Gürbüz Evren
Gürbüz Evren
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Fransa, 400 YPG/PKK’lıyı Ermenistan’a nasıl gönderdi?

Fransa, 400 YPG/PKK’lıyı Ermenistan’a nasıl gönderdi?

featured

Azerbaycan ordusu, işgal altındaki topraklarını kurtarmak için başarıyla ilerlerken, Ermenistan’ın düştüğü durumu gören hamileri ateşkes çağrıları yapmaya başladı.

Azerbaycan, eline geçen bu tarihi fırsatı değerlendirmeli, işgal altındaki toprağı Dağlık Karabağ’ı kurtarmalıdır.

Buna engel olmak isteyen Fransa, Ermenistan, ABD Vb. ülkeler ile yabancı medya ise ‘çamur at izi kalsın’ anlayışına uygun olarak yalan makinesini harekete geçirdiler.

Azerbaycan ordusunda, Türk askerlerinin yanı sıra paralı askerlerin de bulunduğu her saat başı dünyaya duyuruluyor.

Son günlerin moda haberi de, “Azerbaycan ordusunda cihatçılar aylık maaş ile savaşıyor” oldu.

‘Cihatçı’ denilerek, ‘Azerbaycan’a IŞİD’liler yardım ediyor’ algısını yaratıp. IŞİD gibi katiller sürüsünün masum Hristiyan Ermenilere saldırdığı imajının egemen kılınması hedefleniyor. Tam bir Haçlı zihniyeti ile karşı karşıyayız.

İşte bu iddiaları yayanlar, kendi kirli ilişki ve hesaplarını gizliyorlar.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ruhunda Türkiye düşmanlığı vardır. Su yüzüne çıkışı ise Libya’da kurmaya çalıştığı oyunun bozulmasından çok önce Suriye’de başlamıştır.

Suriye’de, terör örgütü PYD/PKK’nın işgali altındaki bölgelerde yuvalanan Fransız askerleri, Türkiye’nin operasyonları sırasında eli kolu bağlı kalmıştı.

Özellikle son Barış Pınarı Harekâtı sırasında, karargâhlarından bile çıkamayan Fransız askeri güçlerinin içler acısı durumu, Bölgedeki Amerikan Komuta Merkezi’nin raporuna yansımıştı.

Haseke’deki Amerikan üssünün komutanı Albay Alan Miller’in Pentagon’a gönderdiği 2 Aralık 2019 tarihli raporda, “Türklerin hemen kuzeyimizde yürüttüğü operasyon nedeniyle sadece Kürt müttefiklerimizi değil Fransız askerlerini koruma altına almak zorunda kaldık. Fransız birliğinin komutanı Albay Reymond’a, bulunduğumuz bölgenin Türk ordusunun operasyon alanı kapsamına girmediği söyleyerek, endişesini gidermeye çalıştık” ifadeleri olup biteni anlamaya yetecektir.    

Türkiye’yi önleyememenin sıkıntısını yaşayan Macron, Elysée Sarayı’nda 2015’te, bir önceki Sosyalist Cumhurbaşkanı Francois Hollande ile başlayan PYD/YPG/PKK temsilcilerini davet edip görüşme sürecini, göreve geldiği Mayıs 2017’den sonra da devam ettirdi.  

Macron, en önemli görüşmelerinden birini, PYD/YPG/PKK temsilcileri Ebid Hemid Mehbaş, Nesrin Abdullah ve Halid İsa’dan oluşan grupla Nisan 2019’da gerçekleştirdi.

Terör örgütü temsilcilerin özellikle üniformalı gelmelerini isteyen Macron, bu görüşmeyi, “Bölgedeki ortak düşmanlara karşı oluşturacakları ittifakın güçlü bir adımı” ifadeleriyle tanımlamıştı.

PYD/YPG/PKK, düşman olarak Türkiye’yi seçtiğine göre, Macron da kendine Türkiye’yi düşman gördüğüne göre, ‘Ortak düşman’ kim diye düşünmeye gerek var mı?

Elysée Sarayı’nın resmi kayıtlarında, Macron’un Cumhurbaşkanlığı görevine başlamasından bugüne, ‘Kürt temsilcileri’ ile 14 görüşme gözükmektedir.

Kürt temsilcilerinin, PYD/YPG/PKK yöneticilerini ifade ettiğini fotoğraflara yansıyan üniformalardan açıkça görüyoruz.

Bu ziyaretlerin dördünün kayıtlara ‘Suriyeli Kürt Devrimciler’ ifadesiyle geçtiğini, 3 yerde ise YPG adının bulunduğunu da belirtelim.

Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimden yapılan ziyaretler ise ‘Kürdistan Hükümeti’ adı altında kaydedilmiştir.

Bana göre, buraya kadar yazdıklarımda şok etkisi yaratacak bilgiler yok.

Şimdi gelelim Ermenistan’ın, Azerbaycan’a saldırılarının artacağı sinyallerinin verildiği Ağustos ayının sonlarına.

20 Ağustos 2020’de, Fransa Ermeni Dernekleri Federasyonu ve Avrupa Ermeni Dernekleri Federasyonu temsilcilerinden bir grup, Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysée’de, Macron’un danışmanları Alice Rufo ve Patrick Durel tarafından kabul edildiler.

Bu buluşma, Sarayın kayıtlarına, ‘Ebedi dost ve müttefik Ermeniler ile görüşme’ olarak geçti (Oysa daha 1895’e kadar Fransa’nın resmi belgelerinde Ermeniler, ‘Pis Ermeniler’ ve ‘Rusların uşağı Ermeniler’ ifadeleriyle tanımlanırdı. Bunlar seçtiğim en hafif ifadelerdir”.

Ermeni temsilciler, Macron’un danışmanlarına, Dağlık Karabağ sorununa ilişkin bir rapor sunarak, Ermenistan ordusunun ihtiyaçlarının karşılanması istediler.

Ermeniler ayrıca şiddetlenmesi muhtemel çatışmalarda, Ermenistan ordusunun saflarında savaşmak üzere müttefik PKK’nın, savaşçı göndermeye ikna edilmesini istediler.

Bu görüşmeden 2 gün sonra, 22 Ağustos 2020’de, Ermenistan Dışişleri Bakanlığı’ndan Harutyan, Ermenistan’ın Paris Büyükelçiliği’nden Arakelyan adlı diplomatlar, Fransa Ermeni Dernekleri Federasyonu ile Avrupa Ermeni Dernekleri Federasyonu temsilcileri ve 3 PYD/YPG/PKK yöneticisi Elysée Sarayı’na kabul edildiler.

Söz konusu görüşme de, sarayın kayıtlarına ‘Dost ve müttefik Ermeni ve Kürtlerin temsilcileriyle buluşma’ ifadeleriyle geçti.

Toplantıya bu kez Patrick Durel ve Alice Rufo’nun yanı sıra alışılmadık bir şeklide Macron’un sağ kolu ve sarayın Genel Sekreteri Alexis Kohler de katıldı.

Kohler, misafirlerine, arkasında Türkiye’nin bulunduğu Azerbaycan’a karşı Ermenistan’a, Macron’un her türlü askeri ve siyasi desteği vereceğinden emin olunmasını söyledi.

PYD/YPG/PKK temsilcileri de, Ermenilerle birçok kez destek konusunu görüştüklerini, ama gönderilmesi planlanan 400 civarındaki Kürt savaşçıya, bölgede görevlendirildikleri süre içinde yapılacak maaş ödemelerini Fransa üstlenmesinin yerinde olacağını, bunun bir çeşit garanti sayılacağını bildirdi.

Örgüt temsilcileri, maaş taleplerini dile getirirken, Amerika Birleşik Devletleri’nin Suriye’deki PYD/YPG/PKK mensuplarına ödedikleri aylık 400 dolar maaşı örnek gösterdiler.

Fransa ise bu konudaki kesin kararını, tam da Doğu Akdeniz’de Türkiye ile olan gerginliğin arttığı dönemde aldı.

Macron’un, Ankara’ya tehditler savurduğu günlerde, 25 Ağustos’ta, Fransa Ordular Bakanlığı’nın (Savunma Bakanlığı) Paris’in 7. Bölgesindeki Rue Saint-Dominique’de bulunan binasında çok önemli bir toplantı vardı.

Macron’un Genelkurmay nezdindeki danışmanı Amiral Jean-Philippe Rolland (görev süresi Temmuz sonunda dolmasına rağmen işbaşındaydı) Elysée Sarayı’ndaki görüşmede bulunan Ermeni diplomatlar ve PYD/YPG/PKK’nın 3 temsilcisiyle bir araya geldi.

Grubun binaya girişi, Fransız Genelkurmay Başkanı ile Doğu Akdeniz’deki kriz konusunda röportaj için gelmiş İngiliz ve İtalyan gazetecilerin dikkatini çekti, Gazeteciler, konuyu içeri girdiklerinde araştırdılar ve toplantıya ilişkin ‘Off the record’ bilgiler aldılar.

Yazılmamak şartıyla verilen kayıt dışı bilgilerden, toplantının içeriğinin, Macron’un talimatıyla Suriye’de, Irak’ta ve Türkiye sınırları içinde bulunan Kürt savaşçıların Dağlık Karabağ’a ulaştırılması ve aylık 400 Euro maaş ödenmesi olduğunu anlamakta zorlanmadılar. 

Fransızların, 400 PYD/YPG/PKK’lıya verilecek maaşı ve bölgeye intikalini üstlenmesi, Fransa Ermeni Dernekleri Federasyonu ve Avrupa Ermeni Dernekleri Federasyonu temsilcileri tarafından büyük bir sevinçle karşılandı. .

Bu konu, çok kısa süre içinde özellikle Paris, Marsilya, Lyon gibi kentlerde bulunan Ermeni derneklerinde konuşulmaya ve olur olmaz her yerde dillendirilmeye başlandı.

Öyle ki, Fransa’nın Valence kentinin ‘Küçük Ermenistan’ olarak bilinen Hainots bölgesinde yaşayan Ermenilerin, Fransız hükümetinin açık desteğin dışında 400 PYD/YPG/PKK’lıya verilecek maaşı ve bölgeye intikalini de üstlenmesini, kentin kafe-barlarında birbirlerine Balon Rouge denilen kadeh kırmızı şarap ısmarlayarak kutlaması herkesin dikkatini çekti.  

Aynı durum, Paris’in yakın banliyölerinden olan ve büyük bir Ermeni nüfusa sahip Alfortville’de de yaşanıyordu.

‘Mısır’daki sağır sultanın bile duyduğu’ maaş ve Kürt savaşçı desteği konusu tehlikeli şekilde yayılınca, Fransız istihbaratı DST tarafından Elysee’e rapor edildi.

Macron’un danışmanı Patrick Durel konuyla bizzat ilgilenerek, Ermenistan’ın Paris Büyükelçiliği’ni arayıp, gizli kalması gereken çok özel bilgilerin sızmasına neden olan Ermeni diplomatların uyarılmasını ve Fransa’dan uzaklaştırılmasını istedi.

Macron’un danışmanı ayrıca, Ermeni diasporasındaki konuşmaların engellenmesini ve sonrasında da konuşulanların yalanlanması için harekete geçilmesini de istedi. Konuyu zafer olarak anlatan, Valence Belediye meclisinin Ermeni asıllı üyesinin de yalanlama yayınlamasını talep etti.

Macron’un danışmanının bu çıkışı, Ermeni diplomatları çok rahatsız etti.

Konu bu kez de, Ermeni diasporasında, “Fransız yetkililer Ermenistan diplomatlarını kovmuş” içeriğinde yayıldı ve büyük tepki topladı.

Konu tam kapandı derken, Macron’un 2 Eylül’deki Lübnan ziyareti sırasında, Beyrut’taki basın toplantısı öncesi, Ermeni asıllı bir gazeteci, PYD/YPG/PKK’lılara ödenecek maaşların gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.

Soruyu Macron’a yöneltecek Arap gazeteci, Hizbullah’ın yayın organı El Manar televizyonunun muhabiri Saleh Valid’di.

Macron’un, Lübnan Meclisinde görüştüğü Hizbullah milletvekillerine yönelik tehdit ve hakaret dili Hizbullah’ı çok rahatsız etmişti.

Onlar da Macron’u, Türkiye karşıtı terör örgütleriyle ilişkisini açıklayıp, zor duruma düşüreceklerdi.

Bunun üzerine basın toplantısına, Fransız yetkililerin seçtiği birkaç gazeteci alındı ve o soru sorulamadı.

Ama Hizbullah yanlısı gazeteci Valid konuyu bir Fransız gazeteciye aktarmıştı.

Şüpheler Le Figaro Gazetesi muhabiri Malbrunot üzerinde toplandı.

Malbrunot, Lübnan ziyareti sırasında, Macron’un Hizbullah milletvekillerine yönelik skandal sözlerini haberleştirerek, şimşekleri üzerine çeken gazeteciydi.

Fransa’daki basın toplantısında Macron, Hizbullah haberi nedeniyle Malbrunot’u haşladı ve Fransız gazeteciyi, devlet sırlarını afişe etmekle suçlayarak süratle salondan ayrıldı.

Macron’un kaçar gibi gitmesi ise Malbrunot’un PYD/YPG/PKK’ya maaş konusu gündeme getirebilir korkusuna bağlandı. Ancak Malbrunot’un o korkulan soruyu sormayacağı, konuyla ilgilenmediği de anlaşıldı.

Çünkü ifade ve basın özgürlüğü başta olmak üzere özgürlükler memleketi diye yutturulan Fransa’da, Fransız gazeteci Malbrunot‘ya ayar çekilmiş, o da, “Elysee yetkilileri ile konuşup, anlaştık malum konu da kapanmıştır” açıklamasını yapmıştı.

Buraya kadar yazdıklarım da bana göre çok önemli değil, çünkü gün gelecek yazıklarımın çok daha fazlası ortaya çıkacak ve bana saydıranlar da, “Tüh be söyledikleri yine doğru çıktı” diyecekler. 

Peki, önemli olan nedir?

Önemli olan, Ermenistan’ın 27 Eylül’deki saldırısının çok önceden planlandığı, PYD/YPG/PKK’lılarla hazırlıklar kapsamında görüşüldüğü, maaş pazarlığı yaşandığı ve bunların da ayyuka çıktığıdır.

Ama hepsinden de önemli olan ise Ermenistan’ın, Azerbaycan’a saldırısını kimler ve neden planladılar sorusunu yanıtlamaktır.

Bunu da, sonraki yazılarda yanıtlamaya çalışacağım, ama şimdi biraz hafıza tazeleyelim.

Fransız petrol devi TOTAL 2009 yılında Azerbaycan’da petrol ve gaz arama çalışmalarına başlamıştı.

TOTAL, 2011’de yaptığı bir açıklamada, Hazar Denizi’nin Azerbaycan’a ait bölümünde önemli gaz yatakları bulduğunu duyurmuştu.

Kısacası Azerbaycan’ın petrol ve doğal gazı Fransa’nın hep iştahını kabarttığı için Ermenistan ile olan savaşta, Bakü’ye karşısına almak yerine Macron Türkiye’ye saldırıyor.

Libya’da Kaddafi’yi deviren Fransız planının yaratıcılarından ve o dönem TOTAL’ın en yüksek maaşlı danışmanı Macron, petrolü ve doğal gazı nedeniyle Aliyev ile konuşurken dikkatli ve nazik, Türkiye’ye seslenirken ise haşin ve pervasız davranıyor.  

Bitirirken, ekranları teslim ettiği herbokolglara beynimizi katlettiren nezih medyamıza birkaç sözümüz olsun.

Ülkemizdeki medya kuruluşların çoğunun Fransa’da temsilcileri ya da muhabirleri varken, bunlar yaklaşık 700 bin kişilik Ermeni diasporasında ve ayrıca terör örgütü yandaşı derneklerde neler konuşuluyor diye neden merak etmezler.

Yurdumun televizyon ve gazetelerinin yetkilileri, Fransa’daki temsilci ve muhabirlerini harekete geçirirlerse, bol malzeme olduğunu görürler. Böylelikle televizyonlardaki Fransa konulu konuşmaların da içi dolar.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 Yorum

  1. 5 Ekim 2020, 18:19

    Sayın Gürbüz bey sizi önceden televizyondan izliyorduk şimdide yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz cizginizi hiç bozmadiniz teşekkürler

  2. Çok önemli ve Fransa’ yı (iyi bir taktik ve söylemle) Dünya nezdinde zorda bırakabilecek haltlar..
    Tv lerde günlerdir aynı konu konuşuluyor ama bu konuda bir şey söylendiğini duymadım, sadece herkez zafer havasında da, bu konular düşmanın başını çıkaramaması için siyasi anlamda da çok önemli kullanılabilecek materyaller, tabi bizimkiler de karşılığında bizi zor durumda bırakacak bir yöntem izlememişlerse..

  3. 5 Ekim 2020, 22:03

    Amariga nerede diye aglayan YPGliler Menbic’te yokus asagi collere dogru kacmisti. Simdi Ermeni isgalcilerle beraber yokus yukari kacarlar. Spor yapmak onemli.

  4. 5 Ekim 2020, 22:18

    Gordugumuz kadariyla insansin hava araclari saldirgan gruplari 5-10 kisi bir arayken imha ediyor. Bir MAM-L muhimmati yaklasik 44000 dolar. Adam basi 4400 ile 8800 dolar maliyete denk geliyor. Toplamda 176 ile 352 bin dolara 400 PKKLi gidiyor. Bu parayi da biz degil Azerbaycanli kardeslerimiz veriyor. Yani dusmanimizi oldurup ustunde kar ediyoruz. Bence tum YPG Ermenistan’a gitsin.

    11 PKKli bir Emine Erdogan’in cantasi kadar etmiyor. Aglasak mi sevinsek mi?

  5. 6 Ekim 2020, 08:26

    Çok adisin Fransa… elinize sağlık Sn Evren.

  6. 6 Ekim 2020, 10:39

    Gecen gun s400 makalesindeki yorumunuzda ameriga iyidir nato iyidir patriot iyidir iktidar bizi kazikliyor f35 alalim diyen kimdi ki? Kulvar mi degisti yoksa tekrar guven tazeleme sortileri mi bunlar? Tutarsiz yorumlar kafa karistirir. Herkes de bir uyanik olmus ki sorma gitsin.

  7. Cok guzel bir analiz..2012 lerden bu yana once suriye sonra libya sonra dogu akdenizde boyunun olcusunu alan fransa ne kadar balon bir ulke olduguna kendisi de sasirmistir belki..Daha cok karsimiza cikmaya devam edecekler gibi gorunuyor..Kucumsemek lazim ama asla buyutmemek de lazim..Ozellikle buyutmemek lazim..Bunlar kene gibi baskalarinin kaniyla sismis buyumuslerdir..Kanlarini emecek garibanlar azalinca ondan hircinlasiyorlar…Parisin ortasina pkk kampi kursalar bile isleri zor gorunuyor.

  8. 6 Ekim 2020, 12:13

    Sevgili sokaktaki adam. Amerika iyidir demek baska sey, Amerikan silah sistemleri Rus sistemlerinden iyidir demek baska bir sey. Ustelik biz Amerikan sistemlerinin parasini verip, ustunde 12 milyarlik parca uretimi isini almis ve milli ucak gemimize sadece Amerika’nin bizde satacagi bir ucaga gore tasarlamissak. Bosuna cope atilan 18 milyar dolarimiz var. Hesabi solalim
    Mabadinizla dusunmeyin.

  9. 6 Ekim 2020, 20:56

    Proje en az 30 yillik. Fetoculerin asker kiliginda dolastigi zamanlarda alinan yanlis kararlari devam ettirmek zorunda degiliz. 15 temmuzla birlikte asil tehdidin bati ve nato oldugunu 5000 tir silah yardimiyla gorduk. Uzerine tehdit edildik. Tehditlere aldirmadik delikanli gibi geregi neyse onu yaptik..Delikanli adam bu saatten sonra uc bes milyarin hesabini yapmaz..Hicbir sey eskisi gibi olmayacak, olursa bitti demektir.

  10. Bütün Avrupada kamuoyunda Türklüğe değin ırkçı, düşmanca bir tutum yayılıyor.
    ABD in tavrı malum.
    Türkiye ye dayattiklari şey sadece ortadoğuda Iran i yıkma ve Kürt devleti kurma planlarına kayıtsız kalması mı? Yoksa uzun erimli başka bir hesapları mı var? Onlar için, Çin ve Rusyaya karşı olası nihai savaşta, önemsiz bir askeri faktor olabilecek Türkiye, Doğu ya karşı Batı nin değerleri propagandasıyla birlikte, feda edilebilecek bir ülke mı?

  11. Dünya çapında ajanslardan ve ana kaynaklardan Radikal İslamcı teröristlerin Karabağa ve PKK Pejak militanlarının Karabağ İran sınırına taşındığı yönünde haberler var.
    Bazı kişiler bu konuyu saptırıp, bu haberlerin kaynağını macrona bağlıyor ama Radikal İslamcıların varlığını inkar ediyor. PKK Pejak militanlarını Macron Ermenistan kullanıyor bu doğru ama bunu yayanlar Radikal İslamcıların varlığını inkar edemez çünkü bunu İstihbarat kaynaklarına dayanarak Rusya federasyonu Dış işleri Bakanlığı ve İran da açıkladı.
    Bu gibi şeyleri ve saptırmaları kimler ne amaçla yapar? Bu konu çok önemlidir ve sentezi körüklüyor belli çevreler. Sentez Türkler için sakıncalıdır çünkü Laiklik Türkler için olmazsa olmazdır.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!