Hüseyin Vodinalı yazdı…
İzmir, Türk Kurtuluş Savaşı’nın başladığı ve bittiği yerdir.
15 Mayıs 1919’da Yunan işgali ve Hasan Tahsin’in ilk kurşunu attığı şehir, 9 Eylül 1922’de Yunan ordusunun denize dökülmesine de ev sahipliği yaptı.
Bunların da öncesinde, İzmir’in bir başka direniş destanı daha olduğunu çoğu kişi bilmez.
Birinci Dünya Savaşı’nda İtilaf Donanması’nın bombardımanına ve işgal girişimine direnmiş ve aynı Çanakkale gibi geçilmemiştir.
O dönem İzmir, deniz ve havadan ablukaya alınmış, denizden bombardıman edilmiş ve hava saldırılarına maruz kalmıştır.
İşte bu kısmen saklı kalmış tarihimizdeki önemli olayı, Tarihçi Celal Öcal, 1. Askeri Tarih Semineri’nde “İZMİR SANCAKKALE’Sİ VE ŞEHİTLİĞİ” tebliğini veren hocası Prof. Dr. Necmi Ülker’den öğrendikten sonra araştırmalarını genişletti.
Affınıza sığınarak Hasan Tahsin’ in (Osman Nevres) ilk kurşunu atmadığına ve uydurma olduğuna dair bazı ciddi araştırmalar var. Yazının tamamı enfes fakat burada ki şüphenin giderilmesi lazım.
Donemin en buyuk emperyalistlerinin, Izmir’e saldirisi ve karsi savunma/ direnis bunca zaman niye ogretilmemis Millet’e ? Yaziniz sayesinde ogreniyoruz sayin Vodinali, tesekkurler.
Muhteşem bir tarih olayı ve bunun gün yüzüne çıkması emeği geçenlere teşekkürler.Bu olaylar anılmayı hakkediyor
Gerçekten hiç duymamıştım. Mevziler dövülmüş, şehit vermişiz, gemimizi teslim etmemek için batırmışız, ültimatom alıp reddetmişiz, düşman gemilerini batırmışız, hava savaşları yapmışız! Bir dünya olay olmuş bizim haberimiz bile yok! Bu olayı öğrenmek ve öğretmek şehitlerimize olan borcumuzdur. Donanmasızlık yüzünden denizden gelen tehlikelere karadan karşılık vermek zorunda kalmamıza da bir örnektir. Analım ve ders çıkaralım ki şehitlerimiz huzur içinde uyusunlar.
Değerli yorumunuz için teşekkür ederim Oğuzhan Bey.