Gülümser Heper
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Abdullah Öcalan 2024’te bırakılacak mı?

Abdullah Öcalan 2024’te bırakılacak mı?

featured

Prof. Dr. Gülümser Heper yazdı…

Yıllardır PKK Terör Örgütü ve siyasi uzantısı HDP üzerinden siyaset üreten hükümet İmralı’da bizzat Abdullah Öcalan ile görüşerek, İmralı’nın terörist yapıya talimatlar vermesine aracılık etmiştir. Bu görüşmeler Abdullah Öcalan’ı meşru bir konuma yükseltmiş ve hapislik sürecinde devam eden terör örgütü yöneticiliği konumundan yargılanmasının önünü kapatmıştır. AİHM’in kendi çerçevesinde bakarak verdiği kararları sorgulatamaz hale getirmiştir. Hükümetin bir terör örgütü lideri ve ekibiyle masaya oturması bir suçtur. Bu suçtan yargılanması kararı tarihsel bir olgudur.

1. PKK terör örgütü lideri Öcalan 15 Şubat 1999 yılında Kenya’da yakalandı. 

2. Yakalandığı 15 Şubat 1999 tarihine kadar işlemiş olduğu “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan” açılan davada ölüm cezasına çarptırıldı.

3. Ölüm cezalarının ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çevrilmesi nedeniyle Öcalan’ın cezası da 2002 yılında mahkeme kararıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çevrildi.

4. Ülkemizde terör suçları nedeniyle ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılanların koşullu salıverme hakları bulun Bu cezaya çarptırılanların ölene kadar cezaevinde kalmaları gerekiyor. Bu gibi düzenlemeler başka ülkelerde de söz konusu.

5. Çağdaş ceza hukukunda cezalandırma ile güdülen amaç, bir kişi ne tür suç işlerse işlesin asla öç almak değil. Kişinin orantılı biçimde cezalandırılması, bunun sonucunda iyileştirilmesi ve her durumda topluma yeniden kazandırması gerekiyor. İşte bu nedenle çağdaş ceza hukukunda artık ölüm cezaları söz konusu değil.

6. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) 2010 yılında İngiltere (Birleşik Krallık) hakkında verdiği Winter kararında, koşullu salıverme hakkı tanınmayan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezalarının da, bu cezaların kişileri toplumdan tamamen koparması nedeniyle, “fiilen ölüm cezası” niteliğinde olduğunu söyledi. İHAM bu kararında, işlenen suç ne olursa olsun kişinin, cezaevinden çıkabilmeyi umut edebilme hakkının, “umut hakkının” olabilmesi gerektiğini belirtti.

7. Winter kararı gereği artık çağdaş ceza hukukunda ölüm cezalarının kaldırılması sonrasında fiilen bu sonucu doğuran ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezalarının da söz konusu olmaması gerekiyor. Yani işlediği suç ne olursa olsun her mahkümün cezaevinden çıkabilme konusunda bir umut hakkı söz konusu.

8. Koşullu salıverilmeden yararlanma koşulları yasalarımızda düzenleniyor. İHAM’da bu kararında umut hakkının asgari koşullarını ortaya koymuş durumda.

9. İHAM bu kararında, koşullu salıverme hakkı tanınmayan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası alan bir kişiye, en çok 25 yılda cezaevinden çıkabilme hakkının söz konusu olabilmesi gerektiğini belirtti.

10. İHAM yine bu kararında, cezaevinde en geç 25 yıl dolmadan önce, 25 yıla varmadan en az yılda bir kez mahkeme tarafından mahkümun durumun gözden geçirilmesini, olumlu durumu saptandığında da koşullu salıverilmesi gerektiğini söyledi. Olumlu durum söz konusu değilse, 25 yıldan sonra bile mahkemenin bu incelemesini en geç yılda bir kez yaparak sürdürmesi gerekiyor.

11. İHAM’ın kararları Winter kararından sonra da aynı şekilde sürdürüyor.

12. Anayasadaki ölüm cezası yasağı nedeniyle Türkiye’nin Anayasa’yı değiştirmeden ölüm cezasını getirmesi söz konusu değil. Anayasayı değiştirip ölüm cezasını getirmek demek, çağdaş dünyadan kopmak gerek.

13. Artık İHAM kararını gözetince, değil ölüm cezası, koşullu salıverme hakkının olmadığı ağırlaştırılmış bir ömür boyu hapis cezası da olanaklı değil.

14. Türkiye’nin yasalarını değiştirip, koşullu salıverme hakkının tanınmadığı ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezalarında da, umut hakkını, bu hak nedeniyle koşullu salıverme hakkını tanıması gerekiyor. Kaldı ki, Anayasa’nın 90/son maddesinde, temel haklara ilişkin yasalarla uluslararası sözleşmelerin çatışması nedeniyle uluslararası sözleşme hükümlerine üstünlük tanınması gerektiği ifade edilmekle, bu anayasa hükmü nedeniyle, bir yasa değişikliğine bile gitmeden Türkiye’de mahkemelerin kararlarıyla umut hakkını tanıması ve uygulaması hukuksal bir zorunluluk.

15. İşte çağdaş ceza hukukunda artık ölüm cezası yok. İşte çağdaş ceza hukukunda ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezalarında artık koşullu salıvermeyi “umut hakkı” var. İşte çağdaş ceza hukukunda diğer özgürlüğü bağlayıcı cezalarda da zaten bildiğimiz koşullu salıverme hakkı var.

16. Öcalan aldığı cezadan sonra, İHAM’a başvurduğunda, İHAM 2 nci Dairesi 2014 yılında oybirliği ile aldığı kararda, Öcalan hakkında da mahküm olduğu ceza nedeniyle koşullu salıverme hakkı tanınmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğine de karar Türkiye’nin bu konuda yaptığı itiraz aynı yıl İHAM Büyük Dairesi tarafından reddedildi.

17. Garip olan bu kararlar değil. Garip olanlar ne mi derseniz;

18. Çağdaş ceza hukukunda varlığı kabul edilen umut hakkını Türkiye’de hiçbir siyasi parti ağzına almış değil.

19. Siyasi partiler, bu durumu görmezden, duymazdan geliyor.

20. Umut hakkı, hukuk dünyasında önemli çalışmalara konu değil.

21. Cezaevinde suç işleyen Öcalan hakkında, bu konularda işlem yapılmadığı için Türkiye’de, İHAM kararını gözetince umut hakkı nedeniyle Öcalan’ın 15 Şubat 1999 tarihinde yakalandığını esas aldığımızda, Öcalan’ın en geç 15 Şubat 2024 tarihinde koşullu salıverilmesi gündeme gelecek.

22. Öcalan’ın, cezaevinde aykırı bir durumu söz konusu değilse, en geç bu tarihte mahkeme kararıyla koşullu salıverilmesi gerekecek. Aksi durumda Öcalan’ın yeni başvurularında Türkiye Öcalan’a tazminat ödeyeceği gibi, Avrupa Konseyi’nin de bu konuda veya benzer durumdaki mahkümlar için Türkiye’ye yaptırımlar uygulaması gündeme gelecek.

23. İktidar, bu konuyu özellikle gündem dışı tutuyor neden mi dersiniz?

24. Öcalan, 1999 yılına kadar sınır ötesinde ve tepesine bomba düşecek korkusu altında örgütünü yönetti. Daha sonra yakalandı, yargılandı, mahküm oldu ve cezasının infazına başlandı.

25. 1999 yılına kadar sınır ötesinde bulunan bir terör örgütü liderinin, bir hukuk devleti olan Türkiye’de cezaevine alınması demek, devletin egemenlik alanı içine sokulması, örgüt ile bağının koparılması demek.

26. Öcalan’ın cezasının infazına başlandıktan daha sonraki dönemde, örgütü PKK ile arasındaki bağın tekrar sağlandığı, Öcalan’ın sınır ötesindeki PKK’yı kendisi cezaevinde iken, sağlanan bu koşullar nedeniyle yönetmeye başladığını, bizzat İHAM 2 nci Dairesi’nin söz konusu kararının 109 uncu paragrafında bile açıkça söylüyor. Bunun böyle olduğunu Türkiye’de zaten herkes biliyor.

27. Adına ister açılım, ister çözüm, ister Oslo, ister ne süreci denirse densin, kapsamında bunlar dahil ne bulunursa bulunsun, bir terör örgütü ile devlet masaya oturmaz. Terör örgütü hakkında soruşturma açılır, böyle bir durumda örgüt mensupları ile ilgili var ise etkin pişmanlık ile ilgili hükümler uygulanır. Aksi durum terörle iştirak ve işbirliği anlamına gelir ki, bu da ilgili kişiler için sorumluluk doğurur.

28. 1982 Anayasasının geçici 15 nci maddesinin darbecilere sorumsuzluk getiren hükmünün geçerli olmadığı kabul edilip darbeciler yargılandı. Çözüm süreci ile ilgili mevzuatta aynı şekilde bir hüküm getirildi. O hükmün de hukuken değeri bulunmuyor.

29. Cezaevlerinden hükümetin sorumlu olması nedeniyle, bir terör örgütü liderinin cezaevinden çözüm süreci dahil, cezaevinde bulunduğu dönemde terör örgütünü yönetmesi demek, iktidarın ona o ortamı sağlaması, onun terör örgütü ile bağının koparılmaması anlamına geliyor. 

30. Kandil’de tepesine her an bomba düşecek korkusu altında örgütünü yöneten Öcalan, artık can güvenliği sorunu yaşamadan can güvenliği sağlanarak cezaevinden örgüt yönetiyor. Dünyada bunun yaşandığı başka bir hukuk devleti söz konusu olamaz.

Bunun hukuken anlamı, cezaevinden sorumlu olan hükümetin, o terör örgütü liderine o ortamı yaratması, yardım ve yataklık etmesi, yani iştirak içinde olmasıdır. 

31. Konuya dönersek, cezaevinden örgütü yönetmek suç.

32. Öcalan kuşkusuz 1999 öncesi eylemleri için yargılandı. 1999 sonrası herhangi bir eylem için yargılanmış değil.

33. Öcalan’ın şu tabloda da 2024 yılında umut hakkı nedeniyle koşullu salıverilmesi açıkça ortada.

34. İHAM kararında bile Öcalan’ın tekrar örgüt ile bağını kurduğu ifade ediliyor. 

35. Yani 1999’dan bu güne kadar ki eylemleri nedeniyle Öcalan’ın örgütü yönetmek nedeniyle, yeni bir soruşturma açılarak yargılanması ve bu eylemin karşılığı olan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası alması gerekiyor.

36. Böyle bir ceza alması durumunda da 2024’te tahliyesi değil bu alacağı yeni cezanın infazına başlanılacak. 

37. Yani 2024’ten sonra 1949 doğumlu Öcalan için, bir 25 yıl daha ceza söz konusu olacak.

38. Öcalan hakkındaki yeni bir yargılama demek, ona cezaevinde bu koşulları sağlayan, AKP iktidarı bürokratlarının, AKP Adalet Bakanlarının, AKP başbakanların da Öcalan’ın suçuna iştirakten yargılanması demek.

39. Onların Öcalan’ın eylemine iştirakı olmadan, Öcalan’ın cezaevinden böyle bir suç işleyebilmesi söz konusu değil.

40. Umut hakkı Türkiye’de de ister yasa değişikliği olsun ister olmasın İHAM kararı gereği Anayasa’nın 90/son maddesi uyarınca mahkemelerce eninde sonunda uygulanacak.

41. AKP ve MHP gündem saptırarak ölüm cezası tartışması yaratıyorlar. 

42. Öcalan hakkında ikinci bir soruşturmayı ağızlarına almıyorlar.

43. Yargı onlardan bağımsız hareket edemeyince, yargıda da bir cumhur ittifakı olunca, ağızlarına alsalar 2024’te koşullu salıverme durumu söz konusu olmayacak.

44. Yargı bağımsız olmayınca, onlar ağızlarına almadıkça yargı bu konuya el süremiyor. 

45. Yargı el sürse Öcalan ile birlikte iktidarın sorumluluğu gündeme gelecek.

46. İşin ilginci konuyu cumhur ittifakı yanında hiçbir siyasi partinin de gündeme getirmemesi.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 Yorum

  1. Burada Gülümser Hocamıza saldırı bıyutuna varan yorumları yazanları kınıyorum. Ayrıca insanlarımızın ne yazık ki okuduğu yazıyı anlamamaları ve yazıda söylenenlerin aksi yönünde bir sonuç çıkarmaları çok üzücü. Yazık…

  2. Sayin börü, o kadar haklisin ki ne kadar hakli oldugun sana saldiranlarin eksilerinden belli..Mandacilar, pkk seviciler eksileri basmislar…Buralarda cok var bunlardan.

  3. 21 Aralık 2020, 13:49

    Öcalana umut, Türk milletine umutsuzluk demektir…

  4. 21 Aralık 2020, 07:29

    Çok değerli gülümser heper hocam, çok saygıdeğer bir insan olduğunuz çok sakin konuştuğunuz için bir çok kesimce dinleniyor ve takdir ediliyorsunuz. Yalnız yukarda kaleme aldığınız yazılar sadece bedeni yaşayan bebek katili bir Alçağı yeniden gündeme getirmekten başka hiçbir işe yarar yanı yok. Sanki devletin bütün birimlerinde çalışanların hepsi vatan haini, Türkiye’yi düşünmeyen ülkesine düşman, sadece siz ya da biz vatanını seven ülkesinin geleceğini düşünenlerimizi gibi bir algı…
    Pekaka ve feto oluşumu artık son dakikalarını oynuyor.
    Ne Abdullah Öcalan’ın ne Selahattin Demirtaş’ın ne de hdp’li hainlerin ve onların işbirlikçisi CHp’lilerin artık bir geleceği var bu ülkede.
    O hiçbir şey Bilmiyor diye küçümsenen halk her şeyin farkında. Sizin bu yazınız hem zamanlama açısından hem de İmralıda artık kafese konmuş bir maymundan farksız olan bebek katilini diriltme bakımından çok talihsiz olmuştur.
    O bu Pandemi günlerinde canınız sıkıldıkça böyle içeriksiz yazılar yazmak var olan saygınlığınızı getirmenize yol açacaktır. Bu yorumumu bir dost uyarısı olarak almanızı rica eder daha iyi bildiğiniz konularda yazmanızı sizden bekleriz.

  5. Sayın Heper sizden güncel siyasi konularda değil daha bilimsel yazılar bekliyoruz… Alanınızdan çıkınca bi hayli yanlış anlaşılmalara neden oluyorsunuz zira

  6. Ille de bir yere yamanacaksiniz yani. Tam Bagimsiz Turkiye Cumhuriyeti cok geliyor. Ne Rusyasi, ne Cin’i guzel kardesim? Hele hele ne Almanya’si? Zekeriya’nin iskender yedigi Almanya mi dedigin? ABD secimlerinden sonra daha gecen ay reform diye ortaliga salmislardi Bulent’i piyasa arastirmasi icin. Sert tepki gelince ayirmak zorunda kaldilar. S-400’ler hala aktif degil. Aksine feto hala aktif. Kozmik odacilari bile tahliye etmeye kalktilar iki ay once. Sonra da buraya gelip boyle psikolojik muhendislik tadinda sacma sapan seyler yaziyorsunuz. Guzel kardesim, niyetini bilemem orasini Allah bilir ama acik sekilde soyleyeyim, sayin cumhurbaskanimizin sizin gibi dostlari oldugu surece, baska dusmana ihtiyaci yok.

  7. Hoca, bırakın şu sığ yazıları lütfen!
    Konu bulamadınızsa çorba tarifi falan yazın! Hiçbir dayanağınız yok, buna rağmen büyük başlıklarla çıkması için evde sıkılıp bu tür ülkenin kimyasını bozacak yazılar kaleme alıyorsunuz.
    Nedir? Ne anlatıyorsunuz? Ne faydası var şimdi bunların savaşın içindeki Türkiye’ye? Yaşmak zorunda mısınız her hafta her gün. Dünlerin biraz lütfen hoca!

  8. 20 Aralık 2020, 19:23

    erdogan ve tsk çok kelle alıyor merak etme türkiyede pkk lı sayısı 300 lere kadar düştü abd beslemesi pkk ve bölücü aydıncıkları joe biden ve kandile gülücükler dagıta dursun tsk nın ATATÜRKÇÜ NEFERLERİ ORDUSU subayları pkk ve itlerinin kafalarını her gün parçalıyor tsk vurdukça içteki chp ve mandacıları feryat edip ciyak ciyak bagırıyorlar erdogan yönünü avrasyaya çevirdi chp ise yönünü pentagona fetöye çevirdi tsk sadece pkk yı degil abd yide vuruyor pkk demek abd demek

  9. Gülümser hocam, Türkiye, sömürge olduğundan, yazınızda söylediklerinizin maalesef bir anlamı yok.

  10. “sayın” diye belirtmeyi unuttunuz mu? Yoksa bulunduğunuz konuma göre mi yorum yapıyorsunuz?

  11. Hocam dünkü programı kafana takmayasın bu yazı senin kimliğini gösteriyor zaten. “Sayın Öcalan aldığı kellelerin…” diyenlerden olmadığını biliyoruz. Muhteşem bir yazı tebrik ediyorum.

  12. 20 Aralık 2020, 15:33

    şu anda Erdoğan şu anda devlet avrasya’da ve Asya’da Rusya’yla Çin Devleti ile beraber anlaşma içerisinde Almanya’yı da yanımıza alarak büyük bir koalisyon kuruyoruz buna Kim engel olacaksa emperyalizmin uşağıdır hala durmadan devlete Erdoğan’a karşı kin ve nefrete saldıranlar var Bunlar maalesef emperyalizmin Uşaklarıdır Ben Böyle görüyorum şu anda Erdoğan safını belirledi safı Asya Rusya Çin Irak ve Almanya Amerikan emperyalizminden koptu Erdoğan bunu herkes biliyor Ancak bunu maalesef Gülümser Heper gibi kişiler bir türlü anlamıyorlar safınızı seçin ya Amerika’nın soros’un safı ya da Asya Avrasya safı

  13. 20 Aralık 2020, 15:30

    Sayın Gülümser Heper şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk devleti PKK terör örgütüne ve işbirlikçilerine karşı büyük bir destan yazarken sizin çıkıp hala eski defterleri karıştırıp el altından Türk Silahlı kuvvetlerine ve devlete karşı veryansın etmeniz vurmaya çalışmanız gerçekten tam bir trajedi Ne yapmaya çalışıyorsunuz bakın Türk Silahlı kuvvetlerin mavi Vatan’da Akdeniz’de ve güneydoğuda heryerde destan yazıyor bölücülere ve emperyalizme vuruyor ama siz ve sizin gibiler hala emperyalizmin ağzı ile konuşuyorsunuz

  14. zaten benim Gülümser Hepere olan saygım Türk Tabipler Birliği adlı PKK terör örgütüne methiyeler düzen bir yapıya sempati duymasından sonra oldukça azalmıştı bitmişti dün ise Sayın Öcalan demesinden sonra Gülümser heper olan inancım saygım bitti çünkü Türk Tabipler Birliği adlı Türk ordusuna faşist Türk ordusuna İşgalci katil diyen bir yapıya methiyeler düzen hiç kimse benim nezdimde Vatansever değildir hükümetin iktidarın İcraatlarını beğenmiyor olabilirsiniz bu şu demek değildir emperyalistlerle ve onların işbirlikçisi kanlı terör örgütleri ile taşeron örgütleri ile işbirliği yapıp hükümeti Devleti bir şekilde devirmek tam bir ihanet aymazlık ve anayasal suçtur bugün Türkiye’deki CHP ve CHP nin etrafında toplanan bölücü hainlerin anlamak istemediği konu bu saatten Bunlar zannediyorlar ki devlet Yıkılsın hükümet yıkılsın kurtulacağız zannediyorlar Halbuki Bunlar Amerika’nın emperyalizmine göbekten bağlı kandırılmış taşeronlardır Türk halkı neyin ne olduğunu artık biliyor Gülümser Heper 25 yıl önce olan olayları Sanki şu anki iktidar hükümet yapmış gibi açıklayıp duruyor Halbuki o zamanki anasol M hükümeti Öcalan’ı asmadı bunun suçunu şimdiki devlete yıkmak tam bir aymazlık ve suç bastırmaktır Gülümser haber Öcalan için sayın dedi ben bunu içten ve samimi olarak bilerek söylediğine inanıyorum çünkü 4 kere üst üste Sayın demek dil sürçmesi değil içindekini dışa vurmaktır Bu ülke ne çektiyse Türkiye’de Aydın geçinen kişilerden çekti lüks içinde burjuvazi bir hayat yaşayıp kapitalist Emperyalist taşeronlarla işbirliği yapıp sonrada vatanseverlik edebiyatı yapmak ve hatta da bir de Türk Silahlı kuvvetlerine Satılmış demek tam anlamıyla Satılmış ların içine düştüğü korkunç bir çıkmazdır

  15. 20 Aralık 2020, 15:17

    Ben artık şunu kesin olarak anladım Türkiye’deki profesörlerin doktorların bilim insanı diye geçilen birçok kişinin Özellikle bu PKK Öcalan konusunda hiç samimi olmadıklarına inanıyorum Yıllardır süregelen bir şey var bu Öcalan PKK sevgisi bu Türkiye’deki solcu geçinen aydınların profesörlerin kanına işlemiş arkadaş Bir kere de adam gibi çıkın Kahrolsun PKK Kahrolsun emperyalizm diye bağırın ama bunu demiyorlar Çünkü diyemiyorlar Ben Türkiye’deki birçok Aydın geçilen kişinin ya da Profesör geçilen ünvanlı kişinin bu bölücü terör örgütleri ile emperyalizmle işbirliği içerisinde olduklarına kesin olarak inanıyorum artık dün bu Profesör kadının televizyonda birçok kez Sayın Öcalan demesi resmen tam bir trajedi ve korkunç bir olay bu bize şunu gösteriyor Türkiye’deki aydınların profesörlerin bilim bilim adamı geçiren insanların hala emperyalizmden ve emperyalizmin taşeronu PKK’dan kopamadı haklarının bir delili olsa gerek Türkiye’de o kadar çok ihanet içerisinde gezen kişi var ki onları nasıl tasfiye edeceğimizi bir türlü anlayamıyoruz

  16. 20 Aralık 2020, 15:06

    işin en korkunç yanı nedir biliyor musunuz Amerika’dan Avrupa’dan emperyalistler den ve emperyalizmin kanlı patronlarından destek alıp para alıp silah alıp Türk Silahlı kuvvetlerine Türk halkına mehmetçiğe kurşun sıkan 50.000 insanımızı katleden ülkemizi mahveden PKK adlı terör örgütüne taşeron bir örgüte hala sempati ile bakan Türkiye’de o kadar çok kendisini solcu zanneden mandacı var ki gerçekten tiksiniyorum ve midem bulanıyor hem Kahrolsun Amerikan emperyalizmi diyeceksin Ondan sonra PKK adlı terör örgütüne Amerika’nın köpeği bir terör örgütüne destek vereceksin methiyeler düzeceksin ve hatta gidip PKK saflarında ölüp gebereceksin İlginç değil mi Türkiye’de solcuların Çıkmazı Burada maalesef kendi halkına cumhuriyete düşman ama Amerikan emperyalizminin beslediği PKK gibi taşeron bir örgüte ise dost

  17. Allahin hikmeti iste….:)

  18. Pek anlamadım ben yazinizin mantiğini simdi. Yani sozu neye getirmek istiyorsunuz? Tam 47 tane madde!
    Her seyden once, ben şahsen olum cezasına kesinlikle karsiyim, bunu belirteyim, yanlış anlama olmasın..
    Simdi, ortada iki sorun var:
    1) IHAM vs. hukuk devleti olup olmadigimiz. Herkes gayet iyi biliyor ki, TC artık bir hukuk devleti degil. Yok, öyleymiş gibi mantık yurutmek mantiksizligin en alası. Yoksa, hala AB’ye girme hayalleri pesindemiyiz? Kaldı ki, ABD’de olum cezası var, simdi ABD bir hukuk devleti degil mi? (Aslina bakarsanız son dort yilda Trump epey zorladı hukuk devletini). Ornegin, Fransa’da da kısaltılamayacak bir sure var bazı müebbet mahkumiyetleri icin. Bu sure 30 seneye kadar cikarilabiliyor. Sonunda da, mahkumun tutumuna, hala topluma bir tehlike oluşturup olusturmadigina bakılıp öyle karar veriliyor. Yani mahkum mutlaka serbest bırakılacak diye bir mecburiyet yok. Eh, bu adam içerden hala teror örgütü yönetiyorsa, nasıl bırakılacak? Demek ki pişman degil.
    2) Simdi asil konuya gelelim. Bu adam kendisini teror örgütü başkanı degil hürriyet savascisi olarak goruyor. Eh, IHAM ve AB de ayni öyle düşünüyor. Bu adami, onca seneler Kandil’de (hakikaten Kandil’demiydi?) kafasına bir bomba atarak halledemediniz. Bu isin raconu ABD gibi, IHA ile oluyor, hukuk mukuk soran yok, is bittiye getiriliyor. Simdi, artık çok geç. Korkarım arkadas bir Nelson Mandela olma planları içinde. Simdi, asil sorun da bu. Bu adami idam da etseniz, yok Putin’den Novichok alıp da zehirleseniz, hatta adamcağız eceliyle vefat etse, bu Kurt sorunu ortadan kalkacak mi? Yook, kalkmayacak, belki de daha bile beter olacak. Eh, o zaman? Gercek sorunları görüp onları goguslemek yerine hala ibareleriyle ugrasip durun bakalım. Dostlar alisveriste gorsun!

  19. Dün “sayın” diyordunuz

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!