajansı) Ülkemizde sinovac sonrası mrna aşısı için media ve sağlık bakanlığı üzerinden yoğun aşılama baskısı oluşturuldu. Tutuklulara açık görüş, esnafa, okulda çocuğu olanlara vb. Baskılarla zorunlu değil gönüllü dedikleri aşıları yaptırmaya çalıştılar.

  4. 9 ay önce

    Bos bos asi karsitligi yapmak kolay. Tamam dogruluk payi vardir ya da yoktur. Asi olmus asi olma dediniz. Kafa bulandirdiniz. Yakalandik hastanelik olduk. Sizin gibiler anca teori uretin. Yabanci kaynaklardan cevir cevir gel Turkiyede ingilizce bilmeyenlere yuttur.Cozum ne cozum. Asi olma demek kolay has galiba yakalandik NASIL TEDAVI OLACAGIZ Peki? Yanit bekliyorum. Kacmayin. Virus ortalikta 1. Nasil yakalanmayacagiz 2. Yakalandik ne yapacagiz, tedavisi ne.

    Yanit verin haydi bu sorularima.

    • 9 ay önce

      Virüs yok sizi öldürmez demedim o aşıların ileride sizde başka hastalıkları tetikleyeceğine dair araştırmalar var demek istedim biraz daha araştırırsanız (5gvirusnews.com) mesela, yabancı kaynaklardan çeviri dediğiniz Anadolu ajansının haberi amerikan istihbaratının % 40’ı aşı olmamış diye.

      • 9 ay önce

        Türk halkı olarak laf çarpıtmalarına karnımız tok. ben ne yazmışım karşılığında ne söylenmiş! Aşı yok diyorsunuz diyen oldumu, ne alaka! YORUM YAZIYORMUŞ GİBİ YAPARAK WEBSİTE REKLAMI YAPMAYIDA BIRAKIN! Virus ortalikta 1. Nasil yakalanmayacagiz 2. Yakalandik ne yapacagiz, tedavisi ne.

    • 9 ay önce

      teori uretin demişim hızlı yazacağım derken, düzeltiyorum teori kim bunlar kim. bırak bir şey üretmeyi bunlar yabancıların yazdıklarından Türkçeye çevirip kopyala yapıştır yapıyor.
      Noldu sorulan sorulara halen bir yanıt yok. Ne güzel ya, at lafı ortalığa kafa bulandır ama sorumluluk alma soruyu görünce de kaç.

  5. 9 ay önce

    Son derece yanlış şeyler söylüyorsunuz. Yazdıklarınızın ne anlama geldiğini bilmiyorsunuz.

  6. 9 ay önce

    sözde yorum yazıyormuş gibi yaparak websitesi reklamı yapanlarıda gördük ya daha ne diyeyim ucuz reklam kokan işler bunlar. böyle bir davranışla yapılan hiçbir şeye güvenmem tamtersine şüpheyle yaklaşırım.

  7. 9 ay önce

    bölücülük sempatizanları meclise girmiş Türk devletine hakaret ediyorlar diyoruz, bazıları zorla otobüste maske taktırdılar diyor, ermenler mecliste Türklere hakaret ediyor soykırımla suçluyorlar diyoruz, bazıları uçakta maske taktırdılar diyor, dolar olmuş 15 tl, ülke dolmuş kaçak diyoruz, bazıları aşı,maske,maske,aşı diyor, o kadar şehit haberi yapıldı bu sitede bazılarının bir tanesinde bile bir başsağlığı yorumu yok gelinmiş burada website reklamı yapılıyor! ohoo Türkler olarak nediyelim daha, boşiş severlere ne diyelim: maske yeter gidin birazda yeşil uzaylı yakalayın, uzaylı görünce taş atmayın ama!!!

    Bu kadar mı Türklükten, Bu kadar mı gerçeklerden uzak olunur.

  8. 9 ay önce

    Teşekkürler Hüseyin Vodinalı. Bilgilendirici bir yazı. Çok kısa sürede, önce “gönüllü” denilip, sonradan yaşamsal kısıtlamalara vardırılarak dayatılan iğneler konusunda baştan beri çekimserliğimi korudum. Açıkçası iğne olmamayı asla bir “direniş” kılıfına sokmadan ve tercihlerini o doğrultuda kullanan eşe dosta karşı da asla saygısızlık etmeden koskoca 2 seneyi devirdim. Bir sporcu olarak bu sürecin sonunda en çok dikkatimi çeken, genç sporcuların sahada ölüvermesi oldu. Buna benzer kalp krizi ve pıhtı atması sonucu gerçekleşen ani ölümlerdeki sayı artışını da görmemek için kör olmak gerek diye düşünüyorum. Ancak ne var ki psikolojide Cassandra sendromu olarak literatüre geçmiş bir olgunun da insanlarda şu dönemde yaygınlığı dikkat çekici. Nedense sessizlik hakim. Kandırıldıklarına ikna olmak istemiyor insanlar. Bu arada sosyal medya üzerinde dönen tartışmalar gitgide çirkinleşiyor. Sanki aşı olmayanlar aşı olanların olanlar da olmayanların ölmelerini istiyormuş gibi yapılıyor tartışmalar. Tartışmaların dozunu kaçırmayıp, kişiselleştirmeyip, sizin anlattığınız boyuttan bakabilme cesareti gösterilmelidir. Cassandra da Truva’nın başına gelecekleri dillendirmiş ama kulaklara kötü geldiği için halk onu lanetlemişti. Truva atının bir hediye olduğuna inanmışlar ve sevinmişlerdi…

    • 9 ay önce

      Yazdıklarınıza tümüne hiç bir itirazım olamaz. eklemek amacıyla yazıyorum: aşı olunmaması ve maske kullanılmaması yönünde telkinde bulunanlar çok sayıda oldu. Doğruluğu yanlışlığı tabii ki de tartışmalıdır. Ancak bu telkinleri yapanlar çözüm olarak ne uygulanmalı bundan nedense hiç bahsetmediler. Aşı olmayın diyorlar tamam olmadık, maske kullanmak gereksizdire kadar konuyu getirdiler tamam onu da kullanmadık ve sonuç mu ne oldu hastalığı virüsü kaptık. Peki şimdi bu durumdaki kişiye ne tavsiye edilecek, bu kişinin ne yapması gerekiyor. Bu soruya yanıt yok ne hikmetse. Yoksa görmek isteyen herkes olup bitenleri yapılmak istenenleri tabii kide görüyor. dediğim gibi eklemek amacıyla yazdım herhangi bir yanıt duymak için değil. Diğer okuyuculara da bunu belirtmek istedim. Yeri gelmişken sizin yazılarınızı da ilgiyle okuduğumu söylemek isterim. Saygılarımla.

      • 9 ay önce

        Biliyorum sevgili Yurttaş. Herkes kendi kişisel duyarlılıklarına göre davrandı ve davranıyor. Ben iki kez o hastalığı geçirdim bu kış. Hatta birinde testim negatif, diğerinde pozitif çıkmıştı ve ilkini daha ağır geçirmiştim. Yatak döşek olmasam da, hırpaladım. Sanırım normal gripten biraz daha ağır oldu. Gripken ne yapıyorsam aynılarını yaptım. Aslında ailecek öyle yaptık diyeyim. İyileştikten sonra bile bir on gün falan kendi kendimizi karantinaya aldık kimseyle görüşmedik. Toplu taşımalarda maske mesafe vs. ne deniliyorsa öyle davrandım ve elbette davranmaya da devam ediyorum. Aklın yolu bir sonuçta. Hastalık bu. Kendimizden çok başkalarını düşünüyoruz. Aklı selim insanlar için pandemi öncesinde de böyle değil miydi zaten bu? Sosyal yaşamın gereğidir. Hiç birimiz dağlarda tek başımıza yaşamıyoruz nihayetinde. O yüzden sizin duyarlığınıza katılmamak mümkün değil. Olayı mümkün mertebe sivriltmeden ve sanki bunu bir direniş kılıfına geçirmeden davranmak gerektiğine inandım şahsen.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!