Türkiye’nin, Suriye’nin Tel Rıfat ve Münbiç bölgelerine yönelik olası harekâtına 10 bin kilometre öteden gelip sınırımızda terör örgütüyle ittifak kuran sözde müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri karşı çıkıyor.
ABD’nin ortağı payesi verilmiş terör örgütü yöneticileri ise Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’dan, ülkesinin hava savunma sistemini Türk uçaklarına, SİHA ve İHA’larına karşı kullanarak, Türkiye’ye karşı birlikte savaşmayı öneriyor.
PYD/PKK bir yandan da kuklası olduğu ABD’ye çağrı yaparak, “Türkiye’nin operasyonunu engellemezseniz, hapishanelerde tuttuğumuz IŞİD’lileri serbest bırakırız” diyerek güya tehdit içerikli mesaj veriyor.
Evet, Dr. Frankeştayn diyebileceğimiz ABD, yarattığı canavarlardan biri olan PYD/PKK tarafından tehdit ediliyor gibi görünse de durum hiç öyle değil.
ABD’nin, PYD/PKK ile ilişkisini bizzat Amerikan senatörler ve komutanların ağzından aktarırsak konu daha iyi anlaşılacaktır.
Amerikan Senatosu’ndaki bir toplantının kayıtlarını 8 Kasım 2019 tarihinde yayınlamıştım. Bunun üzerine siber saldırıya uğramış, ikinci yazıda aktarmayı planladığım konuşmalar ve belgeler buhar olmuştu.
Siber saldırının ABD’nin 2 farklı eyaletinden yapıldığını belirleyen uzman arkadaşlarım, bilgisayarımdan alınan belgelerimi bulabilmek için yürüttükleri çalışmada büyük mesafeler kaydetti. Bu nedenle yazacağımız daha çok şey olacak. Ama önce saldırıya uğramama neden olan söz konusu yazının özetini hatırlatmakta yarar var.
**********************
“Barış Pınarı Harekâtı’ndan (9 Ekim 2019) 4 gün önce 5 Ekim’de, ABD Senatosu’nda Komite toplantısı vardı.
Montana Senatörü Steve Daines, Michigan senatörü Garry Peters, Kentucky senatörü Mitch McConnell, Massachusetts senatörü Elizabeth Warren, New York senatörü Charles E Schumer gibi isimlerin de yer aldığı komite, askeri istihbarat Suriye-Irak masası şefi Albay Myles Caggins, Hava Kuvvetleri’nden Albay Patrick Ryder ve PYD/PKK’yı gizlemek için Suriye Demokratik Güçleri SDG’yi kuran General Raymond Thomas’a sorular yöneltti.
Toplantıda bulunan Lindsey Graham, Marsha Blackburn, Chris Van Hollen, Richard Blumenthal, Jeanne Shaheen ve Bob Menendez gibi yeminli Türkiye düşmanı senatörlerin söylediklerini de ikinci yazıda aktaracağım.
Senatör McConnell: “Müttefikimiz YPG’nin savaşçı sayısı ve verdiğimiz maaş hakkındaki doğru bilgiler nedir?”
General Thomas: “15 binini çok iyi eğitip donattığımız 38 bin YPG savaşçısı var. Kişi başına 400 dolar maaş veriyoruz. Ama örgüt, savaşçıların maaşının 200 dolarına el koyuyor. Ayrıca örgüte, Suudi Arabistan’a ulaştırılan Suriye petrolünden bir miktar muhafızlık payı da veriyoruz.”
Senatör Schumer: “Suriye’nin kuzeyine operasyona hazırlanan Türk ordusu karşısında YPG’li savaşçıların şansı nedir?”
Albay Caggins: “Arkalarından çekilirsek şansları sıfır. Türklerin baskısına dayanamayıp Başkan Trump’ın da onay verdiği güvenli bölgeden çıkmak zorunda kalabiliriz. Bu durumda planımız, YPG’yi fazla kayıp vermeden daha güneye kaydırmak.”
Senatör Schumer: “Bir süre daha kalmalarını destekleyerek, Türklere olabildiğince zarar vermelerini sağlamak varken, YPG’yi bir bütün olarak daha güneye kaydırıp, orada tutmanın anlamı nedir? Irak’tan sonra Suriye’de de Kürdistan’ı oluşturduğumuz görülüyor. Bu iki parçanın birleştirilmesi sorun değil, ama Türkiye ile İran’daki Kürdistan parçaları ne olacak?”
Albay Caggins: “Başkan Trump, Pentagon’un hazırladığı Güvenli Bölge’nin başka büyük hesaplar için Türklere bırakılabileceği planına onay vermişti. Suriye’nin petrol yatakları, Türklerin istediği Güvenli Bölge’nin güneyinde kalıyor. Hem orası korunacak hem de YPG savaşçılarının yarısını, zamanı gelince buradan İran sınırına göndereceğiz. ABD ve İsrail için Ortadoğu’da hayati önem taşısa da bütün bir Kürdistan’ı siyasi ve coğrafi olarak oluşturmak kısa vadede pek kolay değil.”
Senatör Warren: “…. YPG müttefikimiz, ama bu ilişkiler yüzünden NATO müttefikimiz Türkiye, Rusya’nın yanına gidiyor. YPG temsilcileri bundan önceki Komite toplantılarına katılarak, senatörlerin sorularını yanıtladı. Bunun da daha gizli yapılması gerekmez mi?”
Senatör Schumer: “Türkiye’nin bizden uzaklaşmasını önleyecek bilinen silahlarımızın yanında başka sürpriz silahlarımız da var. Ayrıca YPG’nin askeri ve sivil yetkilileri Amerikan Kongresindeki toplantılarına katılmayacak. Sadece Pentagon’un bünyesindeki toplantılarda yer alacaklar.”
********************
Evet başta da dediğim gibi yazının sadece özetini aktardım.
Kayıtlarını ABD Kongresi’ndeki bir danışman arkadaşımdan aldığım toplantıda adı geçen senatörlerin hepsine yazımı göndererek, neden müttefikleri Türkiye aleyhinde çalıştıklarını sordum. Yaklaşık 3 yıl oldu ve tek bir yanıt gelmedi.
Yunanistan Başbakanı Miçotakis, geçtiğimiz 17 Mayıs’ta, ABD Kongresi’nde bir konuşma yapmış ve adeta ağlayarak Türkiye’yi şikâyet etmişti. Kongre üyeleri Yunan Başbakanı o kadar çok alkışlamıştı ki yaygaracı Miçotakis bile gördüğü ilgiye şaşırmıştı.
Aynı Miçotakis’in Kongre’deki konuşmasından sonra aralarında bu yazıda adı geçen Türkiye düşmanı Lindsey Graham, Marsha Blackburn, Chris Van Hollen, Richard Blumenthal, Jeanne Shaheen ve Bob Menendez’in de bulunduğu bir grup senatör ile 2 saat 42 dakika saat süren bir toplantı yaptığını öğrendik.
İşte o toplantıda Türkiye hakkında konuşulanlar da yazılması gereken bilgiler olarak bekliyor.
O toplantının içeriği, Yunanistan’ın sınır tanımaz şımarıklığının ve kopardığı yaygaranın nedenleri barındırıyor.
Miçotakis, o toplantıda verilen görevleri başarıyla yerine getiriyor.
Aman dikkat, ABD ve AB’nin gazına gelmiş Miçotakis’in gazına gelinmesin. Çünkü şimdi hiç sırası değil ve hesap çok kirli.
Son olarak, Yeniçağ Gazetesindeki köşesini o tarihte tamamen yazıma ayırarak daha geniş kitlelerin bilgilenmesini sağlayan rahmetli Burhan Ayeri ağabeyime bir kez daha teşekkür ediyorum. Ne yazık ki medyada onun gibi duyarlı ve değerli isimler artık yok denilecek kadar az. Mekânı cennet olsun.
Sayin Gurbuz, bunlarin gercek yuzlerini gosteren yaziniz icin tesekkurler.
Teşekkürler