Sene 2014, yer Afyon.
Oğlu FETÖ okullarında okuyan müezzin M. hakkında suç duyurusu yapılır.
İddia dikkat çekicidir: Eski bir müezzin eşi olan dul ve çocuklu bir kadına sarkıntılık.
7 Kasım 2014 tarihli 7427 kayıt no’lu şikâyet dilekçesine göre, müezzin M., kadının kapısının ziline basar, arkadaşlık teklif eder, kadına cinsel saldırıda bulunur, komşular da buna tanık olur.
Mağdur kadın, dilekçeyi Müftülüğe vermeden önce büyük bir savaş yaşıyor.
Önce dilekçeyi yazıyor ancak müftülük kabul etmiyor. Kadına, “zarar görürsün” gibi baskılarla ikna süreci başlıyor. Kadın çok ısrar edince, geri adım atamıyorlar ve müftülük şikâyet dilekçesini kabul etmek zorunda kalıyor.
Ama o arada kadının evine müftülüğün talimatıyla aracılar gidip geliyor. Yeter ki dilekçesini geri çeksin. Müftü baktı olmuyor, kadını makamına çağırıyor ve iddia o ki baskıyı artırıyor.
Kadın da geri adım atmak zorunda kalıyor.
Konu Afyontime’a haber olunca, müftü, “Biz gereken cezayı vereceğiz, kurum yıpranmasın, haberi kaldır” diye baskı yapınca, haber de ortadan kalkıyor.
Ama müftü sözünde durmuyor, söz konusu taciz yaptığı iddia edilen kişi hakkında hiçbir işlem yapmıyor. Hatta aynı camide görevine devam ettiriyor.
Fakat bu kez müftünün karşısına cemaat çıkıyor, “Bizim çoluk çocuğumuz, karımız, kızımız var. Bu camide bu namussuz imamın ne işi var? Gereğini yapmazsanız, doğacak olaylardan ve tehlikelerden biz sorumlu değiliz” diyerek dilekçe veriyorlar.
Müftü yenilgiyi (!) kabul ediyor, müezzin başka bir camiye gönderiliyor.
O müezzinin şimdi bir Büyükşehir Belediyesinde önemli bir göreve geldiği ortaya çıkıyor.
Tahkikatı yapmayan müftünün hakkında bir soruşturma da açılmıyor.
***
Yer yine Afyon.
Kuran Kursu öğreticisi H. hakkında, kız öğrencilere sarkıntılık yaptığı iddiasıyla soruşturma açılır. H.’ye ödül gibi ceza verilir, kişi merkez Kuran kursuna tayin edilir.
H., Temmuz 2017’de KHK ile FETÖ’den ihraç edilir.
Ödül gibi ceza veren yine aynı müftüdür.
***
S.Afyon’da bir camide çalışan bir yetkilidir. Hakkında soruşturma açılır. Başka bir camide görevlendirilir, kurtarılır, sonra FETÖ bir camiye tayin isteyince, M.S.bu kez oraya tayin olur.
Söz konusu kişi Temmuz 2017’de görevden ihraç edilir.
Tayini yapan, yine aynı müftüdür.
***
Kuran kursu öğreticisi D. Ö., başarısından (!) olsa gerek müftü tarafından daha iyi bir kursa alınır.
Ö.de FETÖ’den ihraç edilir.
***
K.,Afyon’un bir ilçesinde görevli iken, merkez bir caminin müezzin kayyımlığına atanır.
Ne tesadüftür ki o da FETÖ’den ihraç edilir.
***
17-25 Aralık sonrası…
Şubat 2014.
Camide bir toplantıda hızlı FETÖ’cü olarak bilinen H. E., “Örnek imam hatip ve örnek çalışması” başlıklı bir sunum yapar. Sunumdaki örnek faaliyet ise şudur:
Çocukların harçlıklarından alınan paraların törenle “Kimse Yok Mu?” adlı FETÖ’cü derneğe teslim edilmesi…
H.E. nerede mi?
O da ihraç.
Peki bu kişiyi örnek imam olarak gösteren ve bu sunumu yapması için kendisini görevlendiren kim?
Malum müftü…
***
Bu müftü, bir gün bir başyaver arar. Ancak istediği kişi FETÖ’cüdür. Hemen yanındaki kişiler, “Sayın müftüm, bahsettiğiniz kişi paralelci, çok sıkıntı” der.
O da, “Aaa, öyle mi bilmiyordum, tamam vazgeçtim o zaman” diye yanıt verir.
Sonra bu müftü, gençliğini FETÖ’ye hizmet etmekle geçirmiş başka birini yaveri yapmak için müftü yardımcılığı görevine getirir.
Yetmez, bu kişiyi başka bir yere tayini çıktığında da yanında götürür.
***
Bir murakıp (Diyanet’te denetmen) liyakatsiz bir şekilde vaizlik kadrosuna geçirilir. Sonra Aile İrşad Ekibi Başkanı yapılır.
Bu kişiyi göreve getiren müftüye tepkiler gelir ama müftü kulak asmaz.
Bu murakıp sonra FETÖ’nün bel kemiği çıkar, ihraç edilir ve tutuklanır.
***
Yer yine Afyon.
Mayıs 2014’te Müftülük hattından tüm personellere iki kez mesaj gönderilir. Gönderilen mesajlar FETÖ’cüler tarafından düzenlenen konferanslara davet mesajlarıdır.
Talimat müftülükten çıkmıştır.
***
İki Diyanet çalışanı (İ.K. ve Ö.Ç.) Hac görevlisi olarak görevlendirilir. İkisi hakkında da “paralelci” iddiaları ortaya atılınca, verilen görev ellerinden alınır. Müftü hemen ilgilileri arar, “Bu arkadaşlara ben referansım, derhal görevlerine geri dönsünler” talimatı gelir.
Görevler yeniden verilir.
Biri evini satar, 186 bin TL parasını Bank Asya’ya yatırır.
İkisi de FETÖ’den ihraç edilir.
***
Yer Erzincan.
Malum müftü dönemin valisi Abdülkadir Demir ile birlikte Diyanet’in rotasyon kararını fırsat bilip birçok FETÖ’cü din görevlisini merkezde görevlendirir.
O kadar iyi çalışırlar ki, himmet paraları, öğrenci bursları ve Zaman gazetesinin tirajı iki kat artar. Bu başarılı (!) din görevlilerini malum müftü tayin etmiştir.
Çoğu FETÖ’den ihraç edilir veya açığa alınır.
Birlikte çalıştığı vali de FETÖ’den ihraç edilir.
Ama müftü hala görevdedir.
(Valiye bir parantez açalım:
Vali Demir, 1 Eylül 2016’da ihraç ediliyor.
3 Şubat 2017’ye kadar tutuklu kalıyor. Bu tarihte tutuksuz yargılanmak üzere serbest kalıyor.
16 Haziran 2017 tarihinde yeniden tutuklama kararı çıkarılıyor.
Aaaaa… Bir bakıyorlar Abdülkadir Demir ortada yok! Şimdi kaçak!)
***
Yer yine Erzincan.
Yıl 2015
Din Görevlileri ve Camiler Haftası münasebetiyle malum müftü yemeğe davet edilir.
Müftü, yemekte yaptığı konuşmada PKK’ya karşı yürütülen hendek operasyonlarına karşı olur, PKK’lı teröristlerin öldürülmesini eleştirir.
Devletin verdiği öldürülen PKK’lı sayılarının verilmesinden rahatsızlık duyduğunu ifade eder.
Bir personel bu konuşmaya itiraz eder ama nafile. Malum müftü söyleyeceğini söyler:
“Şu kadar PKK’lı etkisiz hale getirildi, bu kadar terörist öldürdük, gibi hamasi açıklamalarla, kelle sayarak, ölüleri yarıştırarak bir sonuca ulaşamayız.”
***
Döneminde Afyon Eski Otogar Cami ve Kuran Kursu’nun FETÖ üssü olması nedeniyle müfettiş raporuyla kapatıldığından mı bahsedelim, bir AKP’li vekille kavga ettikten sonra “Afyon’da AK Parti’yi bir basın toplantısıyla bitiririm” demesinden mi?
Mesela “Tayyip Bey, Fetullah Gülen Hoca Efendi’yi karşısına alırsa, hayatının en büyük hatasını yapmış olur” gibi bir beyandan bahsederler ama sorsan kabul etmez.
FETÖ’cü öğrencilere para toplattığı iddialarını falan artık saymıyoruz.
***
Peki hakkında bu kadar iddia bulunan müftü kim?
Bu kişi şu an Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen.
Hani eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın vefatı sonrası sosyal medya hesabından “Ey Mevta” şiirini paylaşıp sonra silen…
İşliyen, Cengiz Numanoğlu’nun şiirinin şu kıtasını paylaşmıştı:
“Ne kadar büyüktü dindara kinin.
Hacıya, hocaya uzardı dilin.
Konuşsana mevta! Bitti mi pilin?
Oksijen tüpleri yok tabutların
Söyle de bir nefes versin putların.”
Arkasından dalga geçtiği kişi Karadayı Paşa.
Put dediği de Atatürk olsa gerek…
***
İsteriz ki, her bu dünyadan göçenin arkasından dua okunsun.
Ama olmuyor işte.
Bazıları dua gönderir, bazıları ağıt yakar, bazıları da beddua niyetine şiir gönderir mevtanın ardından…
Ama Anadolu’nun güzel türküleri de vardır.
Bakarsınız, bu millet de kendine tuzak kuran kriptoların arkasından Kazak Abdal’ın “Eşeği saldım çayıra” türküsünü çağırır…
“Eşeği Saldım Çayıra
Otlaya Karnın Doyura
Gördüğü Düşü Hayra
Yoranın da Avradını
Münkir Münafıkın Soyu
Yıktı Harap Etti Köyü
Mezarına Bir Tas Suyu
Dökenin de Avradını
Derince Kazın Kuyusun
İnim İnim İnilesin
Kefen Dikmeye İğnesin
Verenin de Avradını
Dağdan Tahta İndirenin
Iskatına Oturanın
Hizmetini Bitirenin
İmamın da Avradını
Müfsidin Bir de Gammazın
Malı Vardır da Yemezin
İkisin Meyyit Namazın
Kılanın da Avradını
Kazak Abdal Nutk Eyledi
Cümle Halkı Dahleyledi
Sorarlarsa Kim Söyledi
Soranın da Avradını”
Din elden gitti diyanet çoktan bitti ne yardımcısı ne başı taşır iman taşı…
Kazak Abdal’ın şiirini tuttum.
…Tesekkurler erdem atay bu herifi bize tanittigin icin.
Burhan İşliyen’in Afyona’a gelişi de başka bir rezaletmiş. https://www.yenicaggazetesi.com.tr/bir-muftu-skandali-daha-87090h.htm
Madem o kadar şaibe var hatta deliller neden görevde, göreve getirdiği müftüleri de tespit edip görevden almalı hemen
Sayın Diyanet İşleri Başkanı daha mı beter acaba ki bu Burhan İşliyen kişisini işten almıyor?
Sayın Erdoğan’da acaba bu gibi kişilerin görevlerinde tutulmasının kendisine oy kaybettirdiğinin farkinda mı?
İnsanların kendi başlarına edinemeyecekleri bilgileri onlara sağlıyorsunuz Erdem Bey. Gerçek gazetecilik nedir ilk defa sizde görüyorum.
Ve demek ki diyorum diğer birçok gazeteci görünen kişide “yazıyormuş gibi yapayım da kimse çakmasın” rajonundaymış.
Demek ki ne kadar pislik işler yaparsan sayın Erdoğan sizi o kadar yüksek görevlere mi atıyor?Tabi ki değil ama Sayın Cumhurbaşkanının sadece iki seçeneği var. Ya fetö temizliği gibi bu pislikleri temizleyecek devletin makamlarından ya da onlar birgün Ak Partiye çok zarar verecekler.
Valla,kısaca ve basit ifadeyle;böyle bir din adamının Allah belasını versin.
Bu adam haktan hukuktan bahseder ama başkan yardımcısı olunca keçiörende kendisine özel lojman aldırır
Sayın Erdem Atay böylesine derinlemesine ve delilli haber yaptığınız için size teşekkür ederiz.Geregi yapılır inşallah.En il müftüsü olarak görev yaptığı yer olan Diyarbakır’da kimi göreve getirdiği(Erzincanli müftü) kimi yükselttiği iyice araştırılmalı ve gereği yapılmalı, güven sarsılıyor…
2006-2007 yillarinda manisa karaveliler köyü ve komşu bir köyünün imamlarının hanimlari ne yaşamıştır.
Zamanin birinde bir heyet toplanmış butun dinlerin mensuplarını bir deneyelim din adamlarina ne kadar güveniyor ne kadar sahip çıkıyorlar bir bakalim demis. Ilk once havraya gidip bu sizin hahaminiz hirsiz ugursuz bir adamdır onu tutuklayacagiz demisler. Cemaat polislerin onune geçmiş biz hahamimizi tanıyoruz ona güveniyoruz asla vermeyiz demiş. Kiliseye gidip ayni suclamayi yapmışlar cemaat biz papazimizi tanıyoruz ona güveniyoruz asla vermeyiz demis. Camiye gelip imam icin ayni suclamayi yapmışlar cemaatten hemen vay serefsiz bir de arkasinda namaz kıldık nasil da bir adammis diye sesler duyulmus ve o gune kadar bir cok iyiligine sahit oldukları din adamlarını teslim etmişler. Gunumuzde muslumanlarin neden bu halde olduğu apacik yukarıdaki yazi ve yorumlarda görünüyor. Hakkinda hic bir bilgi sahibi olmadiginiz bir din gönüllüsünu kolayca suclayabiliyirsunuz. Helal olsun size. Gercegi merak eden Afyon, Diyarbakır Erzincan halkına sorsun. Diyanet İşleri Başkanlığı nin kapıları herkese açıktır gercegi merak eden gidip Burhan hocanın bir çayını içsin. Ondan sonra konuşsun. Not. Söylendiği gibi Burhan hoca keciorende lojmanda değil Altındağ da kirasını kendi maaşıyla karşıladığı apartman dairesinde oturmaktadır. Merak eden cok basit öğrenebilir. Hicbir kurum tek bir kişi için lojman satin alamaz biraz kafanızı calistirin. Daha doğrusu kurumlar lojman satin alamaz lojmani devlet alır.
Erdem Atay, Türkiye’nin yüz akı araştırmacı gazetecilerinden biri olacak. Uğur Mumcu’nun benim parçalarımdan binlercesi doğacak dediklerinden biri de Erdem Atay’dir. Sadece gerçeğin ve hukukun peşinde, gerçek bir gazeteci.
Erdem bey bütün bunları yazarken araştırdın mı? Çünkü bütün bu anlattıklarını yakinen bilen birisi olarak hepsi iftira, Diyanet teşkilatını bilmediğin için yazmışın okuyanlar da bilmiyor. En başta bir İl Müftüsünün yetkileri bellidir öyle bir murakıbı alıp vaiz filan yapamaz. O sınavı Diyanet İşleri Başkanlığı yaptı o şahısta sınavı kazanıp geldi. Müftünün yapacağı bir şey yok. Diğer anlattığın olaylarda müftünün yetkisi yok. Zaten sizin anlattığınız olayların on da biri gerçek olsa Ankara başkanlıktan müfettiş gelir bütün bu olayları tek tek inceler ve Diyanet İşleri Başkanlığında asla müsamaha gösterilmeyen iki konu bir kadın iki fetö meselesinde başkanlık asla taviz vermedi onun için erdem bey sizin anlattıklarınız kurgu.
Hocamız Erzincan da olduğu gibi Afyonda da kimseyi kayırmadan siyasete boyun eğmeden adaletli hakkıyla görev yapmaya çalıştı.
Erdem bey sizin yazdıklarınız hep yanlış teşkilatı tanımadığınız için böyle yazmışsınız. Hocamız Afyon da kimseye siyasetçiye boyun eğmeden adalet ve hakkaniyet içinde görev yapmaya çalıştı.
istek üzerine yorum yazıyor birileri
fakat nafile hem dediğiniz gibi görev yaptığı yerler süt liman değil adalet hukuk Yok adamı olan her türlü pisliği yapıp koltuğun tadını çıkarıyor Allah o makamları ellerinden alsın tarihli belgeli sunuyor gazeteci daha neyin itirazı işin ucu kendilerine dokununca İzzet şeref iftira atmayın oluyor ya sizlerin haksız yere harcadıkları inşallah devlet gerekeni yapar yoksa nasıl sağlanacak adalet alt kademedekiler mi yanacak sadece, izliyoruz…
Neden istek üzerine yazı yazılıyor diye sui zan yapıyorsunuz. Bizzat Afyon daki calışmalarına şahit biri olarak bu ithamların iftira boyutuna vardığını görünce haksızlığa müdahale için yorum yazıyoruz. Bunları yazdığımızdan kendisinin de haberi yok. Yazıdaki ithamların doğru olmadığını tek tek anlattığım uzun bir yorum atmıştım. Maalesef yayınlanmadı. Eğer maksat karalamak değil de gerçekten dogruyu bulmaksa lütfen o yorumu da yayınlayın. Eğer bu iddiaları çürüten yorumları yayınlamazsanız bu yazının kasıtlı oldugu anlasılır.
Bu adamın bu makama gelmesinde Binali beyin etkisi var. Sorun şu ki Binali bey iyi bir insan olmasına ragmen fetöcüler etrafını öylesine kuşatmıştı ki hep onlarla çalıştı söyle bir bakın Binali beyin A takımı denilen kişiler TRT eski genel müdürü Telekom un en etkili kişisi DDY eski genel müdürlerinden biri hepsi o malum zümreye hizmet etmiştir. etmeye de devam ediyorlar.
di……ette bunun gibi bir çok kişi var.hayatımın en zor mücadelesini di…nette veddim bu başkan yardımcısına bunlar hakkında her türlü raporu ve bilgiyi vermiş olmama rağmen güya bana yardımcı olacağını söylediği halde bana en büyük kazıgı atan acıktan yalan söyleyen biridir. bunların internette dönen videolarına aldanmayın vallahi münafıklığın üç maddesini de taşıdıklarını gördüm ve yaşadım . bunlar Allahın dinine değil menfaat dinine ima etmiş adamlardır. mahkemelerle uğraşmak istemediğim için isimlerini açıklayamıyorum daha acık
yazamıyorum ama o kurumun en tepesinden başlıyor bu bozukluk