Kriz ve savaş

Kriz ve savaş

Jeopolitik hiç bir zaman ekonomiden bağımsız olmadı. 

Ekonomi derken dolar borsa oyunlarından söz etmiyorum. 

Küresel ve yapısal ekonomik tabloyu kastediyorum. 

Modern çağdaki tüm küresel savaşlar, ekonomik krizleri takip etti. 

Kapitalizmin çan eğrisi şeklindeki döngüsel grafiği, her zaman savaş çanlarına davetiye çıkarmıştır. 

Orta Çağ, Yeni Çağ ve Modern Çağ'daki tüm savaşların mutlaka iktisadi arka planları vardır. 

1.Dünya Savaşı, 1890'lardaki Atlantik merkezli ekonomik krizi,

2.Dünya Savaşı da ABD'de başlayan 1929 büyük buhranını izledi. 

Küresel sermaye, sömürgeci savaşları hiç eksik etmedi. 

Bu savaşlar da kimi zaman vekalet savaşları olarak meydana geldi. 

Anadolu işgali mesela 1. Dünya Savaşı'ndan ekonomik çöküşle çıkan İngiltere'nin kendi ordusu yerine Yunan ordusunu kullanması ile başladı. 

Çin'e karşı 1800'lerin başı ve ortalarındaki Afyon savaşları da hakeza İngiliz Doğu Hindistan Şirketi ve devamında Fransız ordusu kullanılarak yapıldı. 

1967 Arap İsrail savaşı da ABD'nin petrol dolar sisteminin öncülü oldu. Vietnam Savaşı'nda çok para kaybeden ABD, 1973 petrol krizi sonrası, doları altın karşılığından tahvile döndürdü. Rockefeller sülalesinin adamı Kissinger, Ortadoğu'da sürekli savaş modeli ile petrolün sadece dolar ile alınıp satılmasının mimarı oldu. 

2008 ABD yapısal ve küresel ekonomik krizi sonrası dünya, 1. Ve 2. Paylaşım savaşları öncesine benzer bir savaş basıncının yörüngesine girdi. 

ABD ile Rusya ve Çin arasındaki hesaplaşma, bölgesel çatışma ve küresel gerginliklerin sac ayağı oldu. 

Kuzey Kore, Libya, Suriye, Hong Kong, Tayvan, Kıbrıs/KKTC, İran, Pakistan, Afganistan, Lübnan, Yemen, Irak, Azerbaycan, Bolivya, Venezuela, Belarus, Ukrayna ve Türkiye, hep sıcak noktalar olarak gözümüze çarpıyor. Afrika'yı da unutmayalım, 22 Afrika ülkesinde 6000 Amerikan özel kuvvet komandosu konuşlu durumda. 

Buralara haritada detaylı baktığınız zaman, esasen büyük küresel çelişmenin resmini görürüz. 

ABD, İngiltere ve İsrail stratejik ortaklığı, temel rakipleri Rusya ve Çin'i kuşatmak, enerji yollarını kesmek, Kuşak ve Yol gibi küresel ticaret (Asya merkezli yeni İpek Yolu) alternatiflerini boğmak üzerine stratejik planlar yapıyor. 

Özellikle Çin'in ekonomik ve teknolojik liderliğini icap ederse zor kullanarak önlemek temel hedef. 

Fakat bu noktada milli devletler kadar küresel sermayenin de planları var. 

TEK DÜNYA HÜKÜMETİ NEDİR? 

Bilindik anlamda geleneksel kapitalizmin sonuna yaklaştık. Artık sistem devasa sorunlarıyla sürdürülebilir olmaktan çıktı. Bunu bizden daha iyi bilen Davos ahalisi, muhtemelen sponsoru olduğu pandemi ile birlikte "Great Economic Reset" (Büyük Ekonomik Sıfırlama) başlığı altında yeni bir plan hazırladı. 

Bu planı, Araştırmacı Yazar F. William Engdahl son yazısında anlatıyor. 

"Çin - ABD savaşına doğru, küresel totaliter sistemin yaratılışı, tek dünya hükümeti mi?" başlıklı yazının alt başlığı çarpıcı:

"Bu, 1941 Hitler - Stalin Büyük Savaşı'nın Yeniden yapımı mı?"

Engdahl, 2. Dünya Savaşı'nın özünde, iki Anglo Sakson küresel ticaret merkezi olan Londra City ve New York Wall Street çevrelerinde tasarlandığını ve küresel güçlerin önlerinde 2 büyük engel olarak gördüğü komünist SSCB ile faşist Almanya'yı birbirine kırdırdığını ileri sürüyor. 

Bunda başarılı olunduğunu belirten Engdahl, tek farklı sonucun, 1945 sonrası ağır basan Wall Street ve Rockefeller ailesinin İngiltere'nin artık küçük ortak olmasına karar vermesi olduğunu anlatıyor. 

Alıntılıyorum, biraz uzun ama okunmaya değer. 

ENGDAHL'IN YAZISI

"Londra ve Washington daha sonra Soğuk Savaş olarak bilinen küresel egemenlik dönemine girdiler.

Bu Anglo-Amerikan küresel kat mülkiyeti, Berlin Duvarı'nın yıkılması ve 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla 1989'da tasarım gereği sona erdi.

Bu sıralarda, 1992'de Bill Clinton'ın başkanlığıyla, bir sonraki aşama - mali ve endüstriyel küreselleşme - başladı. Bununla birlikte, sadece Amerika Birleşik Devletleri'nin değil, Almanya ve AB'nin de sanayi tabanının içi boşalmaya başladı. Yeni Dünya Ticaret Örgütü'nün sağladığı ucuz işgücü şeklindeki dış kaynak kullanımı, 1990'lardan sonra endüstriyel Batı'da ücretleri düşürdü ve birbiri ardına bir çok endüstriyi yok etti. Baba Bush'un 1990'da Yeni Dünya Düzeni adını verdiği yolda gerekli bir adımdı. Bir sonraki adım, her yerde ulusal egemenliğin yıkılması olacaktır. Burada en büyük engel ABD idi.

“ARKADAŞLARIMIZDAN KÜÇÜK BİR YARDIM...”

Uluslara, devletlere bağlılık borcu olmayan küresel sermaye için, Dünya Ticaret Örgütü'nün doğuşu ve Çin'i 2001 yılında tam üye olarak getirmeleri, bir sonraki adım olarak planlanmıştı. Bu noktada küresel sermaye, Çin'de, tarihteki en büyük endüstriyel büyümeyi, (muhtemelen 1871-1914 arası Almanya ve 1866'dan sonraki ABD gibi) kolaylaştırdı. Dünya Ticaret Örgütü üyeliği, Apple'dan Nike'a, KFC'ye Ford ve VW'nin Çin'e milyarlar akıtmasına izin verdi. 

Çin'deki büyümenin en büyük gizemlerinden biri, Çin'in 2001 itibarıyla, önce tekstil veya oyuncak gibi daha düşük becerili sektörlerde, daha sonra eczacılıkta ve en son olarak da elektronik montaj ve üretimde gelişmesi. Çin'i kullanan uluslararası sermaye ve finans kurumlarının küresel gündemlerini zorlamak için güçlü endüstriyel güçleri, özellikle de ABD'yi zayıflatmak istedikleri tezine baktığımızda gizem daha da netleşiyor. Brzezinski sık sık, patronu David Rockefeller gibi ulus devletin ortadan kaldırılacağını yazıyordu. Çin'in ekonomide ve teknolojide giderek artan bir şekilde Washington'a rakip olmasına izin vererek, ABD'nin süper güç hegemonyasını yıkmanın yollarını yarattılar.

2012'de Xi Jinping'in Başkanlığının başlangıcında, Çin, ABD'nin ardından ikinci sırada yer alan bir ekonomik dev oldu. Açıkçası bu, Anglo-Amerikalılar istemeseydi, 1840'tan sonra Çin'i dize getirmek ve ekonomilerini Batı'nın mali yağmasına açmak için Afyon Savaşlarını başlatan aynı Anglo-Amerikan yaşlı ailelerin gözünde asla gerçekleşemezdi.

Çin afyon ticaretinde yer alan aynı İngiliz bankası, Hong Kong ve Shanghai Bank (HSBC), 1865 yılında bir İskoçyalı, Thomas Sutherland tarafından o zamanki Hong Kong kolonisinde kurulan, bugün Çin dışındaki en büyük bankaydı. HSBC, son yıllarda Çin'e o kadar sıkı bağlandı ki, 2011'den beri HSBC Yönetim Kurulu üyesi ve HSBC Başkan Yardımcısı Laura Cha oldu. Cha, Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu'nun eski Başkan Yardımcısıydı ve Çin anakarası dışında Çin Halk Cumhuriyeti Pekin Merkezi Hükümeti'ne bakanlık yardımcısı rütbesinde katılan ilk kişiydi. Diğer bir deyişle, İngiltere'deki en büyük bankanın yönetiminde, Çin Komünist Partisi üyesi bir yönetim kurulu üyesi ve bir Çin hükümet yetkilisi var. Çin'in Batı parasına ve HSBC'ye erişime ihtiyacı vardı ve JP MorganChase, Barclays, Goldman Sachs gibi diğer seçkin bankalar açıkça yardımcı olmaktan çok mutluydu.

“Xi JİNPİNG ÖZELLİKLERİNE SAHİP SOSYALİZM...”

Xi'nin Pekin'de ÇKP'nin sorumluluğunu üstlendiği 2012 yılına kadar söylendiği gibi, Çin "Çin karakterlerine" sahip olmasına rağmen küreselci bir "takım oyuncusu" olmaya istekli görünüyordu. Ancak, iki yıldan biraz daha uzun bir süre görev yaptıktan sonra 2015 yılında Xi Jinping, Çin Malı: 2025 adlı kapsamlı bir ulusal endüstriyel stratejiyi onayladı. Made in China 2025, Dünya Bankası ve ABD ile formüle edilen daha önceki bir Batılı küreselci belgenin, Robert Zoellick'in yönetimindeki Çin 2030 raporunun yerini aldı. Küresel teknoloji hakimiyeti için Çin stratejisine geçiş, küresel sermayenin Çin'in artık küreselcilerin kurallarına göre oynamasına güvenilemeyeceği kararına varmasına yol açtı. Gelişmiş endüstriler, yapay zeka ve biyo-teknolojilerde küresel liderlik, Yeni Dünya Düzeni çetesinin orijinal fikri değildi.

Çin Malı: 2025, Xi'nin Çin'i karadan ve denizden tüm Avrasya'ya ve ötesine bağlayan küresel altyapı için Kuşak Yol Girişimi ile  birleştiğinde, muhtemelen küreselcilere, güçlerini Çin'e kaptırma ihtimalini hatırlattı. 

Geliştirdikleri formül, nihayetinde hem milliyetçi güçleri, hem ABD'yi, hem de Çin'i yok edecek bir savaş olacaktı. Bu benim vardığım sonuç ve bunun şimdi gerçekleştiğini destekleyecek çok kanıt var.

Öyleyse, bu durum büyük olasılıkla 2. Dünya Savaşı askeri yarışmasından çok farklı olacaktır. ABD ve Batı sanayi ekonomilerinin çoğu, Wuhan'da ortaya çıkan ve dünyaya yayılan bir virüse karşı tuhaf bir yanıt olarak, 1930'lardan beri en kötü ekonomik depresyonu "uygun bir şekilde" empoze etti. Büyük ölçüde şişirilmiş istatistiklerle bile, ölü sayısının ciddi bir yıllık grip düzeyinde olmasına rağmen, politikacıların ve yozlaşmış DSÖ'nün acımasız bir kilitlenme ve ekonomik kapanma empoze etme ısrarı, ABD'deki geri kalan sanayi üssünü ve AB'nin çoğu endüstriyel merkezlerini vurdu.

ABD genelinde ırkçı karşıtı protestolar bayrağı altında iyi organize edilmiş isyan ve vandalizmin patlaması, ABD şehirlerini 2013 yapımı Matt Damon ve Jodie Foster filmi "Elysium"una benzetti. Bu bağlamda, Pekin'den gelen Washington karşıtı söylem keskin bir ton aldı.

Washington'un Houston'daki Çin Konsolosluğu ve Çin'in Chengdu'daki ABD Konsolosluğu'nu kapatmasının ardından her iki taraf da sert söylemlerini artırdı. ABD'de Çin yüksek teknoloji şirketleri yasaklanıyor, Güney Çin Denizi'nde ABD'nin askeri güç gösterileri ve Tayvan yakınlarında ısınan sular her iki tarafta da gerginliği artırıyor. Beyaz Saray, DSÖ'nü Pekin ajanı olmakla suçlarken, Çin ABD'yi kasıtlı olarak ölümcül bir virüs yaratmak ve Wuhan'a getirmekle suçluyor. Çin devlet medyası, Black Lives Matter bayrağı altında Amerika genelinde şiddetli protestoların patlamasını destekliyor. Adım adım olaylar dramatik bir şekilde artıyor. ABD şehirlerindeki protestoları yöneten ABD'nin kendine özgü Marksistlerinin birçoğunun, Bob Avakian'ın ABD'deki Maoist kökenli Devrimci Komünist Partisi gibi Pekin ile bağları var.

"SINIRSIZ SAVAŞ"

Bu koşullar altında, savaşın ne tür bir tırmanma olasılığı var? 

1999'da Çin Halk Kurtuluş Ordusu'ndan iki albay, Qiao Liang ve Wang Xiangsui, PLA Press ile (Unrestricted Warfare) Sınırsız Savaş adlı bir kitap yayımladı. 

Qiao Liang, PLA Hava Kuvvetlerinde Tümgeneralliğe terfi etti ve Ulusal Güvenlik Politikası Çalışmaları Konseyi'nin genel sekreter yardımcısı oldu. İkili, çalışmalarını 2016 yılında güncelledi. Bu, üst düzey Çin askeri stratejisine bir pencere açıyordu. 

1991 yılında Irak'a karşı yürütülen Çöl Fırtınası savaşının ardından yayınlanan ABD askeri doktrinini gözden geçiren Çinli yazarlar, ABD'yi kaba askeri güce ve konvansiyonel askeri doktrine aşırı bağımlı olarak gördüklerine işaret ediyorlar.

“Askeri tehditler, artık ulusal güvenliği etkileyen ana faktörler değildir… bu geleneksel faktörler, kaynakları kapmak, piyasalar için rekabet etmek, sermayeyi kontrol etmek, ticari yaptırımlar ve diğer ekonomik faktörlerle giderek daha fazla iç içe geçmektedir. Hatta bu faktörler ikincil hale geliyor. İki yazar yeni savaş biçimini “kara, deniz, hava, uzay ve elektronik alanların yanı sıra, siyasi, ekonomik, diplomatik, kültürel ve psikolojik alanları da kapsayan” savaş olarak tanımlıyor. 

Önerilen yöntemler arasında web sitelerini hacklamak, finans kurumlarını, terörizmi, medyayı kullanmak ve kentsel savaş bile var. 

Çinli kuruluşların, Çin'in olumlu görüşlerini dile getirmek için, New York Times'a ve diğer ana akım ABD medyasına milyonlarca dolarlık reklam verdiğine dair son ifşalar buna bir örnektir. Benzer şekilde, riskli Çin hisselerine milyarlarca dolar akıtan ABD'nin en büyük kamu emeklilik fonu CalPERS'ın başına bir Çin vatandaşını getirmek, veya New York Borsasını ABD muhasebe şeffaflığına bağlı kalmadan düzinelerce Çin şirketini listelemeye ikna etmek, ABD'nin mali kırılganlığını artırıyor. 

Tüm bunlar, Çin ile ABD arasında bir savaşın alabileceği biçimi gösteriyor. Düşmanı rahatsız eden hiçbir şeyin sınır dışı olmadığı asimetrik savaş veya sınırsız savaş bu. 

Qiao'ya göre, "sınırsız savaşın ilk kuralı, hiçbir kuralın olmamasıdır." Burada artık Cenevre Sözleşmeleri yoktur.

İki Pekinli yazar, bu düzensiz savaşın, ulusun siyasi, ekonomik güvenliği, kültürel ve bilgi güvenliğine yönelik saldırıları içerebileceğini söylüyor. ABD ekonomisinin, temel antibiyotiklerden, askeri açıdan hayati önem taşıyan nadir toprak minerallerine kadar her şey için Çin tedarik zincirlerine bağımlılığı, kırılganlığın yalnızca bir alanıdır.

Çin kendi tarafında ticaret yaptırımlarına, finansal kesintilere, biyolojik terör saldırılarına ve petrol ambargolarına karşı savunmasız durumda. Bazıları yakın zamandaki çekirge salgını ve Afrika Domuz Ateşi'nin, Çin'in temel gıda kaynaklarına yaptığı tahribatın yalnızca bir doğa eylemi olmadığını öne sürdü. Değilse, muhtemelen ABD-Çin sınırsız savaşının beyan edilmemiş bir biçiminin derinliklerinde yaşıyoruz. Çin'deki Yangtze Nehri boyunca, dev Three Gorges Barajı'nı tehdit eden ve Wuhan'ı ve diğer büyük Çin şehirlerini sular altında bırakan, milyonlarca dönümlük ekili araziyi harap eden son zamanlardaki sellerin normal olması mümkün mü?

Çin ve ABD'nin tam ve sınırsız bir savaşı bir trajediden daha fazlası olacaktır. Bildiğimiz haliyle medeniyetin sonu olabilir. Bill Gates ve üstleri gibi karakterlerin ortaya çıkarmaya çalıştığı şey bu mu? Böyle bir çatışmanın külleri üstünden acımasız distopik bir “Küresel Sıfırlama” yı mı planlıyorlar?"

Engdahl'in uzun alıntıladığım yazısından da anlaşılacağı üzere Xi Jinping ile birlikte, küresel sermayenin Çin'e bakış açısı değişiyor. 

Doların çöküşünü hızlandıran bu gelişme, küresel düzenin bilinçli olarak sıfırlanarak yeni bir savaş ile yeniden tasarlamak istendiğini ortaya koyuyor. 

Türkiye'ye karşı Doğu Akdeniz'de öne çıkan Fransa ve İsrail düşmanlığını bu bakımdan da okumak gerekiyor. 

Bir Avrasya gücü olarak, tarihsel açıdan İran ile birlikte Çin ve Rusya'nın doğal müttefiki olan Türkiye'nin tüm siyasi kargaşasına rağmen tehdit olarak algılandığı son gelişmeler ışığında açık şekilde görülüyor. 

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Rotshchild ailesine bağlı bir figür olması, bu planlar içinde aktif olarak yer almasını destekler bir nitelik. 

İsrail zaten küresel sermayenin temel unsuru, hatta bazılarına göre kurucu unsurlarından. 

Çinli stratejiler eminim sınırsız Savaş ihtimalleri içinde pek çok yeni bölgesel savaş tehditlerini görüyor ve buna göre hazırlanıyor. 

Türk karar alıcılar da artık bu tabloda yem olmak yerine güçlü ittifaklarla sağlam durmanın koşullarını araştırsalar iyi olacak. 

Çünkü geliyor gelmekte olan. 

KAYNAKLAR:

https://m.journal-neo.org/2020/08/10/is-this-a-remake-of-the-1941-hitler-stalin-great-war/