Gülümser Heper
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Dünya yalan demek kolay! Ya Maskeler?

Dünya yalan demek kolay! Ya Maskeler?

featured

Kapitalist tıbbın en önemli pazarlama stratejilerinden birisi, toplumda tedavi edici hekimlikten beklentileri yüksek tutmaktır. Her yeni geliştirilen ilaç veya girişim, bir öncekinin başarısı ile kıyaslanır ve adeta mucize sonuçlar sunulur. Yeni metot ya da ilaç öyle bir pazarlanır ki bırakın hastaları hekimler dahi bu yeni metodu veya ilacı uygulamak için adeta yarışa girerler. Araba, telefon, bilgisayar gibi tüketim malzemelerini pazarlamada artık bizlere bile masum görünen bu stratejilerin içine insan sağlığı sokulduğunda masumiyetten bahsetmek mevzubahis olamaz. Birileri canıyla uğraşırken bir diğerinin umut pazarlaması ne yazık ki insanlığın en önemli yıkımlarından birisi oldu ve olacak. 

Zaman içerisinde tedavi edici kapitalist tıbbın, insan sağlığını pazara çıkaran bu yaklaşımını yenemeyeceğimi, birçokları gibi ben de anladım. İşte bu aşamadan sonra ısrarla koruyucu hekimliğin insan sağlığındaki önemini ön plana çıkarmaya çalıştım. Aklımca kısmen doldurulmuş alandaki boşluktan faydalanarak bir mücadele başlatmaya niyetlendim. Ancak Covid-19 pandemisi ile birlikte tıbbın koruyucu stratejilerinin en acımasız boyutta pazarlanabileceğini, hatta yeni bir dünya kurulabileceğini gördüm ve anladım. İşte bu noktada sözün ötesine geçtim. Artık kapitalizm tedavi edici hekimliğin alanının dışına taşmış; koruyucu hekimliği pazara açmış ve insanlık virüs emperyalizmi aracılığıyla esir alınmıştı. 

Covid-19 pandemisi sırasında, en sıcak tartışmalardan birisi maskenin koruyuculuk oranı oldu. Halk sağlığı konusunda konuşan birçokları, halen maske giyme, sosyal mesafeye uyma ve geliştirilmekte olan aşı konularında hararetle konuşmaya devam ediyorlar. Ancak ne Covid-19 hastalığının şiddetini azaltmada sağlıklı yaşam kurallarının rolünü ne de maskenin koruyuculuğunu tartışmaktan, bilerek imtina ediyorlar. Hele hele maske takma ve çıkarmanın profesyonel bir iş olduğunu hiç gündeme dahi getirmiyorlar.   

Maskelerin koruyucu etkisinin tartışması, Covid-19 pandemisinden çok önce tartışılmaya başlanmıştır. Neredeyse yüz yıl önce cerrahi maskeler, cerrahi sırasında hastaları korumak için kullanılmaya başlandı. Ancak yüz yıldır bu rutin uygulamanın gerekli olup olmadığı geniş çapta tartışılmakta. Ancak bu tartışmaların çoğu kamunun bilgisinden uzakta.   

2016 yılında yayınlanan bir makale, temiz cerrahi alan operasyonlarında cerrahın maske takmasının veya takmamasının enfeksiyon gelişmesinde bir etkisi olmadığını ileri sürdü. 

Bir başka çalışmada otörler, soğuk algınlığı dönemlerinde sağlık personelinin hastalıktan korunma amaçlı maske kullanmasının etkisi araştırdı. Grip salgını dönemlerinde ardışık 77 gün boyunca maske takan ve takmayan sağlık personeli arasında enfeksiyon hızı ve semptomları kıyaslandı. İşyerinde maske takan grupta daha yüksek oranda baş ağrısı semptomu görülmekte ancak soğuk algınlığı kapma hızlarında bir farklılık izlenmemekteydi.

Bir başka çalışma, sağlık personelini enfeksiyondan korumada bez maskelerin etkinliğini araştırdı. 1607 sağlık personelinde yapılan çalışmada nihai hedef, soğuk algınlığı semptomları ve laboratuvar destekli solunum sistemi enfeksiyon parametreleriydi. Sonuçta bez maske kullanan grupta medikal maske kullananlara göre daha yüksek oranda soğuk algınlığı benzeri semptomlar gelişti. Bez maskelerdeki nem birikmesi, tekrar kullanım ve kötü filtrasyon dizaynının yüksek enfeksiyon oranlarından sorumlu olduğuna karar verildi. 

Mayıs 2020’de beş uzman The New England Journal of Medicine’de toplumsal alanda maske kullanımının gerekliliğini tartıştı. Makalenin 2. paragrafında daha önce hemen hiç tartışılmayan birçok gerçek vurgulandı. Kullanılan ifadeler aynen şöyle:

“Bizler, maske giymenin, enfeksiyondan korumada olsa bile çok az etkisinin olduğunu düşünüyoruz. Halk sağlığı otörleri, 1.8 metre mesafede semptomatik Covid-19 hastasıyla bazılarına göre 10 dk bazılarına göre 30 dk bazılarına göre ise birkaç dk yüz yüze temas ile enfeksiyonun bulaştığını söylüyorlar. Toplumsal alanlardaki etkileşim ile Covid-19’a yakalanma şansı neredeyse minimal düzeydedir. Çoğu durumda, yaygın maske kullanılması talebi, pandemilerdeki anksiyeteye ikincil gelişen refleks bir reaksiyondur”.

Anlaşılacağı üzere, maske Covid-19 salgınında sembolik bir rol üstlendi. Bu sembolik yaklaşımın en büyük zararlarını sağlıkçılar gördü. Üstelik maske kullananlar kendisini güvende ve iyi hissetti. Maskeyi hastalıktan koruyan bir tılsım gibi düşündüler. 

Evdeki temasın önemini algılayan bazı otörler ise yazdıkları editoryal mektuplarda market, alışveriş merkezlerinden ziyade evde maske kullanımını vurgulamaya başladılar. Onlar, Covid-19 enfeksiyonu kapmada, hasta kişilerle temasın süresi ve yoğunluğunu öncelediler. Aynı evde yaşayan insanlarda hastalık kapma riskinin %40’a ulaşacak kadar yüksek olduğunu, daha az yoğunluklu temas koşullarında ve sürelerinde bu riskin ancak %5’ten az olduğunu söylediler. 

Tartışılması gerekli bir başka konu ise virüs bulaşında, damlacık ve maske porları (delikleri) ilişkisi. Damlacık ve virüs çapları arasındaki uçurum boyutundaki farklılığı bilmek zorundayız. Bilindiği üzere SARS-CoV-2 orta büyüklükte bir virüs ve bakterilerden çok daha küçük. Maskelerin damlacıklarla bulaşı engellediği yönündeki genel bir kanaat mevcut. Cerrahi maskelerin ve bez maskelerin, solunum sisteminden saçılan damlacıkları bloke etmede etkili olduğunu biliyoruz. Ancak virüsler sadece damlacıklar içerisinde bir yaşam sürdürmüyorlar. Ne yazık ki damlacıklar çok daha küçük parçalara buharlaşıyorlar. Buharlaşan partikülleri bloke etmede ne yazık ki bu türden maskelerin hiçbir etkinliği yok.    

Gelelim asıl konuya. Yani maskenin profesyonel kullanımına. Maske takma zorunluluğu yaptırımı bizde adeta bir trajedi boyutuna ulaştı. Çantamızdan enfekte ellerimizle arayıp çıkardığımız, ya da kolumuzda gezdirdiğiniz ya da günlerdir değiştirmeden taktığımız bir maske ile görüntü veriyoruz. Bu yollarla cezai yaptırımlardan kaçmaya çalışıyoruz. Üstelik toplum son derece gergin; maske takan, takmayana adeta düşman oluyor. Maske takanların çoğu bu ağır trajedide malzeme olduklarını dahi fark edemiyor. Zira bu şekilde kullanımın enfeksiyon bulaşını bırakın azaltmayı, artıracağından dahi şüphelenmiyor. 

Gelelim maske takmanın ve çıkarmanın profesyonel yönüne. Öncelikle maske takmadan önce ellerimizi su ve sabunla yıkamak zorundayız. Ağız ve burnumuzu maske ile kapatıp; yüzümüzle maske arasında açıklık olmamasına dikkat etmek zorundayız. Maskemize dokunacaksak elimizi su-sabun ya da el dezenfektanları ile yine temizlemek gerekli. Maske nemlenir nemlenmez atmalıyız ve en çok bir kez kullanmamız lazım. Maskemizi çıkarırken bağcıklarından çıkarıp, enfekte tıbbi materyal kutularına atmak ve tekrar elimizi yıkamak zorundayız. 

Ancak toplumumuzda bu kurallar için ne bir bilinç, ne ekonomik kaynak ne de sosyal hayatla bağdaşma mevcut. Maske kullanımında bu kurallara uyan tek bir kişi dahi bulmamız mümkün değil. İddiayla söylemem gerekirse bırakın halkı hekimler dahi bu profesyonellikte maske kullanamıyorlar.

Kısacası koca bir maskeli yalan üzerine kurgulanmış sözde koruyucu hekimlik stratejilerinin içerisinde ağır bir yıkım yaşıyoruz. Biz hekimler “Dünya yalan” sözünde belki felsefi bir derinlik bulup rahatça terennüm edebiliriz. Ancak maske yalanına nasıl ortak olabiliriz inanın aklım almıyor…      

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

21 Yorum

  1. 30 Ağustos 2020, 04:30

    Gülümser Hnm. Alınmayınız ama, Çokta önemli olmayan bir konuda Bu kadar uzun yazmak nasıl bir akıl işidir. Maskenin kullanılması çok önemlidir. Buna karşı çıkanlar, ” COVİD 19 hastalarının Maske takmaları uygun değildir. Hasta olmayanların maske takmaları gerekir “diyen mantığın sahipleridirler. Bende bunlara Haydin oradan derim. Covit 19 un solunum yoluyla etrafa yoğun bir şekilde yayıldığını bilmeyenler böyle konuşur.

  2. 30 Ağustos 2020, 05:54

    Hocam, tibbi maske yerine nbc tip maske kullanilmasi daha dogru olmaz mi ? filtrasyon sistemi nbc tip maskelerde daha iyi ve tekrar kullanilabilirligi mevcut, lakin nbc tip maskeler pahali :(

  3. Farklı konulara beklemediğim alanlara giriyor her veryansın yazarı, çağa uygun bir panel gibi…

  4. Maske koruyuculuğu hakkında sadece tıbbi olarak değil, matematiksel olarak da hatalı oranlar veriyorlar. Birinci veride, maskesiz olan pozitif şahıstan maskeli negatif şahısa hastalık bulaşma oranı

  5. Tamam, spesifik olarak pandemiler üzerine çalışmalar yapan ve yayınları bulunanlar maske önemli derken, solunum yoluyla bulaş ağırlıklı derken onlara değil size inanırız.

    Evde bulaş önemli de eve nereden geliyor bu virüs? Onlar da başka evlerde mi kapıyor?

    Virüsün gizli kaynağı evler, evlerimiz..

  6. Sizin mantığınız yaşamda vücut bulsaydı, uçaklar ters uçar, kuşlar yerlere çakılır, hayat komik bir karikatüre dönüşürdü.

  7. Değerli hocam zaten sokakta maske takmamak için bahane arayan cahil güruh tur atarken bu tip yazılar günde on saat maske ile çalışan sağlık emekçilerine haksızlık. tıpkı aşı olmayın diyerek halkı aşıdan soğutanlar gibi. maskenin damlacık yoluyla bulaşan virüsleri önlemedeki etkisi tartışılmaz bizim bu konuları çoktan aşmış olmamız gerekirken dönüp dolaşıp aynı yere geliyor.

  8. Bayılıyorum bu tip yazılara. Kıssadan hisse ne? Koca bir hiç. Tıp alemi tam dokuz aydır, tedavisinden vazgeçtim, bu virüs nasıl bulaşıyor onu bile doğru dürüst saptayamadı. Bu sizin ”prımum non nocere” (her şeyden önce zarar verme) denilen andınız var ya, onu bir de ”prımum non dıcere ıneptıas” olarak (her şeyden önce palavra atma) (bu tercümeden tam olarak emin değilim, yanlışsa kusura bakılmasın) olarak uygulasanız daha iyi olmaz mı?
    Bence maskenin az da olsa bir koruma faktörü var, özellikle kullanım şartlarına uyulursa. Daha etkin bir tavsiyeniz varsa, buyrun dinliyoruz.
    Batı tıbbına gelince, haklısınız, kapital sistem maalesef her şeyden önce parasal kazanç çıkarları doğrultusunda çalışıyor. Tabii, buna karşın homeopati, dua, adak, muska, hatta bir takım Çin tedavi yöntemlerini denemenizde herhangi bir engel de yok.

  9. Maske hasta biri konuşurken, hapşırırken, öksürürken enfekte sıvının çevreye yayılmasını engelliyor. Ameliyat sırasında da hastanın kan, idrar, dışkı gibi partikülleri cerrahın yüzüne gelebiliyor. Maske direk teması engelliyor. Aslında cerrahlar bütün ameliyatlarında gözlükte takmalı çünkü covid, aids (HIV virüsü)… enfekte sıvının göze teması ile bulaşabiliyor. Ne kadar koruyucu önlem alınırsa o kadar etkili. Tabi her türlü önleme rağmen başa gelecek birşey varsa Takdiri İlahiden de kaçamayacağımız bir durum da var.

  10. Sizi burada yazılarınızla tanıdım. Bir çok yazınızı okudum. Çok değerli bilgiler edindim. Maske konusunda bir vatandaş olarak bende internetten yaptığım bir çok araştırmada maskenin koruyuculuğunun olmadığını öğrendim.düşünmüyorum öğrendim.aydın insanlarımızın sizin gibi cesur olmalarını diliyorum. Sevgili veryansıntv aynı cesareti sizlerdende görmek isterim.farkınız olsun diğer haber sitelerinden.

  11. 30 Ağustos 2020, 15:30

    1. “otör” Ingilizce “Author” (Turkcesi: Yazar) kelimesinin Turkce’ye apartIlmIs hali. “Yazar” kelimesi varken digerini kullanmak yazInIn anlasIlIrlIgInI azaltIyor.
    2. Maske kullanmanIn bulasmayI fiziksel olarak onlemedeki faydalarInIn ve dogru kullanIldIgInIn supheli olduguna katIlIyorum. Ote yandan farkIndalIk etkisini goz ardI etmemek gerekiyor. Maske taktIgInIz zaman normal dIsI bir durumda oldugunuzu ve bulasmayI onlemek icin daha ozenli davranmanIz gerektigini size hatIrlatan sey surekli burnunuzun dibinde duruyor.

  12. Hala viriüslerin sadece damlacık yoluyla bulaştığına inananlar var. Nefes yoluyla bulaştığını, damlacıkların da bir şekilde buharlaşarak havaya içerisindeki virüslerle karıştığını ihtimal dışı bırakmakta niçin inat edilir? Maskenin bir miktar koruduğu yadsınamaz ama açık havada zebanilerin kontrolünde zorunlu kullanıma zorlanması, özellikle profesyonel şekilde hiç ama hiç kullanılamayacak (halk tarafından bir cerrah gibi kullanılmasının imkansızlığı) olması verili iken; maske propagandasının toplumsal gerilimler yaratma amacından başka bir amaca hizmet etmeyeceği açık değil mi? “Maske takmayanı hapse atın” diyen profesörlerin toplumsal sağlığı düşündüğü söylenebilir mi!

  13. Pandemi konusunda yegane etkili yöntem olduğu ve bu günlerde herkes tarafından uygulandığında yeterli olabileceği düşünülen yüzün bir şekilde örtülmesi yöntemini Birleşmiş Milletlerin en kokuşmuş kurumlarından biri olan Dünya Sağlık Örgütü denen salak kurum bile 3 ay gecikme ile kabullenmişken böyle bir konunun bu şekilde tartışmaya açılması abesle iştigaldir ve toplum açısından büyük sağlık riski oluşturur. Bu cins muhabbetler artık ancak tekkelerdeki tarikat toplantılarında komplo teorileri üzerine kafa yoranlar tarafında makul görülebilir. Hele sizin böyle anlamlı bir günde böyle ilimden bilimden uzaklaştığınızı görmek üzücü…
    Sağlıcakla

  14. 30 Ağustos 2020, 18:17

    Maske hiç bir şey değilse bile salgın koşullarında kültürel davranış biçimine dönüşmüştür. Dolayısı ile maskeyi şu ya da bu şekilde bulundurmak ya da takmak hiç olmazsa karşımızdakine saygının temel öğesine dönüşmüştür. Böylesi bir ortamda bu ve benzeri yazılar yazmak ve daha da öteye geçip paylaşmak hiç ama hiç uygun bir davranış değildir. Şu anda ne tedavisi ne de aşısı bulunmayan bu hastalıkla ilgili olarak yapılabilecek bir kaç şey konusunda toplumun kafasında soru işareti oluşturmak hekim duyarlılığıyla da akademisyen sorumluluğuyla da bağdaşmıyor.

  15. Evlerimizin düzenli ve sık sık havalandırılması lâzım. Ben sabah kalkar kalkmaz tüm pencereleri açar en azından öğlen 12’ye kadar havalanmasını sağlamaya çalışırım, kışın bile. Zaman zaman gittiğim bazı evlerde odaya girdiğimde birden bire nefes alamadığımı hissediyorum, oksijen yok, temiz hava yok. En önemli ve acil sorunlarımızdan birisi insanlarımızın evlerini havalandırmayı öğrenmesi. Üstelik hava geçirmeyen malzemelerle yapılan yalıtımlar da bu havasızlığı artırıyor. Kış gelirken VERYANSINTV’nin bu konuya gereken önemi vermesi gerektiğini düşünüyorum.

  16. Konuyu çok güzel “cıvıtmışsınız”. Lütfen bunu daha dün vefat eden arkadaşımın ailesine anlatmayı deneyin. Ya da saatlerce toplantı yaptığım kişi ile ikimiz de maske ve mesafeye uyduğumuz için “pozitif” çıkan arkadaşımın bana neden “bulaştırmadığını” anlatın. Bez maske-cerrahi maske-ffp1-ffp2-ffp3-doğru takma konularını başta net anlatsaydınız keşke. Bir an sözcü okuyorum sandım…

  17. Kültürel davranış he. İnsanlar böyle bir illetin kültür olmaması için ayaklanıyor; Bulgaristan, İngiltere, Almanya, Hollanda, Kanada halkları aptal; bir, siz ve (astım hastası veya kronik rahatsızlığı olduğu için) maske takmayan fertlere gulyabani gibi bakanlar akıllı… Ortadoğu’ya politik olarak değil, kafa olarak da yaklaştık.

  18. Maskeyi bilmem ama ilaç firmalarından aldığınız üç kuruş avantajlar için vatandaşa gereksiz yere ne ilaçlar pazarladığınızı itiraf etmişsiniz. Tabi bu bir şeref meselesidir. Kiminin şerefe kimininde böyle üç kuruşa ihtiyacı vardır.

  19. Erol sen yorum yapma, ahaber 24tv, habertürk vs oralardaki ‘uzman’ karı takip et.

  20. Ben de aynen bu maske meselesine böyle yaklaşıyorum. Maske, şu anda ki kullanım şekliyle sadece “dikkat korona var” demeye yarıyor. Maskenin gündelik hayatta koruyuculuğunu kontrol etmenin imkanı yok. Sırf desinler, yada demesinler diye maske takıyoruz. Tam, profesyonel maske kullanımı da gündelik hayatta mümkün değil. Bu şekilde, uygunsuz maske kullanımının faydası kadar zararı da olacağı kesin. Ama başka bir yol var mı? Çözüm maske kullanmamak değil. Ama koruyuculuğunu fazla abartmamak gerekiyor. Maske takmamanın da savunulacak bir hali yok. Uyarıya rağmen takmamakta ısrar etmenin de alemi yok.

  21. 16 Eylül 2020, 07:26

    Ceyhun Beye katılıyorum. Gerçekten kafa bulandırıcı, maske takmak istemeyenlere fırsat yaratan bir yazıya dönüşmüş yazınız. Umudum hekim dışı kitlenin okumaması, dileğim yazıyı kaldırmanız…

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!