Erdem Atay
Erdem Atay
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Kimler, nerelerde örgütleniyor? ‘Güneşli günlere’ (!) hazırlanan Yasinler…

Kimler, nerelerde örgütleniyor? ‘Güneşli günlere’ (!) hazırlanan Yasinler…

featured

Erdem Atay yazdı…

Yasin

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Uçak Mühendisliği son sınıf öğrenicisi…

Belki de milyonlarca gencin okumak istediği bölümü bitirmek üzere.

Ancak bu okulu bitirip iyi bir iş bulmak yerine, Türkiye’de bir hayat olduğuna inanmadığı (!) ve yaşanabilir bir yer olmadığı (!) için bambaşka bir şeye karar vermiş:

Ülkeyi terk etmek.

Bunun için önce İsveç’e vize başvurusunda bulunmuş, kabul edilmemiş. Başka başvurular da yapmış onda da başarılı olamamış.

***

Yasin’in videosunu izliyorum. Büyük tutkusunun fotoğrafçılık olduğunu söylüyor. Kafama takılıyor. Bakıyorum internete… 2019’da yayınlanmış bir Hürriyet gazetesi haberiyle karşılaşıyorum.

Aaa… Bu Yasin, o Yasin!’ diyorum.

Haberde Yasin’in en büyük hayali anlatılmış… Ama o hayal fotoğrafçılık değil!

Habere göre Yasin’in en büyük tutkusu paramotor ve hayali de Türkiye’nin her tarafını paramotorla gezip dünya rekoru kırmak.

Haberin amacı ise belli… Hayalini gerçekleştirmek için herkesten para istemek.

İşte o Yasin, 2019 yılında paramotorla gezmek yerine Türkiye’nin tüm sınırlarını tek tek gezmiş, “Acaba nereden kaçabilirim” diye düşünmüş, keşif yapmış.

Sizce bir öğrenci neden ülkeden yasa dışı yollarla kaçmak ister? Yazının devamında bu sorunun yanıtını kendiniz vereceksiniz. Şimdi biz hikâyeye devam edelim…

***

Yurtdışına kaçmayı kafasına koyan Yasin, nereden kaçabilirim düşüncesiyle tüm sınırları gezmiş.

Nihayet en uygun yeri bulmuş (!)

Meriç Nehri.

Ülkeyi terk edecek ve bunu yapmak için de Meriç’i yüzerek geçecek.

Yasin bunun çok zor olacağını, zira eski okul arkadaşlarından birçoğunun bunu yaptığını söylemiş videoda.

Önce bir bankaya gitmiş. Bankadan kredi talebinde bulunmuş. En çok ne kadar verilebilirse o kadar istemiş Yasin. Bir süre sonra bankadan mutlu haber gelmiş.

Krediyi çektikten bir gün sonra bir gece Yunanistan sınırına dayanmış. Meriç’e girebilmesi için gizlice ve sessizce Ayçiçek tarlalarından geçmiş. Tam geçerken kendisini takip eden bir Jandarma’nın olduğunu fark etmiş, uzun uğraşlar sonucunda kolluk kuvvetinden kaçan Yasin, kendini Meriç’in sularına bırakmış.

Yüzmeye başlamış…

Yunanistan’a vardığında yine bir tarla varmış önünde… Bu kez de Yunan askerine yakalanmamak için sürünerek o tarlayı da geçmeye çalışmış.

O sıra bir baykuş görmüş… Baykuşun kendisini yem gibi gördüğünü söyleyen Yasin’in peşini yarım saat bırakmamış hayvan. Neyse ki sonra vazgeçip ayrılmış tepesinden.

Bu badireyi de atlatınca ne yapacağını bir süre düşünmüş ve anayola çıkıp otostop çekmeye karar vermiş. Ama dikenli telleri geçmesi gerekiyormuş. Etrafta tek bir insan dahi yokmuş ve Allah’ın hikmeti ya, bir köpek görmüş sonra… Köpeğin dikenli tellerin arasından geçip diğer tarafa geçtiğini fark edince, “Acaba burada bir delik mi var” diye düşünmüş, bir de bakmış ki, “Aaa, evet, bir delik var”.

Ergenekon’dan Türkleri çıkaran Börteçine ya da Yedi Uyurların köpekleri Kıtmir gibi… O köpek de ona yol göstermiş ve o köpek sayesinde Yasin dikenli telleri aşmış.

Başlamış otostop çekmeye!

Bir süre kimse durmamış, yoldan geçen birçok arabanın da askeri araç olduğunu fark etmiş, onlardan da kaçmayı başarabilmiş.

Sivil bir araç durmuş sonra. Ama sürücü bir subaymış. Almış Yasin’i… Yolda sohbet ede ede gitmişler, ikisinin de sevmediği ortak kişiler varmış o nedenle çok iyi anlaşmışlar. Ama nedense bu subay Yasin’in kaçak olduğunu anlamamış.

Kahramanımız oradan Selanik’e geçmiş, sonra Atina’ya…

Hedefi Finlandiya’ya gitmekmiş!

Ama nasıl gidecek?

Yasin ilk olarak tanımadığı bir memlekette iki gün içerisinde sahte bir vize düzenlemiş.

Aktarma yaptığı bir havalimanında polise yakalanınca Yasin’i yeniden Atina’ya göndermişler.

Yine iki gün içerisinde başka bir yol düşünmüş ve bulmuş! Nasıl olduysa bir İspanyol’a ait kimlik ile kaderi birleşmiş Yasin’in.

Nasıl bulmuş diye sormayın bilmiyorum ama o İspanyol kimliğini kaybettiğini ilgili yerlere bildirmiş. Yasin, İsveç’te yine yakalanmış! Bu kez polis Yasin’i Göç İdaresine göndermiş. Hâkimin karşısına çıkarmışlar, oradan da yırtmış!

En sonunda onu İsveç’in kuzeydoğusunda Boden şehrinin bir köyüne taşımışlar.

Hayat bu ya! İsveç’e vize almak isteyen ama alamayan Yasin kendini kaçak yollarla 1 haftada İsveç’te bulmuş.

Yasin şimdi orada yaşamaya başlamış.

Bu yaşadıklarını da video yapınca kızılca kıyamet kopmuş. Birçok kişi, “Sen ülkeyi yasadışı yollarla terk ettirmenin yollarını mı öğretiyorsun” sözünden, “Sen beyin göçünü hedefleyip herkesin kaçmasını istiyorsun” gibi yorumlara kadar…

Çok tepki gelince de ikinci bir video daha çekmek zorunda kalmış.

***

Üniversiteli Yasin’in hikâyesi hepimizi nasıl ilgilendiriyor, onu az sonra göreceğiz.

***

Bakın değerli okuyucular…

Bugün Türkiye’yi terk etmek isteyen Yasin gibi çok sayıda üniversite öğrencisi var.

Birçoğu da başarmış. Çok araştırdım. Bilenlere sordum, onları tanıyanlarla görüştüm.

Ülkemizin en seçkin üniversiteleri İstanbul Teknik Üniversitesinde, Boğaziçi, ODTÜ, Ankara Üniversitelerinde okuyan bu gençler Türkiye’yi terk etmiş.

Nerelere mi gitmişler?

En çok Kanada’ya kaçmışlar, onu ABD takip etmiş. Bu iki ülkeye gidemeyenlerse Avrupa ülkelerinde kendilerine yer bulmuşlar.

Kimisi yasal yoldan, kimisi birilerinin desteğiyle, kimisi de Yasin gibi yasadışı yollarla…

Ama bir gariplik var!

Nedir o gariplik biliyor musunuz?

Bu yurtdışına kaçan öğrenciler, bulundukları ülkede birlikte kalmaya başlamışlar. Birlikte geziyorlar, birlikte piknik yapıyorlar, birlikte fotoğraf çektiriyorlar.

Peki neden?

***

Evet, geldik olayın çözümüne. Biliyorum bu yazı onları küplere bindirecek. Ama sanırım bizden başka da bunu yazan kimse olmayacak.

***

Yeniden gelelim Yasin’in hikâyesine…

İTÜ Uçak Mühendisliğini bırakıp Meriç’i yüzerek yasadışı yollarla kaçan, bankadaki parayı ödememek üzerine çeken, yani alenen çaldığını söyleyen, iki günde sahte vize hazırlayan, olmayınca iki günde bir İspanyol’un kimliğini bulup seyahat etmeye çalışan Yasin kim mi?

Yasin yıllar önce Işıklar Askeri Hava Lisesi’ne pilot olmak için giren, arkasından eğitimine Hava Harp Okulu’nda devam eden ancak 15 Temmuz sonrası kapatıldığı için okulu bırakmak zorunda kalan biri.

Cezaevinde de yatmış.

Kanada ve ABD’ye kaçan ya da giden ve birlikte hareket eden kişilerin de ortak özellikleri askeri okullar…

FETÖ’den atılan askeri öğrenciler nerede karşımıza çıktı? başlıklı yazımda biraz aktarmıştım. Yeniden hatırlatalım.

AKP hükümeti, 15 Temmuz 2016 sonrası askeri okullardan atılan tüm öğrencilere istediği üniversiteye kayıt olma imkânı verdi. Hepsi Türkiye’nin en değerli üniversitelerine gitti. Birçoğu bitirdi, çok önemli görevlere geldi, bir kısmı bitirdikten sonra ülke değiştirdi, bir kısmı bitirmeden ülkeyi terk etti, bir kısmı da hala okuyor.

Devlet belgelerine göre, askeri okullarda okuyanların en az yüzde 90’ının Fetullahçı örgüt tarafından buralara yerleştirildiğini ortaya koyuyor. FETÖ’cü subaylar o okullardaki arkadaşlarına işkence edilirken, gülerek izlediler, ses çıkarmadılar… Neredeyse hiçbiri Türk Ordusunun neferi değildi, Fetullah’ın askerleriydi.

16 bin 400 öğrencinin en az 10 bininin bu örgütle bağının hala kopmadığı konuşuluyor. Belki Yasin de bu ağdan kurtulamayanlardan… Ve onlar sessizce, geçmişlerini silerek, en iyi okullarda okudular ve ülkeyi terk ettiler.

Kimisi de Yasin gibi yasa dışı yollarla kaçtı ve hikâyeye bakarsanız kaçarken asla yalnız değildi.

Kanada’da örgütlüler…

Amerika’da birlikteler…

Türkiye’de “Atatürkçü” ya da “ülkücü” kimliğiyle geziyorlar…

Kendilerini geliştiriyorlar…

Yalan söylüyorlar…

Kirli planlar yapıyorlar…

Sloganları “Güneşli Günler”…

Güneşli Günler” için çalışıyorlar…

Onun için kaçıyorlar…

10 yıl sonra karşımıza bir Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkabilirler. Geçmişine baktığınızda sadece en iyi üniversiteleri ve aldıkları kusursuz eğitimi göreceksiniz… Ama derinliklerinde Fetullah gizli, işte onu göremeyeceksiniz!

Ama onlar bileniyorlar…

Silahları, kalemleri, paraları, kaderleri, güçlerini geleceğe hazırlıyorlar…

Şimdi hep birlikteler…

…ve Türkiye’de “Güneşli Günleri” getirmek için ant içmişler.

Ya o ‘güneş’i doğuracaklar ya da geç olmadan Cumhuriyetin güneşiyle kör olacaklar!

Bunlara bu gücü altın tabakta sunan Tayyip Erdoğan ve hükümeti ise doğan güneşle birlikte batacak.

 

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

13 Yorum

  1. 28 Ocak 2021, 12:54

    peki bizler ne yapacağız ? Sadece ülkesini, geleceğini düşünen vatanını seven bu kadar genç olacaklara göz yumamaz.

  2. 28 Ocak 2021, 13:58

    Türkiyede Odtü, İtü vs ayarında üniversiteyi bitirip işsiz aşsız kalacak kimse yoktur. Göçecek bile olsa üniversiteyi bitirip öyle göçer. Velev ki ondan önce göçecek, kredisini yine çeker, bir turizm firmasından turist vizesi ile tur a çıkar, orada ayrılır. Bu Meriç i geçmekten çok daha kolay bir yoldur.

  3. Hahaha o kadar anlattığından bu yorumu çıkarmış sayın yazar. Bunlara göre rahat nefes almak isteyen herkes suçlu, herkes şucu bucu. Kendileri gibi sanıyorlar herkesi.

  4. Altın nesil, dediler teneke çıktı. Tam bir trajedi. Sümüklü vaize takılarak hayatlarını ve ülkelerinin insan gücünü çarçur ettiler.

  5. çok doğru anlatım, fakat bütün kurumlarda hala örgütlüler.YÖK iyi bilir,ama birşey yapmaz.

  6. 28 Ocak 2021, 18:13

    Gercekten tuhaf olan o kadar cok sey var ki. Ornegin Çinliler, Japonlar, Ingilizler vs kendi krallarinin yine kendileriyle ayni irktan olan insanlarla evlenmelerini sart kosuyorlardi. Insan her yerde insan ama gelin bir iki matematik hesabi yapalim. Osmanli hanedanina baktigimizda annesi Turk olan padisah yok (yok gibi mi desek acaba?) Hepsi yabanci kokenli. Diyelim saraya Fransiz bir gelin geldi padisahin karisi olmak icin. Yaninda 40-50 kisilik bir ekiple geliyor bu hanimlar. Kimisi bu kadinin hizmetcisi, kimisi terzisi, kimisi hocasi, amcasi, halasi vs vs ve bu kisiler da artik sarayin onemi kisileri oluyorlar bir anda. Bu 40-50 kisi evlenirse toplam sayi 80-100 olur sarayda. Kisaca biz 80’i atip100’le devam edelim. Bu 100 kisinin her birinin 4 cocugu olsa 400 kisi yapar bu. Sadece bir padisahin yurtdisindan birisiyle evlenmesiyle sarayda onemli mevkilerde olan, sarayla icli-disli olan yabanci insan sayisi bir anda 500 (400+100) oluyor. Tabi bu 400 kisi de bir gun evlenecek ve onun cocuklari, cocuklarinin cocuklari,cocuklarinin cocuklarinin cocuklari da hep sarayla icli disli olmaya devam edecekler. Ayrica bunu her padisah icin tekrarladigimizda ortaya milyonlar gibi rakamlar cikiyor. Simdi anlasiliyor mu bugun bile neden Turkler’in Turkiye’de yabanci gibi goruldugunu, onlara ikinci sinif gibi davranildigini. Bu yabanci kokenliler orgutlu olmayi ogrendiler. Kose baslarini tuttular. Ne kadar orgutlu olurlarsa, konumlarini o kadar guclu ve uzun sure tutabileceklerdi. Amacimiz onlari kotulemek degil. Insan her yerde insan diyoruz ama malesef onlarin hepsi insanca davranmiyor. Ya Turkler? Onlari kollayan kim oldu. Sadece bir tek kisi. O kisinin adı Mustafa Kemal Ataturk’tur.

  7. 28 Ocak 2021, 20:11

    erdem hocam selam,
    çok güzel özetlemişsiniz.devletin acilen bir mekanizma kurarak kripto fetöcüleri tespit edip onları devletten atmalı ve ya suçu varsa cezalandırmalıdır. bu sadece fetö değil, yabancı gizli servislerin kolayca manipule edebileceği diğer cemaatlere de uygulanmalıdır. yoksa bu gidişle ülke çok kötü durumlara düşecektir allah korusun. fetönün taktiği cizvitlere benziyor. kendisini gizleyip devletin en mahrem yerlerine sızarak , devleti ele geçirmek. kesinlikle fetö içerisinde bu cizvit akıl var. ayırca içlerindeki insanları da anlamaz zor. belki çıkar için fetödeler ama aslına bakarsanız islam dini için bunu yapıyorlar ancak islamla abd ve emperyalizme kulluk etmenin ne kadar da çelişkili olduğunu göremiyor olmaları onların beynen mahkum olduğunu göstermektedir.
    tanrı ülkemizi bunlar gibi beynini kumanda edenlerin şerrinden korusun.

  8. Yahu bize ne! Giden gider, kalan saglar bizimdir;)
    Yasin Robinson ise, memleketimin genclerine faydasi ne?????

  9. Yine aynı saçmalık. 12 Eylül darbesinden sonra da benzer bir anlayış ile masum zihinler kategorize edildi. O yaştaki gençler tamamen kayıp olmazlar. Her daim ve her kesim tarafından devşirilebilirler. Sizin insan tabiatından, İnsan kaynakları yönetiminden zerre kadar anladığınız yok. Çağımızda herşeyin sırrının yönetim olduğu tscillendi. Ben yönetemiyorum demek yerine çamur atmak insanların işine geliyor. Atasözlerine de mi itibarınız yok. Dostunu yakın tut, düşmanını daha yakın. Beceremyip eline yüzüne bulaştıranlar siktirip gitsin, bunları da yönetenler olur. Basiretsizliğin adı çamur atmak olmuş.

  10. Devlet FETÖ’nün eline düşmüş gençleri ıslah edilebildiği kadar etmeli, topluma kazandırmalıdır.
    Lakin bu yazıda bahsi geçen genç gibi çocukluğundan beri FETÖ tarafından büyütülmüş, beyni yıkanmış mankurtları ne kadar kurtarabilir!
    Videoyu izleyin, bırakın devletle gencin ailesi ile bile bağı kalmamış, Atina’ya kaçtıktan sonra bir telefonla ailesine haber vermiş.
    Bu saatten sonra bu ve bunun gibi binlerce gencin, ne yazık ki memlekete hainlikten başka verebileceği hiçbir şey yok. Gerçeği görmemiz lazım içi boş ve romantik laflarla maval okuyarak anca düşmana alan açarız.

  11. sen de tavuk kadar yürek varsa reisin sevgili damadı için de fetöcü desene. fetöyle kafayı yemişsin. ayrıca reise saygılı ol. onun sayesinde ergenekoncular kodesten çıktı. nankör

  12. 29 Ocak 2021, 12:57

    Türkiye’nin ilk sömürgeleştirilmesi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında açılan üniversitelerimize yabancı akademisyen adı altında gelen kişilerle başlatıldı. sonra malum gerisi geldi..; yani bu günkü yaşadıklarımız

  13. Katılıyorum. Bitir bölümünü çek git. Dil kursuna yazılıp başka ülkelerde kaçak kalabiliyorlar. Benim arkadaşım lise bittikten sonra gitti. 8 sene yurt dışında kaldı. Salak orada hep türkülerle farklı cemaatlerle takılmış. Çok iyi bir ingilizcesi yok. Dedik git yabancı bir hanınla evlen en azından vatandaşlık al onuda yapmadı. İleride çok ağlayacak.en azından çocuğu ileride avantajlı olurdu. Bu durumlarla vb çıkılıyor dışarı. Bu kişi fetöcü ise salakmış. Yada acilen başka bir olumsuz faliyet için yurt duşına çıkması gerekti.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!