Gürbüz Evren
Gürbüz Evren
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Montrö Sözleşmesi konusunda saklanan gerçekler

Montrö Sözleşmesi konusunda saklanan gerçekler

featured

Gürbüz Evren yazdı

“Montrö Sözleşmesi ile Kanal İstanbul arasında bağlantı kurulmasın”, “Sözleşmeden ayrılmayı düşünmüyoruz” diyenlere kulak asmayın.

İşin aslı, “ABD perde arkasında tak diye söyledi, bizimkiler şak diye yapacaktı, ama ötekinden çekindikleri için olmadı” durumundan ibarettir.

İstanbul Sözleşmesi, HDP’nin kapatılması başta olmak üzere birçok konuda anında tepki veren, 15 Temmuz’da Fetö’cü generallere “Çalışma arkadaşlarımız” diyerek sahip çıkan ABD ve AB’nin, vatansever amirallerin tutuklanmasıyla ilgili tıpkı Fetö kumpaslarındaki gibi sessiz kalması, Montrö konusunda nasıl bir iş birliği yaşandığının kanıtıdır.

20 Temmuz 1936’da imzalanan Montrö (Montreux) Boğazlar Sözleşmeyle ilgili olarak bugün yaşananları daha iyi anlayabilmemizi sağlayacak 2 önemli noktayı hatırlatalım.

Birincisi süre konusudur. 20 yıl olarak belirlenen sözleşmenin süresi 20 Temmuz 1956’da bitmişti. Sonrasında ise sözleşme Türkiye’nin tutumunu kollayan imzacı devletlerin müdahalesine açık hale gelmişti.

İkinci nokta, ‘Savaş Gemilerinin Tâbi Olacağı Yaptırımlar ve Geçiş Rejimi’ başlığı altında, “Karadeniz’de bulunmalarının amacı ne olursa olsun, kıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemileri bu denizde 21 günden çok kalamayacaklardır” şartıdır.

Sözleşmedeki birçok ayrıntıyı hatırlatmak isteyebilirsiniz, ama bu 2 noktadan hareket edilirse olup bitenler daha iyi anlaşılacaktır.

Sorun, AKP iktidarının dayılanmak üzerine kurduğu, çok sıkıştığında yan çizdiği tuhaf dış politika anlayışından kaynaklanmaktadır. Uluslararası strateji, satranç oyunu gibidir, ama AKP İktidarı işi tavla hamleleriyle idare etmeye çalıştığı için durum içinden çıkılmaz hale gelmek üzeredir. Daha açık bir deyimle satranç tahtasında düşeş atarak kazanacaklarını zannedenler, şah mat olacaklarını yeni anladılar.

Bizimkiler, Rusya ile ileri düzeyde yakınlaşmanın, kolay kolay ayrılamayacakları sevgililer ABD ve AB ile başlarını derde sokacağını da biraz geç anladılar.

İşler, Biden’ın ABD Başkanı seçilip göreve başlamasıyla kızıştı. Elbette ki Bıden’in tek derdi Türkiye değildi.

ABD stratejilerinin temelinde Rusya’yı çevrelemek var. Bunun en önemli ayağını ise Rusya’nın güneyden kuşatılması yani Karadeniz’de sıkıştırılması oluşturuyor. İşte bu noktada Boğazlar nedeniyle Montrö Sözleşmesi büyük önem kazanıyor.

Karadeniz’de kıyısı olan Romanya ve Bulgaristan bu amaçla 2004’de NATO üyeliğine alınmıştı. Gürcistan ve Ukrayna’nın NATO üyeliği de 2014 yılından beri gündemde. ABD’nin hedefi bu ülkelerin katılımıyla NATO’nun Karadeniz daimî filosunu kurmaktır.

Montrö Sözleşmesi ortadan kaldırılırsa, Bulgaristan, Romanya ve gelecekte Ukrayna ile Gürcistan limanlarında, NATO şemsiyesi altında ABD’nin savaş gemileri hiçbir süre sınırlaması olmaksızın kalabilecekler.
ABD’nin boğazların yakınında, Yunanistan’ın Türkiye sınırında hava üsleri kurması da, Karadeniz’deki NATO gemilerine destek kapsamında değerlendirilmelidir.

Burada konuyu Türkiye’ye bağlayarak, biraz geriye dönelim, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 19 Ocak 2021’de, S-400 füze savunma sistemini gündeme getirerek, Türkiye için “Sözde stratejik ortak” tanımlamasını yapmıştı.

Aynı Blinken, 23 Mart 2021’de, Brüksel’de NATO toplantısında önce “Türkiye’nin NATO’ya olan bağlılığının sürmesi herkesin çıkarına” ifadesini kullanarak üstü kapalı uyardı. Ardından da “Türkiye değer verdiğimiz bir müttefikimiz” diyerek, “hem döveriz hem severiz” tavrına uygun davrandı. Ama Blinken-Çavuşoğlu görüşmesinin içeriğine ilişkin açıklama yapılmadı. Bakan Çavuşoğlu, “Görüşmeler olumlu geçti demekle yetindi.
NATO üyesi ülkelerin Dışişleri bakanları ve Genel Sekreter Stoltenberg’in Montrö Sözleşmesi’ni ele aldıkları sır gibi saklandı. “Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye biraz esnek davranır, karşılığında Montrö’yü deleriz” politikasında karar kılınmıştı. Ama Romanya ve Macaristan Dışişleri Bakanları twitter mesajlarında “müttefikler Boğazlar meselesini çözmeye niyetli” türünden ifadeler kullanınca işler karıştı. Anında Stoltenberg devreye girdi ve söz konusu mesajlar hemen silindi.

Şurası açıktır, Montrö imzalanırken taraf olmayan ABD, aba altından sopa göstererek, biraz da Doğu Akdeniz havucu uzatarak bizimkileri, sözleşmeyi sonlandırmaya razı etmenin peşindedir.

Bu durumu Biden’in, 16 Mart 2021’de, “Putin katildir” demesinden hemen önce AKP İktidarından Montrö konusunda değerlendirmeler gelmeye başlamasından anlıyoruz.
Ama işler  ABD, NATO ve AB’nin bastırmasıyla olmuyor. Çünkü Rusya gerçeği tam ortada duruyor. İlişkilerde gelinen noktadan sonra Montrö konusunda Rusya’nın dikkate alınmamasının başımıza daha kötü işler açacağını en azından AKP yönetimi biliyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un, 31 Mart 2021’de, “Türkiye ile ilişkilere değer veriyoruz. Türkiye ile sorunlar yaşıyoruz, ama her zaman çözümler bulabiliyoruz” diyerek, ABD’nin planlarından haberdar oldukları mesajı vermesi de bu kapsamda okunmalıdır.

Şimdi gelelim yazıklarımızın altını dolduracak bilgilere.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya sunulan ve biri general, biri Putin’in danışmanı 3 Rus stratejistin imzasını taşıyan 23 Ocak 2021 tarihli rapora bakalım.
Raporda, Karadeniz’deki Rus donanmasının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, “ABD ve NATO’nun, Boğazların statüsünün değiştirilmesine yönelik hesaplar içinde olduğuna” vurgu yapılıyor. Türkiye’ye bu konuda direnmesi gerektiğinin hatırlatılması isteniyor. ABD’nin, Ukrayna’yı cesaretlendirerek, Rusya’yı meşgul etmeye hazırlandığına da vurgu yapılıyor.

Aslı Rus Dış İstihbaratı SVR tarafından hazırlanmış ve önce Devlet Başkanı Putin ile Dışişleri Bakanı Lavrov’a da sunulmuş bu raporun içeriğindeki, “Boğazlardaki statü değişikliğinin kaybedeni öncelikle Türkiye olur” sözleri ders niteliğindedir.

Le Monde Diplomatique’in, özetlemeye çalıştığım bu raporun ayrıntılarını 25 Mart’ta yayınlamaktan vazgeçmesi de ilginç bir gelişmedir.

Bu konuda Amerikan tarafında daha geniş bir çalışma olduğunu biliyoruz. Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, 19 Mart 2021’de, Alaska’da Çin heyetiyle yapılan ve çok sert geçen görüşme öncesinde Dışişleri Bakanı Blinken’e, 12 sayfalık bir rapor sundu. Söz konusu rapor, Askeri İstihbarat MI, Ulusal Güvenlik Ajansı NSA ve Strateji kuruluşu RAND Corporation tarafından ortaklaşa hazırlanmış.

“Çin ve Rusya ile yeni dönem” başlıklı raporun Çin bölümünü geçelim. Raporun Rusya bölümünde, “Rusları Karadeniz’de karşılamak” ifadesi kullanıldıktan sonra Su Yolları’ndaki (Türk Boğazları) mevcut resmi durum, ABD ve NATO için askeri ve diplomatik sorunlara yol açmaktadır. Türkiye tavrını değiştirmek zorundadır. Statüde ısrar etmeleri çıkarlarına değildir” denilmektedir.

Anlaşılan o ki, AKP iktidarının, bir o güce bir bu güce koşma politikasında manevra alanı kalmadı. ABD, NATO ve AB’nin, Montrö Sözleşmesinin iptal edilmesi isteğini hem kendi politikasıymış hem de buna karşıymış gibi göstererek işin içinden sıyrılmaya çalıştıkları da ortada. Bunun için de en iyi yaptıkları şeye, algı yönetimine, mağduriyet yaratmaya yöneldiler. Gündemi değiştirip vatansever amiralleri de bu yüzden hedef aldılar.
İlgili ilgisiz herkese bu konuyu konuşturuyorlar. Sosyal medya bununla meşgul. Adına gazeteci, uzman vs. denilen ve hiçbir derinliği olmayan kişiler ekranlarda konunun sadece amiraller bildirisi tarafını konuşuyor. Bu da AKP’nin işine geliyor.

Montrö hassasiyeti gösteren amirallere hakaret etmek isterken aslında kendini tarif edercesine zevzek diyenleri, “gündemimiz açlık, yoksulluk” ifadeleriyle kaçak güreşenleri ve karnından konuşanları da unutmayacağız.     

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

15 Yorum

  1. 6 Nisan 2021, 19:00

    Evet Nato kafa meral hanım zevzek demiştir. Not ettik.

  2. Meral Akşener..
    Zevzek lafını unutma..
    Adını Sen koy..

  3. En başından gözükmüştü bunlar. Ancak konunun bağlanıp belgelerin derlenmesi önemli.

  4. Helal olsun. Adamsın. Bu ülkenin senin gibi araştıran yazarlara ihtiyacı var.

  5. At izinin it izine karıştığı bir ortamda, artık gercekleri herkesin gormesi, olan biteni aklıyla irdelemesi gereklidir;
    1. Karadeniz , Montrö bogazlar sozleşmesi sayesinde yıllardır kavgadan uzak, balıkçılık yapılan bir BARIŞ GÖLÜDÜR.
    2.Kardanenizin barıs golu olmasından rahatsız olanlar NATO_ABD_AB dir.
    3.Karadanizdeki tum kıskırtmalar hep ABD-Nato tarafından yapılmaktadır.
    4.Eğer Montrö delinerek , Karadeniz bir çatışma alanı olursa bundan en çok zararı ( Osmanlı1. dunya savaşı ) Turkiye gorecektir. İşte asıl o zaman guneyden kusatılmamız yetmez gibi bir de kuzeyden kuşatılacagız.
    5.Yıllardır oldugu gibi, Rusya TR için kuzeyden gelen bir tehlike olmayıp, Turkiyenin bolunmememsinin de en buyuk guvencesidir.
    6. Rusyanın şunu çok iyi bildiğindenn eeminim, Eğer TR dik durmasa, bolunurse, bunun Rusyayı da boleceğınden emindir.
    Onun için Rusya, Turkiyenin yanındadır onemli konularda.
    Son soz, umarım, devlet aklı, amirallerin de bildirisini bu çercevede okur.Ve biran once, bahçeli ve akp çevrelerinin kapıldığı darbe histerisinden uzaklaşır.
    Allah devleti yonetenleri aklıselim izan etsin….
    Amin…

  6. 6 Nisan 2021, 09:20

    Zevzek diyenleri, vatan sever insanlara çamur atanları seçim zamanında unutmayacağız…

  7. 6 Nisan 2021, 09:17

    E.Amirallerin bildirisiyle Montro guvence altına alınmıstır. Nokta….

  8. 6 Nisan 2021, 09:06

    Tesekkurler. Olan biteni acik bir sekilde ortaya koymussunuz. Erdogan’in Dış politikayi partilerustu bir anlayis ile belirlemedigi surece hep sıkıntı cekecegiz anlasilan.

  9. 6 Nisan 2021, 08:58

    Abd versin parayı Burgaz dan Meriç boyunca sınırdan Karadeniz i direkt Ege ye bağlasın, hem biz rahatlayalım hem de Marmara denizi rahatlasın.. en akılcı ama zor çözüm o…dağları tünellerle ya da havuzlarla aşmak lazım; Bulgaristan çok sevinir, Yunanistan a da iyi gelir; bizim boğazların önemi azalır ama yükü hafifler, Rusya nın ne yapacağı meçhul…

  10. Tipki önce NATO‘nun Libya‘da ne isi var diye diklenip, sonrasinda Libyanin yerle bir edilisine NATO semsiyesi altinda firkateynlerimizle destek vermemiz gibi. Lakin Bogazlar biraz daha farkli sanirim. Nihayetinde Bogazlar vatan topragi icinde, tipki Incirlik gibi. Bir zamanlar canakkale bogazinda yaptiklarimizi herkes iyi biliyor. O yüzden Montrö sulandirilmamali.

  11. 6 Nisan 2021, 07:16

    Nato’da durmamızın ülkemize ne fayda sağladığını; Nato’nun da bugüne kadar ülkemize ne faydasının dokunduğunu sorgulamakta fayda var. Bana sakın Nato bizi Sovyet tehdidinden korudu demeyin, buna kargalar bile gülüyor artık.

  12. 6 Nisan 2021, 06:04

    Ukrayna meselesinde Kırım Türklerinin yanında olmamız için bile möntrenin yaşatılması gereklidir.

  13. 6 Nisan 2021, 02:06

    harkulade bir yazi!

    Emeginize saglik!

  14. Çok yönlü araştırmalarla desteklenen yazınızdaki emeğinize, aklınıza sağlık, kaleminize kuvvet.

  15. ABD’nin karadenize çıkması için Montrö’nün kaldırılmasına ihtiyacı yok. Türkiye Nato ülkesi, eğer Nato, suni bir sorun çıkarır üye ülkelerden biri ile Rusyayı savaşa sokarsa, Türkiye’nin Nato gemilerini karadenize sokmama gibi bir uygulama yapma şansı sıfır. Tek ihtimal natodan çıkma olabilir, o risk alınır mı soru işareti?

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!