Hüseyin Vodinalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Devlet Bahçeli-Alaattin Çakıcı paslaşmasında başka hesaplar olmasın? İnce işler bunlar…

Devlet Bahçeli-Alaattin Çakıcı paslaşmasında başka hesaplar olmasın? İnce işler bunlar…

featured

Bugün de Biden’ı destekleyen Bush ekibi, 2002 yılı başında, Irak’ın işgaline ve Kıbrıs’ın satışına karşı çıkan Başbakan Ecevit’i devirme kararı aldı.

Bu operasyonu yönetmek için ABD Savunma ve Dışişleri Bakanlıklarının kilit kadrolarını (Paul Wolfowitz* koordinasyonunda) Türkiye’ye yolladı.

Bu ekip, Ankara ve İstanbul’da yığınak yaparak işbirlikçi büyük sermaye ile büyük çıkar gruplarını harekete geçirdi.

Aynı yılın ortalarında, ABD tarafından, Ecevit hükümetine icra memuru/bakanı olarak gönderilen Kemal Derviş, izinsiz gittiği Amerika’da 12 gün boyunca kayboldu. (Derviş, öncesinde de dünyanın en üst düzey Bilderberg Grubu üyelerinin davet edildiği 31 Ocak 2002’de New York’ta toplanan Dünya Ekonomi Forumu’na -Davos Toplantısı- TESEV Direktörü emekli Büyükelçi Özdem Sanberk ile birlikte katılmıştı. Ecevit hükümetini devirme operasyonu bu toplantıda planlandı.)

Kurulan tuzağın farkına varan Ecevit, “Kendi bakanımdan haber alamıyorum” diye açıkça demeç veriyordu.

(Usta Gazeteci Mehmet Çetingüleç ‘Ecevit’in Anıları: 12 Yıl Saklı Tutulan Veda Sohbetleri’ isimli kitabında, Bülent Ecevit’in Derviş için sarf ettiği “O, şeytani hesaplar içerisindeydi” ve “Hayatımdaki tek pişmanlık” sözleri aslında çok şeyi anlatıyor. Çetingüleç röportajında soruyor: Oysa hükümetin daha 1.5 yıl süresi vardı..?.
B. Ecevit: -Tabii. Her türlü ekonomik tedbir alınmıştı. Bu süre kullanılsa üç parti de barajın üstünde kalabilir ve siyasi tablo çok farklı şekillenebilirdi. Emekli bir büyükelçiden duymuştum: Biri bize istemediğimiz bir şey söylerse ona bağırıp çağırırız. Amerikalı ve Avrupalılara istemedikleri bir şey söylerseniz size hiç tepki vermezler. Sadece eve giderken arabanızın tekeri yerinden fırlar!)

Derviş, ABD’deki esrarengiz ziyaretinden dönüyor ve ‘erken seçim’ diyordu.

Oysa ekonomik kriz yaşanıyor, seçime de 1.5 yıl müddet vardı.

Fakat bu sırada beklenmedik bir şey oluyordu.

Hükümetin ikinci ortağı Devlet Bahçeli adeta intihar ederek, 3 Kasım 2002 seçim tarihini açıklıyordu.

Bahçeli, partisinden tek bir kişinin bile haberi olmadan 7 Temmuz 2002’de Bursa’nın Keles ilçesinde yapılan 11. Kocayayla Türkmen Kurultayı’nda seçim tarihini ilan etti:

Madem Türkiye’de bir siyasi belirsizlik var. Her türlü ekonomik programın başarıyla uygulanmasını engelleyen faktör bu olarak görülüyor. Gelin siyasi belirsizlikten neyi kastediyorsanız ki, kastettiğiniz 57. Cumhuriyet hükümetinin bozulmasıdır. O zaman bu amaçlarınızı millet iradesine dayalı olarak yapmaya cesaret edin. 1 Eylül’de TBMM’yi toplantıya çağıralım. 3 Eylül’de erken seçim kararı alalım. Geçmiş dönemde olduğu gibi 60 günlük bir seçim takvimi içerisinde seçim yapalım ve seçim tarihini 3 Kasım olarak belirleyelim.”

 /></p>
<p>Partisinden kimseye danışmadan bu açıklamayı yapıyordu.</p>
<p>Oysa seçimi isteyen asıl adres, Irak’ın işgaline karşı çıkan Ecevit hükümetini devirmek isteyen ABD’deki Bush hükümeti idi.</p>
<p>Bu olay bile, pek çok şeyi ta o zamandan açıklıyor.</p>
<p>ABD, Bülent Ecevit’in gitmesine karar vermişti ve bu kararın uygulanmasında iki önemli aktör baş rolü oynamıştı: Kemal Derviş ve Devlet Bahçeli.</p>
<p>Merhum Mesut Yılmaz da bazı girişimlerde bulunmuştu ama asla Ecevit’i sırtından bıçaklayan olmamıştı.</p>
<p>Bahçeli siyasetteki ana figür olarak 3 Kasım 2002 seçimlerini ilan eden isim olmuştu.</p>
<p>Bireysel seçim kararıyla kendi partisini baraj altında bırakırken, (<em>oluşumunda ABD rolü büyük olan</em>) AKP’nin 18 yıllık iktidarının da önünü açmıştı.</p>
<h2><strong>ASKIDA EKMEK VE ÇAKICI OLAYI</strong></h2>
<p>Geliyoruz bugüne…</p>
<p>Parlamenter sistemde Bahçeli, AKP ve Tayyip Erdoğan’ın şiddetli bir muhalifiyken, başkanlık sistemine geçildiğinde kıvrak bir manevrayla iktidar ortağı haline geldi.</p>
<p>İlk bakışta garipsenen bu durum, Türk siyaseti için olağandı.</p>
<p>AKP’nin yeni sistemde yüzde 50’yi bulmak için, MHP’nin de devlette varlığını sürdürebilmek için bu ortaklığa ihtiyacı vardı.</p>
<p>Bu süreçte ilginç gelişmeler yaşanıyordu.</p>
<p>Bahçeli durduk yerde Susurluk sürecinde çok ünlenen Alaattin Çakıcı’yı hapiste ziyaret ediyor ve onu çıkarmak için girişimde bulunuyordu.</p>
<p>Halbuki Çakıcı hapisteyken, hem Bahçeli’ye (<em>ajan suçlaması da yapmıştı</em>), hem de Erdoğan’a hakaret içerikli sert mektuplar yollamıştı.</p>
<p>Ne olmuştu da, bir anda bu olanlar unutulmuş ve Çakıcı’nın dışarı çıkması istenmişti.</p>
<p>Bunu bilemiyoruz.</p>
<p>Bildiğimiz şu ki, Çakıcı çıktıktan sonra önce, Devlet Bahçeli ile bir araya gelmiş, ardından Mehmet Ağar, Korkut Eken, Engin Alan gibi eski arkadaşlarıyla buluşmuş, devamında da CHP Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ile birlikte pozlar vermişti.</p>
<p><img decoding=https://www.veryansintv.com/biden-geliyor) ifadeleri:

Yapmamız gerektiğini düşündüğüm şey şu ki, şu an ona [Cumhurbaşkanı Erdoğan] çok farklı bir yaklaşım benimseyerek muhalefet liderliğini desteklediğimizi açıkça ortaya koymak… Onlarla, benim daha evvel yaptığım gibi, daha doğrudan bir etkileşimde bulunursak, Türk liderliğinin hâlâ mevcut olan unsurlarını destekleyebileceğimiz ve onlardan daha fazla yararlanabileceğimiz ve Erdoğan’a kafa tutmak ve onu alt etmek için onları cesaretlendirebileceğimiz görüşündeyim hâlâ. Bir darbeyle değil, bir darbeyle değil; seçim süreciyle.”

Dikkatle okursanız, Biden sadece muhalefeti desteklemekten söz etmiyor. “Türk liderliğinin hala mevcut olan unsurlarını destekleyebileceğimiz ve onlardan daha fazla yararlanabileceğimiz ve Erdoğan’a kafa tutmak ve onu alt etmek için onları cesaretlendirebileceğimiz görüşündeyim diyor.

Peki, kim bu unsurlar?

Ancak tahminde bulunabiliyoruz tabii.

Buradan bambaşka bir konuya atlayalım.

 /></p>
<p>Ekim ayı ortalarında ekonomi giderek kötüye giderken ve Hazine Bakanı Berat Albayrak ağır eleştirilere uğrarken, MHP’den ilginç bir kampanya geldi.</p>
<p>Ankara’da parti teşkilatınca <strong>“Askıda Ekmek”</strong> kampanyası başlatıldı.</p>
<p>Bu olay, muhalefet tarafından adeta gollük muz orta gibi kullanıldı ve skora etki etti.</p>
<p>Dediler ki; <strong>“Yav arkadaş bu işte yaşanan yoksulluğun iktidar cephesi tarafından açık itirafıdır. Demek ki insanlar bir ekmeğe bile muhtaç hale gelmiş ve MHP de bunu kabul ediyor”.</strong></p>
<p>Bunun devamında ne oldu?</p>
<p>Dolar ve Avro fırladı, borsa düştü.</p>
<p>Merkez Bankası rezervleri tükendi, başkanı görevden alındı, Berat Albayrak istifa etti.</p>
<p>Damadın istifası, hem içeride ekonomiye yeni bir nefes, hem de dışarıya mesaj (<em>Albayrak’ın</em> <em>Trump’ın damadı Kushner ile sürekli iletişim halinde olması</em>) bakımından zamanlaması şaşırtmayan bir gelişme olarak kayda geçti.</p>
<p>2001’i anımsatmıyor mu?</p>
<p>Ekonominiz bu kadar kırılgan ve uygulanan politikalar bu kadar hatalı olunca bu kaçınılmaz tabii.</p>
<p>Gelelim Çakıcı’nın son çıkışına.</p>
<p>Partisince ve daha pek çok kesimce “Etkisiz, zayıf ve Atatürkçülükten uzak bulunmakla” suçlanan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yazdığı hakaret mektubuyla gündeme gelen Çakıcı, bunu ikinci mektupla da sürdürdü.</p>
<p>Herkes tepki gösterdi.</p>
<p>Bir organize suç liderinin bir siyasi parti başkanını <strong>“Bakla kazığına oturtmakla”</strong> tehdit etmesi kabul edilebilir bir şey değildi.</p>
<p>AKP ve Erdoğan buna sessiz kaldı, savcılar duraksadı.</p>
<p>İşin ilginci Bahçeli sessiz kalmadı ve Çakıcı’ya sahip çıktı, <strong>“Dava Arkadaşımdır”</strong> dedi.</p>
<p>Kimileri Kılıçdaroğlu’nu yine tepkisiz kalmakla eleştirse de, geniş bir çoğunluk, bir biçimde “mağdur” olduğu gerekçesiyle sahiplendi.</p>
<p>Parti içi muhalefet de elbette arka çıkmak durumunda kaldı.</p>
<p>Hatta Muharrem İnce bile.</p>
<p>Yani biraz sağduyusu olan, demokrasi ve hukuka inanan kim olursa olsun sahip çıkardı.</p>
<p>Ben de şahsen, hukuksuzluğun ayyuka çıktığı böyle bir duruma isyan edenlerdenim.</p>
<p>MHP’den ihraç edilen Cemal Enginyurt bile, <strong>“Seversiniz sevmezsiniz, bir siyasi parti başkanının bu şekilde tehdit edilmesi kabul edilemez” </strong>dedi.</p>
<p>Yani neticede bu olay, AKP ve MHP’den çok CHP’ye yaramış oldu.</p>
<p>Peki kritik soru geliyor…</p>
<p>Askıda ekmek gibi bu mektup işinin de muhalefete yarayacağını düşünemeyecek kadar öngörüsüz mü birileri?</p>
<p>Yoksa bana her şey 2002’yi mi anımsatıyor?</p>
<p><strong>*Paul Wolfowitz:</strong> Batı kapitalizminin kalbi uluslararası tröstlerin örgütü olan CFR (<em>Dış İlişkiler Konseyi</em>), TC (<em>Trilateral Commission – Üçlü Komisyon</em>) ve BG (<em>Bilderberg Grubu</em>) üyesi. Bush yönetiminde bu üç örgütün hepsine mensup tek kişi. Bush dönemi Savunma Bakanı Dick Cheney’in yardımcısı; Irak saldırısını planlayan NEOCON’ların ileri gelenlerinden, Eski Endonezya Büyükelçisi, John Hopkins Üniversitesi Uluslararası İleri Araştırmalar Profesörü.</p>
<p> </p>
</div></div>	<div class=

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 Yorum

  1. Bayraktarların durumları (istifa y şafak yazıları) da böyle yorumlanabilir mi?

  2. Evet cok dogrudur. canak tutuluyor. cunku chp lıderı tuncelılı kemal son bır kac aydır daıma eksı puan alıyor. bu sekılde magdur duruma sokulmus oldu. ama kıme ne anlatacagız . ısın gercegını. sızın yazınızı okudular dıyelım. tıpış secmen olarak un yapanlar ve tuncelılı kemalın adamları ne dıyecekler sanıyorsunuz.

  3. 19 Kasım 2020, 12:19

    Yorum ve gorusunuze katiliyorum sayin Vodinali…

  4. Dersimli Kemal’i Kürtçülükle ihanetle suçluyoruz mağdur olsa da olmasa da hiçbir koşulda oy vermeyiz
    ama işin kötüsü bu yüzden veren olabilir..

  5. Sıkıntı şurada, 2001’de gerçekten ekonomik kriz vardı, şu esnada ekonomik rahatlıktan şımarmış, çocuk gibi maddi olarak herşeyi isteyen ağlak bir orta gelir grubu var, ekmek vs. dağıtarak kriz çıkmaz sadece ihtiyacı olmayan insanları bedavaya yönlendirerek ahlakını bozmuş olursunuz, başka da bir sonucu olmaz.

  6. Eger Biden baskan olursa (ki su anda halen belli degil ve is yuce mahkemeye varacak gibi), Turkiye’de Soroscu YCHP ve IYI partiye gun dogmus demektir. Feto ve PKK ile birlikte hareket eden Soroscular (Davos, City of London merkezli kureselci gucler) her turlu alavere dalavere ile zamaninda kendilerinin basimiza musallat ettigi tayyib’i alasagi etmeye calisacaklardir. Bu kuskusuz, cunku tayyip’in yulari coktan ellerinden cikmistir. Istedigi kadar kur yapsin, cilvelessin, tayyip bunlara bir daha yaranamaz cunku delige coktan supuruldu. Biden ile birlikte Turkiye icin buyuk bir cikar savasinin baslayacagini ve tayyib’in cok zor gunler yasayacagini tahmin ediyorum. Kendi aile cevresi ile catisma yasadigi bu gunler, onundeki cok zor gunlerin felaket habercisi gibi. Ulusalci, Kemalist gucler ortaya cikan bu vakumu bilahare doldurmali ve Soros surekasina katiyetle aman verilmemelidir.

  7. Tayyip zor gunler gecirirken sana da kuzu tandir ikram edecekler herhalde…:). Ulusalci kemalist gucler derken bu grubun bir partisi bir lokali veya bir liderleri var mi? Yoksa gokten inmesini mi bekliyorsunuz, sizler sicacik koltuklarinizda istirahat buyururken?

  8. Haydar bey, noktasina virgulune kadar sizle ayni fikirdeyim…

  9. Günahım kadar sevmem kılıçtaroğlunu çizgim Dyp Anap ve Ak parti fakat Reis ne kadar hapçı katil tefeci varsa bu bahçelinin aklına uydu çıkardı Kendi kendime söz verdim bu çakıcı denen mafya bozutus yüzünden bu sefer kerhen Chp ye oy vereceğim.

  10. 19 Kasım 2020, 16:57

    Hocam yazdıklarınız çok kıymetli kaleminize sağlık

  11. 19 Kasım 2020, 18:26

    O zaman Bahceli dis guclerin bir elemani mi olmus oluyor yani? Eger oyleyse acayip usta bir adam bulmuslar. 10 parmaginda 10 marifet. E o zaman Alaattin Cakici da Fetocu oldugu kesin Recep Gürkan’nin en iyi dostu. O zaman Alaattin Cakici da dis guclerin bir elemani olmus oluyor ve simdi Bahceli ekmek asma hikayesiyle hukumetle alay ediyor, Alaattin Cakici da Erdogan’i bu laf kavgasinin icine cekmeye calisiyor. Sanki bir yipratma amaciyla yapilmis bir operasyon gibi. O xaman da dersek ak koyun kara koyun belli olsun. Bahceli ve Alaattin Cakici kara koyun olmus oluyorlar. Uzucu. Gercekten uzucu. Ne var yillardir boyle kendinizi sakladiniz. Yazik.

  12. Türkiye her on yılda, yirmi yılda ABD-Batı kaynaklı böyle darbeler, grizler ve siyasi-ekonomik operasyonlar yaşıyor. bu sürgit kısır döngü altmış-yetmiş yıldır sürüp gidiyor. görünen; daha bu yaşadıklarımız, yüz yıllarca devam edecek.

  13. Senin agzin cok pis..Saygisizsin..TC ni ve Turk milletini devamli asagiliyorsun..Turk milletinin secimle gelmis CB hakkinda yulardan bahsediyorsun.Bu yorumlari veryansin nasil yayinliyor, o da ayri mesele..Bu yorum yayinlanmayacak yine korumaya alinacaksin bu da ayri mesele.

  14. 20 Kasım 2020, 10:05

    Sıkıntı şu ki: Ulusalcı güçler (Milliyetçi/Ülkücü demiyorum) boşluğu doldurmak açısından yetersiz. halktan oy alan partileri olmaması, Odatv CHP gibi açıkça karşı cephede konumlananlar vs. Dolayısıyla Ulusalcılara MHP cenahı destek vermesi lazım ki herhangi bir boşluk doldurulabilsin. Fakat, MHP ve Ülkücü takım toz bulutu gibi, net değiller. Bunların dış politikada hangi yolu tutacağı belli değil. ABD ile anlaşıp Ulusalcılara karşı tekrar bir tasfiyeye girişme ihtimalleri bile olabilir. En sıkıntılı nokta budur. Ulusalcıların ülke içinde biriyle ittifak yapmadan devlet içinde etkili olabilme şansı yok. Şayet Ulusalcıların yüzde ona yakın oy alabilen bir partisi olsaydı, Erdoğan ile işbirliklerinde çok daha güçlü bir pozisyonda olacaklardı. CHP’yi hain ekipten temizleyemediler, Erdoğan’a oy anlamında katkı sunacak partileri yok. MHP ve takımı ise oy potansiyelini Erdoğan’a sunarak ciddi kazanımlar elde ediyor. Ama işte bu milliyetçi ekip ABD/NATO’ya biraz meyilliler. RAND corporation raporundan sonra insan huylanıyor.

  15. Muthis ironi..Ancak bahcelinin hem turkone hem de cakici konusunda zaaflarina yenik duserek hata yaptigini dusunuyorum.Tabii ki kendisi bilir…Askida ekmek ise stratejik degil taktik bir manevra ve ana stratejiye ters..Devlet sahsi ve partisel zaaflarla karar verilecek yer ve makam degildir..Cunku mac takim oyununa donustu artik, sahsi gol pesine dusmek sadece takima sonucta da ulkeye kaybettirir…Bakiniz sayin perincek e..Sanki her konuda akp gibi mi dusunuyor? Hayir, ama karsi cephedeki ser niyetleri gorunce ne sahsi ne partisel fikirlerini bir kenara koyup vatan mudafasinda atlantikcilere karsi yerini aldi..Ufak dahi olsa simarikliklara yeltenmiyor..Bu da ciddiyetinin gostergesidir.

  16. 20 Kasım 2020, 19:21

    Bahçeli yine glav peşinde yani .

  17. Bu konuda size katılmıyorum. Gizli mhp düşmanlığınız aciga cikmis gibi. Bahceliye ve Çakıcıya küreselcilerin maşası demiş olmuşsunuz. Kimin küreselci yamağı olduğu kozmik hain Arınçtan belli. Mhp devletin ve Türklüğün yanindadir. Eğer akp kureselci bidena kayarsa o zaman mhp ile anlaşması bozulur.

  18. 21 Kasım 2020, 13:31

    2002 de kemal Derviş ile kendi ayağına sıkarcasına partisini yok eden küreselcilerin adamı Devlet Bahceli den bu hükümeti de devirecek hamleler gelmesine kimse şaşırmasın.

  19. 21 Kasım 2020, 22:17

    sevgili vodinali, çok güzel bir yazı yazmışsınız. resmen anlattığıniz yılları tekrar yaşadım. sevgili bülent ecevit, nur içinde yatsın, o dönemde 2. körfez harekâtı’nin ve kıbrıs’daki yaşanacak olan referandumun önündeki tek engeldi dediğiniz gibi. kendisi hastaneye ayakta girdi ancak sedye ile çıkmıştı. yani devleti yönetemiyor havası idi. siz belirtmemişsiniz ancak kemal derviş, hüsamettin özkan ve ismail cem’in başlattığı troyka hareketi de çok ilginçti. gayrımilli olan bu hareket neden başarısız oldu çok enteresan. bahçeli’nin askıda ekmek olayının hiç haz etmedikleri berat albayrak’in gitmesini sağlamak için yapıldığını düşünüyorum. he derseniz “amerika ile ilişkileri var” , yani bunu betimlediniz , soğuk savaş yıllarında bazı ilişkilerin olduğunu kimse inkar etmez sanırım ama ben yine de bahçeli’nin atlantik sisteminin adamı olduğunu pek sanmıyorum. 2006 ya da o yıllarda bir röportajını okudum. biliyorsunuz sözde açılımlar yapıldı, alabildiğine ülkenin sinir uçları ile oynanan politikalar benimsendi ve bahçeli asla bunlara destek vermedi. röportajında kendisine sorulan “türk devletinin f tipi yapılanma tarafından sarılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna feto’nun dini liderine cevaben “türk devleti kolay kolay etrafı sarilabilecek bir devlet değildir, cemaatin kendisine çeki düzen vermesini bekliyoruz” diye bitirdi. bu cevap bence çok derindi ve ne yalan söyleyeyim sözde açılımlarla saç baş yolan beni o anda rahatlatmıştı. kendisi haklı çıkmadı mı.. bu basit bir cevap değildi bana göre. bence türk devletinin cevabı gibiydi.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!