Kimse bir şey yazamaz, çizemezken iki üç gazeteci halka gerçeği anlatmaya çalıştı. Şimdi maşallah herkes bülbül gibi şakıyor.
Ocak’ta arka arkaya 3 yazı yazdım, bunları yazarken, “Erdem dikkat et, çok tehlikeli konulara girdin” uyarıları da aldım.
Hatta önemli birinden “Korkutmak için gözaltı planlıyorlar, hazır ol” sözünü bile duydum.
Ümit Özdağ çıktı ve şimdi Türkiye bu konuyu konuşuyor.
“Özdağ neden şimdi çıktı?” sorusunu herkes soruyor. Acaba birileri Özdağ’a, “Bir şeyler anlat, yoksa…” dedi mi, merak ediyorum.
Bu konuyu başka bir yazıda değerlendiririz.
***
Veryansintv.com’un Haber Müdürü Ergün Gedek ile Youtube kanalımızdan Telgraf adlı programlara başladık.
6. bölümde bu konuyu masaya yatırdık. İzlemenizi tavsiye ediyorum.
Orada Akşener’in yanıtlaması için 3 soru sordum. Sorular şöyleydi:
– Acaba Meral Akşener ve Buğra Kavuncu Enver Altaylı’yı hapisten çıkarmak için bir faaliyette bulundular mı, bulunmadılar mı?
– Altaylı’nın ailesiyle görüştüler mi, görüşmediler mi?
– Görüştülerse nerede ve ne konuştular?
Akşener’e biraz zaman tanıyalım, olmaz ama belki olur da cevap verir diye bekleyelim. Cevap gelmezse yazalım.
Şimdi de konumuza geçelim.
***
Kavuncu ve Altaylı ailesi…
Herkes yazıyor. Artık Türkiye tanımış oldu.
Bu aile ilgili “Türkiye için çalışırlar” ve “Türk milliyetçisidirler” vurgusu yapılıyor. Mesela Taha Akyol hep yazmış. Dostları çünkü…
Dostların ötesinde kendileri de ailelerini aynı şekilde tanıtıyor.
Mesela bunlardan biri Orhan Kavuncu.
Yani Buğra Kavuncu’nun babası.
Yani Enver Altaylı’nın hem kayınbiraderi hem halasının oğlu…
BBP’nin de İYİ Parti’nin de kuruluşunda öncü rol oynayan isimlerden biri.
Kendisinin kişisel bir internet sitesi var.
Bu sitede ‘ailesine atılan iftiralara’ ve Enver Altaylı’ya yapılan gözaltı ve tutuklamaya tepkisini göstermiş.
Göstermiş ama birçok gerçeği de ifşa etmiş.
Oradaki ifşaları görünce siz de şaşıracaksınız.
***
Kavuncu, orhankavuncu.com adlı sitede “Enver Altaylı Tutuklandı” başlıklı yazısında birçok gerçeği açığa çıkarmış aslında.
Kavuncu, Enver Altaylı gözaltına alınınca onu kurtarmak için, evet kurtarmak için, yani hukukun kararını dinlemeden, birilerine ulaşmaya çalışmış.
Önce MİT Başkanı Hakan Fidan’a ulaşmak istemiş.
Olmamış.
Ardından dönemin Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a…
Ona da ulaşamayınca, yine dönemin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga’yı aramış. Kasırga’ya ulaşmış, derdini anlatmış.
Ulaştığı bir diğer kişi de dönemin İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sabri Erdil olmuş.
Ona da derdini anlatmış.
Görüştüğü bir diğer kişi ise Tuğrul Türkeş. Durumu ona da özetlemiş.
Ancak bu görüşmeler yetmemiş olacak ki, AKP milletvekili arkadaşlarına ulaşmış. Onların yardımlarını istemiş.
Yine yetmemiş, bu kez de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye aracı üzerinden bilgileri aktarmış.
Bütün bu bilgileri yazısında aktaran Orhan Kavuncu şöyle devam ediyor:
“Aralarında yardımcı olmak isteyenler vardı; onlara en içten teşekkürlerimi sunuyorum.”
Evet, Orhan Kavuncu’ya birileri yardım etmek istemiş! Peki ama kim ya da kimler?
Kasırga mı?
Bahçeli mi?
Türkeş mi?
AKP’li milletvekilleri mi?
Yanıt bekliyoruz.
Hukuk işletilirken, Enver Altaylı’nın gözaltından çıkarılması için yardım eden kişi ya da kişiler kim?
Bu birinci sorumuz olsun. Çünkü devamı daha ilginç.
***
Hakan Fidan’a ulaşamayan Orhan Kavuncu, bu kez başka bir yol denediğini anlatıyor. Bu sefer bir mektup kaleme almış ve bunu Hakan Fidan’a göndermiş.
Sitesinde de bu mektubu paylaşmış.
İşte Kavuncu’nun Hakan Fidan’a yazdığı ve cevap alamadığı o mektup:
“Sayın
Hakan Fidan
MİT Müsteşarı
Değerli Müsteşarım
1- Enver Altaylı, Mustafa Özcan ilişkisi bilinen bir konu. Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Necip İşçimen‘e daha önce verdiği ifadede Özcan ile dönemin Cumhurbaşkanı’nın yönlendirmesiyle Orta Asyalı öğrencilere yardım amacıyla nasıl tanıştığı bilgisinin detayları bulunuyor.
2- Enver Beyin, Teşkilata 7 Şubat 2012’den sonra alınmış, İran masasında çalıştırıldığı iddia edilen 15 Temmuz 2016’dan sonra FETÖ’cü olduğu için ihraç edilmiş, tanımadığı bir gencin telefonuna cevap vermekle suçlandığı söyleniyor. 70 küsür yaşındaki Enver beyin 20 küsür yaşında ve üstelik teşkilattan ihraç edilmiş bir şahısla irtibat kurup kendisine yardımcı olmaya çalışacağı iddiasını aklımız almıyor.
3- Bunların dışında bir konu varsa onu biz de bilelim ki, susup bir kenarda sabırla bekleyelim.
Saygılarımla…
Prof. Dr. Orhan Kavuncu“
Evet. Mektup bu.
Bizi ilgilendiren ise Kavuncu’nun yazdığı birinci madde.
Ne diyor Orhan Kavuncu?
“Enver Altaylı, Mustafa Özcan ilişkisi bilinen bir konu.”
Mustafa Özcan’ı tanımayanlar için iki cümleyle tanıtalım:
FETÖ’nün uzun yıllar iki numarasıydı. Şimdi de cemaat içerisinde neredeyse Fetullah Gülen kadar güçlü.
Yani bu Altaylı ve Özcan’ın ilişkili olduğunu açıkça söylemiş.
İddianame de aynı şeyi söylüyordu ve Orhan Kavuncu da bunu doğruluyor.
O zaman ikinci sorumuzu soralım:
Enver Altaylı ile FETÖ’nün ikinci adamı Mustafa Özcan’ın ilişkisi neden bitmemiş bunca zaman? FETÖ darbesinden sonra da ikili neden görüşmüşler?
***
Gelelim son soruya!
Peki burada gözden kaçan ayrıntı ne?
Hemen Kavuncu’nun MİT’e yazdığı mektubun ikinci cümlesine geliyoruz:
“Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Necip İşçimen‘e daha önce verdiği ifadede Özcan ile dönemin Cumhurbaşkanı’nın yönlendirmesiyle Orta Asyalı öğrencilere yardım amacıyla nasıl tanıştığı bilgisinin detayları bulunuyor.”
Yani neymiş?
Enver Altaylı’ya FETÖ’nün iki numarasıyla birlikte hareket etmeye zorlayan kişi dönemin Cumhurbaşkanıymış.
Dönemin Cumhurbaşkanı kimmiş?
Abdullah Gül!
Ben söylemiyorum bunu, Orhan Kavuncu söylüyor.
Bence bu çok büyük bir itiraftır ve buradan savcılarımıza suç duyurusudur.
Üçüncü ve son sorumuz şudur:
Abdullah Gül’e bunları soracak bir mahkememiz yok mudur?
***
‘BND’Yİ KARŞINIZA ALDINIZ’
Şimdi gelelim çok özel ve ortalığı karıştıracak bir bilgiye.
Enver Altaylı gözaltına alındığında çok fazla bu konu konuşulmamıştı. Ancak ben bu konunun peşindeydim.
Ne yaptım ne ettim, birçok kişiye ulaştım. Ulaştıklarım arasında ifadesine şahitlik eden kişiler de vardı.
İşte o kişiler hiçbir zaman unutmayacağım bir anekdot anlattı.
Enver Altaylı gözaltına alındığında ifadesini almaya gelen polislerle ilginç bir diyalog yaşamış.
Enver Altaylı polislere akıl almaz bir söz söylemiş:
“Siz beni alarak BND’yi (Alman istihbaratı) karşınıza aldığınızın farkındasınızdır umarım.”
***
Yorum yok…
Ama anlatacak daha çok konu var.
VAYY BE ABDULLAH GÜL FETÖŞE ÇALIŞTIĞI TESCİLLENMİŞ. ENVER ALTAYLI ÇİFT TARAFLI AJAN HATTA ÜÇ TARAFLI ÇÜNKÜ MUSTAFA ÖZCAN CIA +ENVER ALTAYLI BND+ MİT DEDE EKLENTİSİ VAR. VAYY VAYY VAY VAY Kİ NE VAY. HEPSİ NİN ANLAMI NATO TÜRKİYEYİ YÖNETMİŞ YILLARCA
Enver Altaylı’nın 1970lerin sonunda Almanya’daki eylemlerini bir inceleyin. (Aydınlık gazetesi 1979 sayılarına bir bakın)
Gazetecilik budur. Türk Milleti arkanızda ifşa edin böylelerini. Adalet şaşsa bile tarih şaşmayacak!
2011-2015 arasında TC Kahire Büyükelçiliği’nde ticaret müşaviri olarak görevliydim. 2017’de Ekonomi Bakanlığı’ndan emekli oldum. 2013’de Ankara’ya geldiğimde Kemal Kılıçadaroğlu ile bir görüşmem oldu. o kunuda sizinle konuşmak istiyorum. saygılarımla
Abdulllah Gül’ün zaten Chattam houseda resmi asılı. Yurdışının kullanışlı araçlardan biri. Ondan da onun yakınındakilerden de her türlü ihanet,hıyanet beklenir.
Mehmet Ali Birand, papa suikastının tertipçilerinden Yalçın Özbey’ i Belçika’da buluyor ve röportaj yapıyor. Röportaj arasında Birand “Belçika istihbaratından korkmuyor musun?” diye soruyor, o ise “Belçika istihbaratı’da kim oluyormuş” diyor. Birand o zaman bu özgüven nereden kaynaklanıyor diye kendine soruyor. Daha sonra araştırmalarında ortaya çıkıyor ki Yalçın Özbey Almanya’nın önemli bir kentinin (Belçika’da olabilir) önemli bir meydanında kendi gerçek adıyla büfe işletiyor !! Birand, özbey’in özgüvenini sağlayan şeyin BND koruması olduğunu öğreniyor. Bu adamların “vatansever” “milliyetçi” olmaları işin masal, palavra kısmı. Emperyalizmin ortak silahlı gücü Nato, bu tip paramiliter unsurları, hemen hemen aynı taktikler ve beceri ile Dünya’nın her yerinde kullandı. Ben Ülkemizde bunların, Türkiye’nin çıkarları için mücadele ettiklerini iddia etmelerine rağmen, aslında kontrgerilla unsurları olduğunu biliyor, yaptıkları vahşete ve verdikleri zarara üzülüyordum. Sonra,
namuslu, erdemli yazar Daniele Ganser’in “nato’nun gölge orduları” kitabında gördüm ki, nato, tüm Avrupa’da benzer suikastlar, korkunç cinayetler tertiplemiş, komünizmle mücadele bahanesi öne sürülerek “gerginlik stratejisi” ile çatışmalar çıkartmış, Ülkenin gelişme dinamiklerini bitirmişlerdir. Yazar araştırmasında mahkeme kararları, senato araştırmaları, kongre parlamento raporları ile sağlam delillerle bu cinayet ve entrika şebekesinin ipliğini pazara çıkarmıştır. Yani kimse çıkıp Türkiye için biz şöyle mücadele ettik, böyle özveride bulunduk yalanına sarılmasın. Bunlar Türkiye’nin geri kalmışlığının, kardeş çatışmalarının en baş sorumlularıdır. Bunların yaptıkları zaten er yada geç, 50 yıl 100 yıl sonra da olsa araştırılacaktır. Şundan eminim Maraş, Sivas, Çorum katliamlarının, değerli aydın ve bürokratların cinayetlerinin altından bu işbirlikçiler çıkacaktır.
Bu bilinen üc ayakli sacrak…., halini bi yenebilsin….. cumhurbaskanimizi…. paketliyecekler…. , irakta, libyada oldugu gibi…, bununlada yetinmecekler…, ülkemizi bir daha kendini savunamiyacak… bir kaosa sokacaklar….
Bu tip adamlarin soy agacina bakiniz. Almanya yada Fransa, Türkiyedeki etnik ve dini cesitliligi 1960‘lar dan beri cok kapsamli kullaniyor. Bu yeni bir sey degil. Türkün basina ne geldi ise hainlikten gelmedi mi?
Dün sabah ortadoğunun,balkanların,avrupanın ve amerikanın ve kainatın en muhalif kanalı fox tv miz Buğra Kavuncu’yu canlı yayına çıkardı.İsmai Küçükkaya’nın sert soruları ve sıkıştırmalarını ibretle izledim.Buğra Kavuncu ve sülalesi çok vatansever dini bütün insanlarmış ikna oldum.Yayın biraz daha uzasa emicesini de kurtacaktı olmadı ayıp etti fox tv.
Siyasi ayaga karsi ilk adim denilebilirmi…., merakla bekleyelim…
Rahmetli MuhsinYazıcıoğlu bizim tarlayi sürmüşler demişti.Yazıcıoğlu’nun cenazesinde Deniz Baykal”Türkiye sigortasını kaybetmiştir”dedi.Tüm bu cinayetlere bakınca Türk Cumhuriyeti büyük bir kuşatmanin altında
Bir tarafta tanklarla milleti ezmis, meclisi bombalamis fetoculerle, diger yanda bebek demeden 40 bin insanimizi kursunlamis pkk nin sesi hdp ile ittifak kurmuslar, arkalarini da bnd, cia, mossad piyasada kim varsa dayamislar, adina da millet! ittifaki demisler. Keske bu kadarla kalmis olsa..Ne bilmek ne de duymak istemem.
Gerçeğin izlerinde, bizi gerçeklere yaklaştıran aklının ışığına sağlık Erdem Kaya.
Eski deyişle bu hak yoludur. Hepimizi doğru ile yanlıştan ayıracak, hepimize hayırlı işler yaptıracak aydınlığa ulaşmanın yolu.
Şimdi cesur soruları ile gerçeğin güneşi, gölgelerine ve karanlıklarına vuruyorken vicdan sahibi her vatanseverin, çabaları ile bu aydınlanmaya omuz vermesi gerekmiyor mu?
Telgraf dört dörtlük bir bilgilendirme programı.
Ipin ucu yakalanmisken, Ugur Mumcu ve Necip Habletmitoglu’nun failleri ortaya cikartilmali.
Pislikler dökülüyor. Türkiyenin geldiği duruma bak.
Kimbilir Necip Hablemitoglunu katlettiren de BND nin adami Enver Altaylidir. Güya faili mechul. Nah mechul. Bal gibi kimin ne oldugu ortada.
Iktidar olacagiz diye erdogani indirecegiz diye elini ayagini opmediginiz karanlik mahfel kalmamis, ittifak kurmadiginiz sirtlan kalmamis, yaziklar olsun alayiniza..Simdiki beraberlikleriniz en az 30 yillik, erdogan ve akp den bile yillar oncesi…Erdogani kullanmak icin onun etrafina ususdunuz, avcunuzu yalayinca delirdiniz.Hersey beklenir hepinizden.
Bunlar anlıyoruzki hep gavura çalışmışlar,bir de Milli İstihbarat Teşkilatımızda çalışıp bu devletten yetki ve maaş almışlar.İnsanda bir Vatan -Millet sevgisi olur.Ekmeğini yediğin topraklara ihanet olmaz,Allah da buna iyi demez.Çekirge bir sıçrar iki sıçrar, en sonunda hak yerini bulur.
Çünkü yıllarca ruzi nazar denen casusla hem ülkemizi hem de başka ülkeleri karıştırıp çok kan ve göz yaşı dökülmesine sebep olmuşlar.
Kaç yaşına gelmiş hala almanyayla Türk Devletini tehdit ediyor. Allah böylelerin şerrinden hem Milletimizi hem de Devletimizi korusun….
abdullah gül ‘e delilleri açık bu soruları soracak,sonucunu değerlendirecek bir mahkememiz var mı