Türkiye, ayakları bu toprakta olup da yüreği başka coğrafyalarda atanlarla dolu.
Yıllarca onlar medyada çıktı, onlar akil oldu, en üst görevlerde onlar yer aldı, kanaat önderlerini onlar belirledi, onlar “darbeci” askerleri yargıladı, onlar partilere yerleşti, onlar ihaleleri aldı, onlar ülkesini sevdi, geri kalanları onlar hain yaptı… vs.
Kimisi Fetullahçı’ydı, kimisi İslam’dan uzak İslamcı, kimisi sözde Kemalist, kimisi liberal, kimisi ülkücü…
Kıbleleri aynı…
Kavga ediyor gibi görünüyorlar ama aslında hep aynı şeyi söylüyorlar.
Aynı şeyi söyleyenlerden biriyle devam edelim bugün.
Bu yazıdaki “kahramanımız” “CHP maskesi” takmışlardan…
TEKRAR SORALIM
8 Eylül’de de aynı “kahramanımızdan” bahsetmiştim.
Ünal Çeviköz.
Aslında o yazının Ankara’yı ya da en azından CHP’yi hareketlendirmesi gerekirdi.
Çıt çıkmadı!
“Hadi CHP’liler sustu da, AKP’liler neden sessiz?” dedi bir arkadaşım. “Çünkü benzerlerinden kendi partilerinde çok var” diye yanıtladım.
Yazıda doğrulattığımı söylediğim bir soru sormuştum Çeviköz’e.
* IRI adlı düşünce kuruluşundaki isimlere “31 Mart sonrası CHP’nin stratejisini belirleyin, birlikte çalışalım” önerisi sundunuz mu sunmadınız mı?
Cevap yok.
Bugün yeni sorular soracağım. Yine mi ses yok, o zaman başka bir yazıda yeni soruları ileteceğim…
Aslında cevap almak istediğimizden mi soruyoruz bu soruları yoksa Türk milletine bir gerçeği göstermek için mi ona siz karar verin. Ama biz yine de soralım sorumuzu…
Önce bilgi verelim.
ÇEVİKÖZ’ÜN CFR’Lİ DOSTU VE İTİRAFI
2018 sonbaharı…
Çeviköz Genel Başkan Yardımcısı oldu ya da olacak…
Parti içi bir toplantı yapılıyor, yer CHP binası.
Konuşmacı “CHP maskeli kahramanımız” Çeviköz.
Salonda yaklaşık 30 kişi var.
Konuşmaya başlıyor (Mealen aktarıyorum):
“Londra Büyükelçisiyken CFR Ortadoğu Masası Şefiyle arkadaş olduk, kendisiyle çok yakın dostuz. Bize her konuda destek verdi, bundan sonra da burada da (CHP’de) yardımlaşmalarımız devam edecek. Onlar bize yani CHP’ye destek verecek.”
Konuşma devam ederken, biri çıkıyor “Nasıl yani” diye soruyor. Çeviköz, oturumda bulunan bazı kişilerin rahatsız olduğunu anlıyor ve konuşmayı değiştiriyor. Bu kez Rusya’yı anlatmaya başlıyor… “Şöyle kötü bir yer Rusya”, “Medeniyet yok orada”, şöyle… böyle…
“Türkiye’nin dış politika sorunu nerede, neden ondan bahsetmemiş” diye sormayın.
Gerek yok ki, onu CFR’nin Ortadoğu Masası Şefine teslim etmiş zaten!
ÇEVİKÖZ’E YENİ SORULAR
Ama biz yine de başka sorular soralım kendisine…
* Kimdir sizin çok yakın dostunuz? Steven Cook mu, Edelman mı, Murphy mi, … kim?
* CHP’ye yardım etsin diye kapısını çaldığınız CFR ve IRI’nın görevleri nelerdir?
* Onlardan neden yardım istediniz?
* CHP lideri Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu destek taleplerinizden haberi var mı?
* CHP’ye yol gösterecek Türk bilim adamı, düşünürü bitti mi?
Çeviköz, parti adına yapacağı açıklamalarda mutlaka ama mutlaka NATO’yu araya bir sıkıştırıveriyor.
GÖREV YERİ…
Özgeçmişinden okuyalım:
“1989 yılında Dışişleri Bakanlığı’ndan izinli olarak ayrılarak NATO Uluslararası Yazmanlığı’nda göreve başladı ve önce Ekonomi Direktörlüğü’nde sonra Siyasi Direktörlük’te çalıştı. 1994 yılında NATO’nun Moskova’daki Enformasyon Bürosu’nu açmakla görevlendirildi.”
Çeviköz’ün görev yeri yazıyor.
Dolayısıyla bakmayın siz Çeviköz’ün ayaklarının Türk topraklarına basmasına…
Yüreği başka coğrafyalarda atıyor.
***
AKP BİRİLERİNE ANKARA’YI DAR EDECEK!
AKP Genel Sekreteri Fatih Şahin, geçen gün Mansur Yavaş’ı açıkça tehdit etti:
“Eğer işçi, emekçi kardeşlerimizin ekmeğiyle oynarsan, onlara bu zulmü reva görürsen, Ankara’yı sana dar ederiz, karşında bizi bulursun, karşında AK Parti teşkilatlarını bulursun.”
Emeğe çok önem verdiğini bu sözleriyle anladığımız Sayın Şahin acaba neden Ankara’da AKP’nin başkanlık koltuğunda oturduğu belediyelerdeki işçi kıyımına ses çıkarmıyor?
Neden oradaki işçileri görmüyor?
Ankara Büyükşehir Belediyesindeki işçiler işçi de, diğer belediyelerdeki işçiler ne?
Üstelik, bir önceki dönemde de bu belediyeler yine kendilerindeydi. Bu işçiler de onların seçtiği işçilerdi…
Mansur Yavaş’a Ankara’yı dar edecekmiş AKP teşkilatı!
Sayın Şahin’e yol gösteriyoruz.
Büyükşehir henüz “işçi kıyımına” başlamadı ama işçi kıyımını bitiren çok AKP’li belediye var. Buyrun Ankara’yı onlara dar edin!
Hocam şimdi CFR işine girecek olursak Bilderbergler, GİFler, NGOlar, falan filan, ülkede adam kalmaz, hangi adamın geçmişine baksak, hangi sivil toplum örgütünün nereden yardım aldığına baksak muhakkak ayakları burada ama beyinleri fikirleri dışarıda mandacı ve himayeci birine rastlıyoruz, bahsedilen kişi bunlardan sadece biri, ülkedeki parlamenterler, bürokratlar, holding sahipleri, bazı üniversiteler, sözde bazı akademisyenler, düşünce kuruluşlarındaki sözde uzmanlar, yurt dışı vakıfları tarafından desteklenen bir kısım medya kuruluşları ve gazeteciler ( Chrest vakfı habire para pompalıyor 10000 km öteden Türkiye’ye) ile birlikte Türkiye’de öyle bir ağ kurulmuş ki 3 saatte 1 paket sigara içirtti bana, Anadolu insanının cehalete sevkedilerek memleketin bu kitleler tarafından idare edilmesi, dolayısıyla Türkiye’nin belirli kalıplar içinde tutulması-ŞEKİLLENDİRİLMESİ operasyonu tıkır tıkır işliyor, herifler memleketin kritik köşelerini tutmuşlar, bunlar okuyorlar, bunlar sermaye sahipleri, bunlar bir takım kuruluşlar kuruyorlar, bunlar bu ülkenin kaymağına yiyiyorlar, Anadolu’ya sadece Türkiye’nin posası kalıyor, bu girdaptan ancak 1) Anadolu’nun etkili ve yaygın bir biçimde şuurlandırılması 2) Anadolu’nun imkanlar dahilinde ivedilikle sermayelendirilmesi gibi bir çözümle kurtulabileceğimizi düşünüyorum, çünkü sizin bahsettiğiniz bu CFR, IRI VB. kuruluşlardan Anadolu’nun neredeyse haberi yok, bir haberi olsa zaten Ankara’ya İstanbul’a ”siz ne yapıyorsunuz biz savaştık binlerce şehit verdik siz tek kurşun atmadan ülkeyi teslim ettiniz, müstemleke hale getirdiniz diyecek de” , KİM DİYECEK?
CFR yada Ingilizce olarak “Center on Foreign Relations” ABD derin devletinin ve CIAnin komuta merkezidir. Bunu Turk halki pek bilmez ancak bircok arastirmaci yabanci yazar (W.Engdahl, Sibel Edmonds, P.Giraldi vesaire) bu sozum ona “dusunce kurulusu” (Think Tank) hakkinda genis haberler yazmislardir. ABD disislerinden dogrudan para alan bir kurulustur ve ABDnin Boeing, Lockeed gibi askeri/endustriyel yapinin dev sirketlerinden ve Wall Street sirketlerinin her birinin bir temsilcisi vardir. Bu anlamda, ABD oligarsik yapilanmasina baglidirlar. Dunya stratejileri ve gormek istedikleri senaryolar uzerine yillik raporlar, aylik calismalar yaparlar. Nato uyesi her ulkeden (vasal yada manda ulkeler olarak adlandirabiliriz) gazeteci, politikaci, isadami, asker kisiye yazilar yazdirip yayinlarlar. Pentagon ile ortak stratejiler uretilerler. Bunlar gorunen yuzleridir. Orgutleme, eylem, renkli devrimler, darbeler vesaire gibi isleri kapali kapilar ardinda yuruturler. CHP sozcusu iste bizim gibi Nato’ya bagli ulkelerde bolca olan kisilerden sadece biridir. Kendilerine calisan bu tur insanlari buyuk mevkilere getirebilecek, mefaatler saglayabilicek kudrette bir kurulustur.
ABD ile bugünkü CHP kadar içli-dışlı başka kitle partileri her zaman olmuştur, bugün de vardır. ECEViT 14 MAYIS 1972 günü Genel Başkan seçilmeden önce, bunların hiçbiri CHP’nin eline su dökemezdi, dökememiştir. Dediğiniz gibi olsa, yani CHP 1946 liberalizmine geri dönmüş olsa, TRUMP PKK’yı kaderi ile başbaşa çoktaaan bırakmıştı.
sn atay sıteden yenı haberım oldu. hayırlı ugurlu olsun
S-400 niye alıyoruz bize kim saldıracak diyen bir Kılıçdaroğlu varken CHP’nin kime hizmet ettiğini anlamak zor olmasa gerek. Türkiye’nin silah sanayi atılımından yurt dışı rahatsızdır. Belkide en rahatsız olduğu konudur. CHP’de Türkiye’nin silah sanayisinde gelişmesini önlemek için adına Amerika dersiniz, Avrupa dersiniz veya küresel sermaye dersiniz onlar tarafından desteklenen bir nevi onların taşeronluğunu yapan bir oluşum haline gelmiştir. Günümüzde CHP, Neo Natocudur bana göre. Sadece CHP değil kadın hakları adı altında toplumun aile yapısını bitirmek için bile küresel sermayenin fonladığı STK’ların var olduğu söylenmektedir. Bu bazı STK’lar örf ve adeti yerle bir eden LGBT’yi görüp Diyarbakır Annelerini görmezler. Çünkü bunların görevi budur. Tıpkı bazı artist ve dantel tayfasının HDP ile ilgili olumsuz haberler olunca atlayıp Diyarbakır annelerine ölü taklidi yapması gibi.