Gürbüz Evren
Gürbüz Evren
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. ‘Kontrollü kriz: Boğaziçi’ 

‘Kontrollü kriz: Boğaziçi’ 

featured

Gürbüz Evren yazdı…

15 Temmuz için kullanılan ‘Kontrollü Darbe’ tanımlamasını duymayan kalmamıştır. Söz konusu darbe girişimi ve öncesinde de konuya ilişkin Kılıçdaroğluna’na gönderdiğim not hakkında, o dönemde birkaç yazı paylaşmıştım. Bu nedenle ayrıntıya girmiyorum.  

Şimdi gelelim Boğaziçi konusuna. Israrla söylüyorum, Boğaziçi olayları “Kontrollü bir krizdir’.

AKP ile mücadele etmek için, iktidarın atacağı adımı değil birkaç adım sonrası öngörmek, İktidarın çok başarılı olduğu algı yönetimindeki ayrıntıları, kullandığı politik pazarlama yöntemlerini bilmek gerekir.

Gündem değiştirmek, AKP’nin bugüne kadar başarıyla uyguladığı bir strateji olmuştur.

Pandemi döneminde birçok ülke gibi Türkiye de ekonomik yıkımın kıyısına gelmiştir. İşsizlik çığ gibi büyümekte, iş yerleri inanılmaz bir hızla kapanmakta, yoksulluk salgın gibi yayılarak açlık noktasına doğru ilerlemekte, sosyal çürüme kontrol edilemez boyutlara ulaşmakta, kısacası ülke her alanda iflasın eşiğine gelmektedir. Yani bu kez durum AKP iktidarı için çok daha ciddidir.

İşte tam da bu noktada, kamuoyunu birkaç gün değil uzun süre oyalamak, dikkatleri hayati sorunlardan karmaşık bir konuya çekmek gerekmektedir.

Anadolu’daki üniversitelerin durumu zaten belli olduğu için İstanbul’un adı geçtiğinde, dünyanın da dikkatini hemen çekecek Boğaziçi Üniversitesi seçildi.

Farklı öğretim üyesi ve öğrenci yapısıyla öne çıkan Boğaziçi’ne, tartışma yaratacak özelliklere sahip bir rektör atanması ilk adımda bir memnuniyetsizlik yaratacaktı. Ama bu memnuniyetsizliğin eyleme dökülmesi, sokaklara taşınması gerekiyordu.

AKP yine biliyordu ki, CHP ve HDP bu işe gözü kapalı girecek, diğer muhalefet partileri ise daha dikkatli ve utangaç ifadelerle Boğaziçi konusunda açıklama yapacaktı.

İşi eyleme dökme ve güvenlik güçleriyle çatışma, protesto gösterileri bölümü ise içine başından beri polis ve istihbaratın sızdığı PKK, DHKP-C, MLKP vb. terör örgütlerinin alana sürülmesiyle olacaktı. Provokatörlerin yönlendirdiği bu örgütlerin mensupları Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin yanında yer almak üzere devreye girince olaylar başladı. Birkaç günde çözülebilecek sorun sürekli canlı tutuldu, büyüme hızı kontrol altına alınarak devam ettirildi.

İşte bu süreçte bir kez daha AKP’nin asıl stratejilerinden biri olan, ‘Kamplaşmanın’ da önü açıldı. İşin içine CHP ve HDP’li vekillerin, Canan Bacı dahil il başkanlarının girmesi, yaptıkları açıklamalar AKP’nin eline istediği malzemeleri verdi. Medyanın önemli bölümünü kontrol eden AKP, konuyu Erdoğan ve Soylu başta olmak üzere en yetkili ağızlardan konuşmaya başladı.

AKP’nin hitap ettiği kesim, iktidarı sosyal medya üzerinden yıkacağı hatasını yıllardır bir hastalık gibi sürdüren dijital bağımlı kesimler değildir. AKP, muhafazakâr kitleleri ve muhalefetin ‘Bunlar cahil, yobaz ne yapsak olmuyor, bize oy vermiyorlar” dediği yoksul kesimleri kontrolünde tutmayı hedefliyor.

Sosyal medyadan, Boğaziçi etiketli paylaşımı gördüğün de ‘Herkes katılmış, ben katılmazsam olmaz, ayıplarlar’ düşüncesi ve mahalle baskısıyla hareket edip paylaşım yapanlar ise AKP’nin umurunda bile değil. Çünkü onlardan zaten oy alamayacağını biliyor.

Boğaziçi Üniversitesi, AKP iktidarı için daha uzun süre ekmek yiyeceği ‘Kontrollü Krizdir.’

Bu krizin kontrolden çıkma ihtimali de vardır. Ancak bu iktidar değişikliğini değil AKP’nin, kamplaşma silahını daha çok kullanmasını sağlar.

Z kuşağı gerçeğinden hareket ederek, Boğaziçi öğrencilerine destek olurken, yukarıda sıraladığım gerçekleri de dikkate almakta yarar var.

Buraya kadar, AKP’nin gündem değiştirme ve Kamplaştırma stratejilerinden bahsettim. Sizce de bir konu eksik kalmadı mı?

Hemen onu da söyleyeyim; İktidar, yeni bir anayasa için düğmeye bastı. İşte bu yeni anayasa, tam da Boğaziçi olayları başladığı dönemde ortaya atıldı.

İktidar yanlısı ya da kendini muhalif diye satan tüm medya, gece gündüz Boğaziçi olaylarını haber yapıyor.

Ekranlardaki işgalci güç ‘Herbokologlar’ konuyu konuşuyor. Sosyal medyada kahraman olduğunu sananlar, paylaşım üstüne paylaşım yapıyor. Kısacası iktidar yanlısı ve karşıtı herkes Boğaziçi’ni gündemin bir numarası olması için elinden geleni yapıyor.

Milletin işsizliği, açlığı, hastalığı, iş yerlerinin kapanması, esnafın iflası, sosyal çürümenin yayılması, yeni anayasanın dayatılması Boğaziçi olaylarıyla ne de güzel unutturuluyor.     

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 Yorum

  1. Güzel bir saptama kesinlkle katılıyorum, tüm resmi görmek lazım.

  2. 5 Şubat 2021, 18:58

    Bu Yönetim” Türkiye’de Halkın İsyan etmesini, Ve sokağa dökülmesini istiyor, amacı Seçimde Kaybetse’de İktidardan gitmeyecek…İktidarı bırakmamak için, Kargaşa çıkarıp,Silahlı milis kuvvetlerini sahaya Sürecek,Seçimleri iptal edip, Olağan Üstü Hal ilan edilecek…3.ay arayla o.hali uzatacak, İstediği ortamı bulunca, Sembolik seçim yapacak. gidişar bunu gösteriyor…

  3. ‘@serkan, sen pelikancilar ile takilmaya devam et. Araya feto pisliklerinin ismini sokusturdugunda, buradaki insanlari size destek olacak kadar saf mi zannediyorsunuz? Zaten sizin gibi bitler hep “demek ki” ile bitirirler cumlelerini. Aklin sira manipulasyon, bunun ahireti de var.

  4. yapılan ılk dogru tespıt

  5. Türkçe’ye dikkat mi? 15 Temmuz 2016 ABD/ FETÖ darbe kalkışmasından söz ederek “… Boğaziçi olayları da kontrollü bir krizdir” bir dil yanlışı değilse Besim Bölücek’in ‘kontrollü darbe’ hedef şaşırtmasının Veryansın TV’de ne yeri var? Gerisinde yazılan doğru, AKP’nin iç politikayı çok iyi yönettiği gerçeğini anlatıyor. Mandacı muhalefetin ise ustalıkla saha kenarına itildiğini. Zaten omlarda o iş için tasarlanmış değiller mi? Sonra Kılıçdaroğlu’na akıl vermeler. Berbat bir kompozisyon yazısı.

  6. 4 Şubat 2021, 23:03

    Bu anlattıklarınız zaruretden ötürü bir devlet projesi ve iktidara uygulatılıyor ise, eyvallah deriz, devletin bir bildiği vardır deriz sineye cekeriz. Yok ama akp ve mhp nin projesi ise, bu resmen vatana ihanettir.

  7. Durumu guzel acIklayan bir yorum. Daha once yaptIklarInIn tersine neden siddetin dozunu arttIrIp olayI simdiye kadar bastIrmadIklarInI acIklIyor.

  8. 4 Şubat 2021, 19:51

    Meksika pembe dizisi gibi, o aslında dayın değil, teyzen, beriki bacanağın fakat üvey babasının tacizcisi.
    Ne bu yahu… Alp zaten en karanlık, en soft vampirlerin merkezi. Millet mal mal mal düzinelerce seçimde bu sülüklere oy veriyor. Millet aç, aç. Obeziteyle mücadele, aynen küresel ısınma gibi uyduruk bir problem. Aslında ahalimiz göbekyağı çok az insanlardan müteşekkil. Köylerde Afgan gençleri, şehirlerde Suriyeli gençleri çalıştırıp, ense yapanlar aslında aç, çaresiz, zavallı ülkemin perişan ahalisi.

    Yazar biraz seyahat etsin, tebdil-i mekanda rehavet vardır. İyi gelir, geçer inşallah…

  9. Suriyeli misin vatansever derken?

  10. Üniversite protestolarına verilen karşılık abd darbesine yol açacak diyorsanız abartılı bir önerme olur

  11. 4 Şubat 2021, 16:01

    abd emperyalizmi birleşmiş milletler domuzlar diktatöryası bogaz içindeki gösterilere desdek veriyorsa bu eylenlerden hiç bir hayır gemez cia ajanı fetö köpegi emre uslu bile bogaz içindeki mandacı lümpenleri desdekliyor demekki bu bogazici olayları abd darbesine zemin hazırlıyor

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!