Türkiye’de yaya olmak

Dr. Ceyhun Balcı yazdı...

featured
service

İçişleri Bakanlığı her uzun tatilden önce burada paylaştığım türden iletiler gönderir oldu. İnsan hareketinin arttığı bu ve benzeri zaman aralıklarında işe yaraması olası iletilerdir.

Son zamanlarda öne çıkan bir başka eğilim yayaların öncelenmesi oldu. Buna ilişkin iletiler aldığımı da anımsıyorum. Hatta, kent içinde “kırmızı” ile işaretlenen yaya geçitleri aracılığıyla buna ilişkin uyarıların altı çizildi.

Bu da yetmedi. Büyük kentlerimizin kimi noktalarında trafik ışıkları kaldırılarak yayalara mutlak öncelik ilkesi benimsendi. Elbette doğru ve umut verici gelişmelerdi.

Son gelen ileti yayayı önceleme eğilimini sonlandırdı bence.

Hiç kuşkusuz verilen bilgiler doğrudur. Araştırmaların sonucudur.

Ama, bu sonucun bu şekilde paylaşılması da bir o kadar yanlıştır.

Bu iletiyi okuyan bir sürücünün özgüveninin artmasının önüne geçmek olanaksızdır. Oysa, çok iyi kestirilebileceği gibi sürücü hataları ve sürücüden kaynaklı kural çiğnemeleri ülkemiz trafik ortamının başat sorunudur.

Bir bayram iletisiyle bu yanlışlığa güç ve özgüven vermek hiç de doğru olmamıştır.

Kent içindeki ulaşımını yaya olarak yapan, zorunlu olmadıkça taşıt kullanmayan birisi olarak yaya olmanın güçlüklerini bire bir yaşıyorum. Örneğin, yayanın önceliği değil, tartışılmaz hakkı olan noktalarda bu hakkı gözeten sürücülere olabildiğince teşekkür ediyorum. Teşekkür ettiğim sürücülerin kabaca onda bir oranınsa olduğunu söylersem ne demek sitediğimi anlatmış olurum.

Aşağıdaki görsel çok daha fazlasını anlatacaktır.

İçişleri Bakanlığı’nın bayram iletisinin “hatalısı” olan yayalar kaza kurbanı olmamak için daha ne yapabilir ki sorusunu dillendirmekle yetiniyorum.

Bence olayın özünü görmekte zorlanıyoruz.

Türkiye ve dünyanın başka pek çok ülkesi lasik tekerlekli motorlu taşıtların egemenliği altındadır. Bu egemenliğin bir şekilde kabul edilmiş olduğunu eklemekte yarar var. Üç şerit geliş, üç şerit geliş olarak düzenlenen bir kent içi yolunda yayaya ayrılan alanın genişliği yarım metre kadardır. Her ne kadar merkezi yönetim yayalığı kutsayan iletiler gönderse de gündelik yaşamdaki yansıma görseldeki gibidir.

Hemen eklemekte yarar var. Bu sorun merkezi yönetimle sınırlı da değildir. Bugünlerde bilinen nedenlerle merkezi-yerel yönetim çatışmasının derinleştiğini görüyoruz. Oysa, sokakta yürüyen yaya bakımından bu çatışmanın önemi sağkalımla kendisini göstermektedir.

Kabul etmek gerekir ki lastik tekerlekli taşıt egemenliği olanca gücüyle kendisini göstermeyi sürdürmektedir.

Son 20 yılda ülkemizdeki taşıt sayısı geometrik şekilde artış göstermiştir. Bu artışın ekonomik büyümeye etkisini belirtmeye gerek yok.

Ülkemiz TOGG markasıyla otomobil üretme çabası içindedir. Dünyanın motorlu taşıtlardan kurtulmak için çare aradığı dönemde bu çabanın anlamını yorumlamayı okura bırakmak en iyisi.

Böyle bir ortamda yayanın hatalı gösterilmesine, taşıtların ve elbette sürücülerinin kutsanmasına hiç mi hiç şaşırmıyorum.

Türkiye’de yaya olmak zordur.

Öyle ki yaya ölümle yaşam arasındaki ince çizgideki öznedir.

Türkiye’de yaya olmak

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

5 Yorum

  1. 2 hafta önce

    Belediyelerin de yayaları hiçe sayan para karşılığı kaldırım işgal ettirme (işgaliye) politikalarını da unutmayalım. Ben İstanbul Moda’da oturuyorum, tek bir santiminin dahi yayalara kullandırılmadığı kaldırımlar var. Eminönü Şişli Beşiktaş Fatih v.b hep aynı.

  2. Yaşayın!Bir de adına UKOME dedikleri bir yapı var ki taksici minibüsçü otobüsçü mafyasının gölgesinde karar alır içinde insan yok.Bisikletli adam bile değil.Bu tipler ulaşım hakkına,yola,yaya hayatına,yayanın yolcu olmaya niyetlendiği anda parasına nasıl el koyulacak ona bakar.Belediyelerin tümü oy deposu diye bu tiplere sırnaşır.Eğitim,meslek içi eğitim filan ne mümkün.Suratsız sürücü deryası.Dünyayı kana bulamakta sıkıntı görmeyen İngiltere,kendi yolunda taksi,otobüs,özel araç vs kullanacak olanın eğitimle canını çıkartıp öyle yola çıkarırken biz de insan ucuz olduğu için çarp gitsin.İki gün tutuklu,mahkemede bol yalan,iyi hal,suç her halükarda saldırıya uğrayanın ve katil akşam evinde çorba zıkkımlansın üstüne bir de şükür çeksin.Rezillik ve pislik!

  3. Nedim Albayrak
    2 hafta önce

    Üç şerit geliş, üç şerit geliş olarak düzenlenen bir kent içi yolunda kontrolsüz yaya geçidi tam bir yaya tuzağıdır. 3 ayrı şeritteki sürücülerin hepsini durması nasıl sağlanacak? biri duruyor, yaya onun önünden geçerken, diğer şeritten gelen oto sürücüye çarpıyor. Kontrolsüz yaya geçidi sadece tek şeritli yola uygulanabilir. Yaya öncelikli ama nasıl?

  4. 2 hafta önce

    Can alici konu, umarim insanlarimizi boyle dusunen yetkili birileri de cikar .

  5. 2 hafta önce

    Karşıdan karşıya geçmeye çalışırken uzaktan gelen araç yavaşladığında şaşırıyorum.
    Sürücü telefonunda bir şeye bakmak için yavaşlamıştır herhalde diyerek yola adım dahi atmıyorum. Göz göze gelirsek “Bak geçiyorum, ezme” mealinde bir takım hareketler yaptıktan sonra sürücüden de “Geç la geç” şeklinde el sallaması sonrası geçiyorum. Kaldırımlar artık scooter kullanan kuryelerin yolu haline geldi. Adamlar resmen korna çalarak üzerinize kaldırımda motor sürüyor. Süvari askerinin hücuma kalkması misali. Yayalara Allah sabır versin. İkinci sınıf vatandaş oluyorsunuz kaldırımda bile.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!