Ceyhun Balcı
Ceyhun Balcı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Anadolu’da bir Alman doktor

Anadolu’da bir Alman doktor

featured

Ceyhun Balcı yazdı…

Tıbbiyeli tarihi son zamanlarda olabildiğince araştırılır ve yayımlanır oldu. Bir bakıma uzun yıllara yayılan edilgenliğin günahı çıkartılıyor da denilebilir. Bu bağlamdaki dağarcık her geçen gün zenginleşiyor.

Bu dönemde eksik bırakılan bir şeyler var gibi geliyor bana. Tamamlamakta yarar var. Neyse ki, bu doğrultuda girişimler de yok değil.

Cumhuriyet sanıldığı gibi yalnızca Kurtuluş Savaşı sonrasında kurulmadı. Öncesindeki Birinci Dünya Savaşı, onun da öncesindeki Balkan ve Kuzey Afrika’daki Osmanlı-İtalyan savaşlarını göz ardı etmemek gerek. Cumhuriyetten önce toplamda 11 yıllık kesintisiz savaşı izleyerek kurulmuştur Cumhuriyetimiz.

Genç Cumhuriyet ayakta durma çabası içindeyken Avrupa’da kol gezen faşizm Cumhuriyet’e cansuyu olmuştur. Almanya’da Nazilerin kamu görevinden el çektirdiği Yahudi kökenli Almanlar bir yurt arayışına giriştiklerinde; yoksul ve yoksun ama başı alabildiğine dik bir Türkiye’nin onlar için seçeneğe dönüşmesi yabana atılmamalıdır.

O dönemde Türkiye’yi vatan belleyen Alman hekimlerini de Tıbbiyeli tarihimizin bir yerlerine yerleştirmekte sakınca yoktur. Kuşkusuz yabancıdırlar, doğum yerleri, dilleri, dinleri, gelenekleri ve görenekleri bizlerinkinden oldukça farklıdır. Ama, öyleleri vardır ki aralarında içimizden biri olup çıkmışlardır.

Dr. Albert Eckstein!

Adolf Hitler imzalı kısa bir yazıyla işine son verilen Dr. Eckstein İngiltere ve ABD seçeneklerine karşılık Türkiye’yi seçmiştir. Cumhuriyet 10. yaşını doldurmuş olsa da sağlık hizmeti ve hekim eksiği olanca varlığıyla duyumsatmaktadır kendisini.

Cumhuriyet’e giden yolda 11 yılını savaşlarla ve ona bağlı olarak acılarla sarmalanarak geçiren Türkler ve özellikle de o trajediden en çok etkilenen Türk çocukları hak etmektedir hekimi ve sağlık hizmetini. Dr. Albert Eckstein bozkır çocuklarının umudu olmuştur o yıllarda. Akademik unvanına ve üstlendiği göreve bakmaksızın ülkemizle ve insanımızla tüm içtenliğiyle bütünleşmiştir.

Dr. Eckstein Anadolu’nun kalbi Ankara’daki çalışmalarından fırsat buldukça Anadolu yollarına düşmüştür. Anadolu’da en çok analara ve çocuklara odaklanmıştır. Uzmanlığı gereğince çocukları ve onların sağlığını, beslenmesini gözlemlerken Anadolu’nun pek çok köşesinde karşısına çıkan insan ve doğa manzarasını fotoğraflamayı da unutmamıştır. Hatta onun çektiği fotoğraflardan birisi Türkiye Cumhuriyeti’nin 1941’de dolaşıma sunulan 10 TL’lik banknotlarından birisinde ölümsüzleşmiştir.

Anadolu’yu gezerken fotoğraflamayı da unutmayan Eckstein’in bir fotoğrafı 1941’de dolaşıma giren kâğıt paraya da görsel olmuştur.

DR. ECKSTEIN’IN ANADOLU ROTASI

Dr. Albert Eckstein’ın dokunaklı ve etkileyici öyküsünü günyüzüne çıkartan da yine kendisi gibi bir çocuk doktoru olan Prof Dr Nejat Akar olmuştur. Demirtaş Ceyhun’un “Ah Şu Biz Karabıyıklı Türkler” kitabında rastladığı Eckstein adının deyim yerindeyse izini sürerek bilinir kılmak için çıktığı yolculuk hem kendisi hem de bizler için mutlu sonlanmıştır. “Bozkır Çocuklarına Bir Umut” (Prof Dr Nejat AKAR, Gürer Yayınları, 2008) adlı kitabında derlediği öykü Tıbbiyeli tarihimizde yer almayı fazlasıyla hak ediyor bence. O kitap okurla buluşalı 20 yıla yakın zaman geçmiş. Kitap, adı değişerek ve görünümü ve baskısı geliştirilerek, İngilizcesi de eklenerek bu kez “Anadolu’da Bir hekim : Albert Eckstein” (Ankara Üniversitesi Yayınları, 2017) adıyla okura bir kez daha ulaştırılmış. Akıcı dili, etkileyici öyküsüyle bir solukta okunabilen kitap günümüzde yabancılaşma yarışına giren biz Türklere bundan 90 yıl önce Türkleşen bir Alman’ın serüvenini anlatması bakımından da çok değerli bir ders içermektedir. Avrupa’nın darmadağın olduğu, yangın yerine döndüğü yıllarda hiç batmayan bir güneş gibi parlayan genç Türkiye Cumhuriyeti’ni anlatarak etkileyici ve öğretici bir görev yerine getirilmiş olmaktadır.

Bu kitaba konu olan göz alıcı ve etkileyici serüven hiç kuşku yok ki, bugünlerde ardışık saldırıya uğrayan Atatürk’ün başarısı sayılmalıdır.

Cumhuriyet kurulduğunda 1 yaşını göremeyen bebeklerin sayısı yüzdelik oranlarla ifade edilirdi. Günümüzde bu oran binde 10’un altına geriletilebildiyse bu her şeyden önce Cumhuriyetin ve elbette Eckstein’ın açtığı yoldan yürüyenlerin başarısı sayılmalıdır. Bu da hiç kuşkusuz Türk çocuklarına verilmiş 23 Nisan kadar değerli bir armağandır.

Türk çocuklarına içtenliğiyle, bilgisiyle ve şefkatiyle sağlık veren Eckstein’ı ve izinden gidenleri 23 Nisan’da saygıyla anarak Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı kutlu olsun!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 23 Nisan 2024, 10:33

    Teşekkürler sn. Ceyhun Balcı. Eckstein’i saygı ile anıyorum.Ama en az onun kadar ülkemize hizmet etmiş doktorlarımızıda anıyor saygılarımı sunuyorum.Bunlardan biride sizsiniz.Özellikle en az mesleğiniz kadar başarılı olduğunuz toplumu aydınlatma görevinizden dolayıda sizi kutluyor teşekkür ediyorum.Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızda kutlu olsun.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!