Hüseyin Vodinalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Netanyahu ve İngiltere’nin tehlikeli ‘büyük oyunu’

Netanyahu ve İngiltere’nin tehlikeli ‘büyük oyunu’

featured

İsrail çok acımasız bir devlet.

Filistinlilerin terörist devlet tanımlamasını hak ediyor.

IDF (İsrail Savunma Kuvvetleri-İsrail ordusunun adı) eski komutanlarından General Dan Haluts, bir keresinde, “Nokta hedefli suikastlar İsrail’in terörle mücadelesinde en etkili yöntemdir” demişti.

Gazze’de gazeteci olarak bulunurken, Hamas güçlerinin bir infazına şahit olmuştum.

Meydanda kurşuna dizdikleri bir adamın göğsüne Arapça “İsrail ajanıdır” yaftası etiketlenmişti.

Meğer bu tip ajanlar, örgüt yöneticilerinin araçlarını lazer pointer türü aletlerle işaretliyor, İsrail hava kuvvetleri de bu işareti baz alarak o araçları füzeyle vuruyormuş.

İsrail bu yöntemle yüzlerce FKÖ veya Hamas yöneticisini öldürdü.

İranlı nükleer Fizikçi Muhsin Fahrizade’nin 27 Kasım’da Tahran yakınlarındaki alçak bir pusuda öldürülmesi de bana o suikastları hatırlattı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, başıbozuk Amerika’yı yularından tutmuş istediği yöne sevk ediyor.

Biden gelmeden İran ile bir savaş çıkartmanın yollarını arıyor.

Yahut da, İran’ın olası bir nükleer anlaşmayla masaya oturmasını engellemek hedefi.

Tehlikeli bir oyun oynadığı kesin.

Fahrizade öyle sıradan bir bilim adamı değildi.

İran’ın nükleer programının başındaki isimdi.

Resmi adı “Müdafa-i Araştırma ve İnovasyon Kuruluşu” olan askeri birimin başındaydı yıllarca.

Bu suikast, ABD’nin İran Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani’yi Irak’ta öldürmesi kadar önemli bir olay.

 /></p>
<p>İran’ın nükleer enerji programına eylemli olarak karşı çıkan tek ülke var. O da İsrail…</p>
<p>2012’de İran’ın önde gelen fizikçilerinden <strong>Mustafa Ahmet Ruşen</strong>, aracına konulan bir bomba ile öldürülmüştü.</p>
<p>Kasım 2011’de İranlı füze uzmanı General <strong>Hasan Mukaddem</strong>, Tahran dışındaki Bid Bani üssünde meydana gelen patlamada öldürüldü.</p>
<p>Temmuz 2011’de, motosikletli silahlı kişiler, İran Atom Enerjisi Örgütü üyesi <strong>Daryuş Rızainejad</strong>‘ı öldürdü.</p>
<p>Kasım 2010’da arabasına yerleştirilen bir bomba, İranlı nükleer mühendis <strong>Macit Şehriyari</strong>’nin ölümüne yol açtı.</p>
<p>Ocak 2010’da evinin önünde patlayan bir bomba, İranlı nükleer bilim adamı <strong>Mesud Ali-Mohammadi’</strong>yi öldürdü.</p>
<p>Fahrizade, 2010’dan bu yana öldürülen 6. nükleer fizikçi oldu.</p>
<p>İran yönetimi bu işin arkasında İsrail’in olduğundan emin.</p>
<p>Zaten İsrail de zımnen kabullendi.</p>
<p>Ancak bu kez CIA ne kadar bu olaya karıştı, orası muallak.</p>
<p>Normalde Mossad ile CIA kan kardeşler gibi her işte ortaktır.</p>
<p>Ancak ABD’de iç karışıklık ve seçim tartışmaları bitmeden böylesi bir oldu bittiye Amerikan gizli servislerinin karışması ancak farklı yollarla mümkün.</p>
<p>Yani Trump CIA’ye böyle bir emir verebilir. Ama gidici bir başkanın savaş çıkarabilecek bir ‘oldu bittisine’ Amerikan güvenlik yapısı ne kadar uyar bunları bilemiyoruz.</p>
<p>Batı medyası, suikastı İsrail’in yürüttüğü tek taraflı bir operasyon olarak betimliyor. New York Times yazmış:</p>
<p>“<strong>Hedef bu muydu? İstihbarat yetkilileri, cinayetin arkasında İsrail’in olduğuna dair çok az şüphe olduğunu söylüyorlar – ülkenin casus teşkilatı Mossad’ın kesin zamanlanmış bir operasyonunun tüm özelliklerini taşıyordu. Ve İsrailliler bu görüşü bozacak hiçbir şey yapmadı. Netanyahu’nun bu saldırıda ikinci bir gündemi var. O da Biden’ın önceki nükleer anlaşmaya geri dönüşünü engellemek”.</strong></p>
<p>Ortada kesin olan bir şey var ki, o da Netanyahu’nun Biden yönetime gelmeden önce provokasyon peşinde olduğu.</p>
<p>Aslında bu sadece Netanyahu’nun da planı değil. ABD’deki Ziocon ekipler, (Siyonist ve Neocon artı Evanjelist) bu kumpası çok önceden planlamış da olabilir.</p>
<p>Brookings Enstitüsü’nün 2009 tarihli raporuna bakarsak bu söylediklerim daha da net anlaşılır.</p>
<p>Rapordan alıntılıyorum:</p>
<p>“… <strong>ABD’nin İran provokasyonunu hava saldırılarını başlatmadan önce gerekçe olarak göstermesi çok daha tercih edilir. Açıktır ki, İran eylemi ne kadar çirkin, daha ölümcül ve ne kadar kışkırtıcı olursa, Amerika Birleşik Devletleri’nin durumu o kadar iyi olacaktır. Elbette, dünyanın geri kalanı bu oyunu anlamadan ABD’nin İran’ı böyle bir provokasyona sevk etmesi çok zor olacak ve bu da onu baltalayacaktır. (Bir miktar başarı olasılığı olan bir yöntem, Tahran’ın alenen veya hatta yarı açık bir şekilde misilleme yapacağı ümidiyle, gizli rejim değişikliği çabalarını hızlandırmak olabilir ve bu, daha sonra İran’ın kışkırtılmamış bir saldırısı olarak tasvir edilebilir.”</strong></p>
<p>Görüldüğü gibi Brookings adeta İsrail hizmetinde çalışıyor. Rapordan devam ediyorum:</p>
<p>“<strong>Benzer şekilde, İran’a karşı herhangi bir askeri operasyon muhtemelen dünya çapında pek popüler olmayacak ve uygun uluslararası bağlamı gerektirecektir – hem operasyonun gerektireceği lojistik desteği sağlamak hem de geri dönüşü en aza indirmek için. Uluslararası itirazı en aza indirmenin ve desteği en üst düzeye çıkarmanın (ancak, isteksiz veya gizli) en iyi yolu, yalnızca İranlılara mükemmel bir teklif verildiğine dair yaygın bir kanaat varken vuruş yapmaktır; teklif o kadar iyi ki, yalnızca nükleer güç olmaya azimli bir rejim bunu geri çevirirdi. Bu koşullar altında, Amerika Birleşik Devletleri (veya İsrail) operasyonlarını öfkeyle değil, üzüntüyle alınmış olarak tasvir edebilir ve uluslararası toplumdan en azından bazıları, İranlıların çok iyi bir anlaşmayı reddederek bunu “kendi başlarına yaptıkları” sonucuna varabilir.”</strong></p>
<p>11 yıl önce açıkça bir provokasyon planı yapılmış.</p>
<p>İsrail, son dönemde Suriye ve Lübnan’daki tahrikleri de arttırdı.</p>
<p>Cuma günkü suikastin hemen öncesinde, 18 Kasım’da da İsrail hava kuvvetleri, Suriye’nin başkenti Şam’ın güneyindeki İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah güçlerinin bulunduğu bölgelere hava saldırısı düzenledi.</p>
<p>Suriye resmi Haber Ajansı SANA, saldırıda 3 kişinin öldüğünü bildirdi.</p>
<p>Şimdi konuyu buradan başka bir noktaya getireceğim. Karabağ’a…</p>
<h2><strong>KARABAĞ ZAFERİ VE BÜYÜK OYUN </strong></h2>
<p>Azerbaycan’ın Türkiye desteğinde 44 günlük savaşla Ermeni güçlerini işgal altındaki Karabağ’dan kovalaması büyük bir zaferdi.</p>
<p>Herkes yorum yaparken, kazananları; Türkiye, Azerbaycan ve dolaylı olarak Rusya, kaybedenleri ise Ermenistan ve (Soros) ABD olarak değerlendirdi.</p>
<p>Ancak orada jeopolitik olarak bir başka kazanan/kaybeden ikilisi daha vardı.</p>
<p>Kazanan İsrail ve İngiltere, kaybeden ise İran olmuştu.</p>
<p>Zaten beni rahatsız eden bir şey vardı Azerbaycan cephesinde.</p>
<p>İsrail’in Bakü’ye verdiği aşırı destek.</p>
<p>Tüm haberlerde Bakü’de sallanan Türk ve Azerbaycan bayraklarının yanı sıra İsrail bayrakları da gördük.</p>
<p><img decoding=https://www.globalresearch.ca/assassination-iranian-scientist-brings-us-israel-closer-war-iran/5730720

https://www.globalresearch.ca/israel-behind-assassination-top-iranian-nuclear-scientist/5730684

https://www.voltairenet.org/article211750.html

https://nationalinterest.org/feature/israel%E2%80%99s-azerbaijan-mistake-173476

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-55109473

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 Yorum

  1. 2 Aralık 2020, 08:06

    Analizleriniz güzel ancak şunu da unutmamak gerekir ki İran zaman zaman Pkk yı destekliyor. Türkiye’yi kafkaslar üzerinden dostluktan ziyade kendisine rakip olarak görmesi İran’ın ve Azerbaycan karşısında da mesela Hazar’ın paylaşımı konusunda Haydar Aliyev’in olduğu zamanlarda Azerbaycan sınırına yaptığı yığınakları unutmayalım aynı İran’ın. Ermenistan’ı desteklediklerini de unutmayın. Türkiye asla İran’a güvenmiyor ve bunda da haklılık payı var. Çünkü İran , çoğu zaman Türkiye aleyhine de bazı adımlar atıyor.
    Ben Türkiye ve İran’ın ortak bir pakt ile buluşmasının zor olduğunu düşünüyorum. Onun yerine Türkiye , zor da olsa Rusya’yı da yanına alarak Azerbaycan ve diğer Türk Cumhuriyetleri ile birlikte ortak bir pazar ve askeri güç kurabilir.İran’da üye olabilir tabii ancak mezhepçiliği bırakırsa.

  2. 1 Aralık 2020, 22:32

    sevgili vodinali, iran denilen devlet hiç bir zaman türkiye’ye uzattığı el kadar , el vermemiştir. her zaman türkiye’yi hançerlemis bir devlettir. pkk,pyd ve ypg’nin iran tarafından da desteklendiğini unutmayın. hatta 6 ay önce idi sanırım pkk,iran sınırından saldırdı ve iran mesajını verdi. dolayısı ile iran’dan bize samimi bir partner çıkmaz. bunu unutun. israil ile iran’in bir savaşa tutuşması bize ekonomik olarak yansır o kadar. ırak ve suriye savaşlarında ödediğimiz ekonomik bedeli bunda da öderiz ne olur ki. suriye ve ırak savaşlarında aleyhimize bir jeopolitik durum ortaya çıkmıştı. iran’da ise azeri türkleri var, ilk defa lehimize olurdu ama sam amcaya iran gibi şiilik üzerinden mezhepçi bir fesat yönetim her zaman lazım olduğundan onu asla vurmayacaktır abd. açıkçası israil – abd ile iran’i vurursa buna hiç üzülmem. biz izleyelim yeter, aralarında paylaşsınlar kozlarını. bu arada abd gerçekten vurmak isterse karşısında kimse olmaz ne rusya, ne de çin. hiç kimse bir süper gücün karşısına iran için çıkmaz.

  3. 1 Aralık 2020, 17:40

    Analiziniz aydinlatici, Turkiye ve bolge cikarina yorumlariniz yararli ,varolunuz Sayin Vodinali.

  4. 1 Aralık 2020, 14:41

    BTC üzerinden zaten Azerbaycan gazını alıyoruz… İrandan almamızın sebebi boru kapasiteleri olsagerek.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!