Erdem Atay yazdı…
Yok böyle ‘kahraman’ asker!
Belki de Mayıs’tan sonra ‘kahramanlığını’ bizlere vekil olarak gösterecek. Siz de tanıdığınızda çok seveceksiniz.
Yazının sonunda da çok şaşıracaksınız!
Hep FETÖ’cüleri, PKK’lıları, ülke düşmanlarını yazacak değiliz ya! Biraz da ‘kahramanlarımızı’ yazalım!
***
‘Kahraman’ askerimiz Tokat’ın Turhal ilçesinde doğuyor.
Doğum tarihi 17 Kasım 1966.
‘Ne zaman doğduğundan bize ne’ demeyin. Ezoterik işler önemli!
Babası itfaiyeciydi.
1985-86 yıllarında astsubay hazırlama okuluna giriyor ve mezun oluyor, göreve başlıyor.
1991’de Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünü bitiriyor.
1992’de de Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Pedagojik formasyon alıyor.
1996’da da Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans yapıyor.
***
Burada bir mola verelim. Size kimsenin konuşmadığı bir haberi hatırlatayım.
15 Temmuz darbe girişiminden bir ay sonra Selçuk Üniversitesi’nde FETÖ yapılanmasıyla ilgili YÖK’e bir şikayet dilekçesi gelir. Üniversite yönetimi de lisansüstü eğitim görenlerden KHK ile ihraç edilenlerin listesinin hazırlanmasını ister.
Komisyon kurulur ve bir rapor hazırlanır.
Ortaya çok çarpıcı bir sonuç çıkar!
Selçuk Üniversitesi’nde lisansüstü eğitim gören 3 bin 102 kişinin kamudan ihraç edildiği belirlenir.
Dönemin rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, Bin 100 darbeci asker, polis, hakim ve savcının Selçuk Üniversitesi’nde lisansüstü eğitim aldığını açıklar.
Söylenen o ki, bunun çok daha fazlası var.
***
Şimdi bu konuyu neden anlattım?
Bizim ‘kahraman’ askerimiz de Selçuk Üniversitesi’nde lisansüstü eğitimi yapmıştı ya!
‘Kahramanımızı’ bu darbecilerle bir tutmayın diye yazıyorum!
Belki hepsi FETÖ’cü olabilir ama bizim ‘kahramanımız’ olamaz!
***
Molanın ardından yazımıza devam edelim…
Kahramanımız bir astsubay olarak hem işini yapıyor hem de eğitimine ara vermeden devam ediyor.
İşte bu ‘kahraman’ o kadar başarılı oluyor ki, 1993-1994 yılları arasında Konya Personel Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığındaki subay temel kursundan teğmen rütbesiyle mezun oluyor.
O artık bir subay!
Astsubaylıktan subaylığa geçen nadir kişilerden biri…
***
Bir mola daha verelim.
Size Edirne’den bir haber hatırlatayım.
Edirne’de FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan U.Y. adlı bir subay, astsubaylıktan subaylık sınavına girmeden önce FETÖ’cülerin kendisine sınavda çıkan 50 soruyu gösterdiğini ve cevapları ezberlemesini istediğini itiraf etmişti.
Sonra ortaya çıktı ki, bu sınavlarda da FETÖ’cüler, örgüt üyesi astsubay arkadaşlarına soruları hep vermişler.
Ama tabii ‘kahramanımızı’ onlarla bir tutmayın. Hepsi soruları almış olabilir ama bizim ‘kahramanımız’ öyle bir şey yapmaz!
***
Moladan sonra devam edelim…
‘Kahramanımız’ subay olduktan sonra büyük kahramanlık örneği gösteriyor! Mesela 1994-2014 yılları arasında Şırnak’ta, Afşin’de, Terme’de, Tosya’da ve Düzce’de ‘teröristlerle savaşıyor’ diyeceğim ama öyle değil, buraların askerlik şubelerinde başkanlıklar yapıyor.
Yani subay olduktan sonra tam 10 sene kahramanca askerlik şubelerinde ülkemiz için nöbet bekliyor!
Bu büyük başarılarından (!) sonra TSK’mızın üst kademesi de ‘kahramanımızın’ yaptıklarını görmüş olacak ki, onu albay rütbesiyle Milli Savunma Bakanlığında müfettiş yapıyor.
Burada da büyük başarı sağlamış olacak ki, daha sonrasında Genelkurmay Personel Başkanlığında şube müdürlüğü görevine yükseltiliyor.
***
Burada yine bir mola verelim.
FETÖ yapılanmasıyla ilgili devlet kayıtlarına geçen bilgiyi hatırlatalım. Yapılan tüm incelemelerde FETÖ’nün Genelkurmay ve kuvvet komutanlıklarında ilk olarak ele geçirdiği birimin Personel Başkanlığı olduğu tespit edilmişti. Buradan da vatansever subaylar kızak görevlere giderken, örgüt elemanları ise kritik görevlere verilmişti.
Birçok FETÖ’cünün de hep idari görevlere gönderildiği ortaya çıkmıştı.
Ama tabii bizim ‘kahramanımızın’ öyle bir şeyi yok!
Yani kendisi Personel Başkanlığında şube müdürlüğü yapmış olabilir ve hiç kıta görevine de gitmemiş olabilir. Hep idari işlerde çalışmış olabilir. Belki herkes FETÖ’cü olabilir ama o olamaz!
***
Molanın ardından devam edelim…
‘Kahramanımız’ yine çok başarı göstermiş olacak ki, Genelkurmay Başkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü Koordinasyon Kısım Amirliği görevine getiriliyor.
Ve Genelkurmay Başkanının danışmanı oluyor!
Bu ne büyük bir gurur, ne büyük bir başarı!
***
Kısa bir mola daha…
O dönemlerde Genelkurmay Başkanımız olan Hulusi Akar’ın danışmanlarının birçoğu FETÖ’cü çıkmıştı.
Ama bizim ‘kahramanımızın’ öyle bir şeyi olamaz! O alnının teriyle geldi!
***
Devam edelim…
***
… ve o an gelir!
15 Temmuz gecesi bir anda her yer karışır.
Darbe girişimi bastırılır ve artık sükunet sağlanmaya başlanır.
Girişimden 3 gün sonra Hulusi Akar, ‘kahramanımızı’ yanına çağırır ve onu Genelkurmay Başkanı Özel Kalem Müdürü yapar.
Özel Kalem Müdürü olmak da kolay değil. Böyle bir göreve gelebilmek için çok büyük özellikleriniz olacak. Silah arkadaşları bu ‘kahramanımız’ hakkında öyle söylemese de, ben inanmıyorum. Onun çok büyük özellikleri var bence.
Öyle olmuş olacak ki, astsubaylıktan subaylığa oradan da albaylığa yükselen ve hiçbir engelle karşılaşmayan, bir kez olsun kıta görevi bile yapmadan Genelkurmay’a gelen bu kişi tarihte henüz görülmemiş bir başarıyı da gerçekleştiriyor.
2018 Yüksek Askeri Şura kararlarıyla kahramanımız Tuğgeneral oluyor!!!
***
Bu ‘kahramanımızı’ araştırırken çok değerli generallere ve silah arkadaşlarına sorular sordum.
Tek bir kişi bile bu şahsın general olması gerçeğine inanamıyor. Hatta bir general şöyle diyor: “Bu arkadaş general olma şartlarının hangi birisini sağlıyor, biri bunu açıklasın!”
Tepki gösteriyorum tabii!
“Nasıl olur komutanım? Bu şahıs ülkemizin ‘kahramanı’ değil mi?”
General şöyle devam ediyor:
“Bu arkadaş general olma kriterlerinin hiçbirini taşımıyor. General olmak için en azından kıta komutanlığı yapmak gerekir. Yapmamış. Belli başarılar göstermiş olması gerekir, hiçbir başarısı yok. Kurmaylığı yok. Astsubaylıktan geçiş yapmış, tarihte ilk kez biri astsubaylıktan tuğgeneralliğe terfi etmiş. General olması hayal gibi bir şeydi, hayaldi gerçek oldu!”
Bak sen koca koca generalin, ‘kahramanımız’ hakkında söylediklerine!!!
‘Kahramanımız’ için söylenenler kabul edilebilir bir şey değil tabii ki!!
***
‘Kahramanımız’ (son görevini en son açıklayacağım) bu yoğun çalışmalarına rağmen ülkeye büyük bir amme hizmeti yapıyor ve bir de kitap yazıyor.
Kitabın adı, ‘Orta Doğu’da Türk Askeri Misyonu’.
Hayatı boyunca terör bölgelerinde görev yapmamış, hatta neredeyse ayağına postal giymemiş olmasına bakmayın ya da sınırlarda görev almadığına takılmayın… Bölgeyi çok iyi biliyor(!)
Her ne kadar bu kitabı başkalarının yazıp, ona verdiği söylense de bunun doğru olmadığına eminim!
Neyse…
Kitabının çıktığı gün 17 Kasım 2022!
Yani doğum gününde…
Doğum gününde bir şey daha yapıyor bu ‘kahramanımız’.
Bir ay önce açtığı tivitır hesabından ilk paylaşımını 17 Kasım’da yapıyor.
Burada kitabının reklamına başlıyor.
Kitabının reklamını yapan ilk büyük gazeteci (!) Ahmet Hakan.
Köşesinde kitabı öve öve bitiremiyor ama kitabı okumadığı da çok net!
İki gün sonra Sabah gazetesi kitabın reklamını içeren bir haber yayımlıyor.
Çok da kritik bilgiler olmayan kitap iki gün sonra CNN Türk’te yayınlanan bir programda gündeme geliyor. Bugüne kadar hiç kitap tanıttığını görmediğim 15 Temmuz kahramanı (!) Hande Fırat, ‘çok önemli bir kitap çıktığını söylüyor’ ve yaklaşık 3 dakika kitabı anlatıyor, kitaptan pasajlar okuyor.
Çok değil… 5-6 gün sonra kitabın tanıtımı Ülke Tv Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk’e kalıyor.
Sonra Yeni Şafak devreye giriyor…
Ardından Star gazetesi…
Herkes bu harika eseri(!) tanıtır da Sabah yazarı Şebnem Bursalı yazamaz mı?
Yalnız yazılar, aynı tornadan çıkmış gibi… Hep aynı sözler, aynı ifadeler…
Sonra TRT göreve çağırılıyor.
Bir tanıtım da ondan…
10-15 gün sonra da TRT 1’de Pelin Çift çok önemli bir kitap olduğunu ve izleyicilere bu kitabı hediye etmek istediğini söylüyor.
Görev tamamlanmış oluyor. Kimse kitabı okumadan muvazzaf bir generalin kitabını ballandıra ballandıra anlatıyor.
Bir başka generalle konuşuyorum. ‘Kitap nasıl’ diye soruyorum.
“Ayağına postal giymemiş, bir kez olsun sınır dışındaki Türk askerini görmemiş, bir kez olsun komutanlık yapmamış bir generalin kitabı nasıl olursa öyle” diyor.
Bozuluyorum!
Ama başımdan aşağı kaynar suların döküldüğü ‘iftirayı’ duyduğumda kendime gelmekte zorlanıyorum.
***
Meğersem bu muvazzaf generalimiz hakkında 26 Temmuz 2022 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı’na bir ihbar mektubu teslim edilmiş.
Mektubu buldum.
Diyor ki…
Söz konusu şahıs 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden 1 hafta önce Tokat Turhal’da annesinin üzerine kayıtlı kız kardeşinin oturduğu eve gelerek, darbe girişimi bastırılına kadar bu evde saklanmış! Turhal’a geldiğinde marketlere gitmiş ve haftalarca yetecek erzak almış eve ve saklamış. Darbenin olacağını biliyormuş ve darbe girişiminden önceki bir haftalık süreçte 3 kızını ve damatlarını bu eve çağırmış.
Yetmemiş, darbe bastırılana kadar da telefonları kapatmış. Bir hafta evde saklanmış.
Soruyorum kendisini tanıyan askerlere…
“Evet o günlerde telefonu kapalıydı, zaten Genelkurmay’a da darbe girişiminden 3 gün sonra geldi” diyorlar.
MİT’e gönderilen ihbar mektubunda söz konusu kişinin Ahmet Davutoğlu referansına sahip olduğu, darbe girişimi tarihlerinde damatlarının üzerine olan gayrimenkullerin birçoğunu satışa çıkardığı ve Amerika’ya yerleşmek gibi bir planı olduğu söyleniyor.
FETÖ’ye yakın kurumlara da birçok kişiyi işe aldırdığı da belirtilmiş.
***
Ne yalan söyleyeyim, ben yine inanmadım!
***
Kim mi bu ‘kahraman’ askerimiz?
Tuğgeneral Remzi Albasan…
Peki ‘kahramanımızın’ son yaptığı görev ne dersiniz?
Evet, Remzi Albasan, 9 Temmuz 2018’de Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Özel Kalem Müdürü yapılıyor.
O tarihten şu güne kadar görevini ifa ediyor.
Sonra Albasan TSK’dan, böylesi önemli bir görevden, istifa ediyor.
Neden mi?
AKP’den milletvekili aday adayı olmak için.
***
İşte size hayatı kahramanlıklarla dolu bir AKP milletvekili aday adayı…
***
Değerli okuyucular…
Burada kimseyi zan altında bırakmak gibi bir derdimiz veya hedefimiz yok. Devlet evraklarına giren bilgileri topladım sadece. Bu bilgilerin AKP Genel Merkezine de gönderildiğini duydum. Bu iddiaları da kamuoyunun bilgisine sunmak bizlerin görevi.
Bizler bir kişi hakkında iddiaları yazdığımızda ve bu kişi AKP’ye yakın birisi olduğunda o kişiyi koruma altına alıyorlar. Savunduğumuz kişileri de kendilerinden uzaklaştırıyorlar. O nedenle ben de şahsı savunduğumu söylüyorum. Belki dikkate alırsınız. Erdem Atay’ın savunduğu birini AKP milletvekili yapmak gibi bir gaflete düşmezsiniz!
Harikasın
Erdem bey, bu yazınızla da kanıtlanmıştır ki AKP ve yöneticileri, en büyük FETÖ’cü. bu çok net.
Harikasınız. evet. teşekkür ederim.
Bu konulari yazacak cesarete sahip tek siz ve Veryansin yazarlaridir. Siz de olmasaniz bunlari ogrenemeyecegiz.
adamı böyle laciverde boyar erdemabi işte.
Harika bi araştırma tebrik ederim erdem bey.
Çok önemli araştırmanız için varolunuz, selam ve sevgiler Ulus’umuzun değerli gazetecisi.
Evet yaklaşım ilginç, veriler ışığında gerekeni yapar akpgiller, kesin🤣
😁👍👏👏👏
Eline kalemine sağlık sevgili Erdem. Onurlu ve omurgalı gazetecilik adına hep Varol 🙏
Bana Uğur Mumcu’yu hatırlatan bir kaç gazeteciden biri, VeryansınTV’nin de omurgası. Teşekkürler Üstad.
Abdullah ağar da twitterdan kitabı önermiş. Şu hale bak
Müthiş bilgiler.
Tercihler yasal mı?
Yine iyi bir araştırma yazısı. Aferin Erdem oğlum.
Sizin gibi araştırmacı gazeteciler olduğu müddetçe basın yere düşmez.