Hüseyin Vodinalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Hamdolsun NATO’ya (yine) girdik

Hamdolsun NATO’ya (yine) girdik

featured

ABD en güçsüz döneminde en muktedirmiş gibi yapıyor.

Çin ve Rusya’nın ekonomik ve askeri bir ittifak yaptığı bir zamanda, NATO denen miyadı 1991’de dolmuş saldırı örgütünü, Kuzey Atlantik İttifakı olmaktan çıkarıp küresel bir yapıya dönüştürmeye kalkışıyor.

Sadece Avrupa’da, Balkanlar ve Doğu Avrupa’ya genişledikçe genişleyen bir NATO değil, Asya’da (Avustralya, Japonya, Hindistan ve ABD) QUAD ve (G. Kore, Filipinler, Malezya, Vietnam, Sngapur) QUAD +, Afrika ve Ortadoğu’da alternatif NATO yeni yapılanması, Güney Amerika’da Kolombiya merkezli yeni bir Latin NATO’su vs.  

G-7 ve NATO Zirveleri’nin bize gösterdiği somut gerçek budur.

NATO’nun yeni bir Yalta düzeni kurmak için çizdiği 2030 projesi, ham hayalden başka bir şey değil.

Cem Gürdeniz Amiralimin de son yazısında isabetle saptadığı gibi, “Ne Biden yeni bir Truman” olabilir, ne de NATO artık dünyaya nizam verebilir.

1945 sonrası Soğuk Savaş dönemi biteli tam 30 yıl oluyor.

Bugün ne Rusya kuşatılacak komünist bir ülke, ne de Çin dünyadan soyutlanabilecek bir durumda.

Aksine ABD düzeni sallanıyor.

Ekonomik bir efendi olma özelliğini giderek yitiriyor.

Avrupalı serfleri eskisi gibi biat etmiyor.

Almanya sıkıyı gördü mü ancak hizaya geliyor ama nesnel çıkarlarını koruyor.

Avrupalı ülkelerin çoğu Çin ve Rusya ile ekonomik işbirliği yapıyor.

Her ne kadar sadık bir müttefik gibi gözükse de, İngiltere Amerika ve AB dışında kendi bağımsız politikalarını uygulamak niyetinde.

Doların tahtı sallanıyor, Çin (dijitali de var) Yuanı ve kripto paralar öne çıkıyor.

Karşılıklı kalkınma ve işbirliği projesi olan Çin merkezli Kuşak ve Yol girişimi, gelişen “Güney” için bir umut ışığı gibi görülüyor.

Türkiye’nin en yakın dostu Pakistan bile bu girişim içinde çok önemli bir rol oynuyor ve büyük yatırım ve kalkınma hamlesi içinde.

Çin ve Rusya işbirliği de tüm tarihi rekabet ve çelişkilerine rağmen ortak hasma karşı ilerliyor.

Tek kutuplu olmaktan, çok kutuplu hale evrilen dünyada artık Çin sürekli olarak, “Çok kutuplu da olmak istemiyoruz, düşmanlığı çağrıştıran kutup yerine çok taraflı olmak gerek” diyor.

ABD ise soğuk savaşın son döneminde ve sonrasında etkili olan “insan hakları ve demokrasi” silahını yeniden gömdüğü yerden çıkartıp, artık demode olan azınlık ve kimlik kaşıma edebiyatına yeniden başvurmaya hazırlanıyor.

Kısacası yeni bir NATO projeksiyonu yapılıyor ki, bu artık kadük olmuş bir şey.

Dünya artık gelişmekte olan ülkelerin inisiyatif kazandığı ve yeniden daha adil ve eşitlikçi ilişkilere dayalı küreselleşme çağını yaşıyor.

ABD en güçsüz döneminde, en güçlüymüş gibi bu gidişatı kökten değiştirme hayali kuruyor.

Ama artık hep negatif tarafta.

Yani yapan ve öncülük eden değil, izleyen ve önlemeye çalışan bir konumda.

PUTIN – BIDEN GÖRÜŞMESİ

Biden uzun Avrupa turunda sürekli olarak Rusya ve Çin’i şeytanlaştırdı.

Zaten daha önce “Katil” dediği Putin ile görüşmesi öncesinde Rusya’yı rahatsız edecek her türlü provokasyona imza attı.

ABD’nin kurduğu oyun planı, liderliği kaybetmemek için gerekirse savaş çıkarabileceği izlenimi yaratmak.

Bunun en somut örneği Rusya’nın Avrupa sınırlarındaki tehlikeli tırmanmada gözleniyor.

Hele de Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyeliği demek savaş demek.

Vladimir Putin, 9 Haziran’da verdiği röportajda bunu açıkça söyledi.

“Ukrayna’nın NATO üyeliği kırmızı çizgimizdir” dedi.

Sadece siyasi ve ekonomik değil psikolojik üstünlüğü de yitirdi artık Amerika.

ABD’nin saldırgan ve bozguncu, geri kalanların ise huzur ve refah arayışında olduğu görüşü artık küresel kabul görüyor.

Dünyada ve Türkiye’de yapılan uluslar arası anketlerde, toplumların büyük çoğunluğu artık Rusya veya Çin’i değil, ABD’yi demokrasi ve ekonomik gelişmeye en büyük tehdit olarak görüyor.

İnanmayan 10 ve 11 Mayıs 2021’de Kopenhag’da düzenlenen “Demokrasilerin İttifakı” başlıklı NATO konferansında konuşan Latana isimli uluslararası anket şirketinin CEO’su Nico Jaspers’i tekrar izlesin.

Neoliberalizm denen müptezel bir düzene evrilen kapitalizm, artık her hangi insancıl bir nitelik taşımıyor.

Pandemi döneminde küresel gelir dağılımı o kadar bozuldu ki artık insanların sisteme inancı kalmadı.

ABD ve tüm Batı dünyasında sadece ekonomi değil toplumsal huzur da kalmadı.

Kapitalizmin en vahşi ve en kriminal halini yaşayan ülkemiz de benzer durumda.

Mafya babaları bile bu yoz ve kirli düzene isyan etme noktasına gelmiş!

ERDOĞAN – BIDEN GÖRÜŞMESİ

Erdoğan – Biden görüşmesinden çıkan en önemli sonuç sanırım Türkiye’ye yeni Afganistan misyonu biçilmesi olmuş.

Adeta Soros’un kehaneti gerçek olur gibi.

“Türkiye’nin en iyi ihraç ürünü ordusudur” demişti yıllar önce.

Hayır anlamadığım şu ki, Türkiye zaten NATO üyesi ve bu hiç de menfaatine değil.

1950’de Kore’ye olduğu gibi Afganistan’a (muharip?) asker göndermek bize çıkmamış olduğumuz bir örgütte yeniden mi kabul sağlayacak bilemiyorum.  

NATO ve ABD’nin Türkiye’yi ortak değil parya olarak gördüğü ve bunu sürekli hatırlattığı bir sır değil.

PKK’yı açıkça gözümüzün içine baka baka destekleyen, Yunan, Rum, Ermeni, İsrail ve bilumum düşmanlarımızla kanka olan ABD yönetiminden iyi bir şey beklenemez.

Biden – Erdoğan görüşmesi mevcut durumu hiçbir biçimde değiştirmedi.

AKP zor durumda ve yeni bir çıkış yolu arıyor, ama durum adeta “denize düşen yılana sarılır” tablosundan ibaret.

Yani işin özeti: HAMDOLSUN yeniden NATO’ya girmiş bulunuyoruz.

Allah sonumuzu hayreylesin!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

9 Yorum

  1. Once Afganistana asker gonderecegiz hamdolsun. Sonra Rusya’ya karsi fasist Ukrayna ile boy gosterisinde bulunacagiz hamdolsun. Turk akimi gibi Rus oyunlarina hic gelmeyecegiz hamdolsun. Hele ki uygur kardeslerimize eziyetler eden Cin’e bile cihat ilan edecegiz hamdolsun. Sonra Suriye’de ABDnin gosterdigi islere geri donup katil (!) Eset’i devirmeye calisacagiz hamdolsun. Sonra Libya’da hain Rusya ve gomoniz Cin’in girmesini onleyecek ordu gonderecegiz hamdolsun. Sonra Mavi Vatani ve Kibrisi unutup oyle yaramazca gaz aramayacagiz, Karadeniz’de hergun buldugumuz gazlar bize yeter hamdolsun ve hatta muttefigimiz Yunanistan ile Mavi denizde dostca ortak tatbikatlar yapacagiz ve hatta Ege’de 12 mili bile kabul edecegiz hamdolsun. Bu arada Montro’yude salla gitsin cope, Amerikan ve Ingiliz savas gemileri Marmaraya, Karadenize senlik getirir, hamdolsun. Yoksa Peker her hafta yeni dosyalar atar ortaya ve bir daha sicak parada bulamayiz. Ha birde butun bunlar bir “vatan savasi” imis ve “devrim” imis, sayin Perincek oyle diyor.

  2. 16 Haziran 2021, 05:17

    1939 lar Almanyasi gibi fasist gozu karalik, 2021 ABD sinde.

  3. 16 Haziran 2021, 08:49

    1923 TEN ONCEKI YILLARDAKI ZAMANI (hatta daha kotusunu ) yani bir nostaljı yaşamaktayız.
    HER ŞEYE RAĞMEN ,BU KADAR OLUP BİTENE RAĞMEN ABD YE VE NATOYA BAĞIMLI OLMANIN ARKASINDA YATAN NEDENLER NELERDIR. HIC ARAŞTIRILMAZ MI?

  4. 16 Haziran 2021, 08:51

    ABD nin 15 temmuz sonrası içerde ve dışarda savaş alanı olarak seçtiği sosyal ve hertürlü medya desteği ile ayrıca ekonomik olarak sıkıştırılan türkiyenin yönetenleri( yönetilenleri) varsa şüphe uyandırmayacak bir duruşun teredütlerini gösterme durumu ile iktidardan kopmama durumu için karnı ağrır gibi kıvranıyor..iktidarda kalabilmek ile türkiyenin geleceği için çizilmesi gereken doğru rotanın kurulması ve savunulması konusundaki içsel baskı ile emperyal çevrenin sunduğu yeni rota arasında yılan gibi kıvrılıp duruyorlar.

  5. Bu sözler, tarih kitaplarında basiretsizliğin kanıtı olarak yer alacaktır.

  6. 17 Haziran 2021, 10:38

    sevgili vodinali, maalesef gördüğünüz şey aslında görünmeyeni barındırıyor. siz abd, çin ve rusya eksenine o kadar dalmışsınız ki kusura bakmayın ama en yakınınızdakini bile göremiyorsunuz. o gördüğünüzü söylediğiniz ittifaklar hakkında da söyleyecek çok şey var ama demokratik bir platform olmadığı için veryansıntv, burada yayınlanmaz.
    sürprizlere hazır olun.
    selamlar.

  7. 18 Haziran 2021, 06:37

    rusya’nin en büyük rakibi abd değil, çin’dir. abd neden ukrayna krizini durdurdu. siz hüseyin bey, siz de dahil olmak üzere hepiniz ukrayna konusunu 3.dünya savaşı olarak yanlış okudunuz.halbuki böyle bir şey olmayacağı çok belliydi. abd, rusya’yi çin karşısında yanında istiyor. ancak dünya bu üç güçten ibaret değil sizler öyle görseniz de. amerikancılar nato taparlar, onlar kör zaten. onlar için yapacak pek birşey yok. ancak siz nasıl oluyor da bazı şeyleri göremiyorsunuz. bu kadar kendi devletine yabancı olan aydınlar sadece türkiye’de sanırım. siz libya konusunu bile türkiye için olumsuz nokta olarak yazmıştiniz. o yazınızı hatırlıyorum. neden.. siz de mi “ne işimiz var libya’da” diyenlerdensiniz..
    allahtan devletimiz atasının yolunu bilir ve oradan yürür,yürüyor da. siz abd,rusya ve çin’li dünyayı okumaya devam edin. çünkü okuyucular en çok bu kısır döngüye tamah eder. siz abd,rusya ve ab basınını takip ederseniz türkiye’nin bu yüzyılı ıskalamayacagini anlardınız. graham fuller bunu 2000’lerin başında söylerken akp’ye mi bakıp söyledi yani. hakbuki akp o sıralar annan planı ve abd’nin ırak harekâtında türkiye topraklarına yerleşmesi için tezkere ile meşguldü. fuller, onlarla beraber uyumlu çalışan akp iktidarı olmasına rağmen ne görmüş olabilir de “türkiye elimizden gitti” demeye getirdi sizce. cia istasyon şefidir kendisi. fuller’in korktuğu şey oluyor zira.
    bizim ne natocular gibi bati, ne avrasyacilar gibi rus abiye ihtiyacımız var. kendi avrasyamizi inşa edeceğiz. genlerimiz buna müsait. şurada 100 yıl dünya sahnesinden çekildik…geri geliyoruz…

  8. 18 Haziran 2021, 10:35

    Buraya yorum yazanlar önce CİN ALİ kitapları serisindeki kadar Türkçe bilmeliler kanımca. Türkçe Alfabede tam 32 harf var. Ve hepsinin de önemli birer işlevi var…
    değiştirmek, kırmak, bozmak hakkıma sahip değiliz. Dile saygı okuyan insana saygıdır.
    Saygı lütfen!

  9. 29 Harf olacak okur. Türkçemizde 29 harf var. Gerçi bazıları 32 olsa da üşenmeden bütün harfleri yine bozardı. Tıpkı bu yorumdaki Metin arkadaş gibi:)

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!