Gülümser Heper
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Adalar’daki at itlafı ne kadar bilimsel?

Adalar’daki at itlafı ne kadar bilimsel?

featured

Dün, Türkiye Adalar’da 81 atın Ruam hastalığı nedeniyle itlaf edildiği haberiyle irkildi. Haber sarsıcı olmasına rağmen atların sağlık durumlarının ayrıntıları, itlaf gerekçeleri, diğer atların durumu, yapılan testlerin niteliklerine dair bilgiler kamuyla paylaşılmadı. Kamu tehlikeli bir hastalığın adını duyduğu anda ayrıntıları sorgulamayarak süreci kabullendi. Bu derece önemli bir konuda Veterinerlik fakültelerinden hiçbir ses çıkmadı. Atlar öldü ve adalarda yüzyılların at ve fayton gerçeği bitti ya da bitirildi.

Vali Ali Yerlikaya bir açıklama yaparak 81 atın ruam hastalığı gerekçesiyle itlaf edildiğini, faytonlara at koşulmasının 3 ay süreyle durdurulduğunu ifade etti. Valilik, 81 atın sahipleri hakkında suç duyurusunda bulunulacağını da söyledi.

Adalar Kaymakamlığı, ise “at vebası” olarak bilinen ruam hastalığıyla nedeniyle 81 atın itlaf edildiğini açıkladı. Karantina tedbirleri kapsamında ilçeye hayvan giriş çıkışları durdurulduğunu ifade etti.

Bugün Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül ise, “Bir aydır taramalar devam ediyor; hastalıklı atlar ada dışına çıkarılmıyor; hepsi toprağa verildi; Ocak ayı içinde fayton yerine yeni bir sistemle taşımacılık sağlayacağız” diyerek gelişen sürecin taşımacılık yönünden nasıl sonuçlanacağını vurguladı.

Ruam diğer ismiyle at vebası tehlikeli bir hayvan ve insan hastalığı. Ruam, 19. Yy da savaş koşullarında ülkemizde sahada salgın boyutunda yıkımlar yapmıştır. Bildirimi zorunlu bir hastalık olup, neredeyse yüzyıldır ülkemizde doğruluk oranı şüpheli testlerle konulmuş tek tük vaka vardır. Hatta Tarım ve Köy İşler Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü 2000 yılında ülkede uygulamaya koydukları Ruam Eradikasyon Projesini tamamladıklarını 2001 yılından itibaren ülkede Ruam’ı tamamen bitirdiklerini açıklamıştır.

Adalar’da gelişen sarsıcı olayları izlediğimde gayriihtiyari olarak bizzat kendimin de içerisinde olduğu bir süreci aktarma ihtiyacı hissediyorum. Ruam krizi 2012 yılında Atatürk Orman Çiftliği alanında bulunan Atlı Spor Kulübü, Binicilik İhtisas Kulübü’nü de gerçekleşti. Zikredilen kulüplerin hemen yanında bulunan Ankara Atlı Polis Eğitim Merkezi’nde de Ruamlı atlar olduğu ifade edildi. Salgının Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Irak ziyareti sırasında kendisine hediye edilen Ruamlı bir atın test yapılmadan sınırlarımız içerisine sokulmasıyla başladığı belirtildi. Benzer karantina işlemleri her üç kulüpte sağlanmaya çalışıldı. Sürecin neticesinde her üç kulüpten toplam 10 at itlaf edildi ve devam eden taramalarda şüpheli tüm atların itlaf çalışmaları başlatıldı. Ancak işte tam bu noktada bizzat kendim sürecin bir katliam olduğunu savlayarak müdahil oldum; basını bilgilendirdim ve Tarım Bakanı müsteşarı ile görüşerek süreci durdurmayı başardım.

2012 yılında AOÇ içinde yürütülen Ruam teşhis ve itlaf süreci tamamen gayri bilimseldi. Öncelikle atların hiçbirinde Ruam hastalığının klinik belirtileri yoktu. At sahipleri olarak Ruam hastalığının teşhisi için doğruluğu ve duyarlılığı en yüksek test olan cELISA testi yaptırmıştık ve testlerimizin sonucu negatif çıkmıştı; yani atlar hastalıklı değildi. Buna rağmen bakanlık başka bir test daha yapacağını ifade etti. Konu hayvan ve insan sağlığı olduğu için itiraz etmedik. Ancak bakanlık elemanları atlarımıza tam yüz yıl öncesinde yapılan bir saha taraması testi olan Mallein testi yaptı. 48 saat sonra da test sonuçlarını okuyarak itlaf kararı vermeye başladı. Yapılan testin güvenilirliği elimizdeki testin güvenilirliği yanında çok çok düşük olması bir yana yapılan bu deri testi ideal şartlarda deri altına yapılmıyordu ve okunması da sağlıklı değildi. Test yapan ve okuyan personel ilk kez bu testi yapıyor ve okuyordu. Elimizdeki temiz çıkmış üst seviyede testlere rağmen neden bu değersiz testi yaptıklarını sorduğumuzda, mevcut yönetmelikte düzenleme yapmadıkları için yönetmelik gereği bu eski testi yaptıklarını itiraf etmişlerdi. Bizzat girişimlerim sonucunda itlaftan kurtulan yüzlerce atın hala sağlıklı ve sıhhatli olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

Adalardaki itlaf 2012 yılında AOÇ’de yapılan uygulamaya benzer gelişiyorsa aynı şekilde bunun da bir katliam olduğunu düşünüyorum. Konunun aciliyetine istinaden:

  1. Veterinerlik Fakültelerinden acilen görüş alınmalıdır,
  2. Atların kliniği hakkında açıklama yapılmalıdır,
  3. Atlara yapılan testin hangi metotla yapıldığı ve yapılan testlerin sensitivite ve spesifisitesi yani duyarlılık ve özgüllüğü acilen açıklanmalıdır,
  4. Hastalık sadece adaya sınırlı olmayacağı için başta İstanbul karantina bölgesi olarak kabul edilmeli, uluslararası bildirim sağlanmalıdır,
  5. Eğer doğru bir testle teşhis konuldu ve hastalık gerçekten doğruysa eradike edilen bir hastalığın yurda hangi kanalla sokulduğunun tespiti için tüm sınır bölgelerinde görevli birimlere soruşturma açılmalıdır. At sahiplerine açılan soruşturmanın ne bilimsel ne de hukuki bir temeli yoktur; zira sınır güvenliğinin bireysel ihlali ispata mecburdur. Aslolan sınırlarımızdaki hastalıklı hayvan giriş ve çıkışlarındaki kontrolsüzlüktür.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Ulkede zaten 1 veterinerlik fakultesi var o da yeni kuruldu, sesinin cikmamasi normaldir

  2. Yazının neresini tutsak elimizde kalıyor. Köşe yazarlığı araştırmadan …duyumlarla yazı yazmak mıdır? Ruam bir bakteriyel enfeksiyondur etkeni gram negatif bir bakteridir. At Vebası viral bir hastalıktır. Elisa testi viral hastalık teşhislerinde kullanılan bir yöntemdir. Mallein testi eski ama geçerliliğini devam ettiren bakteriyel enfeksiyonu pozitif/negatif diye ortaya çıkaran bir testtir. Ruam hastalığı sindirim yolu, deri yolu, en tehlikelisi olan solunum yolu ile bulaşabilen bir hastalıktır. İtlaf kararları durum ve şartlara göre Tarım Bakanlığındaki konunun uzman danışmanları tarafından gerekli görüldüğü takdirde sağlıklı hayvanları da kapsayarak yapılabilir. Çünkü solunumla bulaşabilecek kadar tehlikeli bir zoonoz hastalığı öncelikle insandan uzak tutmak birincil önem arz eden durumdur!…
    Ayrıca Yüksek Öğretim Kurumu’na bağlı, “Veterinerlik” diye bir fakülte yoktur. “VETERİNER FAKÜLTESİ” vardır.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!