Hüseyin Vodinalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Kuyumuzu kazan ABD’ye yanaşmak

Kuyumuzu kazan ABD’ye yanaşmak

featured

Hüseyin Vodinalı yazdı…

ABD, epey bir süredir etrafımızı çeviriyor.

Ege’de Yunanistan’a üsler kuruyor, Suriye ve Irak’ta sınırımıza PKK ordusu yerleştiriyor. Ermenistan ve Gürcistan üzerinden de bir oyunlar çeviriyor.

Afganistan’da, Suriye’de yetiştirdiği terörist ordusunu ülkemize sokuyor.

Doğu Akdeniz’de Mavi vatan karşıtı koalisyonlar kuruyor.

Tüm bunları gözümüzün içine baka baka yapıyor.

1 Mart Tezkeresi’nin öcünü alalı çok oldu.

Ajanları eliyle TSK’daki anti-emperyalist, Kemalist damarı yok etti, devletin DNA’sını bozdu, 200 yıllık İngiliz taktiği ile din tacirlerini adeta mayın gibi altımıza döşedi.

Ekonomimiz desen hepten batık.

Hep ondan zaten, sonunda geldik yine ABD’ye yanladık.

Yanladık ama iş bu sefer ciddi.

Olay sadece tek bir yerde dönmüyor.

Rusya – Ukrayna savaşında büyük tezgah var.

Tahıl anlaşmasını provoke ederek bozan ABD, şimdi Romanya ve Bulgaristan üzerinden Ukrayna tahılını getirip Türk boğazlarından geçirmeye, yani Montrö’yü delmeye çalışıyor.

Emekli Büyükelçi Süha Umar’ın Muhalif sitesindeki köşesinde yazdığı gibi; “Tahıl naklinde kullanılabileceği düşünülen bu koridor, Karadeniz’deki Rus varlığının yok sayılması gibi ancak ya çok bilgisizlerin veya bir büyük savaş çıkarmaya çalışanların aklına gelebilecek bir düşüncedir. Kanımca hem uygulanması çok zor hem de Batı ile Rusya arasında büyük bir çatışmaya giden yolun ilk adımlarından birisidir.”

Yani ABD, elin taşıyla çayın kuşunu vurmak için her zamanki planlarını yapıyor.

Bu kez hedefte biz varız.

Gerçi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Kiev ve Moskova yolcusu ama sonuç alınır mı? hiç beklentim yok.

Büyükelçi Umar devam ediyor:

“Montrö Sözleşmesi, Türkiye’nin istemediği bir savaşa girmesini önleyen çok etkili bir araçtır. Batı’nın (ABD’nin), Tahıl Anlaşması veya benzeri başka düzenlemeleri bahane ederek, Montrö Sözleşmesi’ni etkisiz kılma çabaları Türkiye’yi, hiç beklemediği bir anda, en azından Karadeniz’de Rusya ile karşı karşıya getirebilir.”

Peki, Montrö uyarısı yapan Amiralleri 2 yıl önce hapse atmaya kalkan iktidar, bu son durumda ne yapıyor diye merak ediyorsanız, bir kaç örnek verebilirim (Cem Gürdeniz Amiral’e teşekkürlerimle):

1-ABD-PKK-YPG Güneydoğumuzda; ABD-Yunanistan kuzey batı sınırımızda Türkiye’yi hedef alan ağır silahlı tatbikat yapıyor. Biz ABD’nin 6. Filo Amiral gemisini Sarayburnu’nda ağırlıyoruz. Normalde Dolmabahçe’de demirleyen gemi, 1920’lerdeki işgal günlerini anımsatırcasına Sarayburnu’nda duruyor!

2-24 Ağustos’ta Pençe Kilit Harekatı’nda şehit haberi geliyor; aynı saatlerde Akdeniz’de ABD’nin en yeni uçak gemisi Gerald Ford’un yanında tatbikat yapan TCG Anadolu ve savaş gemilerimizin, Güney Görev Komutanı Tuğamiral Yusuf Akyüz’ün Gerald Ford gemi defterini imzalarken fotolarını görüyoruz. O da yetmiyor Bayraktar SİHA’larını yapan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar da ertesi gün USS Gerald Ford’da ağırlanıyor. Bayraktar, savaşta Ukrayna’nın sıkı bir dostu olarak da biliniyor.

3- KKTC’de basit bir köy yolu meselesi yüzünden İngiliz kumpasları yapılıyor, BM Barış Gücü askerleri ile işçiler bir birine giriyor. Sırplar Kosova’da BM Barış gücünü linç ederken (bir askerin ayağı koptu) yapılmayan kınama bu kez BM’den yapılıyor. Rusya biraz yumuşatsa da kınamayı veto etmiyor (Kıbrıs’taki gazeteciler de bunu hemen Rus düşmanlığına çeviriyor. Sanki Türkiye ABD ile kolkola girmemiş gibi), bu sıralarda ABD Donanması’nın USS Ramage Muhribi Rum tarafında Limasol’a resmi ziyarette bulunuyor. Türk düşmanı ABD’li Senatör Bob Menendez de apar topar Rum kesimine giderek Türk askerlerine işgalci diyor ve Rumlardan “Havari Barnabas” madalyası ile ödüllendiriliyor.

4-ABD PKK ile Suriye tarafında tatbikat yaparken, 22 Ağustos’ta İncirlik Üssü’nde ABD, Türkiye ve Gürcistan “Çevik Ruh” (Agile Spirit) isimli bir tatbikat yapıyor. ABD Ordusu’ndan yapılan resmi açıklamada aynen şöyle deniyor: “Çevik Ruh 22 Ağustos 2023, ABD ve Türk kuvvetlerinin potansiyel düşmanları caydırmak ve ortak ulusal savunma hedeflerine ulaşmak için nasıl verimli ve etkili bir şekilde karşılık verebileceğini gösterdi. İncirlik’in bir güç yansıtma platformu olarak ileriye dönük duruşu, stratejik caydırıcılığı, çevik muharebe istihdamını ve NATO’nun güney kanadını savunmak için kalıcı ortaklıkları artırıyor.(..) Gürcistan Ordusu Ulusal Muhafızları ile ABD’nin kalıcı Devlet Ortaklık Programını uygularken, Karadeniz bölgesindeki savunma çabalarını ve saldırganlığı caydırmayı hedefliyoruz.” Hedef, Karadeniz’deki (Rus) saldırganlığı caydırmak!

Türkiye, içerde artan silahlanma, (ajan ve terörist dolu) yabancı suç örgütleri ve göç işgali, sınırlarında ABD himayesinde bir vekil düşman kuşatması altında iken bu muhabbet hiç çekilmiyor.

Bu maalesef iç karartan yazıyı Mavi Vatan’ın doktrin ve isim babası Cem Gürdeniz Amiralimizin uyarısıyla sonlandıralım:

“Denge politikası mütekabiliyet içinde yürütülür. Eğer sürekli taviz veriyor ve kaybediyorsanız bunun adı denge değil teslimiyet olur.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 Yorum

  1. Erdogan ve AKP Iktidari ona verilen gorevi yerine getiriyorda, ya TSKdaki o generaller ne yapiyor? Turk Milleti 100 yil sonra tekrar geriye 1921 donmek zorunda kalacak maglesef. Bu sefer ne kadar hain, yobaz, tarikat Turk dusmani varsa tumunun koku kazinmali. Unutmayin Ingilizlerin, Emperialistlerin yapmak istedikleri neydi? Turkleri geldikleri yerlere, yani asya bozkirlarina, geri gondermekti. Unuttuklarini zanetmeyin.

  2. zaten bu bahsedilen güçlerce başa getirilen iktidarın görevi ülkeyi yıkmak, parçalamak. bu gerçek tam olarak ortadayken bu yazıların yazılması bana göre anlamsız.

    • 27 Ağustos 2023, 12:43

      Hayır hiç de anlamsız değil. Tam tersine böyle aydınlatıcı yazıların daha çok olması gerekiyor, çünkü işin ciddiyetini anlamayan çok insanımız var.

  3. 26 Ağustos 2023, 10:48

    Denge deyince 2. Abdülhamit’i anmamak olmaz. 1897 Osmanlı-Yunan savaşını sahada Osmanlı kapanmıştır. Savaş sonrasında oturulan masadan kalkıldığında Osmanlı toprak yitirmiştir. Sözün özü : Bu iktidarın denge politikası demek iktidarda kalmak uğruna her türlü ödünün verilebileceği demektir.

  4. Geldikleri gibi giderler

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!