Erdem Atay
Erdem Atay
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Türkiye bu skandalı konuşmalı! Hücremizi aldılar, kökümüzü sökecekler

Türkiye bu skandalı konuşmalı! Hücremizi aldılar, kökümüzü sökecekler

featured

Erdem Atay yazdı…

Şimdi anlatacaklarım yalanlanacak, ancak umurumda değil. Bu gerçeği herkes öğrenmeli!

İnanın bu yazıda anlatacağım basit bir şey değil.

***

Yıl 1999.

Bir vatandaş kanser hastalığına yakalanıyor. Hastanın babası profesör. Türkiye’nin her noktasına bu kişi için bir yardım kampanyası başlatılması için çağrı yapılıyor. Gazetelere ilanlar veriliyor, televizyonlarda haberler sunuluyor.

İlik nakli için ilik bulunması amacını taşıyan bu büyük kampanya çok büyük destek görüyor. Bu kampanyayı yapanlar kapı kapı dolaşıp para arıyorlar, kan istiyorlar.

160 bin kan örneği alınıyor.

Dönemin Sağlık Bakanı ayağa kalkıyor, reddediyor. Kampanyanın durdurulması için çaba harcıyor. Ama ne ala! Demediklerini bırakmıyorlar bakana.

Sonra bir anda anlaşılıyor ki, aslında hasta olan kişiye ilik nakline gerek yokmuş!

Ortaya bir gerçek daha çıkıyor. 160 bin kan örneğinin 120 bininin ABD’ye gönderildiği gerçeği…

Kan örnekleri isteniyor ABD’den. Vaşington tabii ki vermiyor. Soruşturmalar açılıyor fakat fayda etmiyor, sadece kampanya durduruluyor, tam da o sıralarda hastaya uygun iliğin bulunduğu haberi veriliyor gazetelere.

Birçoğunuz biliyorsunuz. O hasta kişi Oktar Babuna. Adnan Oktar örgütünün en kritik elamanlarından biri.

Bakan da henüz yeni hayatını kaybetmiş olan Osman Durmuş.

Bu kampanyaya karşı muazzam mücadele veren Durmuş yıllar sonra çok çarpıcı bir açıklama yapıyor. Bu kampanyanın Türkiye için stratejik bir tehlike oluşturduğunu ve Türk halkının gen haritasının ABD’nin eline geçtiğini söylüyor.

***

O dönemler İstanbul Tıp Fakültesinde bu kan örneklerini alan ve “yetişemiyoruz” çağrısı yapıp Almanya’dan malzemeler temin eden Prof. Dr. Mahmut Çarin, çok değil, bir iki yıl sonra Türkiye’nin ilk Kemik İliği Bankasını kuruyor.

Almanya’nın en büyük tanı test üreticisi olan Qiagen (Kigen) firmasından doku tiplemesine yardımcı olan kitler alıyor. Çarin bunlara doku tayini yapıyor ve böylece Türkiye’de organ nakli süreci hızlanıyor.

Sonra bir ortağı ile firma sahibi oluyor. Özel hastanelerde organ nakli sistemi kuruyor ve bu firmayı çok yüksek meblağlara Alman Kigen’e satıyor.

Kök Hücre işi sonra Türk Hematoloji Derneğine veriliyor, ardından da Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi kuruluyor. Çalışmalar bu merkeze devrediliyor.

Türkiye’nin en kritik ve önemli merkezlerinden biri olan Kök Hücre merkezinde doğan çocuklardan kök hücre alınıyor, saklanıyor ve bunlar dokularına göre sınıflandırılıyor. Bu dokular daha sonra kanserlerde, kemik iliği hastalıklarında bir banka görevi görüyor.

Ve en önemlisi yakın bir zamanda buradaki doku örneklerinin Koronavirüs tedavisinde de kullanılabileceği konuşuluyor.

***

Buraya kadar giriş yaptık ama asıl konuya daha gelemedik.

Gelelim o zaman.

Bu Sağlık Bakanlığına bağlı Kök Hücre Koordinasyon Merkezinin kök hücre bilgilerinin işlenmesi ve HLA doku tipleme hizmet alımı için ihaleye çıkılıyor ve 2 Eylül 2019 tarihinde ihaleyi ATQ Biyoteknoloji İç ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ. kazanıyor. 3 yıllığına 70 milyon 200 bin TL’ye bu firmaya veriliyor.

Firma nereye bağlı dersiniz?

Ankara’da kurulan firmanın merkezi Alman Kigen firmasına bağlı.

Her şey bir süre çok yolunda gidiyor, ta ki geçen aylara kadar.

Bu çok önemli Kök Hücre Koordinasyon Merkezinde geçen aylarda ilginç bir olay oluyor.

600 bin kişinin kök hücre bilgilerinin bulunduğu Merkezin Analiz Laboratuvarındaki sistem bir anda kapanıyor.

Çalışmalar duruyor. Kimse ilk başta ne olduğunu anlamıyor.

Sistem 1 hafta kapalı kalıyor. Ve ne olduğu bir süre yaşanan şaşkınlık sonrası ortaya çıkıyor.

Verilere birileri tarafından siber saldırı düzenleniyor. Sistem ‘hack’leniyor.

Bütün bilgilere erişiliyor ve fidye yazılım dedikleri yazılım sisteme yüklenerek bilgiler şifreleniyor ve kullanılmaz hale geliyor.

Siber saldırıyı yapanlar, Sağlık Bakanlığına ulaşıyor ve sistemdeki şifrelerin ortadan kalkması için fidye istiyor. Aksi takdirde sistemi açamayacaklarını söylüyorlar.

Sonra ne oluyorsa oluyor, 1 hafta sonra sistem açılıyor.

Peki sistem nasıl açıldı?

***

Siber güvenlik uzmanlarıyla konuşuyorum. Şifrelerin çözülüp kaldırılmasının mümkün olduğunu ancak bunun eğer yazılımda bir açık yoksa yüzlerce yıl alacağını söylüyor. Yanlış okumadınız, evet bu şifrelerin çözümü yüzlerce yıl alırmış.

Sistem 1 hafta sonra açıldığına göre, bu saldırıyı püskürttüğümüz anlamına gelmiyor.

O zaman tek bir sonuç çıkıyor karşımıza: Saldırganların istedikleri fidye miktarı verildi!

Yani kendi emeklerinizle topladığınız Türk milletinin kodlarını, bilgilerini, para vererek yeniden temin ediyorsunuz.

Eğer vermezsek, 600 bin veriye bir daha asla ulaşamayacağız, varın siz düşünün.

***

Şimdi gelelim işin merak uyandıran tarafına. Birçok soru soracağız. Cevaplanmayacağını biliyoruz ama merak ediyoruz:

Fidye miktarı ne kadardı ve bu fidyeyi kim verdi?

Sağlık Bakanlığı mı?

Yoksa ATQ Biyoteknoloji şirketi mi?

Bu durumdan kimler sorumlu? Sorumlular hakkında işlem başlatıldı mı?

Bu saldırıya karşı bir önlem alınmadı mı?

Buranın siber güvenliğini kim sağlıyor?

Hayati önemde olan bir yer neden Almanlara ihale olarak verildi?

***

1999’da 120 bin kök hücre verimiz ABD’lilerin eline geçmişti, şimdi 600 bin kişinin verileri kimlerin elinde?

Ne dersiniz, savaşta mıyız?

***

Ha, bu arada, unutmadan…

Geçmiş olsun!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

25 Yorum

  1. Hiçbir yerde duymamıştım bu olayı. Bilgilendirmeniz için teşekkür ederim. Allah Türk milletini korusun. Emekleriniz için teşekkür ederim.

  2. Bu kadar önemsiz(!) konular gündem olmaz ülkemde. Teşekkürler Erdem bey.

  3. buyur burdan yak sahipsiz ülke…

  4. Herşey bitmiş demek ki olan olmuş, geçmiş olsun değil o… Allah rahmet eylesin ruhuna fatiha de daha uygun olur

  5. 4 Aralık 2020, 14:52

    Lânet olsun. 1980’den sonra hep içerden vurulduk…

  6. Yalnızca Türklere zarar verecek virus yapılamaz. Bir ırkın insan dna’sı diğerinden çok farklı değildir. Belli ırkların belli bölgelerdeki evrimsel geçmişten dolayı bazı hastalıklara yatkınlığı olabilir. Akdeniz’de görülen Akdeniz ailesel ateşi örneğin, bu bölgede yaşayan özellikle Ermeni, Arap, Türk ve Yahudi toplumlarında görülür.Ama bu durum size pek bir avantaj sağlamaz. Zorluklardan biri budur. Diğer sorun ise spesifik Türk geni tanımlama zorluğu. Kavimler kapısı Anadolu’daki gen çeşitliliğini görmek için Turkish dna project grubunun çalışma sonuçlarına bakmak yeterli.

  7. Harika bir yazi.hakikaten gecmis olsun.yerli ve milli

  8. Murat, aklı başında konuşuyormuş taklidi yaparak ancak bu kadar saçmalanabilir.:))) Senin anlayacağın şekilde anlatayım, füzeyi bildin mi füzeyi şu attıklarında patlayarak öldüren, uzun ve ucu bombeli olan, hah onun çevreye zarar vermeden öldüreninden bu, aynı ucu bombeli füze gibi ama daha nokta atışı yapanından yapma ihtimalleri var. Buna biyolojik savaş deniyor, bünyene mental olarak ağır gelmemiştir umarım.

  9. Tabii canım sadece 18 yıldır istediklerini alıyorlar. Kafanızı biraz kaldırırsanız 11.11.1938’den sonra genel olarak istediklerini aldıklarınızı görebilirsiniz. Bu alacaklarını bunca yıldır alırlarken sizle-bizi / bizle-sizi ayrıştırarak rahat ediyorlar. Ayrışmaya devam ediniz.

  10. Gates mRNA üzerine çalışıyor yıllardır. Dünya nüfusunu azaltmaktan bahseden, bunun için üç yöntemden en çok aşıları beğendiğini TED konuşmasında anlatan Gates=Moderna aşısını Türkiye’de kimseye vurdurtmasınlar.

  11. Bu örnekleri verenlerin geneli pembe totolu beyaz türkler olduğu için onların düşünmesi lazım bu konuyu. TSK’nın muvazzaf personelinin geneli iç anadolunun gariban kavruk tenli insanı, bu sebepten ellerinde patlama ihtimali yüksek bu verilerin, geçmişteki imparatorluk kaynaklı gen/dna çeşitliliğine girmiyorum bile. Ama bu olayların Milli Güvenliğimize yapılmış bir saldırı olduğu gerçeğini değiştirmiyor, tabiki bu yaşananların hesabı sonuna kadar sorulmalı.

  12. Erdem bey iyi hoş da dünya üzerinde başka ülkelerde yaşayan Türk nüfusundan haberiniz var mı? Amerikada 300 bin Türk yaşıyor. Almanyada 2 milyon. Hollanda 400 bin Fransada 500 bin..Bu adamlar hiç mi hastaneye gitmiyor yaşadıkları bu ülkelerde? Tıp literatürüne baktığınızda Richter Sendromu Kanserine yakalanıp hayatta kalan 2 kişiden birisi Oktar Babuna’dır. Veryansın TV ye size hiç yakışmayan bir karalama yazısı olmuş.

  13. Bunlar hep dile gelmiş konular, bizde ABD’lilerinkini toplayalım sonra kendimize enjekte edelim böylece ABD li olup yapılan saldırıdan kurtuluruz. Reis ve devlet bunlara hazır hep. saldırıdan sonra da ABD genlerini yerli ve milli aşımızla temizleriz. AKP liler likelasın kaç kişiyiz bilelim.

  14. 3 Aralık 2020, 13:25

    SEVGİLİ ERDEM ; ” AÇIK İSTİHBARAT” SAHİBİ BEHİÇ GÜRCİHAN BEY’LE İLİŞKİYE GEÇEBİLİRSEN ,ÜLKEMİZDE DAHA İNTERNET YENİ KURULURKEN , MİLLİ VE YERLİ OLMASINA AİT ÇABALARININ VE BU KONUDA Kİ YETKİLİNİN ODASINDA CİA DAMGALI DOSYALAR VE FBİ AMBLEMLİ KUPADAN KAHVE İÇENLERİ ANLATIR SANA.TARİH VERMİYORUM , YAZINIZIN ÖNEMİ KAYBOLMASIN.SEVGİ VE SAYGI .KOLAY GELSİN

  15. Bu nasıl bir komplo teorisidir ya rab! Bütün dünya işi gücü bırakmış, Türklerin dnasını ele geçirmek peşindeler. Böylece olur da bir savaş çıkarsa, ellerindeki Türk genleri sayesinde virüsler üretip, savaşta Türkleri takatsiz bırakacakalar! Pes doğrusu. Yahu buna nasıl inanıyorsunuz? Kabul edelim ki yüzbinlerce kök hücre verilerimiz, adamlar bize karşı virüs üretebilsin diye ellerinde. Böyle bir virüs üretmek için milyarca dolar harcamaları gerekiyor. Onu da savaşta kulanacaklar he! Peki böyle bir duruma gerek var mı? Zaten 18 yıldır istediklerini yaptırıyorlar. MAddi olarak da karşılığını kat be kat alıyorlar. Bırakın bu komplolaları, enerjinizi daha düzgün işlere ayırın.

  16. Akıl Bilim teknoloji ve üretim de geri kalan ülkeler bağımsızlık ve özgürlüklerini kaybeder. Köle olurlar.
    18 yılda 100 yıl geri gittik
    Bu ülke halkına 5 maske dağıtamadı.
    Yıllarca devletine vergi verenlere 5 ay 5.000 tl hibe veremedi.
    Hala ilkokul mezunu şarlatan Allah ile aldatan şeyhlere tapınıyorlar.
    Umarım 17 Türk vatanımızı kaybetmeyiz.

  17. Bu veritabanından doku uyumu durumu tespit ediliyorsa insanların organlarını da çalabilirler. Hasat ederler.

  18. sağlık bakanına rağmen 1999’da o kampanya nasıl başlatılabiliyor? demek ki 99’da bakan, bakan değilmiş; devlet de devlet

  19. Bakan Koca yaşıyor, ona neden DSÖ’nün emriyle, önce 65 yaş üstüne ve sağlık personeline, daha sonra da herkese, muhtevası ve onun ileride gen/ dna değişimiyle ortaya çıkaracağı yıkıcı/ insanlık dışı etkilerini bilmediğimiz zorunlu aşı yapılması konusunu sorAmıyorsunuz?
    Sizde, yukarıda anlattığınız faşizan planla, şu anda yapılmak istenenin aynı şey olduğunu anlayacak akıl var diye düşünüyorum
    Mesele “etik tavır” meselesi!

  20. Bence şimdi olan olmuş, oturup tüh vah demek yerine ilerde doğabilecek sorunlar için çare olabilecek şeyler yapmak lazım mesela yerli milli nano botlar yapmak lazım damardan girip hasta hücreleri bulup işlem yapan robotlar, yada başka çözümler vardır bunla ilgili genetikçiler daha iyi bilir. Ayrıca konu o kadar sandığımız gibi değildir bence şu kıt bilgimle bile biliyorum ki sadece Türk geni, Türk ırkının geni diye bişey bulup bunu hedef alacak bişey bulmaları çokkkkk zor çünkü Osmanlıdan beri biz açık toplum olmuşuz evlenmelerin önünde engeller olmamış mesela bunu yapa bilecekleri bir ırk ayrımı yapan ülke var ama bu Türkiye’de tutmaz Türkü Türk yapan daha çok bağlı bulunduğu kültürel ögeler yetişme biçimi, ailevi yapı

  21. Ben cocuktum o zaman hatirliyorum. Osman Durmus bir cikis yapmisti, ama cikip da gercekleri tam olarak soylememisti. Yani MIT vardi sonucta o zaman da, cikip diyebilirdi bu adam hasta falan degil, burada ajanlik faliyeti var diye. Ayrica Adnancilar bu isten buyuk para kazanmistir, orgutlerini bu para ile temellendirmislerdir. Babasinin hayrina gondermemistir ilik orneklerini. Bu babunanin babasi da TGRT’ye cikardi uzun yillar, “dini” konularda konusurdu. TGRT’nin sahibi de zaten ilginc bir insandi… Neyse, gecmis olsun.

  22. 3 Aralık 2020, 11:00

    Genetik değişik yapak ile sadece hastalık değil, huy değişikliği yapabilirsiniz, bizim gen haritamıza göre yemekler ve ilaçlar üretip bizim huyumuzu değiştire bilirler. Mesela domuzdan cinsel geni ve köpek balığından öfke genini alıp yeni nesilere nakledebilirler. Bu yüzden biz yeni nesillerin eskilere göre büyük farklar göre biliyoruz. Bunlara karşı biz milli sağlık altyapımızı güçlendirmeliyiz.

  23. 3 Aralık 2020, 10:44

    Yazacak o kadar çok şey var ki, hangisini yazacaksın ? Edecek o kadar çok küfür var ki, hangisini edeceksin ? “Aklın terk ettiği yerin sahibi beladır” bu da benim öz deyişim.

  24. 3 Aralık 2020, 10:43

    Buyuk sermayenin fasist/emperyalist devletlerinden her insanlik dusmani isi beklerim.

  25. 3 Aralık 2020, 10:21

    Uyarı ciddi ama ülkesine ve halkına değer vermeyen bir devlet var.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!