Gürbüz Evren
Gürbüz Evren
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Brezilya Türkiye’ye ne kadar benzeyebilir ki? (2)

Brezilya Türkiye’ye ne kadar benzeyebilir ki? (2)

featured

Gürbüz Evren yazdı…

Yaklaşık 9 ay önce başladığım ve her akşam Brezilya’daki arkadaşlarıma görüntülü bağlanarak 1 ya da 2 saat süren Portekizce derslerimi, büyük bir disiplinle yürüttüm. Portekizce derdimi anlatabilecek düzeye geldim, ama iş akademik çalışma olunca alacağım daha çok yol bulunduğunun da farkındayım.

Fransızcayı iyi düzeyde bilmemin de Portekizce konusunda işimi kolaylaştırdığını söylemem gerekiyor. Ama sorun şu ki, Portekizce çok hızlı konuşulan bir dil. Her ne kadar Brezilyalılar, Portekizliler gibi çok hızlı konuşmasalar da yine de takip etmekte zorlanıyorum. “Lütfen biraz yavaş konuşur musunuz, anlayamadım” dediğimde nazik bir şekilde yeniden anlatıyorlar. Cümle kurarken, kelime arayış sürem uzadıkça, gülümseyerek bekliyorlar.

Bu ülkede şimdiye kadar karşılaştığım, diyalog kurduğum, tanıştığım farklı eğitim, kültür, gelir düzeyinden insanların nazik olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Karşılıklı saygıyı insan ilişkilerinde sürekli görmek mümkün. Bahçede, ekmekçide, kahvecide, hayatımda ilk belki de son kez gördüğüm insanların bana selam vermesi, sürekli pozitif enerji yüklüyor. Çok somut bir örnek vermek gerekirse, binaya girerken ya da asansöre binerken, sizden önce kim varsa kapıyı mutlaka tutuyor. Bizdeki gibi kapıyı suratınıza çarpan, bir teşekkür bile etmeden çekip giden, asansörde ya da asansör beklerken yere bakan, negatif sessizliğiyle ortamı çekilmez hale getiren insan tipi burada yok. En azından şimdiye kadar görmedim.

Herkesin birbirine selam verdiğine şahit olmak, giderek selamsızlar ülkesine dönüşen Türkiye’den gelen biri için harika bir duygu. Selam ve saygının toplumun genelinde olduğunu, bunun zenginlik ya da fakirlikle kesinlikle bağı bulunmadığını

Bir kez daha vurgulamak isterim.

Brezilya’da halkın büyük bir bölümünün asgari ücretle çalıştığını bilmekte yarar var. Asgari ücret ise 1212 Real. Türk parasına çevirmek isteyenler yorulmasın, yaklaşık 3100 TL yapıyor. Brezilya, kovid 19 hastalığı kaynaklı en çok can kaybının olduğu ikinci ülke durumunda. Vaka sayısı bakımından ise dünya üçüncüsü. Salgın, Brezilya’nın da ekonomisini belirgin bir şekilde etkilemiş. Milyonlarca insan işini kaybetmiş.

Hayat burada da pahalı. Birçok kişinin, süpermarkette bir arabanın kaç paraya dolduğunu, asgari ücrete kaç kilo et, peynir, süt vb. alındığını merak ettiğini biliyorum. Çünkü Türkiye’de, kendimizi başka ülke ile mukayese etmenin yöntemi olarak, bunu sıklıkla kullanıyoruz.

Burada işler bizdeki gibi asgari ücrete falanca tarihte şu kadar simit ve çay alınırdı, bugün şu kadar oldu şeklinde dönmüyor. Ya da simit dışında, ne bileyim işte ekmek, muz, mamau meyvesi üzerinden gelir durumunun son haline bakılmıyor. Kısacası kimse simit ve çay ikilisi benzerleri üzerinden ekonomik parametreleri anlama ya da anlatma derdinde değil.

Brezilyalılar, bizim kadar olmasa da ekmek tüketiyor. Ekmek ise tartılarak veriliyor. Bu sabah aldığım ekmeğin fişini sakladım.  Kilosu 14,70 Real olan ekmekten 284 gram almışım ve 4,17 Real ödemişim.

Et ve balık burada da pahalı, ama tavuk eti ve yumurta ucuz. Hemen söyleyeyim, haftada 2 akşam kaldığım sitenin önüne gelen satıcıdan, tadını çok beğendiğim 30 köy yumurtası aldım ve 20 Real ödedim.

Türkiye’de, başını alıp bilinmedik diyarlara giden süt, Brezilya’da çok kaliteli ve litresinin 3 Real olduğunu da aktaralım.

Türkiye’yi, öğretmen maaşları üzerinden başka ülkelerle karşılaştırma da klasik yöntemler arasındadır. Devlet okullarındaki öğretmen maaşları ülkenin 26 eyaletinde farklılık gösteriyor. Sao Paulo eyaletinde mesleğe yeni başlayan bir öğretmen yaklaşık 2900 Real kazanıyor. Meslekte uzun yıllarını geçirmiş tecrübeli öğretmenlerin maaşı ise 5-6 bin Real civarında. Üniversitedeki öğretim üyelerinin maaşı, 3600’dan başlayıp 11 bin Real’e kadar çıkıyor.

Özel okul ve özel üniversiteler burada da çok yaygın. Ancak koronavirüs salgını nedeniyle birçok özel okul kapanmış. Bu da işsiz öğretmen sayısında bir anda büyük artışa yol açmış.

Toplu taşıma ücretlerinde, kent içi ulaşımda otobüs bileti 3,5 Real olarak belirlenmiş. Aylık tek gidiş-dönüş toplu bilet alındığında ise 200 Real ödeniyor.

Sağlık sisteminde de sıkıntılar var. Aynen bizdeki gibi parası olan özel hastanelere gidiyor. Geniş halk yığınları ise hizmet kalitesinin düşük olduğu söylenen devlet hastanelerinde derdine çare arıyor. Özelde, muayene ücretlerinin 350 Real’den başlayıp 1000 Real’e ulaştığını duyduğumda şaşkınlık yaşadım. Doktor maaşları ise devlet, belediye ve özelde çalışanlara göre büyük değişiklik gösteriyor. Eyaletine göre de değişiklik gösteren doktor maaşları için 10 bin ile 18 bin Real arasında değişen rakamlar verildi.

Yoksulluk bu ülkenin gerçeklerinden en görünür olanı, ama zenginlik de bir o kadar ön planda.

Zenginlerin yaşadığı Condominiu adlı sitelerin yanı başında yoksulların yoğunlaştığı bölgeler var. Genellikle 3-4 sitenin arasında kalmış 100-150 evden oluşan yoksul yerleşim birimlerini çokça görmek mümkün. Ülkemizde de hemen her yerde rastlanan, duvarlarına sıva çekilmemiş, kırmızı tuğlalı, yapımına devam ediliyormuş hissi veren, gelişigüzel gerilmiş iplerde asılı çamaşırların dikkati çektiği hiç bitmeyecekmiş gibi duran evlerden oluşan bu bölgelerin içinden geçerken garip duygular yaşıyor insan.

Bir yanda kendilerini korumak için tüm önlemleri almış zenginler, birkaç metre ileride her türlü suçu işleyebileceği düşünülen yoksullar. Ellerinde bira şişeleri, yol kenarında ya da evlerin önünde sohbet eden bu insanların arasına katılmak ve sohbet etmek isteğimi birkaç kez dile getirdiğimde, yalvaran gözlerle, başımıza bela açma dercesine bakan arkadaşlarımı daha fazla üzmek istemedim. Yine de bir yolunu bulup insanların arasına girip konuşacağım.

Bu ülkede tren yolu pek olmadığı için şehirlerarası ulaşımda bizdeki gibi otobüsler kullanılıyor. Bulunduğum kentin AŞTİ ya da Esenler Otogarı diyebileceğimiz otobüs terminaline gittiğimde ilginç görüntülere şahit oldum. Otogarın üst katında otobüs firmalarının satış büroları var. İşin güzel yanı yolcuları kendi firmalarına çekmeye, zorla bilet satmaya çalışanlar burada yok. Otobüslerin hareket ettiği alt kata ise sadece bileti olan yolcuların inişine izin veriliyor. Ayrıca, yolcu etmeye ya da karşılamaya gelen kalabalıklar burada yok.

Kısmette, Brezilya’da bir can kurtarmakta varmış. Beni otogara getiren arkadaşımla, otobüslerin kalktığı alt kata neden inemediğimizi konuşuyor, bir yandan da video çekiyordum. O sırada gelen yolcuların kullandığı yürüyen merdivenlerden siyahi bir kadın çıkıyordu. Birçok eşyasını ve valizlerini yüklediği bagaj arabasının arkasına geçmiş, onu tutmaya çalışıyordu. Yürüyen merdivenler yukarıya iyice yaklaştığında, kontrolünü kaybettiği ağır bagaj arabası kadının üstüne devrildi. Bu arada merdivenler yürümeye devam ettiği için ayakları bitişteki boşluğa sıkışmak üzereydi. Kafası da araba ile yürüyen merdivenler arasına sıkışmıştı. O ana kadar görüntüleri kaydetmiştim, ama işin ciddiyetini anlayınca çekimi bırakarak, merdivenlere koşup, kadının üstündeki arabayı kaldırmaya çalıştım. Merdivenler sonuna geldiğinde kadının ayakları ve bedeni orada sıkışıp kaldı. Arkadaşım merdivenleri durdurun diye bağırırken, üçüncü denemede çok ağır olan arabayı merdivenlerden atabildim. Sonra da kadını iki ayağından tutup hızla merdivenlerin dışına çektim. Güvenlikçiler geldi, ambulans çağrıldı. Kendinden geçmiş kadına olay yerinde ilk müdahaleyi yapanlar, bacağının kırıldığını söyledi. Gerçekten de bacağın görüntüsü iyi değildi. Gerisi uzun hikâye, ama nasıl o kadar çabuk hareket ettiğimi, kriz anında Portekizce mi yoksa başka bir dil mi konuştuğumu hâlâ anlayabilmiş değilim. Hatırladığım tek şey, kadının yalvaran gözlerle beni kurtarın diye bağırmasıydı.

Brezilya’da din çok ama çok etkili. Her sokakta, dükkân gibi açılmış kiliseleri, sokakta altın alıp satanları ve ilginizi çekecek daha birçok konuyu da sonraki yazıda paylaşacağım.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!