Hüseyin Vodinalı

Casus belli

featured

Hüseyin Vodinalı yazdı…

Suriye’de işgalci konumunda bulunan ABD, PKK teröristlerini korurken bir Türk Savaş uçağını (SİHA) düşürdü.

10 bin kilometre öteden gelip Suriye’nin topraklarını işgal ederek ve dahi petrolünü çalarak terör bölgesi kuran ABD, bu hareketini “meşru müdafaa” olarak açıkladı.

İşin daha da traji komiği, bizim uçağı vuran Amerikan F-16’larının Adana’daki İncirlik üssünden kalktığı iddiasıydı.

ABD bu konuda bir açıklama yapmadı ama MSB de mevzuya açıklık getirmedi.

Oysa radar kayıtları bellidir, ya bizden kalkmıştır ya da Irak’taki üslerinden.

Konu muallakta kaldığına göre muhtemelen İncirlik üssü idi.

Dışişleri Bakanlığımız da MSB (Bizim uçağımız değil – MİT uçağı ya – açıklaması) gibi saldırıyı üstü kapalı bir açıklamayla geçiştirdi. ABD’nin adından bile söz etmedi.

Oysa mesele son derece ciddi idi.

2003 Irak Çuval olayı gibi, hatta ateş açıp düşürmek de olduğu için daha da ciddiydi.

Esasen zaten terör örgütünü donatıp eğiten ABD bu tavrıyla NATO ile NATO’yu karşı karşıya getirirken üstüne de bir NATO üyesini açıkça vurmuştu.

Bu bir Casus Belli idi. Yani savaş sebebi.

Ama AKP yönetimi bunu görmezden gelmeyi tercih etti. Dışişleri Bakanı Fidan’ın cesur açıklamaları (tüm PKK unsurlarını Irak ve Suriye’de vuracağız) boşa düştü.

Ankara’daki PKK saldırısı ile başlayan olaylar zinciri yaşanırken bu kez Suriye’nin Humus kentinde askeri mezuniyet törenine bombalı dron saldırısı yapıldı ve 100’e yakın asker ve ailesi öldürüldü.

Rusya ve Suriye saldırının ardından İdlib’in güneyindeki terörist gruplarına saldırı başlattı.

İdlib bizim için başımızın üzerinde sallanan demokles kılıcı gibi.

Orada konuşlu ABD – İsrail destekli dinci terörist grupların sayıları aileleri ile 2 milyona yakın.

Yeni bir Gazze gibi adeta.

Suriye oraya saldırırsa o teröristlerin Türkiye’ye gelmeleri işten bile değil.

Birileri pandoranın kutusunu açmıştı belli ki.

7 Ekim sabahı bu kez Hamas, 1973 Yom Kippur savaşının tam da 50. Yıldönümünde İsrail’e büyük bir saldırı düzenledi.

Şaşırtıcı biçimde hava, kara ve denizden yapılan saldırıyı haber alamayan İsrail istihbaratı ve ordusu gafil avlanmıştı.

Sosyal medyaya düşen görüntüler İsrail ordusunun tam bir aşağılanmaya uğradığını gösteriyordu.

Binlerce Hamas füzesi de İsrail’in efsane Demir Kubbe hava savunmasını delmeyi başarmıştı.

Pek çok asker ve polis öldürülmüş, kısa sürede Ukrayna’nın 3 aylık karşı saldırısından daha geniş bir alana hakim olunmuştu.

Merkava tankları üsler ele geçirilmişti.

300 ila 1000 arası siviller de dahil İsrailli öldürülmüş ve yüzlercesi de esir alınmıştı.

Alınan esirler arasında İsrail ordusu (IDF) komutanları generaller bile vardı.

İsrail saldırı şokunu atlatır atlatmaz Gazze’yi vurmaya başladı ve hemen devamında Lübnan Hizbullahı da topa girdi ve İsrail gözlem kulesini füze ile vurdu.

Savaşın genişleyeceği ve İran’ın da boş durmadığı belliydi.

İsrail’in aşırı dinci ve ırkçı Netanyahu hükümeti 1973’ten sonra ilk kez Anayasa 40. Maddeyi işleterek savaş ilanında bulundu.

Tam seferberlik ilan edildi.

İsrail Hükümeti tıpkı 2001’deki ABD Bush yönetimi gibi kendi “11 Eylül” ünü yaşıyordu.

Tıpkı onun gibi de şüpheler yoğundu.

Bu olayın İran’a saldırmak ve ABD’yi de yanına çekmek üzere tertiplendiği veya yol verildiği yorumları yapılıyor.

Kuşkusuz olan biten çok acaip ama tesadüf değil.

ABD Ukrayna’da yenildi ve konuyu değiştirmek işine gelebilir.

Ayrıca ABD ve İsrail açısından İran Rusya’dan sonraki Çin’den önceki hedeftir.

Bunu biliyorum ve çok defa da yazdım.

Çin’in Doğu Batı eksenli Kuşak ve Yol orta koridoru (Ukrayna savaşı yüzünden önem kazandı) ve Rusya’nın yaptırımlara alternatif Kuzey Güney ulaştırma koridoru (INTSC) Kafkasya, Hazar havzası ve İran üzerinden geçiyor.

Bu bölge Batı Asya’da çok stratejik ve jeopolitik önem kazandı.

Bu yüzden İsrail’in daha önce ikna edemediği ABD’yi bu kez savaşa yöneltebileceğini düşünmesi mümkün.

Genel olarak bakıldığında ise terminal devredeki vahşi kapitalizmin (neoliberalizm) “war is good for business” (savaş işler için iyidir) seçeneğini 2 yıldır pratiğe döktüğünü görüyoruz.

Batı ilk kez içe kapanık ve savaş şövenizmine dönük bir buhran içinde.

O yüzden her ne kadar Hürmüz boğazının kapanması bir enerji felaketine yol açsa da İran’a karşı bir savaşa cüret edebileceklerini düşünüyorum.

Üstüne üstlük Rusya’nın üzerine aşırı gidildiği ve Putin’in nükleer silahları kullanıma hazırladığı düşünülürse konunun değiştirilmesi ihtiyacı mevcut.

Savaş siparişi ile masaya oturan Batı oligarşisi, servise gelen şefgarsona “her zamankinden” demiştir.

‘Her zamankinden’ ise geleneksel olarak Ortadoğu’dur.

Türkiye daha Astana Süreci’ni buzdolabından çıkaramadan sınırları çevresinde büyük ve nükleer olasılıklı bir savaş ile karşı karşıyadır.

10 milyonu aşkın Arap ve müslüman göçmen ile tam olarak mayın tarlasındadır.

NATO üyesi olarak da savaş uçağını vuran ABD ile müttefiklik gibi acaip bir konumdadır.

Astana Süreci ile Kafkasya’da 3+3 (Türkiye, Rusya, İran ile Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan) formülü acilen işletilmeli, Adana Mutabakatına geri dönülmelidir.

Savaşın önlenmesi için Atatürk’ün bölge merkezli dış politikası mutlaka Atlantik siyasetinin önüne konmalıdır.

Gelişen olayların şakası yoktur.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 Yorum

  1. 13 Ekim 2023, 21:15

    Eskidendi çok eskidendi
    Hani ay herkese gülümserken
    Hani herkes arkadaş
    Hani oyunlar sürerken

    Eski devlet aklına dönmek için..
    Çok geç. Hissiyatim böyle.
    Yanıldığımı sanmıyorum.
    Eskidendi çok eskiden.

  2. 8 Ekim 2023, 23:44

    Aklinizda problem mi var? ABD ile savas mi istiyorsunuz?

  3. Yeter artık yahu…!! Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına acilen dönülmesi gerekiyor..!

  4. 8 Ekim 2023, 18:07

    ABD’nin, özellikle bu günler için başımıza getirdiği bu iktidarla pek mümkün görünmüyor. Allah Türkiye’yi ve Türk halkını korusun. Amin.

  5. 8 Ekim 2023, 17:54

    Lanet olsun ya bu kadar boş bırakılırsa olacağı budur.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!