Hüseyin Vodinalı yazdı…
Yürekleri anavatan ve mavi vatan için atıyordu.
ABD’nin gerileyen bir güç olduğunu saptadılar.
Türkiye’nin emperyalist boyunduruktan çıkmasını savundular.
779 bin 452 kilometre karelik ana vatana ek olarak, 462 bin kilometre karelik Mavi Vatan’ın sahiplenilmesi için uğraştılar.
Öyle ya, FETÖ/NATO kumpasları ve sonradan gelen başarısız FETÖ/NATO darbesi başarısız olmuştu.
Durduk yerde başarısız da olmamıştı.
Siyasi iktidarın 14 yıllık (geçmiş iktidarların da 50 yıllık) desteğiyle palazlanan FETÖ, 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminde sokağa dökülen halkımız ve Atatürkçü askerlerimiz tarafından yenilgiye uğratıldı.
Hapisten çıktılar, bu kez hapise FETÖ girmeye başladı.
Amiraller mutluydu.
20 Yorum
- Yorumların Sıralanışı
- Yeniden Eskiye
- Eskiden Yeniye
Çok önemli bilgiler!
Ne Çin Halk Cumhuriyeti, ne de İran İslam Cumhuriyeti ABD ve NATO’nun düşmanı değiller, asla savaşmazlar. ABD ile NATO, Rusya’yı düşman görüyorlar, çok yakında da sıcak savaşa girecekler.
Yazıyı okurken Kızılok’un Hesap Vakti isimli eserini dinliyordum.
Amerika’da yapılan 2016’daki Rothschild-Erdoğan görüşmesi geldi aklıma… Çok kötü poliyannacılık oynadık çook Sayın Vodinalı! Mavi Vatan’a iki sürüş yaptılar iki direksiyon kırıp kırıttılar diye… Bir gün gerçekten işin en sonunda dışarda mutlak kazanacağız da içerde kaybeder miyiz?…
Harika bir yazi, tesekkurler. Bu bildiri olayinin en buyuk sonuclarindan biride maskelerin dusmesi olmustur. Bizi asil saskina ceviren Atatukcu, milliyetci gecinenlerin, vatanseverlere attiklari kazik olmustur. Iktidarin ne oldugu zaten belli, ancak bizi icimizden vuranlar en buyuk ihaneti yapmislardir. Perincek bunlarin basinda gelmektedir. Bildiriye karsi oldugunu aciklamasini birakin, vatansever olduklari kusku goturmeyen amirallere agza alinmayacak hakaretler etmistir, amerikanci, ve hatta fetocu, pkk’ci demistir. Agzindan o laflar ciktigi anda bu millet kimin amerikanci, kimin fetocu ve pkk’ci oldugunu cok iyi anlamistir. Yigeni ve VP ileri gelenlerinden Yunus Soner dahi amirallerin gozaltina alinmasinin amerikanin bir hamlesi oldugunu soyledikten sonra, istedigi kadar yalakalik yapsin, aksini soylesin, kendisini bitirmistir. Siyasi olarak intihar etmistir. Bu ihanetinden sonra bu ruzgar gulunun yuzune kim bakacak, kim bunu dinleyecek hayret ederim.
Sizin gibi sıkı bir avrasyacinin atlantik dolmusuna binmesine cok sasirdim…Birincisi montro den cikilacagini atlantik otesi feto kanallari uzerinden uydurup yaydi..Devlet birkac kez cikilmayacagini, boyle bir seyin olmadigini, sadece soru soran gazetecinin sorusuna cevaben aynen anlasmada yazdigi gibi teknik olarak cikmanin mumkun oldugu soylendi…Bu feto kaynakli uydurmasyon uzerine acilen bu bildiri planlandi..Destekleyenlere bakilinca bu kabak gibi meydana cikiyor zaten…Suspus olanlara bakinca da kabak gibi anlasiliyor plan..Montro zaten yerindeydi, yine yerinde…Aksener ile mansur yavasin abd lehine uygur cikislari da kendilerinin ne kadar atlantikci oldugunu gostermiyor mu? Ama bakiyorsunuz bu taraftan montro onurumuzdur falan filan laflari…E bunlar hepsi ortak degil miydi? Biden bunlara destek sozu vermemis miydi? Kim kimi kandiriyor Allah askina? Montroyu ilk kaldiracak ekip asil bunlardir…Eger iddia edildigi gibi abd nin isine yariyorsa gercekten montroden cikmamiz…Klasik algilara yenik dusmus yazar olmaniz bizleri ancak hayal kirikligina ugratir..
Harika bir yazı olmuş , çok teşekkürler.
O halde oyları Demirtaş a verip-sayın Yavaş ile Çin büyükelçiliği önünde kayıp/kaçak kazısı yaparak Jeffrey ve Biden gilleri mutlu edip reenkarnasyon mu olalım diyorsun.
Bu bildiriye imza atan bazi amiraler benim midemi bulandirdi suriyenin guneyindeki ayrilikci pkk grouplarini yada avrupa birligi denen olmus bir birlige girmek icin kibrisi vermek isteyen amiraler den iyi birsey gelmez Cem amiral Turkiyede encok guvenilen bir isim ancak onunda bu iki isimle bir araya gelmesi beni biraz dusundurdu. Bence birda Biden dugmeye basti Erdogani dusurmek icin bahceli ile arasina bir sogukluk sokmak icin hazirlanmis bir plan. SOnrada bir yolunu bulup feto culari iktidara getirecek bunu da feto dan encok nefret edenlere yaptirmasi
iyide burdaki celiski, amirallar bu amarikan tuzagina niye dusdu, bugunumu buldular tamda amarikanin isdedigide buydu
Katılıyorum.
Kibris acilimi sirasinda basbakan kimdi? 2004-2010’dan bahsediyorsun. O zaman feto neredeydi peki? Bavul, sizinti, ergenekon, casusluk, ozel degil genel, kasetler, zekeriya, mercedes, turkce olimpiyatlari, gokten ne yagdi, balyoz, Hirant, Necip ve digerleri, hatirliyor musun? Hatirlamiyorsan, yazmadan once arat.
Buradaki temel çelişki, At izinin İt izine karışması ve zihinlerimize ve düşüncelerimize format atılması, söz konusu bildiri içeriği ile bazı haklı konulara değinmiş olsa da uslubu ve zamanlaması sıkıntılı ama en büyük sorun Türk kurmay subay sorumluluğu ve bilincine karşı olması, bildiri hazırlayıp gece ortası yayınlama hassasiyetine sahip olan bu emekli Amirallerimiz daha düne kadar ellerinde tuttukları donanma ile Yunanistan’ın işgal ettikleri adaları neden göremediler? ilkini gözden kaçırdılar desek bile geri kalanında ne yaptılar? hepsini geçelim, Amerikan gemisi boğazdan geçerken bize posta koydu? ne dediler? Cumhuriyet tarihimizde ilk defa bu kadar güçlü bir donanma için gereken tüm yatırım ve donanıma sahip olurken bir hassasiyet göremiyoruz? ikincisi göreve alınan deniz karakol uçaklarımız içinde tek kelime hassasiyet yok ! ama tüm bunları mümkün kılan bu iktidara ihvan cı – islam cı diye kategorize ederek yazılarındaki sınıflandırmaları takip ettik, diğer birinin, cia nın yan kuruluşundaki görevi gereği ülkemiz ve bölgemiz hakkındaki yazıları ortada, buradaki asıl sıkıntı, sağcı dindar ve gerici bir iktidar ve gerici olan bir iktidarın yaptıkları, aydın ve bilinçli diye baş tacı ettiklerimiz, bu iktidarı amerikanın uşağı olacak projelere yol vermekle suçlarken göremedikleri, Cumhuriyet tarihindeki yapılan tüm darbelerin hep batı tarafından sağcı iktidarlara yapılması ve sözde sol – ilerici kesimin durduğu nokta aktüel olarak Orta Asya yı Anadolu ya bağladığımız bu günlerde ,bizi tehdit etmek için hasım ilan eden ve Caatsa yı devreye alan Batı nın mızrak ucu Usrail , bu ülkede kime karşı? kimi yıkmak istiyor ve kim nerede duruyor? kimlerle beraber? asıl sıkıntı burada , yanlış anlaşılmasın bu iktidar Millet ten teveccüh görmediği andan itibaren zaten seçilemeyecek ve diğerleri işbaşına gelecek, ama bunu, bu saatten sonra ne Michael Roubini ve-ya Rand corporation ve-ya CFR yada Soros ve dostları dikte edemeyecek, Ruh uyandı ve Vucut lar buluyor
Montrö ve Kanal Istanbul,her ne kadar evrilip cevrilsede bunlarin birbiri ile baglantili oldugu su götürmez bir gercektir.Trump’in Erdogan’a yazmis oldugu hakaret dolu mektup Erdogan’in sahsinda Türk milletine yapilmis bir hakaretti.Erdogan’a ABD ziyaretini ertelemesi icin uyarila yapildi özellikle muhalif kanat ve de emekli subaylar bu ziyareti ertelemesini söylediler ancak Erdogan mektubu cebine koyup gitti.GITMESI GEREKIYORDU!Cünkü mektupta ailesinin ve kendisinin MAL VARLIGIna isaret edilmisti.Bu mektubu biz yine Amerikan medyasindan ögrendik yoksa haberimiz olmayacakti cünkü saklanmisti kamuoyundan.Amerikadan döner dönmez Erdogan’inyaptigi ilk aciklama Kanal Istanbul yapilacak aciklamasiydi.Sanki Amerikada bunu görüsmüstüler.Montrö ile ilgili Erdogan’in bir süre önce sorulan bir soruya verdigi yanit:Montrö’nün bize getirisi ne olmustur sözleriydi.Yani Türkiye elindeki imkanlari kullanip Montrö’den anlasmanin bize verdigi imkanlarla daha cok gelir elde etmeyi degilde Bogazlara muadil kanallar yapmaya kalkismasi gercekten NEDEN sorusunu sorduruyor.Ister istemez aklimiza Montrö geliyor.Ayrica 19 yil boyunca AKPve sonrada AKP-MHPiktidarindan.ne Lozan’la ne de Montrö ile ilgili kamuoyuna güven verici hicbir aciklama yapilmadi.Üstüne üstlük birde Yunanistan ziyaretinde sanki Yunani sevindirmek ister gibi;”Lozan güncellenmeli”diyerek bizlerin güvensizligini bir kat daha arttirmistir.Istanbul Sözlesmesinin meclise ragmen Erdogan tarafindan kimseye sormadan iptal edilmesiyle baslayan soru isaretlerinden biride ;Yani Erdogan isterse Montrö’yü ve Lozan’i da feshedebilirmi sorularina,meclis Baskaninin acik acik “evet böyle bir yetkisi var”yaniti tam anlamiyla ülkede dalgalanmistir.Ne demek yani?Amirallerin ve onlardan önce Emekli BüyükElcilerin bu anlamda yazdiklari mesajlar tam da Erdogan’in arayipta bulamadigi bir döneme denk geldi.Artik bunu kullanabilir ve koltugunu saglamlastirmak icin gerekeni yapabilirdi.Ve olanlari görüyoruz.Milletin ve bu vatana yillarca hizmet vermis olanlarin korkularini dile getirmeleri Erdogan-Bahceli ikilisi icin bir darbe senaryosu olarak lanse edilmistir.Bu sekilde acaba oylarini arttirabilirmi ben sanmiyorum, belirli bir azinlik disinda hayvan artik terlidir.yani millet artik yutmuyor bunlari.Zaten Amirallere verilen destekte bunu gösteriyor.Iktidar koalisyonu ve yandas koro ekibinin disinda Amirallere destek cogaliyor cogalmalidir da.Erdogan ve Bahceli ve yandas koronun CHP’ye saldirmalarini millet artik yemiyor.
Sayın Vodinalı 27 Mart’ta yazdığınız Türkiye nereye konulu yazinizla tamamen ters bir yazı yazmışsınız. Hangisine inanacağız?
Sayın Vodinalı,
yazılarınızı AYDINLIK ta okumaya başladım.
Tam, okuyacak yazar kalmadı derken, size rastladım. Hep yazılarınız da KAYNAKÇA da sunuyorsunuz.
Bir ara Aydınlık ta yazınız çıkmayınca çok üzüldüm ama Veryansın TV, benim bu ihtiyacımı karşıladı.
Yazılarınız çok bilgi dolu, düşündürücü ve her şey den önce de VATAN için yazıyorsunuz. Bunu hissediyorum.
Artık ne AYDINLIK okuyor ne de ULUSAL KANAL izliyorum. İyice çarpıldılar ve kıvırıyorlar. Ben onları takip eden
TGB gençlerine üzülüyorum.
İyi ki varsınız. Aman dikkat LÜTFEN SİZDE ÇARPILMAYIN
Ülkenin sizin gibi aydınlara çok ihtiyacı var. Ne ABD ne RUSYA ne ÇİN ne Avrupa, hep ÜLKE ve masum bütün halklar.
Saygılarımla,
İyi akşamlar.
Emekli büyükelçilerin Montreux açıklamaları günlük haber olarak bir iki gün konuşuldu ve bitti. Ancak uzman kişiler yorumlamaya devam ederken, emekli Amiral’lerin duyurusu basında paylaşıldı. Her ikiside teknik açıdan eşdeğer durumdadır.
Sayın Vodina’lının makalesi açılarından bakılınca, hem emekli Büyükelçi’lerin hem de emekli Amiral’lerin gelişmeleri bile bile sezsiz kalmaları affedilemiyecek bir hata olurdu.
Tarih böyle bir sorumsuzluğu kaldırmaz.
Her iki duyuru ile kamuoyuna karşı en az sayılabilecek görevlerini yapmışlardır.
Yorumlar daki hain vb hodbinlikler kişinin kendi algı ve tarafkirliği ile ilgili boş laflardır.
Bürokrasinin tepesinden emekli uzman kimselerin bildiri ya da duyurunun, sivil ya da asker kökenli olmalarının en ufak bir üstünlüğü de yoktur. Görev başında bulunanlara etkileri bakımından ciddi farklığı da yoktur.
Fark yalnız ve yalnız algılarımız da.
Haberin hamurunu yoğuranlar bile algılarına yenik düşüp yelpazede ki (siyasi ya da başka vs) durumuna göre manşet oluşturur.
Yaygarayı basan yürütme şürekası oldu.
Talimatla olduğu aşikar resmi kurum ve kuruluş açıklamaları, hiç olmaması gerekiyordu. Nedeni, ülkenin içinde bulunduğu ağır ekonomik sorunların perdelenmesi, olası Enverpaşa tipi politik tercih manevralarına çellme takılmasıdır. Bu yüzden çok kızgınlar.
Kılıçdaroğlu’nun ayrıntılı bir değerlendirmeye girmemesinin, algılara göre konuşmsmasını doğru buluyorum. Üç gün sonraki grup toplantısında yürütmenin başı CHP ve genel başkanına oldukça kızgın ve öfkeli suçlamalar yöneltmesi gündemi darbede mıhlama ve mağduru oynamaya devam edeceklerinin göstergesidir. Ülke çapında, sosyal medya da Amiral’lere yoğun bir saldırı kampanyası yapılması ise hayali bir düşman yaratma, ülkemizi kuşatan savaş tamtamlarının gözden kaçırılması, Enverpaşa tipi kararların alınmasına zemin hazırlanıp tahkim etmeye kararlı oldukları görülüyor.
Diğer muhalefet partilerini ve Doğu beyi bir yana bırakarak, Perinçekcilerin düştüğü hazin durum çok ilginç ve öğretici, yazık oldu Vatan Partisine.
Kanal İstanbul, Karadeniz’ de ABD askeri varlığına sınırlama getirir sadece, ama bu sorunu ABD bir şekilde aşar. Bir tarafta ABD, diğer tarafta ki kraliçenin elinde ne var! Çin, Rusya ve Türkiye sanırım. ABD kazanır beyler…
“Ruh uyandı vücut buluyor” şairene bir durum tesbiti. Tebrikler sayın Mustafa D. O yüzden toptancı yaklaşjm ve değerlendirmelerden uzak, olayları serin kanlı görmeğe çalışmak gerek. Mihengi taşımız AB-D vesayetinden kurtulma mücadelesinde kimlerle yan yanayız değerlendirmesini, varolan ve yeni kurulan her cephede yapmak, yapabilmek. Yakın tarihimizden bir örnek: Eğer Atatürk eskiden kimin nerede durduğuna baksaydı bir başımayım der, istiklal/ bağımsızlık savaşına hiç girişmezdi. Hedefi, yani kutup yıldızı, maliyede, siyasette, güvenlikte, genel ekonominin bütün alanlarjnda, kültürde, adalette, tam bağımsızlıktı. Dahiyane özetlemişti kurtuluş hedefini ‘ya istiklal ya ölüm’. Bu hedefin her gün değişen cephelerinde yanında olabilecekleri ve olanları kucaklayarak emperyalizme karşı ilk milli kurtuluş devrimini milletimizle, hiç ama hiç büyüklenmeden milletinin bir ferdi olarak başardı.
Uyanışımız millidir. Yani AB-D emperyalizminden bağımsızlık hedefiyle özdeştir. Şimdi bu uyanışta herkesin miladı başka olabilecektir. AKP bir kesim der ki 17-25 Aralık 2013. Kimisi için Temmuz 2014 PKK’nın hendeklere gömülmesidir. Çok büyük kesimler için 15 Temmuz 2016 darbe kalkışması (iç savaş çıkartma hedefli), Israil/ABD planı kukla kürt devletinin (2. İsrail) kurulmasının önlenmesi için başarıyla yürüttüğümüz askeri harekatlardır, kimisi için. Azerbeycan’ın vatan topraklarını kurtarması, kimisi mavi vatanın milli bir yemine dönüşmesinde bulur miladı. Ama hepsi AB-D vdsayetinden bağımsızlık hedefimize ayarlı dönüm noktalarıdır. Yeni dönüm noktaları yaşayacağız. Yeni çözülmeler, yeni uyanış ve katılımlar göreceğiz. Kimseyi dışlamadan, beraber yürüyüşümüze katılabilecek her kesimi kucaklayarak kurtuluş ve bağımsızlık hedefimize yürüyeceğiz. İnişler çıkışlar, ihanetler göreceğiz. Umudum bu büyük yürüyüşü kesintisiz yönetebilecek liderliğin milletimizin millet vicdanında tartışmasız yerini alması. Uyanan milli ruh vücudunu bulacaktır. Yaşasın tam bağjmsız Türkiye Cumhuriyeti. Ne mutlu Türküm diyene.
amerıkanın oyununu sıyasetle ılgılenen sade vatandas olarak bız bıle anladık. muhakkak kı tc nın ılk partısı olan chp 8sımdıkı adı ıle ychp mensupları da anlamıstır. ama anlammazlıktan kasıtları nedır. bu hıc konusulmuyor. hele bır gıtsın de ulke bolunsun. montro olmasın fark etmez dusuncesı nereden kaynaklanıyor. bu ulkenın kurucu partısının bu lkayt davranısının ardındakı neden nedır. vatansever basın nıcın bunun uzerınde durmaz. bu ulkenın bu badıreden cıkmasını saglaycak olan bıldıgımız chp dır. kalan tek sıyasal kurumdur. ustune dısardan ıcerıden bır cok oynanırken nıye sesız kalınıyor.