Bu okuyacaklarınız bu ülkenin bir utanç vesikasıdır. Kimse umursamasa da yazmak görevimiz olduğu için yazıyoruz.
***
Şu başlığı çok duymuş ya da okumuşsunuzdur: Adrese teslim ilan…
Üniversitelerin liyakatsiz ve ahlaksızca yaptığı atamaları anlatır bu başlık.
Geçenlerde yine biri yaşandı.
Yer Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Şereflikoçhisar Berat Cömertoğlu Meslek Yüksekokulu.
Yönetim ve Organizasyon bölümü Yerel Yönetimler Programı için bir öğretim görevlisi ilanına çıkıldı.
Kamu yönetimi gibi bu çok önemli alanda istenilen şart ne oldu biliyor musunuz?
“Müzik eğitimi lisans mezunu olmak.”
Bu da yetmemiş olacak ki, bu alınacak şanslı arkadaşın lisans eğitimi sonrası diksiyon, hitabet ya da ses eğitimi alanında da en az 5 yıl deneyimi olacak.
İngilizce bilmesine de gerek yok.
Haber yaptık!
Kimsenin umurunda bile değil.
O kadar kanıksamışız ki…
***
Bir yenisi şu an halihazırda ilanda…
Yer, Kırklareli Üniversitesi.
İngiliz Dili ve Edebiyatı anabilim dalında Batı Dilleri ve Edebiyatı bölümüne bir araştırma görevlisi alınacak.
İlanda istenen yabancı dil puanı kaç dersiniz? 50.
İngiliz Dili Edebiyatı bölümünde İngilizce puanı 50 olmalıymış!
Üniversiteli yetkililer bunun trajikomik olduğunu söylüyorlar.
***
Bunun gibi milyon örnek var ve bizler yine umursamayacağız.
Ama şimdi yazacaklarım belki dikkatinizi buraya vermeniz açısından etkili olur.
Önce şunu not düşerek başlamak istiyorum:
Üniversiteler FETÖ’nün hakimiyetinde! Bunu ben değil, herkes söylüyor ve bu FETÖ’cüler her okulda hala cirit atarken, atılanlar da tek tek geri dönüyor görevlerine…
Kimse de üniversitelerdeki FETÖ’ye dikkat çekmiyor.
Bu notu düştükten sonra başlayalım o zaman.
***
Şehrimiz Erzurum.
Üniversitemiz Atatürk Üniversitesi.
Siz de taktir edersiniz ki burası bir bilim yuvası!
İstatistik dersinde sinir bozan bir ders vardır: Olasılık.
İstatistikçi dostum Bayram, üniversite yıllarında bu lanet dersi geçmem için bana defalarca ders anlattı. Ama hep kaldım. O anlattı, ben kaldım.
***
Aradan yıllar geçti.
Şimdi yine anlayamadığım bir “olasılık”la karşı karşıyayım.
Ama bu olasılığı meslek bilgisine sonsuz güvendiğim Bayram bile açıklayamaz! Ben de o nedenle bu olasılık sorusunu Atatürk Üniversitesindeki istatistik bölümü hocalarına sormaya karar verdim.
Mesela…
Atatürk Üniversitesi Genel Sekreterinin oğlu, Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde Araştırma Görevlisi olmuş.
Bunun olasılığı kaçtır hocam?
Peki, üniversitenin Rektör Özel Kalem Müdürünün, Rektörlük kadrosundan Öğretim Görevlisi olması tesadüf mü?
Yine, Atatürk Üniversitesi Özel Kalem Müdürünün eşinin Türkçe Öğretimi Araştırma ve Uygulama Merkezinde Öğretim Görevlisi olarak çalışması da olasılık dahilinde mi acaba?
Bence olabilir…
Peki ya bunlar?
Atatürk Üniversitesi Basın Koordinatörünün eşi, İletişim Fakültesinde doktor Öğretim Görevlisi.
Atatürk Üniversitesi Rektör Danışmanının kızı, Erzurum Meslek Yüksek Okulunda Öğretim Görevlisi.
Aynı danışmanın diğer kızı, Psikolojik Danışma ve Uygulama Rehberlik Araştırma Merkezinde Araştırma Görevlisi.
Benim için olasılık dersi burada bitti… Ama sorunun cevabını hocalarımız bulabilir mi diye olasılıkları sıralamaya devam edelim biz.
Mesela…
Atatürk Üniversitesi Hukuk Müşavirliği İdari Yöneticisinin eşi, Erzurum Meslek Yüksek Okulu Dr. Öğretim Görevlisi.
Atatürk Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısının eşi, Erzurum Meslek Yüksekokulunda Öğretim Görevlisi.
Atatürk Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanının kızı, Erzurum Meslek Yüksekokulunda Öğretim Görevlisi.
Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Dekanının kızı, Hınıs Meslek Yüksek Okulu öğretim Görevlisi.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörünün kardeşinin eşi, Erzurum Meslek Yüksek Okulunda Öğretim Görevlisi.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörünün kardeşi, İlahiyat fakültesinde Dr. Öğretim Görevlisi.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörünün kız kardeşinin eşi, İlahiyat Fakültesinde Dr. Öğretim Görevlisi.
Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Dekan Yardımcısının oğlu, Meslek Yüksek Okulunda Öğretim Görevlisi.
Atatürk Üniversitesi Rektörün yeğeni, Ziraat Fakültesinde Araştırma Görevlisi.
Bitti mi sandınız!
Yanıldınız…
Atatürk Üniversitesi Rektörün yeğeni, Çevre sorunları Araştırma Müdürlüğünde Öğretim Görevlisi.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Dekan Yardımcısının yeğeni, Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik, Araştırma Görevlisi.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Dekan Yardımcısının diğer yeğeni, Mühendislik Fakültesinde Araştırma Görevlisi.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanının yeğeni, Tıp Fakültesinde, Dr. Öğretim Görevlisi.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekim Yardımcısının kız kardeşi, Tıp Fakültesi Dr. Öğretim Görevlisi.
Bitti mi!
Yine yanıldınız.
Ama yeter artık!
Olasılık dersinin de bir onuru var!
***
Bu bilgileri Erzurum’da yerel yayın yapan bir sitede gördüm. Haberi yapan gazeteci haberin altına bir not düşmüş, yazdıklarının doğru olmaması durumunda düzeltme yapacağını beyan etmiş.
Haber yaparım diye ve her ihtimale karşı ekran görüntüsünü aldım…
Müsait olunca açtım siteyi, baktım haber yok!
Hemen araştırmaya koyuldum.
Haber doğru ama hiç tanımadığım ve hala tanışmadığım bir gazeteciyi sanırım tehdit etmişler ve o da haberi kaldırmak zorunda kalmış.
Haberin doğruluğunu bir kez daha sorguladım. Kime sorsam, “Haber doğru” deyince, gazeteci kardeşimizin haberini kaldıran güçlerin Veryansın Tv’den de haberi kaldırmayı denemelerini istedim.
Bu yazıyı da o yüzden yazdım.
Buyurun beyler, yazıyı Veryansın Tv’den de kaldırın/kaldırtın!
***
Olasılıktan konu açılmıştı ya, şimdi size bir tesadüften daha bahsedeyim ve yazımı öyle sonlandırayım.
Bu üniversitede bu kadrolaşmaya neden olan, çanak tutan ya da görmezden gelen rektörümüz kim?
Ömer Çomaklı.
Peki Ömer Çomaklı kim?
Kendisi iddiaya göre Milli Görüşçü. Ama çoğu Milli Görüşçü gibi o da AKP’den aday adayı olmuş ama başaramamış. Başaramayınca rektör olmuş.
Çomaklı’nın profesör olan bir amcaoğlu var: Kemal Çomaklı.
Ne tesadüf ki o da Erzurum Atatürk Üniversitesindeymiş! Ama KHK ile yani FETÖ gerekçesiyle görevden alınmış.
Ömer Çomaklı’nın bir diğer amcaoğlu kim peki?
Prof. Dr. Ertan Çomaklı.
Fetullah’ın en azılı okullarından birinden mezun olup rektör olan Ertan Çomaklı.
İzmirlilere ahlaksız, gavur ve namussuz diyen ve hepsinin koronadan ölmesini temenni eden Zekiye Çomaklı vardı ya, ha işte onun oğlu…
Hani şu Eskişehir Anadolu Üniversitesi rektörü olup da öğrencileriyle seviyesiz konuşmaları ortaya çıkan ve tepkiler geldikten sonra sağlık sorunlarını bahane edip istifa eden Prof. Dr. Ertan Çomaklı.
Aile boyu profesörler maşallah!
***
Bu ülke hakkı yenip de susan insanlarla, kul hakkı yemekten utanmayan ‘insanların’ ülkesi oldu.
Uzatmayalım.
Hemen söyleyeceğimizi söyleyip kenara çekilelim…
Her üniversite gibi bir aile üniversitesi haline dönüştürülen Atatürk Üniversitesi için yeni bir rektör ataması yapılacak.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan seçim yapacak.
En güçlü aday kim dersiniz?
Prof. Dr. Ömer Çomaklı.
İmam osurursa, cemaat sıçarmış. Üniversiteyi geçtik devletin tepesinde durum çok mu farklı?
Şunu ekleyelim Giresun Üniversitesinde Atatürk Üniversitesinden doktora yüksek lisans ve lisans alan öğretim elemanlarına bir baksınlar içlerinde kaç Fetöcü var ? Birde sorsunlar siz neden hep Atatürk Üniversitesinden doktora yüksek lisans alıyorsunuz ..başka üniversite yokmu diye?
Oha demekten baska bir sey gelmiyor aklima.
ben de iktidarın FETÖ’nün siyasi ayağının merkezi olduğunu düşünüyorum.
Ne yapsalar bos..Bu milletin ahini ve nefretini aldilar bir kere..Boyle tasima sularla degirmen filan donmez artik..En fazla onlari besleyen amerikali ve avrupalilarin gozlerine girmeye calisirlar da bak hala calisiyoruz ne olur ekmegimizi kesmeyin derler..Bakalim amerikali ve avrupali hamileri bunlari kac yil daha besleyecek bedavadan, bakalim ne zaman sabirlari tukenip kapinin onune koyacaklar bunlari. Enseyi o kadar da karartmayin..Bunlara kim bulasirsa yedi ceddi iflah olmayacak.
Çoğu üniversitenin öğretim görevlileri daha sınava soru hazırlamaktan aciz. Açıköğretim Fakültesinin eski çıkmış sorularını ya da ünite sonu deneme sorularını soruyorlardı. Bu ülkenin geleceği bu adamların ellerinde. Vah ki vah..
Çoğu üniversite aynı durumda.. okuduğum bölümün bölüm başkanın karısı, aynı bölümde bir öğretim görevlisiyle teyze kızı. bu teyze kızının kocası aynı bölümde doçent. bunların bir akrabası aynı bölümde öğretim görevlisi ve onun nişanlısı da aynı bölünde çalışan bir görevli.. azıcık derinlere dalsak daha neler çıkar. berbat eğitim sisteminin berbat ilişkileri işte.
http://erzurumhaber25.com/haber/ataturk_universitesi_rektoru_erzurumlu_olmali_ve_erzurumu_bilmeli-11465.html
2 temmuZda yine adrese teslim kadro ilamı açtılar. Biri açıköğretim dekan yardımcısının ve mühendislik fakültesi doçentinin eşi, diğer sağlık sen başkanın eşi. Buna karşı çıkan anabilim dalı başkanı istifa etti. Liyakatın L is bu fakültede yok.
Erzurum Atatürk Üni. Rektörü “Cumhurbaşkanı arasa yapmam diyor” ama arka odada beni “şu bürokratlar ararsa yaparım” dedirtiyor.
Rektörün özel kalemi istediği kişiyi iyi gösterip, rektörün onayını almaya yardımcı oluyor. İstemediğini de ötekileştirip işine engel oluyor.
Kaç tane akademisyenin haksızlığa uğradığı için İdare mahkemelerinde davası sürüyor. Bu kadar mahkemelik olan başka rektör yoktur herhalde…
Bir yanda Rektörü bürokratlara aratarak istediğini yaptıran “Kayırılan” akademisyenler, bir yanda en temel anayasal haklarına bile engel olunan “öteki” akademisyenler.
Erzurumda kime sorsanız rektörlük hakkında bu tabloyu kolayca çiziyor.
Herkes aman Atatürk Üniversitesi’nden uzak durun diyor. Üniversitenin itibarının bu kadar ayaklar altına alındığı bir dönem olmamıştır 60 yıllık tarihinde.
Erdem Atay yine araştırmacı gazeteciliğini konuşturmuş, bir rezaleti daha korkmadan halkın önüne sermiş. Sizinle gurur duyuyoruz
Sayın Yazar,
Rektör Çomaklı konusunda yazılan yazıya yer veren Erzurum yerel gazetesi, yazıyı yayınladıktan 1-2 saat sonra içeriği kaldırıldı. Biz de bu yazıya ulaşamadık, gün ışığına çıkardığınız için teşekkür ederiz.
Burada yazılan usulsüz atamalar, sadece çok küçük bir kısmı. Zaman olsa da usulsüz ve liyakatsiz yapılan bu atamalar sıralanabilse. Sayın Çomaklı’nın kendi ailesi, danışmanları, dekan ve müdürleri ile çevrili halka içerisindeki liyakatsiz atamalar yanında rektörlükte çalışan memurları da (fotoğrafçısı, grafikeri, özel kalem müdürü gibi) bir şekilde öğretim görevlisi kadrolarına atamıştır. Liyakatli olanların ihtiyaç duyulan bölümlere atanması yerine, kendi yandaşlarının ihtiyaçları dikkate alınmış ve hiç ihtiyaç duyulmayan bölümlere zorlama ile yerleştirilmişlerdir.
Birde Kafkas Universitesini inceyin … Dayı yeğen, ilişkilerini gorun, atamalarda akrabalık bulamazsanız.. ürün bizim…
ben vatan partili biri olsam ne derdim diye düşündüm ve şunlar aklıma geldi. “sayın yazar bu yazıyı kaldırınız. şu anda vatan savaşı veriyoruz. dere geçerken at değiştirilmez. adalet altın çağını yaşıyor. istanbul sözleşmesi batı dayatmasıdır. batı çürümüştür. cephemizin reisini sıkıntıya sokmayın. hayatta en hakiki mürşit bilim değildir. reistir…”
Sadece danışmanları, müdürleri söylüyor diye aslını astarını araştırmadan akademisyenleri yerlerinden edip, görevlendirme ile başka bir yere veriyor. Kendi arkadaşım hastanede 10 yıl emek verip, gecesini gündüzüne kattı, doktor ile makale yüzünden tartıştığı için (haklı olduğu halde) ve sırf doktor olduğu için, hastane yönetimi ve müdürün de aracılığı ile arkadaşım 1 yıldır başka yerlere görevlendiriliyor. Doktor hakkında idari soruşturma açıldı ve tahmin edeceğiniz gibi idari soruşturmanın üstü kapatıldı. İdari mahkemede 1 yıldır hakkını aramaya çalışıyor. Sonuç; arkadaşım 10 yıllık mesleğini, emeğini bıraktı. Neden, makale yazıyor, işini yapıyor, çalışıyor diye. Neden işin aslını öğrenmeden sadece müdürlerin,danışmanların sözüyle hareket eden REKTÖR yüzünden….
ATATÜRK ÜNİVERSİTE’SİNDE 2000Lİ YILLARDA FETÖCÜLER PROFÖSÖR DİYE KATIR KİŞNEMESİ DİNLETTİLER.
O zamanlar `-70 fetö hanedanı vardı şimdi Pakp 0 fetö hanedanı devamke.
bakın iddia ediyorum “tepeden tırnağa” o kampüste cemaate bulaşmamış kimse bulamazsınız.
VE EN ACISI HALEN ATANANLARIN YARIYA YAKINI İÇTEN İÇE BU LANETLİ ÖRGÜTÜ DESTEKLER.
ÖNLEM ALINMAZSA YENİ BİR DARBENİN AKINCI ÜSSÜ OLUR!.
Bir de ege üniversitesini araştırsanız. Geçmişten günümüze…
Burada cesurca yazdıklarınızdan dolayı tebrik ederim. Sadece akademik değil, idari kadrolara yapılan atamalarda bir o kadar adaletsiz ve liyakat sızca. Rektörün atamaları biraz incelense ne kadar haksızlık yaptığı anlaşılacaktır. Kendisini eleştirenlerde bir şekilde susturuluyor veya susmaya mecbur bırakılıyor.
“Bu ülke hakkı yenip de susan insanlarla, kul hakkı yemekten utanmayan ‘insanların’ ülkesi oldu.”
Bildiğiniz bir usulsüzlük varsa suç duyurusunda bulunun. Sizin bu yönteminin bayatladığı için kimsede ırgalamıyor. Buradaki metni dedikodu olarak görüyorum
Gazeteci arkadaşı açıksözlülüğü için tebrik ediyorum. Ama yazdığı herşey doğru olmasa da çoğu yazdığı hakkında kampüs içindeki kişilerden kampüs dışında teyit alabilirmiş. Yorumlarda dikkatimi çeken özel kalem müdürü hakkında yazılanlar oldukça etkileyici. daha etkileyici olabilirmiş. Tüm ekibi, tüm yöneticileri, öğrencilerini, açılan davaları, ilişkileri analiz edebilecek kadar yakından incelenebilseydi daha değişik bir haber olabilirmiş. Belki de yazan beyefendinin yanlış eksik bilgileri vardır. ama şu da bir gerçek hocamız şehir gazetecilerinin tamamı tarafından çok seviliyor. Etrafındakiler tarafından da. Bir tane bile hakkında kötü konuşabilen yok.
Rektorun kardeşi hikmet comakli fetoden ihraç edilmiş polislerden, oğlu Onur Comakli nin Adanada okurken Fetonun ev imamlığı yaptigi tüm Erzurum da konuşuluyor.
Kadro sınavlarında istedikleri olmayınca hocaları ve adayları tehdit ettiklerine dair söylentiler var. Liyakat bu dönemde sözlükte kelime kaldı. Düşünün ki insanlar şerlerinden korkuyor. Gazetecisi, hocası herkes… Biat edenlerde musluk başlarına oturtuluyor. Ama öyle düşünmeyin itikatları tam, hiçbir ibadeti kaçırmıyorlar… Ne güzel iş…
Hepsi doğru ama eksik emin olun. Bıktırdı bu adam..
Evet yazının sonunda durum net özetlenmiş. Kendi yöneticilerinin çoğunluğu tarafından bile sevilmeyen, sevilmediğinden emin olduğu için hırçınlaşan, özgüven fakiri mevcut rektör yeniden en güçlü aday.
Allah hepsinin belasını versin
Liyakat önemli. Bu tür cesur yazılar ile benzer kayırmaların önüne geçilebilir. Yazıda çok eksiklerin olduğu da bir gerçek. Örneğin; Proje Koordinasyon Müdürü’nün kızının Ziraat Fakültesine, Veri Toplama Koordinatörü kızının yabancı dillere, rektörün lojman komşusunun oğlunun Bilgisayar bölümüne atanması …. vd. İlan şartları, atanan isimlerin bağları ve sınav şartları incelense kim bilir neler çıkar ortaya…
Agzi olan konusuyor bu memlekette maalesef. Baslar düzelmedikçe ayaklara vebal yuklenmemeli. Sayin cumhuru reisin cevresine bi bakin ailesinden ote kim var. Ihaleleri bi takip edin bakin hisim akrabadan ote kim var. Gezetecilik ulkenin seksen bir ilinin icindeki bir kac universiteyi elestirmekle erdemlilik kazandirmiyor insana.baslayin cesurca yukardan elestirmeye bizde destek olalim . Yazamıyorsanız sayet bu paylasimida kaldiriniz. Gelen hangisi yapmayacak bu saydiklarinizi liyakatsizlik tepeden baslamis tırnağa inmis basa laf yok tirnak cekilmeye mahkum
aldıkları maaşlar ilaç parası olsun
Bu yoruma neler neler yazılabilir ama inanın telefonumun bataryası yetmez
Yiyin efendiler bir 4 yıl daha yiyin! Napalım CB takdiri. Karısına kadro bulmadıkça görev garanti demekki. Eee partili olmayan garibanın ahı sizi öyle bir sallayacak ki kendi ayağınıza sıkıyorsunuz haberiniz yok…
Ak partinin yönettiği ülke böyle olur işte adalet yok
Sadece bunlar mı?
1) İki oğlu fetöde imamlık yapmış
2) darbeden kısa süre önce bankadan (Bankasya) yüklü parasını çekmiş (demek darbeden haberi var)
3) Darbe gününe kadar evi ışık evi. darbeden sonra komşuların ihbarıyla kapatılıyor.
Bu haber hakkında Atatürk Üniversitesi Rektoru bir açıklama neden yapmıyor. Bir açıklama yapılmaması haberin doğrulu anlamına gelir ki, bu da Atatürk Üniversitesinin itibarının yerle bir edildiğini gösterir.Bu haber karşısında suskunluğunu koruyan Rektor, personel karşısında adaletten, hak-hukuktan, liyakatten siz edemez.Kendisine personeli bir tarafından güler.
Bu ülkede torpil olmadan işe girilebilse, birilerinin tanıdığı olmadan emek veren herkes yükselebilse. Mesela mühendis muhasebecilik yapmasa veya öğretmen tarım il müdürlüğünde çalışmasa.. gibi. Çalışmayan, uğraşmayan, torpil bekleyen yalaka tayfası da özel sektöre yönelse. Türkiye devlet olarak çok ilerler. Sırf zengin sırf bilmem ne diye atıyorum baya atarak örnek veriyorum uzay bakanlığına sen gidip veterinerlik mezunu getirirsen organik hoşşşaftan öte bi performans alamazsın uzay bakanlığından. Metris soğuktur şimdi. Örnekler çoğaltılabilir.
“Kemalistler burnunuzdan fitil fitil getirecek bunları!” diye kabadayıca bir meydan okuyabilsem belki biraz içim soğuyacak; ama yapamıyorum…
Hangi Kemalistler? Hani Kemalistler?