Erdem Atay yazdı
Ertuğrul Fırkateyni kazası.
1890 yılında 527 şehidimizin olduğu büyük facia…
Ertuğrul ismini verdiğimiz ilk gemimizdi. Ve Japonya açıklarında batmıştı.
Aradan 131 yıl geçti.
131 yıl sonra Türkiye’nin en büyük deniz yatırımı olan bir gemi inşa edildi.
Adına Ertuğrul Gazi ismini verdiler.
Bu bizim ikinci Ertuğrul Gazi gemimizdi.
***
Şimdi size yerli ve milli iktidarın bizi nasıl kandırdığını yazacağım.
***
Ertuğrul Gazi gemisi.
Bu gemi 295 metre uzunluğunda, 46 metre genişliğinde…
Türkiye’nin en büyük gemi yatırımı. Ve gelecekte de Türkiye’nin onuru olabilecek bir gemi.
Geminin görevi, doğalgazı sıvı halde depolamak ve gazlaştırmak.
Özellikle doğalgaz çıkarımında Türkiye ekonomisine ve gelişimine büyük katkı sağlayacağı biliniyor.
170 bin metre küp sıvı doğalgaz depolama kapasitesine sahip.
Türkiye’nin en önemli kurumlarından biri olan BOTAŞ tarafından inşa ettirildi.
‘O bir Türk gemisi…’
Öyle diyor iktidar, peki gerçekten öyle mi?
***
Proje ortaya çıktığında ülkesini seven milli gemi işletmecileri bu gemiyi işletmek için, BOTAŞ’ın kapısını çaldı. Kâr gütmeden bu işi seve seve yapabileceklerini söylediler.
Ses çıkmadı.
Bir daha çaldılar BOTAŞ’ın kapısını… ‘Biz yaparız’ dediler.
Yine ses yok.
Belli ki Türklere güvenmemişlerdi!
Ertuğrul Gazi FSRU gemisi 2018 yılında Güney Kore’nin Hyundai Tersanesine sipariş edildi.
Evet, çok önemli stratejik bir Türk gemisi yapacaksınız ve bunu yabancı bir firmaya vereceksiniz. Olabilir mi?
***
En azından geminin yapım aşamasında Türkler yer almıştır, onlar çalıştırılmıştır, dedim.
Sordum…
‘Çok önemli bir konu bu’ dediler ve yanıtı verdiler: ‘Gemi inşa sürecinde tek Türk çalıştırılmadı, hatta bırakın çalıştırmayı, gemi inşa sürecince yerli ve milli şirketimiz Türk Loydu gemiye bile sokulmadı.’
‘E ne olacak canım, Türk gemisi yapıyoruz, illa Türk firması mı işletsin? Gemiyi yaparken Türk olsa ne olur olmasa ne olur?’ sorularını duyar gibiyim.
Ama kazın ayağı öyle değil.
***
‘Neyse’ dedim, ‘mutlaka bir Türk damgası göreceğiz bu önemli gemide’… Araştırmaya devam ettim.
Gemiyi yaptıran Türkiye Cumhuriyeti kurumu BOTAŞ, gemiyi yapan firma Güney Koreli, gemi yapımında tek Türk vatandaşı çalışmıyor. Tamam ama işletmesi kesin bir Türk firmaya aittir, değil mi?
Maalesef, geminin işletmesi gemi inşa sürecinde Japon MOL şirketine, geminin çalıştırılmasından sonra da Norveç Wilhemsen şirketine verilmiş!
İki şirket de Türk değil!
Yani gemide ne var ne yok, gemi nasıl yapılıyor, arızası olur mu, yapım aşamasında ne gibi teknik kullanıldı, hangi malzemeler değerlendirildi, bu konuda o dönem için bilgi sahibi olan dünya üzerinde tek Türk yok!
***
Öncesinde BOTAŞ, 2018’de aynı işlevi gören dünyanın en büyük FSRU gemisi MOL Challenger gemisini kiralamıştı. Bu geminin kiralandığı andan itibaren en az 12 Türk personele eğitim verilmesi konusunda da anlaşma vardı. Ama garip olan şu ki, bu kiralama döneminde tek Türk denizcisi bırakın gemide eğitim almayı, gemiye bile alınmamıştı.
Peki neden?
Bilmiyoruz.
Halbuki kendi gemimizin inşası bitince, o eğitim almış 12 Türk personeli bu işte yer alabilirdi. Olmadı.
***
Herneyse…
Gemi inşası Eylül 2020’de tamamlandı.
15 gün sürmesi gereken geminin test aşaması 6 ay sürdü. Söylenene göre, ters giden bir şeyler vardı. Ama Ankara’nın bu ters giden şeylere müdahalesi gecikmişti.
Geminin inşa sürecinde ortada Türk olmayınca, sorunun ne olduğunu da bilinmesi mümkün değildi zaten. Yerli ve milli gemimizi yapan yabancı firmanın yabancı personeli ne sorun olduğunu anlatıyordu zaten, yeterli değil mi?
Gemiyi bekledik…
Ekim’de Türkiye’ye gelecekti.
Gelmedi.
Kasım dediler, gelmedi.
Aralık’ta…
Gelmedi.
Ocak oldu, yok…
Bir ay ötelediler hep.
Gemi 22 Nisan’da Türkiye’ye geldi nihayet.
***
Bu arada bir ayrıntıyı da dikkatinize sunmak istiyorum.
Gemide gönüllü olarak görev almak isteyen üst düzey vatansever mühendisler ve kaptanlar BOTAŞ’a başvurmuş.
Hatta aralarından bazıları bu gibi stratejik gemilerde Türk personelin çalışmasının ülkenin çıkarı için ne kadar önemli olduğunu anlatan 40 sayfalık rapor bile yazmışlar.
Mühendislerimize cevap bile vermemişler!
Yerli ve milli gemide, Türk mühendisin ne işi var yabancı mühendisler dururken, değil mi?
***
Neyse canım, kendisi Türk gemisi nihayetinde, Türk mühendis ve kaptan olsa ne olur olmasa ne olur!
Sıra gelmiş geminin tersaneden yola çıkmasına…
***
Şimdi bir kısa ara veriyorum, çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı için olmazsa olmaz bir konuyu kısaca hatırlatacağım.
Kapitülasyonlar… Yani yabancılara ayrıcalıklar.
Tanımı kısaca ülke karasularında yabancı devletlere ve kişilere verilen haklardır. Hepimiz biliriz ki, Osmanlı Devleti’nin yıkılmasına neden olan en önemli etken de bu olmuştur.
İşte o kapitülasyonlardan biri de yabancılara karasularımızda ve limanlarda verilen imtiyazlardır. Osmanlı Devleti kapitülasyonlar çerçevesinde yabancı ülke gemilerine kabotaj ayrıcalığı tanımıştır. Yani denizlerimiz, göllerimiz, boğazlarımız, körfez, liman, koy ve bütün karasularımızda yabancı ülkeler istedikleri gibi ticaret yapabiliyor ve istedikleri gibi yük taşıyabiliyorlardı.
İşte ülkemizin tapu senedi olan Lozan Antlaşması’yla 1923 yılında Kabotaj Kanunu yeniden düzenlendi ve denizlerimizdeki kapitülasyonlar kaldırıldı. Yani denizlerimiz artık Türklerin kontrolündeydi.
***
Bu kısa hatırlatmanın ardından devam edelim…
Ertuğrul Gazi gemisi yola çıktı.
3 Nisan 2021 tarihinde ajanslardan bir haber düştü.
‘Ertuğrul Gazi gemisine Türk bayrağı çekildi’.
Hepimiz atladık bu habere, gururla sunduk. Nihayetinde büyük bir Türk gemisiydi ve bizlerin gururuydu.
***
Uzun bir yolculuğun ardından Ertuğrul Gazi gemisi 22 Nisan’da Hatay’ın Dörtyol limanına geldi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez de aynı tarihte geminin Hatay Dörtyol limanına demirlediğinin müjdesini verdi ve geminin Türk bayrağını dalgalandırdığını söyledi.

21 Yorum
- Yorumların Sıralanışı
- Yeniden Eskiye
- Eskiden Yeniye
Sağolun. Siz olmasanız hiç kimsenin bu konulardan haberi olmayacak. Oynadıkları cambaz oyununu da deşifre ettiniz. Emeğinize kaleminize sağlık. Bir kez daha kral çıplak dediniz.
Sahurda Veryansın Tv’ye son dakika gelişmelerine bir bakayım dedim Erdem Kardeşimin yazmış olduğu yazıyı okudum ve içim karardı.Türk Milletini daha nereye kadar kandıracaklar acaba? Birçok şeyde olduğu gibi milletin gözünü boyayıp ama işin aslı gerçekte çok başka. Elbet bu bozuk yalan üzerine kurulu düzen bir yerde gerçeğe toslar ve gerçekler ortaya dökülür tüm çıplaklığıyla İnşallah!
Bir Türk olarak, sonu hazin bir şekilde biten Ertuğrul Fırkateynimiz bana daha bir gurur verdi, Şehitlerimizi Saygı ve Minnetle Anıyorum, Allah Rahmet Eylesin….
Offff offf, yazık çok yazık ,Allah sonumuzu hayır etsin.
ABD İran petrolüne ve petrol taşıyan şirketlere yaptırma yaptı ve İran ABD kısıtlamalarını kesmek için kendi gemilerini bahamaya kira verdi ve Bahama bayrağı ile petrol satmaya devam etti. Bundan dolayı Bahama adı gelince , ortada Türkiyeye Karşı yaptırım konusu var diye biliriz. Arada bir kaç ay gemi teslimatı ertelendi aslında ABD’nin Güney Koreye baskısı ve Türkiye’nin gaz şirketlerine yaptırım yaptığı olabilir ve bunu çözmek için Bahama adına yapmışlar ve ABD’ye koz vermemek için türk mühendisleri gemiye almamışlar. Denizcilikte Bahama adı maskedir bunu İran çok yapıyor
Yazara, bu ulusumuza, emekçi ve sabırlı halkımıza tez zamanda bir aydınlık, bir çıkış yolu diliyorum. Bu iktidar ve iktidarın destekleri, yaptığı işler… tam bir deve meselesi. Sormuşlar deveye: Boynun neden eğri? Ki, deve insanoğlundan daha dürüst ve mert cevap vermiş: nerem doğru ki!
Uğrun bol olsun Ağabeyim.
Gamın kasaveten yok olsun.
ERTUGRUL GAZI ,IMO numarası 9859820 olan, 93523 DWT olan BAHAMA bayraklı gemiden mi bahsediyorsunuz ? Bu konuda en iyi bilgiyi “ IHS Maritime ‘ den alabilirsiniz belki..!
Sonsuz teşekkürler, Erdem bey ,bu mesleğin yüz akısınız ve rahmetli Uğur Mumcu ayarına layık bir gazetecisiniz, gene döktürmüşsünüz, bunların hepsinin medyada yer alması ve kayda geçmesi gelecek için çok önemli, Gaflet kitabınız bir başyapıt, diğerlerini sabırsızlıkla bekliyorum, almamış olan okur arkadaşlara özellikle önermek isterim ve durumu fena olmayan arkadaşlardan ricam ”Askıda Kitap” uygulamasına katkı vermelerini rica ediyorum
Yine döktürmüşler, Erdem Bey’in kaleminden muhteşem bir yazı. Yine bu yazı yabancı yazara yazdırılıp da Veryansın bandırası çekilip, Erdem Atay yazılmadı. Türk’ün emeğiyle, alın teriyle yazıldı. Bizim de farkımız orada ve bu yüzden biz kazanacağız. İşleyen demir ışıldar ve işleyen de biziz.
Bomba yazılar Erdem Bey’den. Var olsunlar.
Kral öyle bir durumda ki çıplak olduğuna değil gözümüzün bozuk olduğuna inandıracak.
Hakkın ödenmez Erdem ATAY!
Artık Türk Milleti’nde Mavi Vatan bilinci giderek artıyor. Mavi Vatan konusunda yazarların konuya ilgi göstermesi de son derece sevindirici. Bu yazıların devamının gelmesini arzu ediyorum.
Baslik bir seyler anlatiyor!
Onun icin diyorum bu hükümetin milli ve yerli dedigi seyleri sorgulamak ve emin olmak gerekiyor!
AKP var olan “güven” ninde icine etti, ve etmeye devam ediyor!
Varlik sebepleri hep yalan ve bu yalanlara inanan vatandas ki ne yapsin, bilgi eksikse. kararlarda eksik, hatali.
Dürüstlügümüzü elimizden aldilar yada bizler verdik.
Herkes kendi payina düseni anlasin.
Ayni durum KORONA konusundada ayni hemde muhalefet cok daha HIZLI !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
( Bunu anlamak icin korona ve perde arkasini anlamak gerekiyor! )
Kalemine beynine sağlık Erdem Atay, gerçek bir gazetecisin.
türk bitmiştir. pkk tarikat devleti kurulmuştur. geçmiş olsun. bunu erdoğan yapmıştır. istanbul izmir ankara antalya pkk kantonudur.
Muhteşem bir habercilik…
erdem hocam selam,
rezaletin daniskası. şaşırmadım doğrusu. işin kötü tarafı akp’nin alternatifi olacak partilere bakıyorum, onlar da farksız. yazık bu ülkeye ve ülkenin insanına.
Erdem bey sizi sever ve takip ederim. Ancak bu yazınızla ilgili eksik bilginiz var. Bu geminin testlerine yapım aşamasında benim mühendis arkadaşlarım bizzat hemde birden çok katıldılar. Uzun süre Kore’de kalıp her seferinde karantina şartlarına tabi oldular. Size buradan cep telefonlarını bile verebilirim ama etik olmaz. Ayraca teknik projelerde aksama olabilir.. Belki Türkiye olarak sonradan projede ufak tefek bazı değişiklikler talep etmiş olabiliriz. Geç teslim olmasının buna benzer bir çok nedeni olabilir. Bence siz biraz daha araştırın bu konuyu.
Bu ve benzeri haberlere, gelişmelere şaşırmaz olduk. En kötüsü de şaşırmıyor oluşumuz. Şaşırmadıkça duyarsızlaşmış oluyoruz. Bir şekilde toparlanmamız kaçınılmaz. Bu gibi yazı ve haberler toparlanmamıza katkıda bulunabilir.