Hüseyin Vodinalı yazdı…
Komplo teorisyenliği geyiği iyi sardı sosyal alemi.
“Çipi taksın da Bill kurtulalım” derken, şom ağızlı Bill yine çıkıyor, “Bu kez çok daha kötüsü, bin beteri geliyor” diyor.
Maksat çipi sıradan insana takmak değil, çipi dünya hükümetlerine takmak işin özü.
Ha bu arada Gates çıktı yalanladı ya, “Yahu ne çipi kardeşim, ne alakası var, saçma sapan komplo teorileri” filan dedi.
Gates’i Davos’tan kankası Klaus Schwab yalanladı.
Hem de yazdığı kitapta.
“Shaping the Future of The Fourth Industrial Revolution”, yani Türkçesi “Dördüncü Sanayi Devrimi’nin Geleceğini Biçimlendirmek” isimli kitabında Schwab aynen şunları söylüyor:
“Dördüncü sanayi devriminin yol açacağı şey, fiziksel, dijital ve biyolojik kimliğimizin bir birleşimidir. Bu füzyon teknolojileri arasında vücudumuzun cilt bariyerini kıran aktif implante edilebilir mikroçipler var. Bu implante edilebilir cihazlar aynı zamanda yerleşik bir akıllı telefon aracılığıyla normalde sözlü olarak ifade edilen düşünceleri ve beyin dalgalarını ve diğer sinyalleri okuyarak potansiyel olarak ifade edilmemiş düşünceleri veya ruh hallerini iletmeye de yardımcı olacaktır.”
Great Reset denen şey tabii ki çipten ibaret bir şey değil.
Küresel kapitalizmin geleceği o.
Daha doğrusu Batılı kapitalistlerin hayalindeki yeni “Güleryüzlü Kapitalizm”. Bu reklamasyon ismi tabii. Asıl adı ise Gözetim Kapitalizmi (Surveillance Capitalism). Buna Big Tech aşısıyla Tekno Kapitalizm de denebilir.
Batılı mahfillerden yayılarak 40 yıldır dünyaya hakim olan Neoliberalizm bir sona doğru yaklaşıyor.
Finans kapital tatlı karın tadını fazlasıyla çıkardı.
Ancak tabii bu korkunç bir şişkinliğe, karşılıksız bir ekonomiye de yol açtı.
Küresel rezerv para birimi olan doların aşırı suistimali, 2008’de Amerika kaynaklı büyük yapısal bir krize yol açtı ve herkes artık neoliberalizmin çıkmaz sokakta olduğunu gördü.
Büyük kapitalistler de bunu gördü tabii.
En iyi onlar biliyorlardı çünkü üçkağıt sisteminin kurucuları onlardı.
Onlar da bir dönüşüm içine girdi.
Özellikle şimdilerde Big Tech adını verdiğimiz, bilişim sektörü finans kapitalle önce bütünleşti, ardından yavaş yavaş kendi hükümranlığını (tekno-feodalizm de deniyor, mesela Whatsapp beyliğinden Telegram özerk bölgesine göç hareketinde olduğu gibi) ilan etmeye doğru ilerledi.
Bilgi teknolojileri çağında artık her şey farklıydı.
İnternet ve iletişim yenilikleri artık günlük hayatımızın tam ortasında idi.
Her işimizi oradan gördük, fikirlerimizi özgürce ifade ettik, eşimiz dostumuzla oradan haberleştik, dünyanın bir ucundakilerle oradan görüştük, falan filan.
Güzel günler çabuk geçti.
Artık önceden yenen hurmalar, gelir tırmalar misali, faturalar önümüze konmaya başladı.
Mesela Donald Trump, sosyal medyayı ve özellikle Facebook’u iyi kullanarak, ana akım medyayı baypas yaparak iktidara geldi.
Giderken ise o sosyal medya Trump’ı resmen sansürledi.
Neyse sadede gelelim.
Çoğumuz ve tabii ki bendeniz, bu yeni dönemde yani Great Reset denen, yeni totaliter kapitalist dönemde bir şeyi çok merak ediyorduk.
Dünya artık tek kutuplu değilse, Asya yükseliyor ve Batı geriliyorsa, nasıl alacaktı da bu yeni dijital gözetim kapitalizmi tüm dünyayı kontrol altına alacaktı?
Pandemi ortamında önemli mesafe alındı tamam ama ya Rusya ve Çin başta olmak üzere dünyanın geri kalanı ne diyordu bu işe?
ÇİN’DEN DAVOS’A NANİK MESAJI
Dünya Ekonomik Forumu toplantılarını her yıl İsviçre’nin Davos kasabasında yapar.
Bu önemli kayak merkezi küresel hegemonyanın bir anlamda beyin fırtınası yaptığı, gizli oturumlarda gizli kararların deklare edildiği bir yerdir.
‘Kapitalizmin Kabesi’dir bir anlamda.
Ancak bu sene pandemi yüzünden program değişti.
Great Reset gündemi Mayıs ayında Singapur’da yüz yüze düzenlenecek zirveye bırakıldı.
25-29 Ocak tarihleri arasında ise uzaktan katılımlarla bilgisayar üzerinden oturumlar yapıldı. Gündemin başlığı, “Güveni Yeniden Oluşturmak İçin 2021 Önemli Bir Yıl” idi.
Hey Davos ağaları benden size bir editör düzeltmesi; güven oluşturulmaz, güven kazanılır.
Siz bunu çoktan kaybettiniz!
Neyse, işte bu oturumlardan birine katılan Çin Cumhurbaşkanı Şi Cinping, önemli kodlar içeren kiritik mesajlar verdi.
Çin Cumhurbaşkanı her toplumun kendi özgün şartları uyarınca farklı yönetim ve değerler sistemini benimseyebileceğini savunarak, “Her ülke kendi tarihi, kültürü ve sosyal sistemi ile benzersizdir. Bunlardan hiçbiri, diğerinden üstün değildir. Çanların çalmasına neden olan şey kibir, ön yargı ve nefrettir” dedi.
Yani Türkçesi, “Bize kendi sisteminizi, patronaj düzeninizi, serflik şartlarınızı, özetle Great Reset denen o yeni icat gözetim kapitalizminizi dayatmayın, yüzyıllardır kendinizden başka herkesi böcek gibi gören Avrupa merkezci efendilik tavrınızı alın ve katlayıp, uygun bir sandığınıza sokun” dedi.
Şi ayrıca, farklı sistemlere ait ülkelerin karşılıklı saygı temelinde krizleri aşacak platformlarda buluşabileceğini savundu, yani ‘çok kutupluluk realitedir, gerisi yalandır’ demeye getirdi.
Çin Lideri dedi ki, ‘bakın arkadaşlar, yanlış anlamayın da yeni olayımız zenginlerin yönetmeye devam edeceği Great Reset modeli filan değil, yeni bir Birleşmiş Milletler düzenidir de’ dedi:
“Devletlerarası ilişkiler, uygun kurumlar ve kurallar aracılığı ile koordine edilmeli ve düzenlenmelidir. Güçlüler zayıflara zorbalık etmemelidir. Kararlar, güçlülerin kaslarını göstermesiyle ya da yumruk sallamasıyla verilmemelidir. İlkeler korunmalı ve kurallar bir kez oluşturulduktan sonra herkes tarafından takip edilmelidir. Seçici çok taraflılık bizim seçeneğimiz olmamalı.”
Şi, yeni teknolojilerin zenginin silahı değil, fakirin ekmeği olması gerektiğini de vurguladı.
Makroekonomik politikalara hız verilmesi gerektiğini savunan Çin Cumhurbaşkanı, kalkınma yolundaki ana motorun ise bilim ve teknoloji olacağını söyledi.
Çin’in yeni dönemde bilim, teknoloji ve fikri mülkiyet gerektiren projelere yatırım yapacağını aktaran Şi Cinping, bu alanlarda elde edilecek kazanımların uluslararası toplumla paylaşılacağı sözünü verdi.
PUTİN: PARADİGMA DEĞİŞTİ, WASHINGTON KONSENSUSU BİTTİ
Uzaktan oturuma katılan Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ise, gelişmiş ülkelerde yaşayan insanların yarısının son 30 yılda gelir durgunluğu yaşandığını ancak bu süre zarfında eğitim ve sağlık hizmetlerinin 3 kat arttığını anımsattı. Putin “Geliri kim elinde tuttu? Cevap açık: Nüfusun yüzde 1’i” dedi. Bu ifadesi ile çok uluslu şirketler ile halklar arasında açılan makasa dikkat çekti. Salgın sonrasında 250 milyon kişinin işini kaybettiği ve toplam gelir kaybının geçen yılın dokuz ayında 3,5 trilyon dolara ulaştığı bilgisini veren Putin, zenginleri ve şirketleri önceleyen “Washington uzlaşısını” eleştirdi ve “Tek kutuplu bir dünya düzeni kurma denemeleri geride kaldı” dedi.
Putin, Washington Konsensusu denen bu modelin medeniyetin temellerine aykırı olduğunu vurguladı. Putin “çok taraflılık” kavramını vurguladı. Tek kutuplu dünya düzeni kurma çabalarının geçmişte başarısızlıkla sonuçlandığını hatırlatan Rus lider “Gerçek şu ki, kendine özgü modelleri, siyasi sistemleri ve kamu kurumlarıyla gerçekten farklı kalkınma merkezleri dünyada şekillendi” diye konuştu. Farklı kalkınma modeli ve çıkarlarının küresel çapta anarşi yaratmasına karşı uluslararası mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini yineleyen Putin, bu bağlamda Türkiye, Rusya ve İran’dan oluşan Astana formatı da dahil olmak üzere bir dizi başarılı örneği aktardı.
Rus lider, ABD Kongresi’nin basılması sonrası sosyal medya devlerinin aldığı tavrı da eleştirdi.
Putin’in, Big Tech denen yeni tekno-oligarşinin devletlerle rekabet eder hale geldiğini söylemesi önemliydi:
“Sosyal medya devlerinin işlerinin sınırlarının nerelere varabileceğini gördük, kendilerince kamu yönetimi yapmaya çalışıyorlar. Sosyal medya devlerinin şimdi hükümetler ile rekabet ettiklerini görüyoruz. Tekel olma konumları, bu kurumların çıkarlarının toplumunkilerle aynı olup olmadığı konusunda soru işaretleri yaratıyor.”
Bu arada Rusya’nın demirbaşı haline gelen uzun süreli Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da hafta başında yaptığı yıllık değerlendirme toplantısında Great Reset uyarısı yaptı.
“Big Tech’in sansür çılgınlığı ABD’nin ‘bilgilendirmeye dair uluslararası yükümlülüklerini ayaklar altına alıyor“ diyen Lavrov şöyle devam etti:
“Bilgiye erişim, AGİT’in sayısız kararıyla sağlanmaktadır. Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile güvence altına alınmıştır. Bu bilgiye erişim ilkesi, ABD müttefiklerinin şaşkın sessizliği veya belirsiz yorumları eşliğinde son zamanlarda Amerika Birleşik Devletleri’nde çiğnendi. Şimdi Donald Trump’ın Facebook hesabının geri yüklendiğini (ancak Twitter hesabının değil) söylenerek her şeyi susturmak için girişimlerde bulunuluyor. Ancak bu Trump ile ilgili değil, devletin bilgiye erişimi sağlama taahhütlerini yerine getirmedeki büyük başarısızlığı ile ilgili.”
Paradigmanın değiştiğini hatırlatan Rus Dışişleri Bakanı, Batı’nın yeni hamlelerine karşı Çin-Rus işbirliğinin de süreceği mesajını verdi:
“Şangay İşbirliği Örgütü (SCO) ve BRICS çerçevesinde işbirliği yapıyoruz. Çin Halk Cumhuriyeti ve Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU) bir işbirliği anlaşması imzaladı. EAEU ve Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi içindeki entegrasyonu uyumlu hale getiriyoruz. Geçtiğimiz Aralık ayında, balistik füzelerin ve uzay gemisi roketlerinin fırlatılmasının bildirilmesine ilişkin anlaşmanın 10 yıl daha uzatılması için bir protokol imzaladık. Ayrıca Aralık 2020’de Çin Hava Kuvvetleri ve Rus Havacılık Kuvvetleri, Japonya Denizi ve Doğu Çin Denizi üzerinde ikinci ortak devriye görevini gerçekleştirdi. Bu, Rusya-Çin ilişkilerinin güvene dayalı ve ileriye dönük doğasının ve Asya-Pasifik bölgesinde istikrarı sürdürme konusundaki karşılıklı bağlılığımızın kanıtıdır.”
Yani Washington Konsensusu’nun bir tür devamı olacak Great Reset’i takmıyoruz, biz Asya Konsensusu’nu çoktan oluşturduk dedi kurt diplomat.
Bence Putin ve Şi Cinping, gidişattan çok memnun değiller. Çünkü ulusalcı olduğunu düşündüğüm ve ülkesini savaşlardan uzaklaştırmaya çalışan Trump gönderildi.
Gönderildi diyorum çünkü : ABD’de olan, küreselcilerin Trump’ı belki de sahte seçimle ( Trump ciddi oy arttırmıştı çünkü son seçime göre) yollaması ve yollarken de sansürlemesi.
Küreselciler kim: zengin elitler.
Ne diyorlar: Artık bu kadar insana gerek yok makineler çoğu işimizi yapıyor ve yapacak.
Ne istiyorlar : (onlara göre) dünya kaynaklarını kirleten – yok eden insanların sayısının azalmasını ve nüfusun kontrol altına alınmasını.
Önümüzdeki günlerde sıra Putin ve Şi Cinping’e gelecek bence. Ve kaldıysa ulusalcılara boyun eğmemiş birkaç diğer lidere.
sevgili vodinali,
peki burada ingiltere nerede.. çin’in arkasındaki akılı iyi görmek gerekir. umarım abd çöker, rusya ile çin ittifakının çatırdamasi çok yüksek ihtimal ingilizler yüzünden.
Geçen günlerde Davos ta ifade edildiği gibi küresel borç seviyesinin 280 trilyona dayanmış olması ( kimlerin elinde olduğu ve sadece 1000/1 faiz artışının kimlere yarayıp – zarar verebileceği okurun hayal gücü ) ve küresel ekonomik büyüklüğün 80 Trilyon düzeyinde olması artık mevcut Para sistemi ve Finansal mimarinin temel açmazı oldu ve bu konudaki Great Reset senaryoları da diğerlerinin her birinin benzeri olması sebebiyle hala arayış içinde bundaki temel açmazın yaklaşık 30 yıl önce en büyük tehdit olarak gördükleri İslam iktisadı ve temeli olan riba kuralları ve sipekulasyon yasağı sebebiyle sahip oldukları tüm imkanları kullanarak şeytanlaştırıp ve islamı terör ile birleştirerek beyinlere yerleştirdikleri imaj çalışmaları , ama burada gene de genel olarak daha doğrusu fırsatçı bir körlükle görmeye tenezzül etmedikleri husus , varlıklı ve zenginin topluma ve cemiyete karşı sorumlulukları hususu, 30 sene sonra belki birbirimiz 3cü dünya savaşı ile yok etmediysek başka gömleklerle benzer çalışmaları bekleyebiliriz, Çin tarzı teknolojik ve bilimsel çalışmaların vardığı sosyal mükafat konusuysa bunun ilk ve ön adımları ve bundan sonraki medeniyet esasının temelini bireysel özgürlük -toplumsal sorumluluk ilişkisi ve bunun boyutlarının şekillendirecek olacağını iddia etmek falcılık olmaz
Söze bakmamak gerekir diye düşünüyorum. Çin rusya da insanların durumu ortada. Türkiye de de benzer. Lakin gerçekler öyle değil. Amerika dünya barışı için çalışır, söylemleri de hep böyledir. Yani çin ve rusya başkanlarının ne dediği umurumda değil. Onlarında üstünde onları getiren efendileri olduğunu düşünüyorum. İşleri güçleri bana sorarsanız boş laf. Siyah beyaz kurulmuş bir dünya düzeni var. Bana sorarsanız size biraz tuhaf gelebilir ama insanlar Allah a tam teslimiyet ile doğru yola çıkacak. (Çünkü güç ve kudreti kendinde görenler yoldan çıkıyor. ) çok renklilik tek renklilik ne derseniz deyin. Bence gerçek bu. Uygarlık insanların iradesine hükmetme (çip takma, 5g,6g teknolojileri ile insanları yönlendirme…) düzeyine ulaştığında büyük bir savaşın olacağına da inanıyorum. Ruhunu, iradesini dünya menfaati için satanlar ile Hak özgürlük için kendisini Yaradana teslim edenlerin savaşı. İçimden geldi paylaşmak istedim. Saygılar.
çini virüsleri nedeniyle sevmem ama gerçek şu çin dünyanın küresel gücü oldu esasında çin abd yi çoktan geçti korona tuzu biberi oldu bu işin çin nüfus olarakta ticaret olarakta avrupayı batıyı çok geride bıraktı
Küresel sermaye 10 yıllar önce Çin’e taşındı zaten, Trump boşuna mı yırtındı yıllarca buna izin verilemeyeceğini anlatmaya, kendince birşeyler yapmaya çalıştı. Çin’de dijital para yok ama Çin’in heryerinde mevcut para wechat üzerinden dijital olarak kullanımda zaten, Çin’in heryeri yüz tanıma sistemleri ile donatılmış durumda en ücra sokakları bile, dijital olarak insanlar takip ediliyor ve puanlanıyor şuanda Çin’de, kırmızı ışıkta geçerken yüz tanıma sistemine takılan insan uçağa binemiyor, kredi çekemiyor bu ülkede. Çip takılması işin teferruatı olmuş durumda.
“Güveni Yeniden Oluşturmak İçin 2021 Önemli Bir Yıl” mevzusunda da; güven oluşturulmaz kazanılır demişsiniz de, kasabın bıçağını yalayan kurbanlık koyun gibi, asıl zanlı olan Çin’e güven duymamızı sağlayacak güzel bir yazı yazmışsınız. Başlı başına paradoks bu.
Son sözüm kurulan oyunu ülkeler üzerinden tanımlarsanız siz de hata yaparsınız insanlara da hata yaptırırsınız. Küresel sermayenin dini, milliyeti, ülkesi yok, dün ABD üzerinden hakimiyet kuruyordu, şimdi de oyunu Çin üzerinden oynayacak. Bunu göremiyorsanız yapacak birşey yok, kasabın bıçağını yalamaya devam o zaman.
Kapitalist Kuresellesme ; cok kucuk bir grubun elinde , yogunlasmis devasa bir sermaye uretti. Bu birikim, buyuk savaslar ,terorizm, suikastlar , orta cag kulturlerinin hortlatilmasi, yaygin yoksulluk, emegin kaninin icilmesi, genis yiginlarin mulksuzlesmesi, insan haklarinin cignenmesi, hukuk ve ahlak cokmeleri gibi buyuk bedellerle ortaya cikti. Artik bu noktadan sonra bu sistemde buyuk insanlik icin nefes almak bile zor. Ancak 1930 lar Turkiyesi ornekleri , bu gun benzeri ekonomi politik uygulamalar olan Si ve Putin onerileri , Turkiye icin bolgesel ekonomik dayanismalar gibi insani, bilime dayali , toplumcu uygulamalar cikis pratikleri olabilir.
Guzel bir yazi. Bende birsey eklemek isterim. Kureselci kapitalism’in gercek yuzu ve mafya taktikleri son bir olayda iyice su yuzune cikti. Amerika’da Wallstreet borsasinda internet forumunda hisse senedi alip satan ufak yatirimcilar biraraya gelerek, buyuk fon sermayesinin (hedge fund) oyununu bozup hem onlara milyarlarca dolar kaybettirdi, hemde ufak yatirimcilar para kazandi. Bircok kisi bunu finans sermayesine karsi “Fransiz devrimi” olarak goruyor. Ilk defa internet ortaminda bir araya gelen siradan halk karsilarindaki devi yendi. Amerikada politikacilardan, medyaya, borsa simsarlarina kadar her duzenbaz bu kucuk yatirimcilara savas acti. Bu bence cok onemli bir gelisme. Dunya insanlari uyaniyor ve birlikte olmanin gucunu anlamaya basladi. Eylemler sokakta yapildiginda cok fazla etkin olamiyabiliyor. Ancak bu oligarsik elitlerin oyununu onlara karsi kendi silahlarini kullanarak bozabiliriz. Hep birlikte bu “Buyuk Reset” buyuk komplosunun ve sucunun, yeryuzu insanliginin birlikte hareket etmesi ile yokedilecegine inaniyorum. Bu arada Rusya ve ozellikle Cin gibi guclerin destegi cok onemli. Bu kan emici plutokratik kureselcilerin, neo-liberallerin sonu pek hayirli olmayacak. Turkiye’dede kureselci ve neoliberal guruhu iyi seyler beklemiyor. Bunlarin hayal ettigi kuresel duzen yerine, kuresel bir Fransiz Devrimi olacak kanaatindeyim.
Neoliberal kapitalizmi anladik. Tu kaka! Yaşasın Putin ve Si! Onların memleketlerinde hürriyet yok ama herkes eşit, zenginlikler de çok güzel paylasiliyor. Büyük reset! Kardeşim, siz yazdiginizi yayınlamadan once bir kez olsun okuyor musunuz? Bize de mi lo lo?
Valla yani bizi çağırmıyorlar ama olur da çağırırlarsa Yalova Kaymakamı iyi gider.Asya’nın üç adamı Rus,Çin,Türk giriş anahtarlarını elinde tutuyor.Hala.100 yıl önce de dalmışlardı.Cevabı Çin devrimi Rus devrimi ve Türk Devrimi olmuştu.Görünen ikisi yerinde ama ikisinden ayrı olarak anahtarı altından olan Türk seğirtiyor.Bir destan daha yazar mıyız?Bilmiyorum,şimdilik geğirmekle meşgulüz.
Benim aklımın almadığı nokta,çinin yukarda yazdığınız tavrına karşın, bu küreseldiler sermayelerini çine tasimadilarmi,öyleyse çin i iknamı ettiler yada karşılıklı bir mutabakatmi var aralarında.Adamlar çini labaratuar olarak kullanmadilarmi,örneğin yüz tanıma,sosyal kredi sistemi bu davosgillerin projesi degilmi.Nasil bir çatışma var.Bir yol bir kuşak projesinde ķüreselcilerin parmağı varmı.Inanin aklımda bir yere oturamıyorum.klaus efendinin Türkiye yi ikna çabası,bizim bir yol,kuşak için gönüllü olmamız.Asya yükseliyor, yerimiz orada derken ,yeni küresel düzenli engellemiyoruz yoksa,En doğrusu bölgesel ittifak içerisinde rusya biz iran suriye irak pakistan v.azerbaycan vs ittifak kurup çıkarımız kadar evet diyebilirmiyiz.Lutfen biraz daha aydinlatabilirm8siniz
Destansı bir şey gelecek mi? Dilden dile kuşaktan kuşağa aktarılır mi ? 2021