Hüseyin Vodinalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. 70 yıllık ‘GAFLET’… Erdem Atay sadece FETÖ’yü anlatmıyor

70 yıllık ‘GAFLET’… Erdem Atay sadece FETÖ’yü anlatmıyor

featured

Hüseyin Vodinalı yazdı…

Öğretim görevlisi Dr. Uğur Oral’ın Z kuşağı araştırması çok çarpıcı. 

1997 – 2000 yılları arasında doğan 360 genç ile derinlikli görüşmeler yapan Oral, gençlerin yüzde 65’inin mevcut hiç bir siyasi partiye üye olmayacağı cevabını almış. 

Bu araştırma öncesi yapılan MAK araştırması sonuçları da benzer. 

Z kuşağı gençleri hiç bir siyasi partiye güvenmiyor. 

Bunun görünürde pek çok sebebi var. 

Ama derinlerde yatan asıl neden, bu cin gibi akıllı gençlerin sisteme olan güvensizlikleri. 

70 yıllık NATO sisteminden söz ediyorum. 

Hani üye olduğumuzda, adeta şeytana ruhunu satan Faust hikayesi gibi, cumhuriyetin de özünü terk ettiğimiz o meşum örgüt. 

Küresel hegemonyaya bağımlı olmamızın başlangıcı işte o 70 yıl öncesine dayanıyor. 

Siyaset ve bürokrasisi tamamen batı emperyalizmi çıkarlarına göre tasarlanmış, solun iktidarına asla izin vermeyecek NATO düzeni artık umut vermiyor. 

İlk yıllarında batılı refah standardına sahip olmak, zenginleşmek, sınıf atlamak umuduyla destek gören sistem bugün bir distopyaya dönüştü. 

Özellikle de 12 Eylül 1980 sonrası ağırlığını iyice hissettiren sosyalizm karşıtı yeşil kuşak projesi bugünlere damgasını vurdu. 

Bunun için anayasa değiştirildi. Ama özünde 2 temel operasyonla sistem kontrol altına alındı. Birincisi Siyasi Partiler Kanunuydu. Yüzde 10 barajı, sadece baraj geçen partiye devlet yardımı ve elbette genel başkan sultası bu işin özüydü. Genel başkan delegeyi, delege de genel başkanı seçiyordu. 

İkincisi de Hakim ve Savcılar Yüksek Kuruluna siyasi iktidarın sokulması oldu. Böylelikle yargı da vesayet altına alınmış oldu. 

Bu sistem, Atlantik sistemi yani NATO demokrasisi olarak özetlenebilir. 

Bu dönemde zenginleşenler, NATO uyumlu (güdümlü) dinci ve sözde milliyetçiler, komprador tüccarlar, fakirleşen ise geniş halk yığınları ve eğitimli orta sınıf oldu. 

FETÖ denen CIA tarikatı da o zenginleşen, hatta yönetime neredeyse el koyacak olan NATO unsurlarındandı. 

Pensilvanya’daki o sümüklü sözde imam bize sanki FETÖ’nün sahibi ve lideri olarak tanıtıldı. 

İşte genç kuşak namuslu gazetecilerden, Z kuşağını çok iyi anlayan yeni nesil yazarlardan olan Erdem Atay da bunun kitabını yazdı. 

“GAFLET”, Türkiye’deki sistemik ihanetin fotoğrafını çekiyor. 

FETÖ’nün arkasındaki CIA-NATO düzeninin tomografisini okurlara sunuyor. 

Enver Altaylı gibi çok çarpıcı bir örnek olay ve isimlerle Batılı istihbarat örgütlerinin sağcı uzantıları aracılığıyla siyasete nasıl şekil verdiğini anlatıyor. 

Hem de tüm yumurtaları aynı sepete koymuyor bunlar, iktidarı muhalefeti, sağcısı solcusu her mahalleye sızıyor ve işlerin kontrolden çıkmamasını sağlıyor. 

Basına ve medyaya da ayrı bir özen gösteriyor bu CIA maşaları. Hepsinin yemini suyunu veriyor, ayrık otlarını da bir şekilde temizliyor. 

Erdem Atay, bugün Kemalist Uğur Mumcu tarzı gazetecilik geleneğini sürdüren ender isimlerden. 

Korkmadan bu karanlık odakların üzerine gidiyor. Onun en büyük güvencesi işte bu cin gibi Z kuşağı gençler ve hala direnen Kuvayı Milliyeciler. 

Yüce önder Mustafa Kemal Atatürk öyle bir temel atmış ki, 70 yıllık NATO korozyonu binayı köhnetmişse de yıkmayı başaramamış. 

İşte ABD’nin sahibi olduğu bu sistem öylesine yozlaşmış bir halde ki, Türkiye’nin yakın tarihinde yaşananlar şimdi bizzat kuklacının topraklarında bizim gerimizden gelircesine tekerrür ediyor. 

Yoz sistemler böyledir. 

Kısa vadede işe yarar, orta vadede idare eder ama uzun erimde mutlaka çöker. 

Bizdeki çökeli çok oldu, ABD de arkamızdan geliyor. 

1950 ve 1980 model siyaset de artık uzatmaları oynuyor. Neoliberalizm denen vahşi kapitalizm artık iğrenç bir mafya düzenine dönüştü. 

Z kuşağı bunu görüyor. Aslında herkes görüyor. Ama kabullenme konusunda gençler her zaman önde ve cesurdur. 

Erdem Atay da onların bir büyüğü olarak cesareti ve araştırmacı refleksi ile öne çıkıyor. 

Gazeteci akademisyen gibi değildir. 

Konuyu anlatmaktan önce herkes adına cevabı merak edilen o soruyu sorar. 

Korkmadan ve muhatabının yüzüne tokat gibi çarparak yapar bunu. 

Uğur Mumcu sorularıyla Turgut Özal’ı kaçırtırdı basın toplantılarında. 

Şimdi zaten öyle bir imkan dahi yok. Ama Erdem Atay gibi gazeteciler var ve soruyorlar. 

Halk adına soruyorlar. 

Zaten gazetecilik sorulması istenmeyen soruları sormaktan ibarettir. 

Egemenlerin yasakladığı soruların cevabını aramaktır. 

Geri kalanı en nazik tabirle halkla ilişkiler veya bizim kullandığımız ifadeyle yağcılık ve yandaşlıktır. 

Veryansintv.com ile fark yaratan Erdem Atay, GAFLET kitabıyla önemli bir gazetecilik başarısına imza atıyor.

GAFLET, Dalalet ve hatta Hıyanete varan 70 yıllık kirli NATO düzenine çomak sokuyor. 

Z kuşağı gençler artık daha net görüyor. Türkiye’yi Batı Emperyalizminin yanında adeta bir sömürge gibi yedeğinde tutan mevcut düzen çürümüş ve kokuşmuştur. 

Türkiye’nin artık Atatürk programına sahip halkçı ve devrimci hareketlere, eyyamcılıktan uzak cesur siyasetçilere ihtiyacı var. 

GAFLET’i okursanız bunun ayırdına çok daha iyi vakıf olacaksınız. 

Tebrikler Erdem Atay. 

Devamını bekliyoruz. 

Gaflet’i almak için tıklayınız…

 /></p>
</div></div>	<div class=

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 Yorum

  1. 19 Ocak 2021, 08:30

    sn yenı nesıl …oncelıkle tsk ederım nazıkane yorumunuz ıcın. dıkkat edersenız ben ıstısnalar harıc dedım. ılgısı olanlar elbette kı arastıracak oradan buradan bakıp ogrenecek. ama sızler azınlıktasınız hemde bayagı azınlıktasınız. sevgılı kardesım. ben cok ılerı yasımda can sıkıntısından acık ogretım foto ve kameramanlık okudum . asıl meslegım yuksek ogrenım de baska. orada bıze ıletısım aracları okuturlarken sızın dedıgınız youtube ler sms sanal haberler hk kı seylerın olumsuz yonlerınden en onemlısı haberın dogrulugunun anlasılamamsı ıdı. nıtekım son whattssup hakkındakı gelısmeler de ses taklıdıne kadar varan bazı teknolojık gelısmelerın olacagı hakkında ıdı. tabı bu teknolojı hakkında acıkcası pek bılgım yok. ama yanlıs bılgılerle beyınlerın doldurulabılecegının de farkındayım.
    ama sunu da soyleyım z kusagının yıne ıstısnalar harıc dıyorum ,bu hale gelmesınde bız buyuklerın oldugu kadar ıktıdarlarında sucu vardır.seevgıler

  2. 18 Ocak 2021, 20:30

    sevgili vodinali, sevgili erdem bey’i tebrik ediyorum ancak z kuşağına çok umut bağlamayın. telefon, bilgisayar,oyun üçlüsünde olan z kuşağı, emin olun biden’dan medet uman ittihatçı mandacıları bile atatürkçü sanıp oyun oynamaya devam eder. apolitozedir ve tamamen sanal dünya ile yani oyunla, sosyal medya ile haşır neşirdir.

  3. 18 Ocak 2021, 17:26

    Sayin Hursit Kahraman,
    Siz sozlerinizi Sn. Vodinali’ya soylemissiniz. Benimkisi biraz araya girmek gibi olacak ama bir iki cumle de ben soylemek istedim hosgorunuze siginarak.

    Biliyorum bir cok kimse sosyal medyayi elestiriyor. Zararlari da olabilir ama ben sosyal medya unsurlarinin, ozellikle Youtube vb’lerinin halkimizin aydinlanmasinda cok rolu oldugunu goruyorum. Ben 1980 darbesi yillarinda daha ilkokula gitmiyordum. Bir tek TRT vardi. Sonra Star, Show tv, Kanal 6 , Kanal D, atv, Tgrt oldu. Ama hala bilgi belirli bir avuc kisinin elindeydi ve o kisiler bize ne sunarlarsa, biz sadece onu duyabiliyorduk TV ekranlarinda. Bunun en guzel ornegi Can Dundar’dir. Refah Partisinin buyumeye basladigi yillarda Can Dundar Ataturk’cu olmus ve Derin Mavi belgeselini yapmisti. PKK buyuyunce de Mustafa belgeselini yapmisti. Biz Can Dundar’in aslinda Ataturk’ten nefret ettigini ancak bugun anlayabiliyoruz. Yani o tv’lerde yer kapabilenler bizi kullanmislar. Hem de cok acimasizca kullanmislar. Simdi Youtube geldi geleli bircok kisi bir cok belgeseller cekiyor, kanallar kuruyor. Ornegin Ataturk, Ismet Inonu, ikili anlasmalar, Turk milli egitiminin ne zaman yorungeden ciktigi, kurtulus mucadelesi vs hakkinda cok yeni, hic duymadigimiz fikirler ogreniyoruz. Yeni yayimlanmis kitaplardan haberimiz olabiliyor cok kisa sure icinde. Belki bir cok video bugun icin amatorce esintiler veriyor olabilir ama gun gectikce daha profesyonellesecekler. Diger guzel birsey de birisi bir kitap okuyunca, soz gelimi Ataturk’un mucadeleye baslamasi hakkinda, o Youtube kanali sahibi hemencecik kamerasini aciyor ve bir video hazirliyor. Kalbindekilerini, o kitapan ogrendiklerini bizlerle paylasiyor. Tum bu paylasimlar kucuk birikimler olusturuyor ve o bilgileri hic duymayanlar icin klavuzluk ediyor. Ayrica dolayli yoldan da insanlari daha cok kitap okumaya yonlendiriyor ve zorluyor, merak uyandiriyor daha da cok ogrenmek icin. Soyle ki. Isteyen istedigi fikri soyleyebildigi icin iki farkli taraftan gelen videoyu izleyen birisi hangisine inanacak? Hangi videonun dogru soyledigin bulmak icin, hemen olmasa bile bir sure sonra, kendine kitap almaya ve kitap okumaya basliyor. Kitapcinin yolunu tutuyor. Tek uzuntum Z kusagi soyle kotu, Z kusagi boyle berbat turu ifadeler her yerde. Sanki birileri bu Z kusagi boyle kotu programlanmak istiyor gibi (Pavlavun kopekleri deneyindeki kosullandirmada oldugu gibi). Bence karsi bir akim (programlama) baslatilmali. Ornegin Z kusagi daha onceki kusaklara gore daha cok okuyor (ki dogru bence) , Z kusagi daha aydin (bence dogru), Z kusagi daha haberdar neyin ne oldugundan nerede ne oldugundan (yuzde yuz dogru gecmis kusaklarla kiyaslandigindda) gibi. Umarim bunu baslatmakta sizin bu yaziniz vesile oldugu icin once size, sonra sn. Vodinali’ya ve bu yorumlari okuyan diger arkadaslara duser umarim. Tipki Osmanli hep Turkleri asagilarken, Turkler cahildir, ciftcilikten baska bir seye kafasi calismaz derken, Ataturk “Turk Milleti Caliskandir, Turk Milleti Zekidir ” diyerek bu negatif programlamayi durdurmus ve pozitif hale getirmistir. O gun bugundur de Turkler hep basi dik, alni acik yurumektedir dunyanin her yerinde Avrupa’da Amerika’da Japonya’da.

  4. 18 Ocak 2021, 12:15

    sayın vodınalı hayal gucunuz cok yuksek sızın Z kusagı dedıklerınız ornegın tokat ilinin nerde oldugunu bılmıyorlar. cep telefonu whatsup BS oyunları harıc. dıger kesıme bakarsanız malum lafını etmeyelım. ancak her ıkı tarftanda ıstınalar harıc tabı. uzulerek soyleyecegım ıstısnaların da bır tarafı obur tarafa fark atacak jkadar daha bılgılı. partı secme konusuna gelınce aynı sekılde. cumhurıyet cagı boyunca bu kadar ılgısız ve vurdumduymaz kusak gelmemıstır. herhalde.

  5. 1980’li yillarda Metin Akpinar asi ile skecler yaparken egitim duzeyi dusuk, kis aylarinda 9 ay karin altinda yollari kapali koylerden gelmis bir bayani canlandiriyordu. Couklarin ilk asilanmalari tamamlandiktan sonra, hemsire metin akpinar’a soyle demisti: “15 gun sonra gelip su asiyi, 30 gun sonra gelip bu asiyi, 2 ay sonra gelip su su asiyi yaptirmaniz gerek“ deyince Metin Akpinar, ’Biz uzak yerden geliyoruz, bunun hepicini simdi vursaniz“ demisti. Pankus Yayinlari websitesine baktim ama uzak yerlede yasayanlar icin bir bulm yok. Yani birisi bu kitabi Avusturalya’dan Japonya’dan ya da Avrupa ulkelerinden, Kuzey ve Guney Amerika’dan siparis edebilir mi? Umarim bunu okuyan birisi durumu Pankus Yayinlari yoneticilerie iletir hayrina.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!