Hüseyin Vodinalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. NATO aslında nedir?

NATO aslında nedir?

featured

Hüseyin Vodinalı yazdı

Ülkecek cinnetin eşiğindeyiz.

Toplumcak çıldırmanın çok yakınındayız.

Ekonomik durum facia.

Devletin kasası boş.

Pandemi yönetimi lebalep.

İçki yasağıyla şeriat soslu.

Ama kapatılan halka destek sıfır.

İnsanların ruh hali son derece kötü.

İşsizlik, çaresizlik ve hatta açlık sınırındalar.

İki kuruş ucuza ekmek alınmasına bile izin yok.

Siyasi İslam ile gelinen nokta tam bir iflas noktası.

Peki bunun NATO ile alakası ne?

Hep bizi eleştirir bazıları; ‘her şeyi de dış güçlere bağlıyorsunuz, sanki içeridekiler sütten çıkmış ak kaşık!’.

Gerçekten…

Dış güçler bu işin neresinde?

Üst akıl kim?

Bunun için biraz geçmişe gitmeliyiz.

Hafızamız çok kısa bizim çünkü.

Çok uzak geçmişe gerek yok.

1977’ye, 44 yıl önceye dönsek her şey ortaya çıkar.

1 Mayıs Taksim katliamı.

Türkiye’nin efsane siyasetçilerinden eski CHP Milletvekili Kemal Anadol’un yazdığı, “Son Durak” isimli belgesel roman 1970’lerden 12 Eylül NATO Darbesi’ne uzanan süreci çok güzel anlatıyor.

Taksim mitingi ile başlayan romanda, Türk solunun ezilişi ve bugünkü tablonun arka planı gözler önüne seriliyor.

Kitaptan alıntılıyorum:

“Dışarıdan bakınca Türkiye’de sol ve komünist hareket son derece güçlü görünüyordu. ABD, hegemonyası altındaki ülkelerde bu gibi gelişmelere izin vermezdi. Guatemala’da Arbenz, İran’da Musaddık, Endonezya’da Sukarno CIA tarafından devrilmişlerdi. En son örnek de Yunanistan’da darbe yapan albaylar cuntasıydı. ABD tehlikeyi görünce düşük yoğunluklu savaş başlatıyordu. Cinayet, bombalama, suikast ve her türlü provokasyon, CIA için Demirel’in söylemiyle “Vakayı adiye”idi!”

DİSK’li bir sendikacı ile solcu bir avukat hanımın aşklarının konu edildiği romandaki anlatının zemini o dönemin NATO’cu komuta kademesine bağlı çalışan kontrgerillayı deşifre ediyor.    

Süper NATO’nun hem içerideki, hem Amerikalı faşist unsurlarıyla tezgahladığı Taksim katliamıyla başlayan süreç, 1980’e kadar, Bahçelievler, Kahramanmaraş, Beyazıt Meydanı katliamları, Savcı Doğan Öz, Sendikacı Kemal Türkler, Gazeteci Abdi İpekçi, Profesör Orhan Cavit Tütengil cinayetleri ile devam etti.

Ecevit’in dahi iktidara geldiğinde hesap soramadığı Kontrgerilla tarafından Bulgaristan’dan sokulan silahların hem solcu, hem sağcı militanlara dağıtılması ve kardeşin kardeşi kırması ile Faşist Evren Cuntası’na gelindi.

Kitap çok güzel.

Özellikle bugünün gençleri kesinlikle okumalı.

Günümüze dair ders çıkarılacak o kadar çok şey var ki.

Mesela hem sağda, hem solda NATO’cu unsurların kilitlediği siyaset, bugün de aynen geçerli.

O zamanın CHP’si de esasen NATO’cu düzenin içinde yer alıyordu.

40’larına henüz gelmekte olan Kemal Anadol, o dönem yaşıtı Uğur Mumcu ile bunları eleştiriyordu.

Aynı odaklar 1993 yılında Uğur Mumcu’yu da katletti.

Kitapta çok önemli bir anekdot var.

1979’da sıkıyönetim komutanlığı, Behice Boran ve bine yakın TİP üyesini tutuklar.

Tutuklular, önce İnönü Stadyumu’na oradan Davutpaşa kışlasına götürülürler.

Şili’deki uygulamaları hatırlatan bu tutum, Avrupa’da tepkilere yol açar.

Ecevit de Avrupa Konseyi toplantısına katılacaktır ve dönemin İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Necdet Üruğ’dan politikacı ve sendikacıların bırakılmasını ister.

Ama Üruğ o kadar “yetkilidir” ki, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nı bile takmaz.

Daha sonra Brüksel’deki NATO Toplantısı’nda, Türkiye askeri temsilcisi Orgeneral Süreyya Yüksel olayı NATO Başkomutanı Alexander Haig’e anlattığında, Haig “Bravo! Komutan dediğin işte böyle olur” yanıtını alır.

Türkiye’nin NATO’ya girdikten sonra nasıl sömürgeleştiğini en net anlatan olay budur.

NATO’cu “Bizim Oğlanlar” ülkeyi kan gölüne çeviren bir filmin senaristliğini değilse de yönetmenliğini yaparlar.

Sol ezilir, merkez sağın içinden muhafazakar sağ, yani bildiğiniz tarikatlar sahneye çıkar Özal ile birlikte.

12 Eylül darbesi Amerika için bir gerekliliktir.

Ortadoğu’daki piyon İran, 1979’daki Humeyni ihtilaliyle kaybedilince, sıklet merkezi Türkiye olur.

Tam kontrol lazımdır Türkiye üzerinde.

AFGANİSTAN: EROİN, TERÖR VE NATO  

Tüm Asya’da Amerikancı dinci hareketleri destekleyen “Yeşil Kuşak” projesi Afganistan kökenlidir aslında.

Sovyetler Birliği’ne ve genel olarak tüm sol hareketlere karşı dinci akımlar, tarikat ve örgütler desteklenir.

CIA için bunların finans kaynağı ise uyuşturucudur.

Afganistan’daki mücahitler, uyuşturucu paralarıyla silahlandırıldı ve Sovyetler’e karşı savaştırıldı.

11 Eylül 2001 terör kumpası sonrası ABD’nin ilk gözünü diktiği yer yine Afganistan oldu.

ABD, CIA maşası Usame bin Ladin bahanesiyle Afganistan’ı ilk işgal ettiğinde, Taliban’ın sert afyon karşıtı politikası hasadı neredeyse sıfıra indirmişti.

ABD işgalinden hemen önce Ekim 2001’de, BM verilerine göre Taliban, Afganistan’daki afyon üretimini 2000’de 3300 tondan 2001’de 185 tona düşürmüştü.

2001 işgalinin hemen ardından, afyon pazarları restore edildi.

Afyon fiyatları hızla yükseldi.

 /></p>
<p>2002’nin başlarında Afganistan’daki yerel afyon fiyatı (dolar/kg cinsinden) 2000’dekinden 10 kat daha yüksekti.</p>
<p>Afganistan’ın NATO tarafından işgalinden, sadece 6 sene sonra, The Guardian gazetesine göre, 2007’de Afganistan’da Kolombiya, Bolivya ve Peru’nun toplamından daha fazla alanda uyuşturucu yetiştiriliyordu.</p>
<p>ABD kuklası Karzai yönetimindeki Afganistan’da, afyon hasadı tüm zamanların rekor seviyesindeydi.</p>
<p>O zamanlar en büyük Afgan afyon ağalarından biri Karzai’nin kardeşiydi.</p>
<p>2009’da New York Times şunu yazdı:</p>
<p>“Afganistan cumhurbaşkanının kardeşi ve ülkenin hızla büyüyen yasadışı afyon ticaretinde şüpheli bir oyuncu olan Ahmed Veli Karzai, son sekiz yıldır CIA’den düzenli para alıyor.”</p>
<p>Ahmed Karzai, 2011’de Helmand’daki evinde korumalarından biri tarafından mafya tarzında vurularak öldürüldü.</p>
<p>Helmand, Afganistan’daki en büyük afyon eyaletidir.</p>
<p>Helmand bir ülke olsaydı, dünyadaki en büyük afyon üreticisi olurdu.</p>
<p>CIA’nın Karzai’ye en az sekiz yıl boyunca para ödemesi bir ortaklığın göstergesiydi.</p>
<p>Washington ve CIA, büyük Afgan afyon ticaretini resmi olarak reddederken, Vietnam Savaşı’ndan bu yana CIA’nın geçmişi aksini gösteriyor.</p>
<p>Araştırmacı – Yazar Alfred W. McCoy’un Vietnam Savaşı döneminde çığır açan kitabı “The Politics of Heroin in Southeast Asia”da belgelediği gibi, CIA yerel savaş ağalarıyla birlikte Laos’ta afyon ticaretiyle uğraşıyordu.</p>
<p>CIA, “Air America” denen uyuşturucu hava yolu ile Güney Asya’daki “Altın Üçgen”den dağıtım yapıyordu.</p>
<p>1980’lerde Afganistan’daki Sovyet Kızıl Ordusu’na karşı ABD’nin finanse ettiği Mücahit savaşı sırasında, CIA’nin Usame bin Ladin’i ve binlerce Arabı ‘işe aldığı’ biliniyor.</p>
<p>Zamanında İstanbul’a da gelen ve bazı ünlü pozları gazetelerde yayınlanan Gülbeddin Hikmetyar gibi Afgan savaş ağaları, CIA ve Pakistan istihbaratı ISI ile birlikte büyük uyuşturucu ticareti yapıyordu.</p>
<p>Türkiye’de de Susurluk kazasıyla ortaya çıkan derin devlet (SüperNATO) ilişkilerinin de göbeğinde uyuşturucu ticareti vardı.</p>
<p>CIA’in PKK terörünü de ortaklaşa uyuşturucu ticareti ile finanse ettiği bilinmeyen bir şey değil.</p>
<p>ABD Başkanı Joe Biden’ın Afganistan’dan çekilme kararı sizi yanıltmasın.</p>
<p>Amerika dünyanın uyuşturucu kaynağını kolay kolay bırakmaz.   </p>
<p>ABD’nin çekeceği asker sayısı 2500.</p>
<p>Afganistan’da kalacak olan, CIA’ya bağlı paralı askerlerin sayısı ise 18 bin.</p>
<p>DynCorp gibi CIA’ya çalışan  özel paralı asker orduları, bugün dünyanın en büyük afyon ve eroin kaynağında yer alıyor.</p>
<p>Buradan çıkan uyuşturucular tüm dünyada gençleri zehirliyor ve karşılığında dinci ve bölücü terör örgütlerine finans kaynağı olarak gidiyor.</p>
<p>Türkiye’nin de son 20 yılda transit ülke olmaktan Pazar ülkeye dönüşmesi tesadüf mü?</p>
<p>“Pudra şekeri”ni lüks otolarında çekenlerin abileri, emin olun bu trafiğin içinde yer alıyorlar.</p>
<p>İçki yasak ama uyuşturucu her yerde.</p>
<p>2018’de Alfred McCoy, ABD’nin Afganistan’daki rolüne ilişkin bir makale yazdı:</p>
<p>“Dünyanın tek süper gücü 16 yıldır savaşıyor. Çatışmanın zirvesinde 100 binden fazla asker konuşlandırdı, yaklaşık 2.300 askerin hayatını feda etti, askeri operasyonlarına 1 trilyon dolardan fazla para harcadı ve rekor bir 100 milyar doları daha fazla savurdu. “Ulus inşası” için 350.000 Afgan askerinden oluşan bir ordunun finansmanı ve eğitilmesine yardım ediyor. Ve hala dünyanın en yoksul halklarından birini pasifize edemiyor musunuz?</p>
<p>Sorunun cevabı şu: ABD’nin Afganistan’daki varlığı ulus inşası ya da demokrasi ile ilgili değildir.</p>
<p>Olay eroin hakkında:</p>
<p>“Afganistan’daki otuz yılı boyunca, Washington’un askeri operasyonları, Orta Asya’nın yasadışı afyon trafiğine hakim olmakla ilgiliydi ve bu hedefe ulaşmakta başarılı oldu. Yıllık afyon üretimi 2001’de 180 ton civarındayken işgalden sonra yılda 3.000 tonun üzerine ve 2007’de 8.000 tonun üzerine çıktı.”</p>
<p>2017’de afyon üretimi 9.000 ton olmuştu.</p>
<p>Araştırmacı Gazeteci Pepe Escobar, Batı medyasında Taliban’ın Afgan afyon ticaretini kontrol ettiği şeklindeki anlatının yalan olduğunu söylüyor:</p>
<p>“Bu bir Afgan Taliban operasyonu değil. Atlantikçi çevreler tarafından asla sorulmayan temel sorular afyon hasadını kimin satın aldığıdır; onları rafine ederek eroine dönüştürür; ihracat yollarını kontrol eder; ve sonra onları muazzam bir kâr için satar.”</p>
<p>Escobar, tüm bu organizasyon sürecinde asıl patron olarak NATO’yu işaret ediyor.</p>
<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı, Afganistan’da eroin üretimi için İtalya, Fransa ve Hollanda’dan yasadışı bir şekilde ithal edilen tonlarca kimyasalın izini sürdü ve ABD ile NATO’nun eroin ticaretini önlemek için hiçbir şey yapmadığını belirledi.</p>
<h2>NATO KÖTÜCÜLDÜR</h2>
<p>Hasılı kelam.</p>
<p>NATO nedir diye sorarsanız?</p>
<p>NATO emperyalizmdir.</p>
<p>NATO’cu emperyalist veya onun uşağıdır.</p>
<p>NATO’nun sahibi ABD, dünyadaki en büyük soykırımcıdır.</p>
<p>En az 20 milyon Kızılderili ya da yerli Amerikalı’nın kanına girerek o koca kıtayı ele geçirmiş ve Afrika’dan getirdiği siyahileri köle olarak kullanıp zenginleşmiştir.</p>
<p>O NATO’daki İngiltere tüm Asya’yı ve Afrika’yı sömürmüştür.</p>
<p>O NATO’daki İspanya, tüm Latin Amerika’nın damarlarını kesmiş, Mayaları, İnkaları ve Aztekleri katletmiştir.</p>
<p>O NATO’daki Fransa, Cezayir’de Ruanda’da, Libya’da milyonları öldürmüştür.</p>
<p>O NATO’daki Belçika Kongo’da yine yüzbinlerce siyahın kanına girmiştir.</p>
<p>O NATO’daki İtalya Habeşistan’da Libya’da kıyım yapmıştır.</p>
<p>O NATO’daki Yunanistan, Bulgaristan, Balkanlardaki atalarımızı kesmiş, köyleri yakıp çoluk çocuk demeden öldürmüştür.</p>
<p>NATO işte tüm bu kötülüklerin bir toplamıdır.</p>
<p>İtalya’da başbakan öldürmüştür, bizde bakan katletmiştir.</p>
<p>İç savaş çıkartmıştır.  </p>
<p>Hala daha Rusya ve Çin’i kuşatma sevdasına üçüncü dünya savaşı çıkartmak için uğraşmaktadır.</p>
<p>Bizi katil olmakla soykırımcı olmakla suçlayan Biden’a hak ettiği cevabı veremeyenler NATO’cudur.</p>
<p>Biden’a hak ettiği cevabı veremediği için sevinenler de NATO’cudur.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti soykırımcı değildir.</p>
<p>Osmanlı da, İttihat ve Terakki Cemiyeti de değildir.</p>
<p>Ama malesef bu ülkenin geçmişi ihanetlerle örülmüştür.</p>
<p>Hâlâ da örülmeye devam etmektedir.</p>
<p><strong>KAYNAK: </strong></p>
<p>http://www.williamengdahl.com/englishNEO23Apr2021.php</p>
<p><a href= /></a></p>
<p> </p>
</div></div>	<div class=

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

9 Yorum

  1. cok cok cok degerli bir yazi, sag olasiniz. Ne yazik ki son altmis yilimizi bu pencereden bakarak, olaylarin asil kaynagina inmiyoruz.

    Saygilarimla

  2. Selamlar, eski bir mafya geleneğidir, eğer elini kana bulamamışsan örgütün içinde tam üye statüsünde olamazsın. Kurucu üyelerinin çoğunun eli kanlı geçmişleri onları mafya üyeleri gibi dar halkada birleştiriyor, bizim gibi mazlum insanların onların arasında aynı statüde olması bana pek mümkün gözükmüyor.

  3. 29 Nisan 2021, 18:30

    Kesinlikle doğru.Deccal varsa bu ABD dir.ABD dünyanın psikopat eşkiyasıdır.İnsan olsa bu gibiler pislik deriz.Ama maalesef bu Batı’nın kültürüdür.Barışcıl olamazlar.Tek çare bunları tepelemektir.

  4. 28 Nisan 2021, 20:45

    çok güzel bir anlatım.. dünyaya yeni bir umut lazım.. abd kendi içine gömülmeden önce son hareketlerini yapıyor. içeride hır-gür olacak oralarda. eşkıyalık bitecek.. bu berbat dünyaya yeni bir umut lazım. o da yaklaşıyor. tüm bu emperyalist zulüm sona erecek.
    selamlar

  5. Yazinin en sonlarindaki cümleler her seyi anlatiyor !

    Bizim bu Natoda ne isimiz var?….

  6. ne o veryansın ,lale hn paralı yorumcun mu. yorumumu sansurluyorsun?

  7. 28 Nisan 2021, 07:45

    bazı takıntı olarak benımsedıgınız dusuncelerınızde bıraz olsun objektıf olmanız ıcın daha uygun kıtaplar okumanızı tavsıye ederım. saygılar.

  8. tarikat nato uyuşturucu mafya terör atv atv edho dizisi. teröre övgü yapıyor. ATV Dizileri TC yi dinamitliyor. tc mafyatik tarikat örgütlerinin işgali altındadır. tc diye bişey kalmamıştır. tarikat örgütleri, erdoğanı perde yapıp ülkenin heryerini işgal ettiler. nerde yağma var vurgun var karaborsa varsa tarikatın elinde. vakıf malları tarikatlarca işgal edildi. sinanpaşa medresesini, hizmet vakfı işgal etti nurcu kürtçü örgüt. kubbealtı vakfı, bir gurup tarafından tehdit altında kürtçü tarikatçı örgüt. akp pendik belediyesi menziltarikatı yönetimi altında. belediyenin hükmü yok. fatih belediyesi hükmü yok, tarikatın emri altında. imamoğlu nun hükmü yok, karmaşık birkaç tarikatın emri ve baskısı altında… TC ye yazık. vatandaşa yazık. Atatürk ün 10 misli atatürk lazım. chp gibi salak bir örgüt TC ye zarar veriyor. akp zaten bitik tarikatın emrinde.

  9. 27 Nisan 2021, 21:26

    Atatürk, bu ülkeyi düşmanların, emperyalistlerin eline tekrar düşmesin diye yapabileceği herşeyin en iyisini yapmıştır. ama maalesef, O’nun döneminde dahil Cumhuriyet emperyalistlere verilmiştir.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!